Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

MISIR PÜSKÜLÜNÜN FAYDALARI

6000 yıl kadar önce Güney Amerika'daki And Dağları bölgesi yerlileri tarafından yetiştirildiği ve tüketildiği saptanan mısır bitkisinin taneleri, yüksek oranda nişasta ile doymamış yağ asitleri, A vitamini ve sterolleri içerir. Bu yüzden mısır taneleri hem insanlar hem de hayvanlar için değerli bir besin kaynağıdır, ilaç olarak kullanılan mısır püskülünün içerdiği maddeler ise şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve uçucu yağ.


Tibbi Etkileri ve Kullanımı Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:

• Sakinleştiricidir.

• Bedeni güçlendirici toniktir.

• Romatizma tedavisinde yardımcı olur.

• İdrar söktürücüdür

.• Mesane taşlarını düşürür.

• Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit (prostat bezi enfeksiyonu) tedavilerinde etkilidir, özellikle ayrıkotu ve civanperçemi ile birlikte kullanılırsa daha etkili olur.

• Çocuklarda böbrek sorunlarının atlatılmasına yardımcı olur.Bu etkilen sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı gerçekleşmedenönce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur. 1 bardak kaynar suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir

.• Mısır tanelerinden elde edilen mısırözü yağının, sıvı bitkisel bir yemeklik yağ olarak, damar sertliğini önlediğini, kullanan kişilere bu konuda büyük yarar sağladığını belirtmeden geçemeyeceğiz


  • Bir tutam mısır püskülünü sıcak suyun içine koyup 10 dakika beklettikten sonra süzüp içildiği taktirde zayıflatma etkisi var

kaynak:.hatira.net
Paylaş:

MİDE AĞRISI ÇEKENLERE

Mide ağrılarının en başlıca sebebi stres
Mide uyarılmasına karşı en iyi sonucu, doğal tedavi ve rahatlamadan oluşan bir kombinasyon sağlıyor. Yoga ve kişisel egzersizler stresi azaltıyor. Güvendiğiniz ve sevdiğiniz insanlarla 'içinizi dökmek' anlamında yapacağınız konuşmalar rahatlamanızı sağlıyor. Sıcak kompresler veya bitki özlü banyolar sancılarınızı hafifletiyor. Ilık olarak içeceğiniz bitkisel çaylar da midenizi dinlendiriyor. Yemek yerken gün içerisinde sık ama küçük porsiyonlar yemeye özen gösterin. Çok yağlı ve baharatlı yemeklerden kaçının. Ve sık sık kendinize biraz zaman ayırıp hayal alemine dalın.
Doğal rahatlama yöntemleri
Büyükannemizin ecza dolabından Midenizde basınç hissettiğinizde bir tatlı kaşığı kurutulmuş yulaf ezmesi çiğneyin. Gerilme hissettiğinizde yoğurda ufalanmış ketentohumu ekleyip yiyin. Mide yanmasında ise böğürtlenli meyve suyu için. Papatya özlü sıcak bir banyo da iyi gelecektir.
Doğal yardım


İster sinire dayalı ağrılar olsun, ister stresten kaynaklanan ya da ağır ve yağlı gıdalar tükettikten sonraki şikayetler olsun, midenizi derhal rahatlatacak birçok doğal yöntem bulunuyor. Konuyla ilgili doktorunuzdan bilgi almaya çalışın veya eczacınıza danışarak bilgi sahibi olun.
Beslenme önerileri


Dengeli, vitamin açısından zengin bol sebzeli bir beslenme tarzı çok sağlıklı. Sarmısak şişkinliği önler, papaya veya rezene krampları hafifletir ve hazmetmeyi kolaylaştırır. Ayrıca yavaş yemek yemeyi ve iyice çiğnemeyi unutmayın.
Güneşi hayatınızdan eksik etmeyin Kendi kendinizi tedavi etmeniz de mümkün. Stresten kurtulmak için gözlerinizi kapayın ve güneşin altında yattığınızı hayal edin. Ardından ellerinizi yavaşça karnınızın üzerine koyun ve güneşin sıcaklığını hissetmeye çalışın.

kaynak netten
Paylaş:

MURAT TOPOĞLU DİYETİ

Hanımlar bu diyet çok etki demenizi tavsiye ederim

paraztesi-salı-çarşamba-perşembe

sabah:1dilim kepek ekmeği.3,4 tane zeytin,biraz peynir salatalık sınırsız sekersiz çay

ara:muz ve üzün hariç 1 adet meyve

öğlen:bol miktarda domates hariç yeşillik salatası ve yoğurt

ara:1adet meyve

akşam:bol miktarda yeşillik salatası ve yoğurt

ara: 1 adet meyve

bol bol su içilecek 2-3 litre

cuma-cumartesi-pazar

sabah:1 dilim kepek ekmeği 3,4 zeytin.biraz peynir salatalık sekersiz .çay yada kahve

ara:salatalık

öğlen:bol yeşillikli salata özellikle tere bol olacak tavuk, balık yada yumurta

ve yoğurt

ara : salatalık

akşam:salata.tavuk,balık,yada yumurta üçünden biri terçih edilecek

Bol bol su içilecek(bitki çayları tüketilecek şekersiz)

kaynak:tv proğramından alıntı
Paylaş:

ÖMRÜ UZATAN 7 GIDA

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007’ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.

Kalbi koruyor


BADEM: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor


Diyabeti önlüyor

KAHVE:

Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.


Sinirleri rahatlatıyor


TARÇIN:

Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patatesi haşlayın

PATATES: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi'ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.


Kaslar için faydalı


SEBZE ÇORBASI: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.


Kansere karşı birebir

ZEYTİNYAĞI: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağıalanların idrarlarında, hücrelere zarar veren “8oxodG” adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağla¤¤¤¤¤ kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Kanseri engelliyor

ÇAY: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor
Paylaş:

Pervin Bulgak Sivilceli Ciltler İçin Buğu

29 Ekim 2013 tarihinde Show Tv ekranında yayınlanan  Çağla Şikel ve Alişa'nın  sunduğu program Herşey Dahil de konuk olan Herbalist Pervin Bulgak özellikle ergenlik döneminde sivilcelerle başı dertte olar için etkili bir buğu tarifi verdi.
Sivilceli Ciltler İçin Buğu

*2 Tatlı kaşığı tarçın
*1/4 çay bardağı papatya
*1/4 çay bardağı kekik
*1 litre su
Hazırlanışı;1 litre suyu kaynatıyoruz içine papatya,kekik ve tarçını koyup bir leğene koyup üzerine eğiliyoruz ve başımıza bir havlu yada örtüyle kapatıp buğarın yüzümüze temas etmesini sağlıyoruz,dayanabileceğimiz kadar bekledikten sonra ılık suyla yüzümüzü yıkıyoruz

Paylaş:

PERVİN BULGAK SİYAH NOKTALAR İÇİN MASKE

Pervin Bulgak Siyah noktalar için maske
Ne yazıkki siyah noktalarla pek çok insanın başı derttedir.Aşağıdaki maske sayesinde siyah noktalarınızı en aza indirebilirsiniz
Malzemeler
-1 tatlı kaşığı badem yağı
-1 tatlı kaşığı limon suyu
-1,5 tatlı kaşığı kil
-1 tatlı kaşığı bal
Hazırlanışı:Bu malzemeleri karıştırıp dudak ve göz çevresi hariç yüzünüze sürünüz.45 dakika beklettikten sonra ılık suyla durulayabilirsiniz.
netten
Paylaş:

PROF DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN GÜZELLİK MASKESİ

Prof.dr İbrahim Saraçoğlundan Güzellik için mükemmel bir maske tarifi.Maskeyi uyguladığınız andan itibaren yüzünüzdeki değişikliği hemen farkedebilirsiniz. sivilce ve siyah noktalara bire bir, taptaze,pırıl pırıl ve pürüzsüz bir cilt için hemen uygulayın gerekli malzemeler:
*1 adet taze kırmızı sert sulu tatlı elma
*4 adet taze kayısı
yapılışı:elmanın kabuğunu çok ince bir tabaka halinde soyun .çekirdeğini çıkarın, fakat çekirdeğin etrafındaki ince beyaz yumuşak kısmı çıkarmayın bir tencerenin içinde soyulmuş elma ile çekirdeklerini çıkardığınız kayısıları( kayısılar kabuklu olacak) ve 5-6 kaşık suyu kısık ateşte 6-7 dakika ağır ağır kaynatın. daha sonra blenderden geçirip ılınınca yüz ve dekolte bölümlerine sürün.Yarım saat sonra normal su ile yıkayın.
bu kürü uyguladıktan ilk 10 dakika içinde gözle görülür olumlu değişimi sizde hemen fark edeceksiniz.


kaynak :seda sayan
Paylaş:

PROF DR İBRAHİMSARAÇOĞLUNDAN ÖNERİLER

Prof. Dr İbrahim saraçoğlu saçlarınızın beyazlaşmaması yada beyazlaşan saçlarınızın eski haline gelmesi için önerileri

SAÇLARINIZIN BEYAZLAMAMASI İÇİN

Günde bir tabak sarımsaklı yoğurt, ayrıca günde 1 tatlı kaşığı çörek otu yemenizi göneriyor

PROSTAT İÇİN

1 tatlı kaşığı Yakı otunu 1 subardağı suda 3 dakika kaynatın daha sanra için dedi

KADINLARIN İDRAR YAPAMAMASI DURUMUNDA

1Tatlı kaşığı sarı ballıbaba otunu 1su bardağı suda 3 dakika kaynatıp içmelerini önerdi

CİNSEL GÜCÜ ARTIRMAK İÇİN

Brokoli,kereviz,keçiboynuzu ve 1çay bardağı havuç suyunu önerdi özellikle havuç suyu hem kadınlarda hemde erkeklerde cinsel gücüartırır

ELMA VE KAYISI MASKESİ

1Adet orta boy kırmızı ve sert elmanın kabuğunu çok ince bir biçimde soyun daha sonra 4adet sert kayısının keçirdeğine gelmiyecek şekilde kalın kabuğunu soyun bir çay bardağı suda bu kabukları kaynatın ve çatalla ezin,soğuduktan sonra cildinize bu karışımı sürün ve 20 dakika bektetin ve yıkayın bu maskeyi 20 günde bir tekrarlayın yüzünüz pürüssüz olacaktır

kaynak:seda sayan
Paylaş:

PROF DR OSMAN MÜFTÜOĞLUN'DAN TAVSİYELER

Metabolizmanızı Hızlandırın Kilonuzu kontrol altında tutamıyorsanız? Kolay kilo alıyorsanız ve aldığınız kilolarla başınız derde giriyorsa,vermekte zorlandığınızı düşünüyorsanız? Eğer yeterince kalori kısıtlaması yaptığınızdan ve gereği kadar aktif bir yaşam sürdürdüğünüzdende eminseniz, metabolizmanızı biraz ateşlemeyi deneyin. İşte size kolay uygulanabilir bazı öneriler:

TİROİDE KONTROL: Tiroid bezinizin normal çalışmaması, kilo almanızı kolaylaştırır. Guatr sorunu olanların önemli bir kısmında tiroid bezi yeterli tiroid hormonu üretemez. Normalden daha az tiroid hormonu vücudun normalden daha az enerji yakmasına neden olur. Tiroid bezinizin iyi çalışıp çalışmadığından emin olmak için tiroid bezi hormonlarınızın ölçülmesi yeterli olacaktır. Eğer tiroid hormonu eksikliğiniz söz konusu ise bu eksiklik deneyimli bir uzman gözetiminde düzeltilebilir.

UZUN YÜRÜYÜŞLER: Yürürken daha uzun mesafeleri amaçlayın. Daha hızlı gitmeyi değil, daha uzun mesafeleri gitmeyi deneyin. Vücudunuzun oksijen eşliğinde yaptığı hareketler (ritmik yürüyüşler, yüzme, golf...) ne kadar uzun sürerse bedeninizin o kadar çok yakıt (yağ depolarınız) harcayacağından emin olabilirsiniz.
HIZLI ADIMLAR: Dolaşmayın, yürüyün! Adımlarınızı biraz sıklaştırırsanız metabolizmanızı daha da hızlandırır, daha çok yağ yakabilirsiniz. Uzun mesafeleri katetmek her zaman iyidir, bu mesafeleri daha hızlı adımlarla katemek daha iyidir. Belirli bir zamanda daha fazla kalori yakmanın kolay bir yolu da yürüyüşünüzü -aerobik karakterini bozmadan- biraz daha hızlandırmaktır.
YEMEK SONRASI YÜRÜYÜŞ: Yemek sonrası kısa yürüyüşleri unutmayın! Yemeği takiben yaptığınız hafif yürüyüşlerde metabolizmanın daha hızlı bir süreçle işlediği, daha çok kalori (enerji), daha çok yakıt tükettiği biliniyor. Yemek sonrası yürüyüşlerin metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden yararlanın. SIK AMA AZ YİYİN: Sık sık ve az az yiyin. Öğün atlamayın. Yavaş ve uzun süre çiğnerek yemeyi deneyin.
BAHARAT KULLANIN: Hayatınızı baharatlandırın: Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatların metabolizmayı hızlandırabileceği düşünülür. Baharatlar vücudunuzu daha bir hızlı bir çarka sokabilir, metabolizma hızınızı yükseltebilir. Ayrıca daha çok baharat kullanmak sizi tuzdan ve krema-mayonezden uzak tutar. Daha az tuz ve krema-mayonez daha kolay kilo kontrolü demektir.
YASAKLI MADDELER: Doktorunuz tarafından reçete edilip önerilmeyen metabolizmanıza etkili hiçbir ilacı (tiroid ekstreleri, amfetamin, sibutramin, efedrin), bitkiyi (Ephedra-Ma-Huang), yağ bağlayıcıyı (Orsilat), minerali (Chromium picolinate) veya maddeyi (kafein) kullanmamaya özen gösterin.Damarlarınız yaşam bağlarınızdırDoğal desteklerden yararlanarak kalp ve damar sağlığınıza önemli katkılar sağlayabilirsiniz. Bu destekleri deneyimli bir uzman desteği alarak, sürekli doktorunuzla işbirliği yaparak kullanırsanız daha iyi sonuç alırsınız.
Unutmayın: Damarlarınız yaşam bağlarınızdır. Onları hep açık tutmaya bakın:
E Vitamini: Günde 200-250 mg E vitamini damar sertliği oluşumunu yavaşlatabilir, kanı inceltir. Eğer kanı sulandırıcı diğer bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuzla konuşmalısınız.
C Vitamini: Günde 2 kez 500 mg C vitamini almanız damarlarınızı genç tutar. Aç karna almalısınız. Mide sorunları ve ishal oluşuyorsa azaltabilirsiniz.
Omega-3 Yağ Asitleri: EPA ve DHA en çok önerilenlerdir. Eğer bitkisel destekleri tercih ediyorsanız (vejateryansanız) keten tohumundan, cevizden yararlanabilirsiniz. Kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsanız Omega-3 destekleri kullanırken doktorunuza danışmalısınız.
Magnezyum: Tavsiye edilen destek miktarı günde 200-400 mg kadardır. Böbrek hastalığınız varsa kullanmamalısınız.
Grape Seed Exract: Üzüm çekirdeğinde bulunan Proanthocyanidinler kalp ve damar dostu güçlü antioksidanlardır. Kaliteli üzüm çekirdeği süzüntülerinde yüzde 90'dan daha fazla proantosiyadin bulunur.
B6-B12-Folik Asit: Düzenli ve dengeli tüketimleri homosistein seviyelerini kontrol altında tutarak kalp ve damarlarınızı korur. B6 vitaminin uzun süre, kontrolsüz kullanımının sinir hasarı yapabileceğini dikkate almalısınız.

KAYNAK:hürriyet
Paylaş:

PROF.DR ERKAN TOPUZ'DAN BÖĞÜRTLENİN FAYDALARI

BÖGÜRTLENİN FAYDALARI

Hafıza kaybından, ishale kadar bir çok rahatsızlığa iyi geldiği belirtilen böğürtlene olan ilgi, her geçen gün arttıyor. prof dr Erkan Topuz, çiçekleri ve taze meyvesinin bir çok hastalığa iyi geldiğini belirtiyor. iklim özellikleri nedeniyle en çok Mersin ve Bursa yörelerinde yetiştiriliyor.

Kozmetik sanayisi ise böğürtlen aroması bulunan duş jeli ve güzellik losyonları üretmeye başladı.

Diyabet ve böbrek taşlarına faydalıBöğürtlenin sıkılarak elde edilen suyunun ishal rahatsızlıklarına, taze veya kurutulmuş 20 gram böğürtlen yaprağından yapılan çayın ise, ağız yaralarına iyi geldiğini belirten TOPUZ, antioksidanlar açısından zengin olduğunu belirttiği meyvesinin ise yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarına, diyabete ve böbrek taşlarına karşı kullanıldığını belirtti.

Böğürtlen nelere faydalı?

*Böğürtlen idrar söktürür.

*Ayaklardaki şişlikleri indirir.

*Yüksek tansiyonu düşürür

*Gözlerdeki zafiyeti giderir.

*Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur.

*Ağız, dil, diş eti ve bademcik giderir.

*Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.

*Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir.

*Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür

kaynak:netten
Paylaş:

SAÇ DÖKÜLMESİNE KEPEĞE ÇAM TEREBENTİN

Çam Terebentin Yağı
İçeriği : Buhar distilasyonu yöntemiyle elde edilen çam terebentin esansı
Faydaları : Saçı besler, dökülmesini ve kepek oluşumunu engeller. Saç diplerini kuvvetlendirir.

solunum yolu rahatsızlıklarında kullanılır,idrar yolu enfeksiyonlarında oldukca etkilidir,bel soğukluğuna iyi gelir
Kullanım Alanları :


Sağlık için kullanım :Günde 2 defa bir çay bardağı suya veya şekere 1-2 damla damlatılarak alınır. .


Saç için kullanım:Saçlar için susam, fındık, ceviz ve badem yağıyla birlikte saça friksiyon yapılarak kullanılır. 200 ml. şampuan şişesine 25 damla konularak şampuanla birlikte kullanılabilir.
Paylaş:

SAÇLARINIZIN ÇABUK UZAMASI İÇİN

Çinko ve Saç Sağlığı

Saçlarımızın dökülmesinin en büyük sebeblerinden biride sağlıksız ve dengesiz beslenmedir. Vücudumuza günlük ihtiyacının altında protein aldığımızda, saç telinin oluşumundan sorumlu hücrelerin üretimi azalır ve demir, çinko, selenyum, bakır, kalsiyum gibi oligoelement, aminoasit eksikliği saç dökülmesine neden olur.Çalışmalar çinko mineralinin 5-alfa redüktaz enziminin hareketini engellediğini, ayrıca testesteron ve DHT' nin hücrelerimizin resöptörlerine bağlanmalarını önlediğini göstermektedir. Böylece çinko, folikülleri DHT' den korurken bu hormanların atılımını da artırır.

Çinko eksikliğinde saç büyümesi yavaşlamakta ve yaygın saç dökülmesi görülebilmektedir.Parlak, dolgun saçlara sahip olmaya yardım eden çinko ayrıca güzel ve sağlıklı bir cilt için gerekli dokuların oluşumuna, tırnakların gelişimine önemli katkıda bulunur.Çinko açısından en zengin besinler deniz ürünleridir. Bunun yanı sıra yağsız kırmızı ette de bol miktarda çinko bulunur. Ayrıca mantar, ceviz, fındık, badem, bulgur, fasulye, bezelye gibi besinler de çinko minerali açısından son derece zengin besinlerdir.Doktorunuzun denetiminde çinko ihtiyacınızı kapsül yada hap olarak da karşılayabilirsiniz.

Temel Yağ Asitleri ve Kullanımı

Araştırmalar ve klinik deneyler, keten tohumu yağı, ay çiçek yağı, siyah kuşüzümü yağı (GLA: gama linolenik asit açısından zengindir), çuha çiçeği yağı ve soya yağında bulunanlar da dahil olmak üzere temel yağ asitlerinin, prostata zarar veren ve erkek tipi kelliğin oluşmasına katkıda bulunan süreçlere karşı etkili olduğunu ortaya koymuştur. Temel yağ asitleri, linoleik, linolenik ve araşidonik asitleri kapsar. Bunlardan birini ya da daha fazlasını içinde bulunduran yağlar sık sık diyetimizde yer almalıdırlar.

Temel Yağ Asitlerinin KullanımıYukarıdaki yağların birinden günde bir çay kaşığı almanız yeterlidir. Siyah kuş üzümü yağı ve çuha çiçeği yağı kapsüllerini kullanabilir ya da bir çay kaşığı ayçiçeği yağını, diğer malzemelerle birlikte salata ya da diğer yiyeceklere ekleyebilirsiniz. Bu şekilde tavsiye edilen dozu almış olursunuz.Diyetinizde yeterli miktarda GLA almak genellikle zordur. Sağlıklı bir cilde, saç ve tırnaklara sahip olmanızı sağladığı ve ilaçlar gibi yan etkilere neden olmaksızın iltihap Önlemede etkili olduğu için GLA önemli bir maddedir. Günde iki kere 500 mg.lık siyah kuş üzümü kapsülü alarak, altı-sekiz hafta içinde saçınızın dokusunda, yoğunluğunda ve kalitesinde gelişme görebilirsiniz

kaynak.netten
Paylaş:

SAĞLIKLI IŞIL IŞIL SAÇLAR İÇİN

DR Ender Saraç 15.06.2008 tarihindeki programında saçlarınızın bakımlı ve sağlıklı görünmesi için özel bir bakım formülü verdi ;

MALZEMELER

-Yarım tatlı kaşığı susam yağı

-Yarım tatlı kaşığı tatlı badem yağı

-Yarım tatlı kaşığı hint yağı

-2 Ampul E vitamini,2 Ampul bepanthene ampul

not: saçlarınız uzunsa yarım tatlı kaşığı olan ölçüleri 1 tatlı kaşığına çıkarabilirsiniz.

YAPILIŞI : Bütün malzemeleri porselen yada cam bir kapta karıştırın.

KULLANIM ŞEKLİ : Elde ettiğimiz karışımı avuç içiyle saç diplerine masaj yaparak yedirin. Aşırı bastırmamaya özen gösterin. Ilık veya sıcak bir havlu ile sarın 1-2 saat sonra yumuşak bir şampuanla 1 sefer yıkayın;saç dipleri tamamen temizlenmesin sadece fazla yağı aksın. Eğer saçlarınız çok dökülüyor ise haftada 2-3 kez, az dökülüyorsa 1 kez uygulayabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

kaynak:show tv
Paylaş:

SARIMSAK YAĞININ FAYDALARI

Sarımsak Yağının Faydaları:
-Damar sertliği önleyici kalbi kuvvetlendirici etkileri vardır.
-Mikrop öldürücüdür.
-Balgam söktürür.
-Kanserden korur.
-Kandaki kolesterol miktarını ve yüksek tansiyonu düşürür.
-Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
-Astım, bronşit, verem, nefes darlığı ve öksürükte faydalıdır.
-Saç dökülmesinde ve saç kırılmasında kullanılmaktadır.
-Saçların uzamasına yardımcı olur.
-Solunum ve hazım sistemindeki mikropları öldürür.
-Grip, tifo ve difteri gibi salgın hastalıklar esnasında faydalıdır.
-Karında ve bacaklarda toplanan suyun boşalmasına yardımcı olur.
-Mesane taşlarını düşürür, böbreklerde taş oluşmasını önler.
Kullanılışı: Bir çay bardağı suya 3 damla damlatılarak günde 2 defa alınır. Ayrıca cilde masaj yapılarak kullanılır. Kapsülle 3 damla alınır
Paylaş:

Selahattin Dönmez Kahvaltı Öncesi Detoks İçeceği

Ceyda Düvenci'nin Her sabah yayınlan Doktorum programına konuk olan ünlü Diyetisyen Selahattin Dönmez değişik tarifleri ile dikkatleri çekti.Özellikle meyve ve sebzeleri karıştırarak yaptığı tarifi sayesinde hem keyif alarak içecek hemde vücudumuzu arındıracak fazla kilolardan kurtulacak  detoks tarifi verdi...
Kahvaltı Öncesi Detoks İçeceği

*2 Adet salatalık
*Büyük kase lahana
*1 Adet büyük yeşil elma
*Yarım adet armut
*2 Dilim taze zencefil
Hazırlanışı:bütün sebze ve meyveleri katı meyve sıkacağına koyup suyunu sıkıyoruz ve sabah aç karnına içiyoruz...


Paylaş:

SİYAH NOKTALARA SON

Hemen hemen herkesin siyah noktalarla başı derttedir.Suna dumankayayla siyah noktalara son

-Siyah nokta sorununuzu evde yapacağınız doğal peeling'le de hafifletebilirsiniz. Bunun için bir çorba kaşığı mısır unu, bir çorba kaşığı ıslatılmış kil, bir çorba kaşığı el kremi ve yine aynı oranda suyu karıştırıp cildinize sürün. 5 dakika beklettikten sonra ovarak çıkarın. Ciltteki pütürler biraz olsun gider. Ardından 500 gram kaynar suya birer tutam ebegümeci ve biberiye koyun, bunu çay gibi demleyin. Süzdükten sonra yüzünüzü bu suyla yıkayın. Cildinizi temiz tutmayı ve yediklerinize dikkat etmeyi de unutmayın


-Limon suyu ve yoğurdu bir kasede karıştırıp maske kıvamına getirip yüzümüze göz çevresi ve dudak çevresi açıkta kalacak şekilde sürüyoruz 15 dakika bekledikten sonra ılık suyla yıkıyoruz. limon suyu cildimizi dezenfekte ediyor sivilcelerin kurumasını siyah noktaların yok olmasını sağlıyor

-Bir çorba kaşığı yulaf ununu, ebe gömeci, hatmi çiçeğini birer tutam alarak çay gibi demleyin. Süzdükten sonra içine bir çay kaşığı deniz tuzunu karıştırın ve bulamaç gibi bir karışım elde edin. Cildinize sürdükten sonra 10 dakika sonra ovarak çıkarın. Her gece de limon suyu sürmeyi ihmal etmeyin.

- Bu uygulamayı haftada bir kez mutlaka yapın. Bir çorba kaşığı yeşil kil, 7 damla portakal yağı, 7 damla kayısı yağı, 7 damla okaliptüs yağı ve bir tatlı kaşığı gül suyunu karıştırıp cildinizde 20 dakika bekletin. Bu maskeyi de haftada bir kez yapmanız yeterlidir.Cildinize uygun bir nemlendirici de kullanmanızda fayda var.

kayank:sabah. com
Paylaş:

SUNADUMANKAYA CİLT SIKILAŞTIRICI DOĞAL TONİK

Suna Dumankaya gülün cilt bakımı için çok faydalı olduğunu mutlaka gülden yararlanmak gerektiğini belirterek gülle yapılan cilt sıkılaştırıcı toniğin tarifini verdi...
Gül ve beyaz sirkeden yapılan doğal tonik

Hazırlanışı:7 adet gülü bir kavanoza koyduktan sonra üzerine çıkacak kadar beyaz sirke ilave ederek oda sıcaklığında 1 hafta bekletin.süre dolduktan sonra süzün.
Akşamları sürüp 1-2 saat bekletin.Ardından cildinizi ılık su ile yıkayın. Birkaç kullanımdan sonra cildinizdeki sıkılaşmayı fark edeceksiniz.

sunadumankaya.com
Paylaş:

SUNADUMANKAYA DİZ VE DİRSEK KARAMALARI

Suna Dumankaya dirsekler ve dizlerdeki kararmaları aşağıda vereceği karışımla zamanla gececeğini belirtiyor.
Diz ve dirseklerdeki kararmaların geçmesi için

-1kapak limon suyu

-1kapak portakal yağı

-1kapak greyfutr yağı

-1kapak limon yağı

-1kapak hindistan cevizi yağı

-1çorba kaşığı bebe pudrası

-1tane Evitamini

Hazırlanışı:Bütün malzemeleri bir kapta karıştırın.Bu karışımı kararan bölgeye sürmeden önce 1tarlı kaşığı beyaz kil,1tatlı kaşığı mısır unu ve 1tatlı kaşığı kremi karıştırıp bir peeling elde edin ve kararan dize, dirseklerinize bu peelingle ovarak masaj yapın bu sayede ölü deriyi atın,daha sonra yukarıdaki yağlardan oluşan karışımı kararan bölgelere masaj yaparak sürün .Bu uygulamayı kararmalar geçene kadar devam edin.

sunadumankaya.com
Paylaş:

SUNADUMANKAYA GÖZENEKLERİ SIKAŞTIRICI MASKE

Suna dumankaya Gözenekleri sıkılaştıran ve her cilde uygun olan çok etkili bir maske açıkladı.
Malzemeler:
-1Yumurta akı
-1Tatlı kaşığı bal
-1Tatlı kaşığı limon suyu
-1 Çay kaşığı çicek yağı
Her cilt tipine uygun gözenekleri sıkıştıran maske: Yumurtanın akını iyice beyazlaşana kadar çırpın,içersine balı koyup tekrar çırptıktan sonra limon suyunu ve çicek yağını ilave edin ve iyice karıştırın. Daha sonra bir parça pamuğa dökerek yüzünüze ve dekolte bölgenize sürün,pamuktaki karışım bitince tekrar pamuğa döküp 1 kaç kere daha sürün yarım saat bekletin ve yıkayın .Bu maskeyi haftada 2 kere yapın.sunadumankaya.com
Paylaş:

SUNADUMANKAYA HAMİLELİKTE ÇATLAK OLUŞUMUNU ÖNLEME

Suna Dumankaya hamilelik döneminde çatlakların oluşmaması için bir kaç tane şifalı yağın adların verdi ;ve ekledi oluşan çatlakların kesinlikle tedavisi yoktur o nedenle çatlakların oluşumunu önlemek çok önemlidir.
Hamilelikte çatlakların oluşumunu önlemek için: Badem yağı ve elma yağını eşit miktarda karıştırıp her gün hafifçe masaj yaparak karın,basen göğüs ve bacaklarınıza sürün.

Ayrıca:Eşit miktarda badem yağı, buğday özü yağı,havuç yağı, kakao yağını karıştırıp üzerine bir limon kabuğu rendeleyin. Elde edilen karışımı vücudunuza sürün.

sunadumankaya.com
Paylaş:

Sağlıklı Akdeniz Diyeti

Uzmanların araştırmalarına göre akdeniz diyeti oldukça sağlıklı bir diyettir. Ayrıca akdeniz diyetinin kanser riskinide çok aza indirdiğide bilinmektedir.

Akdeniz diyeti genel hatlarıyla; sebze, meyve, tahıllar ve sıvı yağlardan oluşmaktadır. Bu kadar kısıtlı malzeme gibi görünse de aslında oldukça zengin bir yelpazeye sahiptir. Akdeniz diyetinde kırmızı ete kısıtlama var. Margarin ve katı yağlar ise akdeniz diyetinde yer almamaktadır.

Akdeniz Diyetinin Özellikleri

Cilt kanserine karşı iyi gelmektedir.

Kalp sağlığını arttırmaktadır.

Kanser riskini en aza indirgemektedir.

Diyabete karşı son derece koruyucudur.

Alzheimera karşı iyi gelmektedir.

Örnek Akdeniz Diyeti Programı

Kahvaltı



  • 2 dilim kepekli ekmek

  • 5 adet zeytin

  • 1 bardak yağsız süt

  • 1 kase meyve

Öğle 



  • Balık çorbası (Domates, lahana, havuç, soğan, sarımsak ve maydanoz ekleyin. Sebzeleri zeytinyağında soteleyebilirsiniz.)

  • 2 dilim kepekli ekmek

  • 1 kase yoğurt

  • 1 küçük tabak zeytinyağlı taze fasulye

  • 1-2 adet meyve

Akşam



  • 1 porsiyon az yağ ile yapılmış tavuk ızgara

  • Fırında ya da haşlanmış patates (100 gram kadar maydanoz, limon ve az zeytinyağı ekleyebilirsiniz)

  • Makarna (100 gram kadar fırınlayıp üzerine 1 çay kaşığı kadar zeytinyağı gezdirilmiş domates ilave edebilirsiniz.)

  • 2 dilim kepekli ekmek

  • İstediğiniz bir çiğ sebze

  • 1-2 adet orta boy meyve



Not: Hızlı zayıflamak, kilo vermek için sadece diyet yetersiz kalabilir. Daha hızlı ve sağlıklı kilo vermek için spor/yürüyüş yapmak şarttır. Günde 40 dakika yürüyüş yapmak oldukça hızlı kalori yakmanızı sağlayacaktır.
Paylaş:

Stres Kilo Aldırır mı ? Kilo ve Stres

Stres pek çok insanda içerisinde bulunduğu durumlardan meydana gelen bir olgu olsa da, özellikle çalışan bayanlarda çok daha fazla görünmektedir. Peki stres gerçekten kilo aldırıyor mu ? Stres kilo almaya neden mi ? Yoksa bahane mi ?

Stres Kilo Yapar mı ?
Aslında pek çok kişi bu sorunun cevabını tahmin edebiliyor. Evet stres kilo almamıza neden oluyor çünkü stres büyük bir ''kilo tetikleyicisi'' .. Stres yapmak sadece kilo almanıza değil beraberinde pek çok psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir. Baş ağrısı, hipertansiyon, ülser, depresyon,kanserden bağışıklık bozukluklarına kadar. Fakat genel olarak sadece kilo ile ilgili bağına bakacağız.

Stres zamanında insanlar umursamaz olup kafa dağıtmak ya da kendilerini daha iyi hissetmek için ihtiyaçlarından daha fazla gıda tüketmeye eğilim gösterirler. Özellikle abur-cubur denilen yüksek oranda şeker içeren ya da yağlı gıdaların tüketimi artar. Bu da kilo almanıza neden olur. Eğer stresi yönetemeyen biri iseniz, sağlıklı beslenemez ve kilonuzu da kontrol edemezsiniz.

Stresin en çok etkilediği organlarımızdan birisi beyindir. Beyin metabolizma ve beslenme bakımından aktif bir organ olduğu için açlığı ve tokluğu yönetme, yemek yemeyi düşünme ve yeme alışkanlıkları beyinle bağlantılıdır. Bu durumda stresten en çok etkilenen organımız da beyin olduğu için, sofraya her oturduğumuzda kendimizi rahatlatmak için daha fazla yiyiyoruz. Stres topu yutmak dedikleri işte bu olsa gerek.

Peki stres kilo aldırıyorsa ne yapmalıyım ?
Menopoza giren bayanlar, adet öncesi gerginliği olan bayanlar, çocuğundan, sevdiği birinden ayrı düşünler, mutsuz ya da endişeli olanlar (özellikle kadınlar) karbonhidrat içeren gıdalara (çikolata, şeker,dondurma,makarna vs..) daha çok yönelmeye başlıyor. Çünkü karbonhidratlar kaygıyı azaltmaya yarıyor ve mutluluk hissi veriyor. Dolayısıyla stres zamanında bu gıdalara eğilim artıyor. Sorun stres zamanı ne yapmalıyım dan çok strese girmemeye çalışmak, stresten uzak durmak.

Stresten kurtulmak için ya da stres zamanı kilo alımını durdukmak için düzenli beslenme oldukça önemlidir. Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, 3 saat arayla öğün atlamadan günde 5-6 kez öğüne denk gelen gıda tüketiminin yapılmasının önemli olduğunu vurgulamaktadır. Az fakat sık sık yemenin daha sağlıklı olduğunu ve mutlaka egzersiz yapmanın gerektiğini de ilave eden Elmacıoğlu stresten kaçınmak gerektiğini de yineledi..

Paylaş:

Cinsel hayat sonrası cinsel bölge hijyeni

Cinsel organlar kadının temizlik açısından en hassas bölgelerinden biridir. Bu bölgede idrar yollarının olması, büyük tuvaletin bu bölgeden yapılması, vajinanın dışarıya açık bir organ olarak mikroplara açık olması gibi nedenlerle bölgenin devamlı temiz kalması özellikle kadınların dikkat etmesi gereken bir konudur. Jinemed Sağlık Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Teksen Çamlıbel, Mynet okurları için yazdı. Her anne çocuğunu küçük yaşlardan itibaren cinsel bölgenin temizliği üzerinde eğitim vermesini ister.

Özellikle çocuklar annenin yanından ayrılıp da okula gittikleri zaman orada geçirdikleri Saatler içinde tuvalet ihtiyaçları olduğunda kendi cinsel bölgelerine nasıl dikkat edecekleri annesi ve öğretmenleri tarafından mutlaka bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Genç kızların adet olma yaşı geldiğinde yine anneleriyle iletişim halinde olmaları gerekmektedir. Bu özel durumda genital (cinsel) bölgenin nasıl temiz tutulacağı ped kullanımı vs. gibi konularda doğru bilgilendirilmesi gereklidir. Ülkemizde ne yazık ki, okullarda konuyla ilgili eğitim yeterli verilememekte ve kız çocuklarının anneyle de bu konudaki iletişimleri iyi olmazsa bilgileri kendi arkadaşlarından, çevreden yanlış olarak alabilmektedir.

Cinsel hayat başladıktan sonra daha farklı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Cinsellikle birlikte vajinal mikroplanma başlamakta ve cinsel yollarla geçen hastalıklar, ilişki öncesi ve sonrasındaki bölgenin temizliği ile ilgili prensipler, daha sonra oluşabilecek gebelik sırasındaki sorunlar gündeme gelmektedir.

Kadınlarda vajinal bölge temizliği yıllara göre farklı boyutlarda ele alınması gereken ciddi bir sorundur. Kadınlarında bunu bu şekilde algılayıp konuya kendi sağlıkları için ciddiye almaları gerekmektedir.

1-Adet öncesi kız çocuklarında hijyen
Kız çocukları okula gittikleri, anneden koptukları zaman kendi cinsel bölgelerinin temizliğini yapamayabilir. Bu yüzden kız çocuklarına o bölgeyi yukarıdan aşağıya doğru Su ile temizlemek gerektiği, hiçbir zaman makattan bölgesinden öne doğru temizlik yapılmamasının önemi anlatılmalıdır. Büyük tuvaletten sonra da yine makat bölgesinin temizlenerek ve oradaki temizleyen kâğıdın vajina ve idrar yapılan yere doğru değil arkaya doğru olması gerektiği söylenmelidir. Çünkü büyük tuvaletle ortaya çıkan ciddi miktardaki mikroplar anüs çevresine yerleşebilir, oradan da rahatlıkla temizlik arkadan öne doğru yapılırsa vajinaya girebilir ve orada ciddi enfeksiyona yol açabilir. Özellikle eczanelerde kullanılan ilaçlı mendiller kullanılmasında büyük fayda vardır. Aynı zamanda idrar yolu iltihabı ihtimali de mevcuttur. Yine çocuklara bölgenin yıkandıktan sonra mutlaka kurutulması gerektiği de anlatılmalıdır.

2-Adet döneminden sonra ki genital bölge hijyeni.
Adet döneminde henüz cinsel ilişkiye başlamamış kişilerde günümüzde kullanılan hijyenik bağlar yani pedler revaçtadır. Pedlerin kanama miktarına göre Günde 2 ile 8 adet kadar kullanılabilir. Pedlere karşı Alerji ve tahriş olabilmekte ve dış dudaklarda ciddi kızarıklıklar, kaşıntılar olabilmektedir. Böyle durumlarda kız çocukları olayın pedden dolayı olduğunu düşünmeli ve konuyla ilgili bir hekime danışmalıdır. Mümkünse de alerji yapan markayı değiştirmelidirler.

Pedler bölgede, adet esnasında uzun süre kaldığı için havalanmayı güçleştirir ve tahrişlere yol açabilir. Bu yüzden pedler sıklıkla değiştirilmelidir. Dış dudakların her değiştirmede su ile yıkanıp kurutulmasında fayda vardır.

Cinsel ilişkiye henüz girmemiş kız çocuklarında okul öncesi çağdakiler de dâhil bazen vajinadan akıntılar gelebilir. Bunlar genellikle hormonal akıntılar olup, bir tehlike teşkil etmemektedir. Özellikle cinsel hayata başlamamış çocuklarda vajinal enfeksiyon olmadığı için bu akıntıyı iltihapla karıştırmamak gerekir. Bu çocuklarda yalnız yoğun Antibiyotik kullanımı ve o bölgenin Sıcak ve havasız kalması durumunda mantar iltihabı olabilir. Bunu bir doktor teşhis edip, tedavisini verebilir. Yine çok küçük çocuklarda kendi cinsel organlarıyla oynama ve o bölgeye bir şeyler sokma gibi eğilimler mevcuttur ve bu durumlarda da bazen akıntı olduğu zaman vajinanın içine yabancı cisim sokulup, sokulmadığının araştırılması faydalı olacaktır. Çok küçük çocuklardaki akıntılarda bazen cinsel istismara uğrayıp, uğramadığı da araştırılmalıdır.

3-Cinsel hayat sonrası cinsel bölge hijyeni.
Cinselliğin başlamasıyla birlikte vajina değişik mikroplarla tanışır ve bunların bir kısmı vajinada yerleşerek iltihaplanma yapar. Dolayısıyla cinsel hayatta ilk önerdiğimiz şey cinsel hastalıklardan korunmadır. Bu konuda kişi tanımadığı erkeklerle bir arada olursa mutlaka prezervatif kullanılmalıdır. Prezervatif her şeyi korumamakla birlikte çok önemli bir cinsel hastalıkla mücadele yöntemidir.

Bunun dışında cinsel ilişki esnasında çok fazla kokulu tahriş yapan jeller, kremler kullanılmamalıdır. Vajinada bir kayganlık gerekiyorsa bunun piyasada mevcut antialerjik jellerle yapılması daha faydalıdır. Cinsel ilişki sonrasında da çok sıcak ve terli olabileceği için su ve sabun içermeyen temizlik ürünleri ile yıkanmalı ve daha sonra havlu veya saç kurutucusuyla bölge etkin bir şekilde kurutulmalıdır.

Kadınlarda cinsel bölge çok kıvrımlı olduğu için kıvrımlar arasında rahatlıkla cilt döküntüleri ter birikintileri kalabilir. Bunlar zamanla kokuya ve tahrişe yol açabilir. Vajinal bölgenin en iyi temizlenme yöntemi bildiğimiz musluk Suyu ve çok kokulu ilaçlı olmayan basit sabunlarla yıkamak sonra durulamak ve çok iyi kurulamaktır.

Adet gören kadınlarda pedler genellikle tahriş ve rahatsızlık verirse tamponlar da kullanılabilir. Tamponların yabancı Maddeli olmayanlarına dikkat etmek lazımdır. Tamponlar 4 Saatten çok tutulmamalıdır. Çünkü çok ciddi enfeksiyona yol açabilirler. Ama 4 Saat kuralına uyulduğu takdirde kullanılmasında sakınca yoktur. Tamponlar geceden vajinaya konulup, sabaha kadar vajinada kalmamalıdır. Gece tercihen pedler kullanılmalıdır.

Bazı kadınlarda görülen vajinanın içini devamlı olarak yıkama hastalığı vajinaya zararlıdır. Çünkü vajinanın içinde vajinayı koruyan çok özel bakteriler vardır. Bunların devamlı su ile yok edilmesi durumunda bazen bu yüzden vajina kendini koruyamaz ve daha sık iltihaplanabilir. Vajina içi temizliği çok özel durumlarda doktor tavsiyesi ile yapılmalıdır.

Genital bölgedeki tüyler normalde ağda ile giderilmektedir. Fakat bazı bünyelerde ağda ve jilet kullanılması ciltteki staphylococcus mikrobunun kıl köklerine girmesine yol açarak ciddi kıl kökü iltihapları, Apseler yapmakta ve bu da bazen küçük cerrahi müdahalelere yol açmakta ve o bölgenin görüntüsünü bozmaktadır. Dolayısıyla bu tarz sorunu olanlar hemen bir kadın-doğum uzmanına başvurmalı ve tercihen ağda ve jilet kullanımını keserek sadece makas kullanmayı tercih etmelidirler. Alafranga tuvaletlerde tuvalet kapağı mutlaka tuvalet kâğıdıyla silinmeli, temizlenmeli ve sonra oturulmalıdır. Ne var ki, tuvalet kapağında kadının cildine veya vajinasına bir mikrop girmemektedir. Yine de kapağın temizlenmesi gereklidir.

4-Havuz ve deniz sonrası hijyen
Özellikle havuz ve deniz sonrası vajinal mantar iltihabı sıklıkla görülür. Bunun nedeni vajinada gerçekten olan fakat uykuda olan mantar mikrobunun bir enfeksiyon haline dönüşmesidir. Çoğu kez de gebelik ve antibiyotik kullanımı gibi nedenlerle ortaya çıkan bu durum, tedaviye çabuk yanıt verir. Ancak kronik vajinal mantar enfeksiyonu hem cinsel hem de psikolojik sorunlara yol açar. Vajinal mantar enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalardan en sık görüleni ‘Candida Albikans' adı verilen bir maya hücresidir.

Vajinal mantar, erkek semeninde üretilmediği için cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilemez. Ancak yapılan araştırmalarda eşlerin benzer tipte mantar hücresi taşıdıkları saptandığı için pek çok hekim, tedavide, eş tedavisini de uygun görmekte.

Mantar enfeksiyonu iç dudaklarda şişme, vajinadan gelen beyaz bir akıntı, akıntı özellikle küçük beyaz parçalar şeklinde (süt kesiği şeklinde) olmasıdır ki kendisinde mantar iltihabı olanlar birkaç kez geçirdikten sonra kendi teşhislerini kendileri koyabilmektedir. Mantar mikrobu akıntı, kişide yoğun bir kaşıntı, tahriş, yanma, sızı, ilişkide güçlük ve bazen idrara dahi çıkmakta zorluk yaratabilir.

Vajinal mantar belirtileri
Kaşıntı ve hassasiyet
Beyaz peynirimsi vajinal akıntı
İdrar yaparken yanma
Neler vajinal mantara yol açabilir?
Vajinal duş, sprey gibi kimyasal maddeler içeren ürünlerin kullanılması,
Fazla kilolu olmak,
Şeker hastalığı,
Uzun süre antibiyotik kullanmak,
Dikkat edilmesi gereken kurallar
Ortak kullanıma açık tuvaletlerde dikkatli olmak,
İç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak
Temiz olduğundan emin olunmayan havuzlara girmemek.

Vajinal mantarın sonuçları
Vajinal mantar enfeksiyonları spermin yumurtaya doğru taşınmasını engeller.

Vajinal ortamı değiştirerek spermin Canlı kalma süresini kısaltır.

Mantar enfeksiyonları erkeklerde de görülebilir ve kaşıntı, akıntı gibi yakınmalara yol açar.

Cinsel bölgenin temiz tutulmasının Altın kuralları şöyledir:

Vajinanın içi sürekli temizlenmemelidir.

Bacak arasındaki ve dudakları da içeren kısım daima kuru ve temiz olmalıdır.

Temizlikte değişik kokulu sabunlar, kremler vs. kullanmamalı, normal su gerekirse sabun içermeyen temizlik ürünleri tercih edilmeli sonra bölge çok iyi kurutulmalıdır. Çok iyi kurutamayanlar saç kurutucusu ile bölgenin kurutulması özellikle tavsiye edilir.

Dıştan kullanılan pedler alerji ve tahriş yaparsa hemen markası değiştirilmeli ve doktor tarafından da tavsiye edilirse bazen ped kullanılmayıp, tampona geçilmelidir.

Yaz aylarında özellikle deniz ve havuzdan çıktıktan sonra duş alınmalı, Tuzlu veya havuz suyu o bölgeden uzaklaştırılmalı sonra çok iyi kurutularak kuru mayo ile güneşlenilmelidir.

Su ve sabun içermeyen temizlik ürünleri dışında yine de o bölgenin doğal olarak yaratmış olabileceği kokudan rahatsız olanlar için ülkemize de yeni gelmiş olan vajinanın dıştan temiz kokmasını sağlayan bazı ıslak mendiller ve deodorant parfümler kullanılabilir. Bunları kullanırken maddelere karşı alerji olmadığından emin olunmalı ve gerekirse bir doktora danışılmalıdır.
Paylaş:

Kadınların duymayı sevdiği 20 iltifat

Kadınların, özellikle de beğendikleri erkeklerden, duymak isteyecekleri komplimanlar hangileri?

Erkekler iltifata ihtiyaçları olmadıklarını söyleseler de övülmekten her zaman zevk almışlardır. Peki ya kadınlar? Özellikle beğendikleri erkeklerden duymak isteyecekleri komplimanlar neler? İşte ilk sırada olanlar:

1. Kalçaların olağanüstü.2. Senin kadar zeki olmak isterdim.3. Aman tanrım, ne kadar esneksin!4. Anneme benden daha iyi davranıyorsun.5. Büyük laflar etmene bayılıyorum.6. Göğüslerin olağanüstü.7. Tanıdığım en komik insansın ve herkesi tanıyorum.8. Senden önce sevgililerim olduğunu unutturuyorsun.9. Bana yakın olmana/sokulmana bayılıyorum.10. Bacakların olağanüstü.11. Bir daha asla video/pc oyunu oynamak istemeyeceğim sanırım.12. Çok seksisin.13. Beni neşelendirmene gerek yok çünkü sadece etrafında olmak mutlu olmama yetiyor.14. Yatakta olağanüstüsün.15. Kuantum fiziğinden anlamanı ve aynı zamanda güzel kokmanı seviyorum.16. Yanında değilken, aklımı kaçıracak gibi oluyorum.17. Annemden daha iyi yemek yapıyorsun.18. Seninle evlenmek şimdiye kadar aldığım en iyi karardı.19. Sen dünyanın en iyi annesisin/olacaksın.20. Olağanüstüsün.
Paylaş:

Aşk acısı silinebilir mi

'Sil Baştan' filmi gerçek mi oluyor? Tıpkı o filmdeki gibi anılar siline biliyor mu?

İşte bu acı yaşanmışlıkların beyinden silinip silinemeyeceği yıllardır bilim adamlarının en önemli araştırma konularından biri. Uzman Nörolog Mehmet Yavuz, geçmişteki acı hatıraların etkisini azaltma konusunda tüm merak edilenleri anlatıyor...

Ön bellek ve ana bellekten oluşan beynimizde, önemli olmayan bilgiler ön bellekte kayıtlanır. Örneğin bir defaya mahsus gerekli olan bir telefon numarasını ön bellek 10 dakika için depolar ve daha sonra bu bilgi bir daha hatırlanmaz. Önemli bilgilerse ana bellekte depolanır. En son bilgiler en üstte, ilk öğrenilenlerse en altta kayıtlanır ve böylece hafıza katmanları oluşur. En üst katmanda depolanan en son bilgiler daha kolay hatırlanır.

TRAVMATİK OLAYLAR DEPOLANIYOR
Yaşanan acı hatıralar hem ana belleğe hem de sosyal hafızaya kayıtlanır. Sol prefrontal bölge psikolojik dünyamızın da merkezidir. Acı hatıralar aynı zamanda sosyal hafızaya da kayıtlandığı için, psikolojik ruh hallerimizi ve davranış tarzlarımızı da yakından etkiler. Bu nedenle travmatik olaylar depresyon, panik atak ya da diğer psikolojik bozukluklara neden olabilir. Bazen de sosyal hafızaya kayıtlanan acı olaylar, ana bellekte çoktan hafıza katmanlarının arasında kaybolup unutulduğu halde bedensel dille hatırlanır. Kişi, geçmişindeki acı travmayı tamamen unutsa bile sosyal hafıza zaman zaman hatırlayabilir. Böylece panik atak ya da diğer psikosomatik bozukluklar ortaya çıkar.

ACI ANILAR DAVRANIŞ BOZUKLUĞU YARATIYOR
Sadece ana belleğe kayıtlanan acı hatıralar, zamanla etkisini kaybedip unutulur ancak sosyal hafızaya da kayıtlanmışsa bilinçaltı dünyamıza da yerleşmiş olur. Olumsuz sosyal hafıza kayıtları ya sürekli bilinçli üzüntü haline ya da bilinçaltının yönettiği çeşitli davranış bozukluklarına neden olur.

PSİKOPATLARDA SOSYAL HAFIZA ZAYIF
Anti sosyal kişilik bozukluğu (psikopat) olanlarda sosyal hafıza çok zayıf olduğu için travmalardan psikolojik etkilenme yaşamazlar. Bu nedenle korkusuz ve duygusuzdurlar.

AŞK ACISI SİLİNEBİLİR Mİ?
Eğer tıbbi olarak ön frontal lobdaki sosyal hafızayı silmek mümkün olabilirse, travmatik hatıralar hatırlansa bile acı ve üzüntü tablosu yaşanmayabilir. Olay sadece hafızada olmasıyla kalır ve rahatsızlık vermez. Bu başarılabilirse, aşk acıları da tarihe karışmış olacak. Ancak burada unutulmaması gereken husus, acı hatıraların tamamen hafızadan silinmesi değil, acısız hale getirilmesidir.

ANILAR ACISIZ HALE GELİR Mİ?
Bu kısmen de olsa mümkündür. Günümüzde bilinç altını temizlemek için hipnoz, EFT, NLP, meditasyon gibi birçok yöntem kullanılıyor ancak bunların etkinliği şüphelidir. Kuantum olumlama tekniklerinin daha etkili olduğunu belirten Dr. Yavuz, bu yöntemlerin hiçbirinde beyne dışarıdan herhangi bir müdahale olmadığını vurguladı. Bilinçaltını temizlemede en etkin yöntemin Manyetik Stimülasyon, yani TMS uygulaması olduğunu hatırlatan Dr. Yavuz, bu teknikle acı hatıraları kısmen de olsa yatıştırabildiklerini belirtti.

TMS TEDAVİSİ BEYNE ZARAR VERİR Mİ?
Beynin sol ön bölgesine uygulanan TMS seansları, sosyal hafızayı resetleyerek psikolojik olarak kişiyi rahatsız etmeyecek pozisyona getirmektedir. TMS tedavisinin somut bir tedavi olup, manyetik bir aparat aracılığı ile direkt baş bölgesine uygulandığının altını çizen Dr. Yavuz bu tedavinin beyne zarar vermediğini belirterek sözlerini tamamladı.

HABERTURK.COM
Paylaş:

Yaş arttıkça kadınlar daha çok horluyor

Türk Uyku Tıbbı Derneği'nin 5 bin kişi üzerinde yaptığı araştırma, Türk kadınının 55 yaşından itibaren erkeklerden daha fazla horladığı sonucunu ortaya çıkardı.

Dernek üyesi ve İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi Uyku Bozuklukları Merkezi Sorumlusu Zeynep Zeren Uçar, AA muhabirine, 2011 yılında Türk Uyku Tıbbı Derneği'nce gerçekleştirilen ve uluslararası yayını da yapılacak olan ''Erişkin Toplumda Ulusal Uyku Epidemiyolojisi Araştırması''nın sonuçları hakkında bilgi verdi.
Türkiye genelinde 5 bin 21 erişkin üzerinde yapılan araştırmanın ''Türkiye'nin uykusuna ışık tuttuğunu'' belirten Uçar, genel kanının aksine son yıllarda kadınlarda daha fazla uyku bozukluğunun görüldüğünü kaydetti.
Araştırmada, toplumda sık görülen, yaşam kalitesini, çalışma düzenini etkileyen, ölümcül sonuçlara yol açabilen önemli sağlık sorunları arasında yer alan uyku bozukluklarının işlendiğini ifade eden Uçar, araştırma hakkında şu bilgileri verdi:
''Horlama, aksini düşünmemize karşın 55 yaşından itibaren kadınları daha fazla etkiliyor. 55-64 yaş arası kadınların yüzde 21,9'u horlama şikayeti yaşarken, aynı yaş grubundaki erkeklerin yüzde 20,4'ünde horlama ile karşılaşıyoruz. 65 yaş üzeri kadınların da yüzde 15'i horluyor, buna karşın erkeklerin yüzde 13,2'sinde bu rahatsızlık gözleniyor. 18 yaşından itibaren kadınların yüzde 20,2'si insomniden şikayetçi, erkeklerde bu oran 10,5. 65 yaş üzeri kadınlarda oran yüzde 32,5'e ulaşıyor, buna karşın erkeklerin yüzde 12,5'inde gözleniyor.

Uyku apne sendromu da kadınların yüzde 16,1'ini, erkeklerin ise 13,7'sini etkiliyor. İlginç olan; 55 yaşından itibaren kadınlarda oran yüzde 38'i geçmesine rağmen, erkeklerde yüzde 25'ler seviyesinde seyretmesi. Huzursuz bacak sendromu ise toplamda kadınların yüzde 7,3, erkeklerin ise yüzde 3'ünün şikayetleri arasında yer alıyor.''
Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'nin uyku bozuklukları konusunda birçok ülkeden daha iyi durumda olduğunu dile getiren Dr. Uçar, ''Bizden daha fazla uyku problemi olan, daha sanayileşmiş ve depresyonun yoğun olduğu Avrupa ülkeleri var'' dedi.

-''Kadını uyutmayan faktör kilo''
Dr. Uçar, yaşam şartlarının değişmesiyle kadınların, hastalıklara erkekler kadar açık hale geldiğini, uyku sorunları konusunda da benzeri bir durum yaşandığını bildirdi.
Kadınlarda, özellikle menopoz sonrası dikkati çeken boyutlara ulaşan kilo artışının, uyku konusunda önemli bir etken olduğunu vurgulayan Dr. Uçar, şunları kaydetti:
''Türkiye'de kadınlarda menopoz sonrası kilo artışıyla horlama, uyku apne sendromu ve huzursuz bacak sendromu gibi uyku bozuklukları daha sık görülüyor. Kadınlarda obezitenin artmasıyla uyku bozuklukları artıyor. Obeziteyle birlikte uykuya dalma, uykuyu sürdürme problemleri yaşanıyor. Depresyon oranları artıyor. Depresyon hem uyku problemlerine neden oluyor, hem de uyku problemleri depresyonu artırıyor. Bu nedenle Türk kadınları, erkeklerden dana fazla oranda huzursuz bacak, uyku apne sendromu ve horlama açısından risk altında.''

Uçar, uykuya dalmakta güçlük çeken, uykuyu sürdüremeyen, az uyuyan ya da çok uyumasına karşın sabah yorgun kalkan kişilerin uzmanlara başvurması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Paylaş:

Kadınlar İçin Faydalı Baharat Ve Şifalı Bitkiler

Hanımlara Faydalı Baharat ve İçecekler
CİNSEL SOĞUKLUK:
Hanımlarda aşırı yorgunluk, bedeni ve ruhi zafiyet yumur­talıkların yeterince çalışmaması gibi sebeplerle cinsel istek­sizlik ve soğukluk olur. Bu gibi hanımlar bedenen ve ruhen de bitik olurlar, dünyadan ve olaylardan zevk almaz olurlar. Dolayısı ile sadece cinsel bakımdan değil, her bakımdan etraflarına karşı soğuk tip görünürler.

Aşağıdaki baharat ve içecek bitkileri genç hanımlarır hormon eksikliğini telafi ederek onların hamile kalmaların? yardım eder, ayrıca dünyadan zevk alır hale gelirler:
Adaçayı – Hardal – Karanfil – Kereviz – Kuşdili – Nane Papatya – Rezene – Safran – Tarçın – Vanilya – Zater.
Göğüslere Etkileri:
Süt Artırıcı : Genç kızlarda ve.orta yaşlı hanımlardı göğüslerin dolgun ve dik olmasını; emziklilerde ise süt mîktarını artıranlar
Anason – Çemen -Dereotu – Kimyon – Melekotu – Mine çiçeği – Rezene – Şerbetçiotu…
Süt Azaltıcı: Çocuğu sütten kesen annelerin göğüslerinin sütle şişmesinr Önlerler.
Adaçayı – Maydanoz – Nane.
Paylaş:

Su diyeti nedir ? nasıl yapılır ?

Su diyeti, diğer ismiyle soğuk su diyeti, özellikle yağ yakmak isteyen kadınların son zamanlardaki en favori diyetlerinden biridir.



Diğer diyetler gibi kalori alımını kısıtlama üzerine kurulu diyetlerin aksine, su diyeti kalori alımını ve tüketilen gıdayı kısıtlayıcı bir diyet değildir. Bunun yanında bu diyeti uygulayacak kişilerin herhangi bir egzersiz programınıda uygulaması gerekmiyor. Su diyetini uygulayanlar istediklerinden yiyebilirken aynı zamanda kilo kaybedip zayıflıyor. Kilo vermenin kolay yolunu arayan bayanlar için oldukça elverişli bir diyet. Bu yazuda, su diyeti nedir,nasıl yapılır gibi sorulara cevap vererek su diyeti hakkında kafanızdaki soruları yanıtlamaya çalışacağız.



Su Diyeti Nedir ?

Su diyetinin çıkış noktası bilinmese de bu diyet ilk olarak 1977 yılında ABD'de bir makalede bahsedilmiştir. Su diyetinin temel dayanağı, vücuda giren soğuk suyu, vücut ısısına göre ayarlamak için ekstra yakına kaloridir. Yani daha çok su içildiğinde daha fazla kalori yakmamızı sağlar. Bunun yanı sıra öğünler arasında içeceğimiz fazla miktarlardaki su midemizi doldurmakta bu da tokluk hissini arttırmaktadır. Ayrıca bu diyet sayesinde uzmanlara göre fazla suyun atılmasıyla böbrekler ekstra çalışarak vücutta bulunan toksinlerinde dışarı atılması hızlanmaktadır.



Su Diyeti Nasıl Yapılır ? 

Su diyetinde bir insanın bir günde aldığı sıvılara ek olarak alacağı 2 litre soğuk suyu günde boyunca 8 parça halinde tüketmesiyle gerçekleşir. Tüketeceğimiz su, kaynak suyu,çeşme su ya da işlenmemiş su olabilir. Diyette suyu buz halinde tüketmeyiniz. Bahsettiğimiz gibi porsiyonları küçültmenize ya da egzersiz programına başlamanıza gerek yoktur.



Su Diyetinin Eksi ve Artı Yönleri

Bu diyet masrafsız diyet olarak adlandırılır. Suya erişim her birey için çok kolay olduğu için kolay ulaşılabilen bir diyettir. Olumsuz yanlarından bir tanesi uygulayan kişilerin devamlı bir şişkinlik hissetmesi ve suya karşı hassas hale gelmesidir. Bazı uzmanlara göre su diyeti, beslenme rejimini değiştirmemesi ve egzersiz yapmaya zorlamaması gibi sebeblerle diyet olarak nitelendirmezler. Bu uzmanlara göre, vücudun zaten alması gereken su, su diyetinde alınmış olur. Su diyetinin yılda 20 kiloya kadar zayıflamaya yol açtığı gözlemlenmiştir. Haliyle oldukça hızlı kilo verdiren bir yöntemdir.



Su Diyeti Listesi/Menüsü



  • Sabah: 1 bardak içine limon sıkılmış ılık su, 1 bardak portakal yahut greyfurt suyu, 2 dilim ananas, 6 adet çilek ve 2 kaşık yulaf ezmesi

  • Ara öğün: 1 bardak ıhlamur, melisa yaprağı ve papatya çayı, 1 bardak ılık su ve 1 çay kaşığı zencefil tozu ile hazırlanmış çay

  • Öğlen: 2 bardak su, 2 kase sebze çorbası, yeşil salata (içerisinde turp, avokado,taze soğan,roka,tere,maydanoz,domates ve limon)

  • Ara öğün: 3 ceviziçi

  • Ara öğün 2: Bir önceki ara öğünden yaklaşık 1 saat sonra 2 dilim ananas, 1 elma ve 1 bardak zencefil tozu çayı için

  • Ara öğün 3: Buda yaklaşık 1 saat sonra verilen arada, 1 dilim tam buğday ekmeği, 1 dilim peynir, domates, maydanoz, salatalık ve 1 bardak papatya çayı

  • Akşam: 2 bardak su, 2 kase sebze çorbası, 1 porsiyon haşlanmış sebze yemeği, 1 kutu probiyotik yoğurt

  • Akşam sonrası ara öğün: 2 dilim ananas, 4 taze kasıyı,15-20 tane siyah çekirdekli üzüm,2 bardak ılık limonlu su
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Arşiv

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi