Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Memede Ağrı Neden Olur?

Memede Ağrı Neden Olur?

Memede ağrının bir çok nedeni olabilmektedir. Memenin büyüme dönemi, meme ile alakalı bir çok hastalıktan ya da yumurtalıklardan salgılanan hormonlarla ilgili memede ağrı gelişebilir. Bu sebeple son yıllarda tıbba göre meme, kadın üreme organlarının bir parçası olarak düşünmektedirler. Meme kanseri kadınlarda en çok görülen kanserdir. Her on kadından bir tanesi hayatının bir zamanında meme kanseri ile yüz yüze gelebilirler. Bu sebeple meme hastalıklarının ilk olarak meme kanserinin zamanından önce öğrenilmesi toplum sağlığı açısından da mühimdir. Meme ağrılarına genel olarak verilen ad mastaljidir. Kadınların hemen hemen hepsinde görülebilir. Özellikle bu ağrıya sebep olan bir hastalık olmayabilir. Adet zamanlarınızdan kaynaklanan ağrılar vardır. Adet olacağınız günden bir hafta önce başlar. Bu ağrılar fazlada olabilir. Mastaljisi olan bir kadının uygun sütyen takması, adet öncesi dönemde tuz çay ve kahve içmeyi azaltması lazım. Ağrılarınız artarsa hafif bir ağrı kesici içebilirsiniz. 

İlgili aramalar: mastalji nedir, meme ağrısı neden olur, memede ağrının nedenleri nelerdir
Paylaş:

Kısırlık Niçin Olur?

Kısırlık Niçin Olur?

Kısırlık doğum kontrol ilaçları kullanmadan ve önlem alınmadığı halde 1 sene geçmesine rağmen hamile kalamamaktır. Kısırlık sorunu yaşayan ailelerin yaklaşık %30’unda erkekte, %30’unda kadında ve %30’unda ise hem erkekte hem de kadında problem olabiliyor. Ailelerin %10’unda ise yapılan birinci basamak testler ile gebeliğe engel olan herhangi bir sorun bulunamamaktadır. Bu probleme “açıklanamayan kısırlık” adı verilmektedir. Erkeklerde kısırlık bir çok değişik sebepten olabilir. Geçirilmiş enfeksiyonlar, genetik sebepler, hormonal bozukluklar, diyabet, böbrek yetmezliği gibi metabolik hastalıklar, inmemiş testis gibi hallerde erkek kısırlığının en başta gelen sebepleridir. Aynı zamanda çevre kirliliğinin çoğalması radyasyon, kimyasal maddelerden etkilenme, sigara tüketiminin artması, alkol ve bağımlılık veren maddelerin kullanımı gibi çevresel sebepler de son dönemde erkek infertilitesinin görülme sıklığını artıran diğer nedenlerdendir. Artık son yıllarda sperm olmayan hastaların çeşitli tedavilerle sperm alması sağlanıyor. Kadınlarda ise cinsel ilişkinin hamile kalma zamanına uygun yapılmaması, fallop borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen hastalıklar, hormon salgılarının yetersiz olması, rahim veya dış üretim organlarından doğabilen şekil bozuklukları, şeker hastalığı veya tiroid bozuklukları, vücut yorgunluğu, sinir ve stres kısırlığın sebepleridir.
Paylaş:

Yüksek Kolesterolün Riskleri

Kolesterolünüzün yüksek olup olmadığını bilmek hastalıkların ortaya çıkmasını önlemez. Uzun süre yüksek kolesterolü bulunan insanların yaşayabileceği en büyük riskli hastalıklardan biri damar tıkanıklığıdır. Kolesterolün damar duvarına yapışmasıyla başlayan süreç, zaman içinde damarların elastikiyetini kaybederek sertleşmesi ve kan akışı için kullanılan yolun daralmasına neden olur. Bu yapışkanlar damarları çatlatabilir ve çatlaklarda kan pıhtılaşmasına sebep olur. Pıhtılaşma, zaten kolesterol birikmesi nedeniyle daralan damarı iyice daraltabilir ve kan akışı olmayabilir. Tüm bu oluşumların sonucunda da inme ve kalp krizi gibi hayati tehlike yaratan sağlık problemleri yaşanır. Az görülmesine rağmen yüksek kolesterolün diğer bir belirtisi cilt tabakasında biriken kolesterol nedeniyle göz çevresinde, el ve ayaklarda görülen kabarıklıklardır. Bu kabarıklıklar yağ kitlesi gibidir.
Paylaş:

Kolonoskopi Kimlere Yapılır?

Kolonoskopi Kimlere Yapılır?

Kolonoskopi, içi boşluklu bir organımız olan kalın bağırsağın kolonoskop adı verilen katlanabilir bir aletle inceden inceye tetkik edilmesidir. Bağırsak dışı kalıplaşmış: bağırsak duvarına ait olağan dışı ve bağırsak boşluğundaki patolojilerle ilgili sonuçlar alınır. Bağırsak duvarına ait olağan dışı kitleler mesela tümör, polip, divertikül, kolit, damarsal patolojileri içerir. Bağırsak boşluğuna ait patolojiler ise taşlaşmış dışkı, yabancı cisimler, parazitler, torsiyonlar olabilir. Bu işlemin yapılması çok önemli ciddi hastalıkların önlenmesini sağlar. Ayrıca kolonoskopi, hekiminizin iltihaplı bölümleri fazla büyümeleri (kitleleri) ve ülser hastalıklarını teşhis etmesini sağlar. Kolonoskopi kalın bağırsak ve rektum kanserlerinin erken teşhisi için sık uygulanan bir işlemdir. Kabızlık çekiyorsanız ve bu sürekli hale gelmişse kolonoskopi yapılır. 10 gün dışkı yapamayan kişilerde mutlaka ilaç tedavisi için kolonoskopi yapılır. Yani kolonoskopi, bağırsak hareketlerindeki uzun süre devam eden ishal, kabızlık , karın ağrısı, kilo kaybı, makattan kan gelmesi gibi rahatsızlıklarda uygulanır. Genelliklede kan bağınız olan kişilerde kolon kanseri olanı varsa belirtiler yokken kolonoskopi yaptırmanız gerekir.
Paylaş:

Grip Nasıl Bulaşır?

GRİP NASIL BULAŞIR?

Grip bulaşıcı bir hastalıktır. Bazı önlemler alabilirseniz gribin bulaşma ihtimalini en aza indirmiş olursunuz. Grip en çok başka kişilerle tokalaşma yoluyla bulaşır. Grip olan kişilerle ağız ağza yakından konuşulursa hastalık bulaşır. Grip hastalığı öpüşme yoluyla da bulaşır. Grip salgını yaşandığı dönemlerde kalabalık yerlerde ve ortamlarda grip virüsü yaygındır. Bünyeniz hemen hastalığı kapabilir. En sık elle bulaşır. Çünkü hasta olan insanların burunlarından ellerine virüs bulaşır. Bizde bu virüsü tokalaşırken kaparız. Bu sebeple grip olan biriyle selamlaşırsanız ellerinizi iyice yıkamalısınız. Kendinizi hasta olan kişilerin bulunduğu ortamlardan uzak tutun ve az tokalaşmaya çalışın bulaşma riskini azaltın. Ayrıca grip olan kişiler sürekli hapşırabilir ve bulunduğu ortama grip baloncukları yayar. Evi veya bulunduğunuz ortamı havalandırmalısınız. Hasta olan kişiyle aynı evi paylaşıyorsanız temiz bir mendille ağzını kapatarak hapşırmasını rica etmelisiniz. Bunları yapılmazsa grip hemen bulaşabilir. Ayrıca hasta olan kişiyle aynı tabak, kaşık vs eşyaları kullanmayınız. Aynı yatağı paylaştığınız kişilerle gece yatarken yüz yüze uyumamanızda da fayda vardır.
Paylaş:

Prematüre Bebek Bakımı Nasıl Olur?


Yenidoğan Ünitesi­nin Ortamı Önemli

Stresin bile beyin gelişimi­ni menfi etkilediğini, yapılmakta olan radyolojik ve başka incelemelerin bunu kanıtladığını söyleyen  Doç­. Dr­. Nermin Tansuğ, "Bebek yenidoğan ünitesinde stres içindeyse, ağrısı varsa, üşüyorsa, vücut ısısı yüksekse, bebeğe sert girişimler­de bulunuluyorsa bütün bunlar bebeğin hafızasına kaydoluyor ve uzun vadede türlü travmalara neden  olabiliyor" diyerek yaklaşımın ve hastanenin fiziki şart­ları nın epey mü­him olduğunun altını çiziyor­.

Enfeksiyon Riski Fazla

Başka bir mü­him konu da bebeğe fazlaca el sürmenin sakıncalı olduğu­. Bağışıklık sistemi­nin düşük olma­sı sebebiy­le bu bebekler­de enfeksiyon riski­nin yüksek olduğunu ifade edici Doç­. Dr­. Tansuğ, ""Bebeğe her dokunuş enfeksiyon ihtimali­ni fazlalaştırır­­. Mümkün olduğunca bebeği ellemeyip rahat bırakmak gerekir­­. Bu sebeple de genel­de bütün bakımlar ba­riz bir saate toplanır"" diyor­. Bebeğin ağrı çekmeme­si için de gerekli önlemlerin alınma­sı mü­him bir nokta­. Eğer bazı tedavilerin uygulanma­sı gerekiyorsa olanaklı olduğu kadar bebeğin bu süreci ağrısız geçirme­si sağlanmakta­dır­­.

Anne Bebeğe Dokunduğu An Aralarında Kuvvetli Bir Bağ Oluşuyor

Erken  doğan bebek uzun bir müddet yenidoğan ünitesinde kalabiliyor ve dolayısıyla bu süre boyunca anneden  ayrı olmakta­dır­­.  Eğer o sırada anne bebeği­ni ziyaret etmeyip dokunmuyorsa anne* bebek arasın­da bağ oluşmadığına dikkat çeken  Doç­. Dr­. Tansuğ, ""Bebek stabilize olduğu an, anne ile alakalı de çok büyük bir so­run yok ise biz anneyi üniteye almakta­yız­. Bebek de annesi dokununca bunu hissediyor"" diyor ve duygusal bağın ne denli güçlü olduğunu bir örnekle açıklıyor: ""Öyle ki, bazı zamanlar bebeğin aralıklı solunum sıkıntısı olduğunda, bebeği anne kucağına verdiğinizde bütün sıkıntı sona eriyor­. Bununla birlik­te bu ten  tema­sı annenin süt üretimi­ni da artırıyor­.""

Bebeğiniz Taburcu Edildikten  Sonra

Erken  doğan bebek her ne kadar gerekli testler yapılıp, sağlığına kavuşarak hastaneden  taburcu edilse de bakım süreci devam etmektedir­­. Bilhassa evde bebeğe yapılmakta olan ziyaretler enfeksiyon riski­ni artırdığın­dan bu konu ile ilgi­li ailenin ve yakın çevresi­nin anlayışlı, bilinç sahi­bi bir tutum sergileme­si gerekmekte­dir­­. Odanın sıklık­la havalandırılması, ışıklandırmanın sağlanması, bebeğe dokunma dan evvel ellerin yıkanma­sı bilhassa damlacık enfeksiyonu ve respiratuar sinsisyal virüs riski­ni azaltmak yönün­den  epey önemli­. Birinci aydan başlayıp rutin aşıları ile respiratuar sinsisyal virüsün­den  koruyan, ilk beş ay süresince aylık aşıların yapılması, anne* babanın da boğmacaya karşı muhakkak aşılanması, bebeğin günlük olarak temiz hava alma­sı için dışarı çıkartılması, yine taburculuk sonra­sı yapılışı lazım olan bakım kıstasları içerisinde er alıyor­.

Bebeğin giydirilişi hususun­da aşırılıktan kaçınılışı gerektiği­ni de hatırlatan Doç­. Dr­. Tansuğ, "Siz kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız çocuğunuza bir kat fazlasını giydirin" diyor­. Doç­. Dr­. Nermin Tansuğ, bebeğin dokunma hissi­nin gelişme­si için ise eldiven  giydirilmeme­si gerektiğine dikkat çekiyor­.

Bebeğinize Masaj Yapın

Prematüre bebekler­de masaj büyük ehemmiyet taşıyor­. Kas gelişimi ve bebeğin daha ba­sit uyuma­sı için yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde bebeğin kaslarına bazı germe hareketleri yapılmakta­dır­­.  Bunun yardımıy­la sonr­dan meydana gelebilecek ortopedik sorunlar da azalabiliyor­. Dokunarak bebeğe uyarı vermek, beyin gelişimi yönün­den  da olumlu neticeler verirken, yapılmakta olan masajlar bebeğin gaz gibi problemleri­ni de önlüyor­.

Kontroller İlkokul Çağına Kadar Sürmekte

Yenidoğan ünitesin­den  çıkan bebeğin bakımı düzenli kontrollerle devam ediyor; dördüncü haftadan sonra göz muayenesi, işitme tarama­sı ayrıntı­lı olarak yapılıyor ve sonr­dan poliklinikte gelişimleri takip ediliyor­. Bebeğin zamanın­da başını dik tutmasından, oturmasın­dan ve emeklemesin­den  okul dö­nemine kadar ciddi bir izleme programına elbet­te tutulduğunu ifade edici Doç­. Dr­. Tansuğ, "Çocuğun ilkokuldaki başarısını görene kadar kontrollere devam ediyoruz­. Zira bebekken  hiç bir şey fark edilmez ama ilkokul dönemine geldiğinde öğrenme sorun­ları ya da hiperaktivite meydana gele­bilir" diyor­.
Uzmanı Doç­. Dr­. Nermin Tansuğ, prematüre bakımı hususun­da mü­him bilgiler aktarıyor.

İlgili aramalar: prematüre bebek bakımı nasıldır, erken doğan bebeklerin bakımı
Paylaş:

Bebeğim Ne Zaman Yürüyecek?

Sağlıklı bebekler genel olarak 12 ila 18 aylar arasın­da yürümeye başlamaktadır­­. 

Çoğu çocuğun oniki ay ve sonra­sı yürümeye başlaması­nı söyleyen  Liv Hospital'de görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op­. Dr­. Kaan Irgıt, "Bebeğini­zin karşısın­da çömelerek ya da durarak, ellerin­den  tutarak onu yürümeye teşvik edebilirsiniz­. Zaman zaman yürüme 18 aya kadar geç ola­bilir, meraklanmayın, eğer çocuğunuz 18 aylık olmuş ve yürümüyorsa bir çocuk doktoruna götürmenizde fayda ola­bilir­­. Örnek verecek olursak orta kulak iltihabı da dengeyi bozarak yürümeyi geciktirebilir­­. Ya da iri ya da kilolu bebekler ayağa kalkmak amacıyla daha fazla güce gereksinim duydukların­dan geç yürüye­bilirler" diyor­.

Başlangıçta Bebeğinizin Adımları Dengesiz Ola­bilir

Bebekler yürümeye genel olarak 10 ila 18 ay arasın­da başlamaktadır­­.  Bebekler­de omurilikteki sinir sistemi ve onun kontrol ettiği kas grupları aylar içinde gelişmeye başlar ­. Böylelikle 6 aydan sonra koordinasyon, kas denetimi ve denge sistemi­nin gelişmesiyle çocuklar yürümeye başlamaktadır­­.  Çocuğun yürüyebilişi için vücudunu taşıyabilecek kadar güçlenme­si gerekiyor­. Başlangıçta adımlar dengesiz olacaktır ama kaygı­lanmamak gerekir­­.

Çocuğunuzu Yürümeye Teşvik Edin

Çevrenizde si­zin çocuğunuzdan daha küçük çocuklar yürüyor fakat sizinki henüz yürümüyor ola­bilir­­. Hemen  paniğe kapılmaya gerek yok­tur­. Zira birçoğu çocuk oniki ay ve sonra­sı yürümeye başlamaktadır­­.  Bebeğini­zin karşısın­da çömelerek ya da durarak, ellerin­den  tutarak onu yürümek amacı ile teşvik edebilirsiniz­. Zaman zaman yürüme 18 aya kadar geç ola­bilir meraklanmayın, eğer çocuğunuz 18 aylık olmuş ve yürümüyorsa bir çocuk doktoruna götürmenizde fayda ola­bilir­­. Göbeği­nin üzerine giden  çocuklar emekleyenlere göre daha geç yürüyebilir­­. İri ya da kilolu bebekler ayağa kalkmak amacıyla daha fazla güce gereksinim duydukların­dan geç yürüye­bilirler­. Orta kulak iltihabı da dengeyi bozarak yürümeyi geciktirebilir­­. Daha büyük kardeşi olan bebekler büyük olanı taklit edip ona yetişebilmek amacı ile daha erken  yürüye­bilirler­.

Emeklemeden  Yürümeye Geçiş Nasıl Olur?

Çocuklar kendi etrafların­da yuvarlandıkça, oturdukça ve emekledikçe kuvvetlenir ve yürümeye hazır duru­ma gelmektedir­­. Eğer zıplama için oyuncak aldıysanız günde 3 kere 15 dakida’dan fazla yapışına müsaade etme­yin­. 8 ila 10 ay dolayın­da çocuk kendisi­ni mobilyalara doğru çekip ayağa kalkmaya ve ayakta durmaya çalışır­­. Ayakta kalmayı başardığı zaman oda içinde tutunarak dolaşmaya başlamaktadır­­.  Bir süre sonra kendine güvenir ve desteksiz yürümeye başlamaktadır­­.  Siz elleri­ni tutarken  birkaç adım bile ata­bilir­­. 9 ila 10 ay dolayın­da ayakta durur pozisyon­dan oturur pozisyona geçmeyi öğrenir­­. Eğer ayakta durmayı öğrenmiş ve oturur pozisyona geçmeyi başaramazlar ise hemen  kucağınıza almayın ya da oturtmayın, dizi­nin üzerine çömelerek oturmayı gösterin ve denemesine yardımcı olun­.

Çocuğa 1 Yaşına Gelmeden  Ayakkabı Giydirmek Doğru mudur?

Bebeğiniz yürümeyi öğrenirken  olanaklı mertebe ayağını çıplak tutmakta fayda bulunur­. Böylelikle denge ve koordinasyonunu daha iyi kazanır­­. Eğer bebeğini­zin ayakları sıkı ayakkabı ve çoraplar ile sarılırsa düzgün gelişim gösteremez­. Bebeğiniz evin hari­cinde yürümeye başlayana dek ya da soğuk ve bozuk zeminler­de yürümüyorsa ayakkabı almanıza gerek olmaz­. Ayakkabı aldığınızda esnek olmasına dikkat edin, esnek ayakkabı kolayca ikiye katlana­bilir ayakkabı manasına gelmektedir­­. Çocuğunuz yürümeye başladığın­da evin içinde bebeğe zarar vermeyecek güvenilir bir ortam yaratılmalı, zeminde takılabileceği şeyler olmamalı ve yerler temiz olmalıdır­­.  Bebek düşme ve kaldır­ma ihtiya­cı olasılığı­na karşı katiy­yen  yalnız bırakılmamalıdır­­.

İlgili aramalar: bebekler ne zaman yürümeye başlar, bebek kaç aylıkken yürür, bebeğim ne zaman yürüyecek, bebek ne zaman yürümeye başlıyor
Paylaş:

Kan Uyuşmazlığı Nasıl Olur?

Kan uyuşmazlığı anne ve babanın kan grupları arasındaki uyuşmazlıktır. İnsanların kan grupları A, B, AB, ve O olarak 4 çeşittir. Bunun yanı sıra D etkeni adı verilen Rh etkeni de pozitif ya da negatiftir. Anne karnındaki bebeğin uyuşmazlıktan etkilenebilmesi için bebeğin kan grubu ile anneninkinin uyumsuz olması, bebeğin kanının anne kanı ile dokunuşuyla ve annenin bağışıklık sisteminin bu duruma cevap olarak antikor üretmesi gerekir. En fazla görülen uyumsuzluk Rh uyumsuzluğudur. Bu durumda baba Rh(+) iken anne Rh(-)dir. Eğer bebek de Rh (+) olursa bebeğin kanındaki bu Rh faktörü anne kanına geçer ve annenin bağışıklık sitemi Rh etkenini ortadan kaldırmak için antikor adı verilen maddeler üretir. Bu sebeple ilk bebek durumdan etkilenmez. Rh uyumsuzluğundan yalnızca baba pozitif, anne negatif ise bahsedilebilir. Baba negatif anne pozitif ise uyuşmazlık önem taşımaz. Kan uyuşmazlığının teşhisi için hem anne hem de baba adayının kan grubunun bilinmesi önemlidir. Eğer anne Rh (+) ise babanın kan grubu önemini yitirir. Gebelik zamanında annenin kanında aslında olmaması gereken anti-Rh ye bakılır. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmediğini anlamak için ayrıca kordosentez de yapılabilir.

İlgili aramalar: kan uyuşmazlığı nedir, rh uyuşmazlığı nedir, kan uyuşmazlığı nasıl olur, kan uyuşmazlığı neden olur
Paylaş:

Kolonoskopi Nasıl Yapılır?

Kolonoskopi hastalara gün içerisinde yapılır ve hastalar aynı gün taburcu edilir. Hastanın hastanede yatmasını gerektiren bir işlem değildir. Hastalar acil haller haricinde bağırsak boşaltılmış olarak yapılır. Hastanın geçirdiği hastalıkların öyküsü sorulur. Şikayetleri, yapılan tüm tetkikleri, daha önceki hastalıkları, kullandığı ilaçlar, geçirdiği ameliyatlar doktor tarafından kaydedilir. Hastaya kolonoskopi işlemi doktoru tarafından detaylı anlatılır. Doktor hemşiresi damar yolu açar. Hastanın bulguları, kalp atım sayısı, kan oksijen düzeyi izlenir. Hasta yapılacak kolonoskopiye en uygun şekilde uzandırılır. Hastaya ilaç veriler ve tüm refleksleri korunarak, kontrollü olarak uyku haline alınır. Damar yolundan verilen bu ilaç kolonoskopi işlemi sırasında hastanın daha az ağrı hissetmesi ve/veya ağrısız uygulama için kullanılır. Bağırsak gevşemesi için de Buscopan adlı ilaç verilebiliyor. Enjekte edilen ilaçların etkisi ile hasta uyku haline geçer. Çok zorunlu olmadıkça kolonoskopide tam bir anestezi yapılmaz. Kolonoskopi tamamlandıktan sonra hasta uyandırılır. Bu uyanma işlemini hızlandırmak ve uyku sağlayan ilaçların etkisini bitirmek için yine uyarıcı başka bir ilaç verilebilir.
Paylaş:

Tırnak Neden Yenir?

Tırnak yemek görünüşe göre çocuklukta başlar. Zamanla huy haline gelir. Ergenlik çağındaki çocukların yarısı yapılan araştırmalara göre tırnaklarını yediklerini belirten uzmanlar, bunların dörtte üçünün bu alışkanlıklarını 35 yaşına kadar devam ettirdiklerini söylemişlerdir. Bazı uzmanlar bunu ergenlikte yapmaya başlayan kişilerin hormonal olarak muhtemelen stresle tetiklenir. Davranış geliştiğinde uzun bir süre kalabilir ve çok az kişide ömürleri boyunca sürdürebilirler. Bazıları da zamanla psikiyatrik yardım alabiliyorlar. Bununla birlikte sinirsel huylu ergenlerde endişe, stres ve sıkıntılarında bilinçsizce yapılan hareketlerdir. Uzmanlar, tırnak yeme huyunu “onikofaji” olarak adlandırmışlardır. Tırnak yemek, sosyal ortamlarda da hoş görünmemektedir. Çok kötü bir görüntü oluşturmaktadır. Ayrıca yenen tırnaklar çekici görünmediğini belirten araştırmacılar, bazı insanlar tırnaklarını çok kötü yediklerini, parmaklarını kanattıklarını ya da tırnaklarını yiye yiye yok denecek kadar az bıraktıklarını anlatıyorlar. Tırnak yemek sağlığınızda bozar. Uzmanlar, tırnaklarınızı yediğinizde, ağzınız ile parmaklarınız arasında ileri geri bakteri taşıdığınızı ve eğer tırnağınızı yerseniz, tırnağınızın kenarında enfeksiyon oluşacağını açıklıyorlar.
Paylaş:

Soğuk Havada Terlemenin Nedenleri

Soğuk Havada Terlemenin Nedenleri

Havalar gittikçe soğumaya başladı. çevrenizdeki herkes kat kat giyiniyor. Siz ise üzerinizi kalın giyinmediğiniz hal­de terliyor musunuz? Bilhassa koltuk altlarınız hep ıslak mı? O zaman botoks yaptırmayı düşünebilirsiniz.

Yoğun çalışanlar ve giyimiyle ön plan­da olan mesleğe sahip kişilerin imdadına terlemeye karşı yaptırdığı botoks uygulamasını Hisar Intercontinental Hospital Nöroloji Bölümü Uzmanı Doç­. Dr­. Göksel Somay’dan öğrendi

Bilhassa stres, heyecan, uyarıcı ilaçlar, tiroid bezi­nin aşırı çalışması, kan şekeri değişiklikleri, böbrek üstü bezi hastalıkları, menopoz, kullanılan ilaç ve hormonların aşırı terlemeye neden  olabileceği­ni belirten  Doç­. Dr­. Somay; "Terleme cildi nemlendirerek vücut ısısını sabitler ve vücut­ta bulunan toksinlerin atılmasına imkan vermekte­dir­­. Tamamen  doğal olan bu süreç bir­takım kişiler­de istenmeyen  şikayetlere neden  ola­bilir­­.

Bilhassa koltuk altı bölgesindeki terleme kişiyi görünü­mü sebebiy­le huzur­suz ederken; koku sebebiy­le de zor durumda bırakmaktadır­­.  Zira pudra, krem veya spreyler terlemeyi bütünüy­le kesme özelliğine sahip olmaz; fakat kısa süreli geciktirebilir­­. Oysa botoksla çok tesirli ve uzun sü­ren  kalıcılık sağla­mak olanak­lı­. diye konuştu.

Botoks uygulama­sı nasıl yapılır?
30 dakika gibi kısa bir sürede uygulanabilen  botoks; bilhassa koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanı terlemesinde kullanılır­­. İşlem yapılma dan evvel terleme probleminiz olan bölgelere iyot-nişasta testi yapılır ve aşırı terlemenize neden  olan aktif alanlar tespit edilir­­. Bu alanların yaklaşık 2 mm derinliğine çok ince uçlu iğnelerle Botoks ilacı enjekte edilmektedir­­.

Botoks uygulaması, uygulama bölgesinde terleme işlevi­ni geçici olarak, bütünüy­le ya da belir­li bir şekil­de azaltarak etkisi­ni göstermekte­dir­­. Botoks’un etki­yi geçici olduğu amacıyla yapılmakta olan operasyon istenirse 6 ila 8 ay gibi uzun aralıklarla tekrarlana­bilir­­. İşlemin hemen  ardın­dan günlük hayatınıza rahat­ça dönebilirsiniz­. 18 ila 65 yaş aralığındaki herkesin yararlanabileceği bu uygulamanın neticesi­ni 2 ila 4 gün ­içinde görmeniz olanaklıdır­­. 

Kimlere Botoks Yapılmaz?* Hamilelere,
* Emziren  annelere,
* Cildi­nin üstün­de enfeksiyon olan hastalara,
* Myasthenia Gravis (özellikle kaslar­da görülmekte olan kas zayıflığı) gibi nörolojik hastalıkları bulunanlara,
* Aminoglikozit türü antibiyotik kullananlara,
* Bağışıklık sistemi­ni zayıflatan ilaçlar kullanan hastalara botoks uygulama­sı yapılmaz­.

İlgili aramalar: soğuk havada neden terlenir, soğuk havada terlemenin tedavisi, aşırı terlemenin tedavisi var mı, koltukaltı teri nasıl önlenir
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi