Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uykuyu Kaçırma Yöntemleri

Uyku Kaçırma Yöntemleri

Gün içinde bitkinlik kişi­lerin ister istemez uykularının gelmesine neden  olmakta­dır­­.  Uykunuzu kaçırmak için yapacak olduğunuz mücadele yardımıy­la uykusuzluk kısmi olarak da önlenebilir­­. Yeni uyandığınız vakit bile uykunuz var ­ise yapacaklarınız ile kendinizi toparlaya­bilirsiniz­.

Oturuş pozisyonunuzu değiştirin
Oturduğunuz pozisyon uykunuzu getiriyor ola­bilir­­. Pozisyonunuzu değiştirmeniz uykunuzun gitmesi­ni sağlaya­bilir­­. Rahat yere oturuyorsanız eğer pozisyon­dan keyif aldığınız için uyuma hissi yarata­bilir­­.

Aşırı soğuktan ve aşırı sıcaktan sakının
Havaların haline göre etkilenmeniz kaçınılmazdır­­.  Bulunduğunuz yer sıcak olma­sı size uyku hissi yarata­bilir, daha hafif ve uykunuzu getirmeyecek yere gidiniz­. Uykunuz kısmi olarak de olsa açılacaktır­­.

Spor yapın
Vücudunuz bitkinlik ve halsizlikten  istediğiniz gibi hareket etmeyebilir­­. Yapacak olduğunuz spor uykunuzu kaçırdığı gibi daha dinç sağlıklı düşünür olursunuz­.

Üşüyün
Soğuk yerler uykunuzu kaçıracak, soğuğun etki­yi kan akışını hızlandırdığı gibi sizi birazda olsa huzur­suz edeceğin­den  uykunuzun açılmasına imkan vermekte­dir­­.

Heyecan
Vücudunuzun adrenalin hormonunu salgılamasına neden olacak birşeyler yapmanız kendinize gelmenizi sağlayacaktır­­. Uyku sorununuzu ortadan kaldırarak rahatlamanızı sağlayan etkilerdendir­­.

Kahkaha
Gülmek beyninizi uyardığı gibi kan akışını­zın düzenli şekil­de akmasına imkan vermekte­dir­­. Güldüğünüz zaman uykudan daha mü­him şeyler olduğunu düşünerek hareket edebilirsiniz­.

Elinizi yüzünüzü yıkayın
Mümkünse soğuk su ile elinizi yüzünüzü yıkayınız, soğuk su uyarıcı etki­yi yardımıy­la uykunuzun kaçmasına imkan vermekte­dir­­.

İlgili aramalar: uykuyu kaçırma yöntemleri, uykuyu kaçırmak için ne yapmalıyız, uyku nasıl kaçırılır
Paylaş:

TAVLA NASIL OYNANIR

Tavlanın tarihi milattan öncesine dayanıyormuş. Türkler tarafından da eski zamanlardan beri oynanan bir oyunmuş. Tavla oynamayı öğrenmek için önce bu oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Bu oyunun kurallarını öğrenmek oldukça kolaydır ama anlatması biraz karışık geldiği için internette (www.bolcasohbet.net) bulduğum bir yazıyı sizinle paylaşıyorum. İyi eğlenceler...

Oyun Hakkında
Tavla, bir masa oyunudur ve iki kişiyle oynanır; bir çift zar, pul ve tavla tahtasından oluşur. Tavla tahtasını ortasına koyarsınız ve başlarsınız zarı sallamaya.

1. Tavla tahtasında yirmi dört adet ince uzun üçgenlerden oluşan şekiller vardır, dört bölümde altışar üçgen şekil bulunur ve birden yirmi dörde sayılır. Üçgen şekillerin renklerinin tek amacı, pulları hareket ettirirken kolaylık sağlamasıdır. Üçgenler, her oyuncunun toplama hanesinde ve toplama hanesinin dışındaki bölümlerinde bulunur. Her oyuncunun tavla tablasında bir toplama hanesi olur.

2. Pullar, atılan zara göre, oyuncuların oynadıkları (hareket ettirdikleri) nesnelerdir. Her oyuncunun on beş pulu vardır oyuna başlarken ve her oyuncununki farklı renklerdedir.

3. Tavlada, her biri birden altıya kadar noktalarla belirlenmiş iki zar vardır. Her el, oyuncular iki zarı birden atar ve gelen zara göre pullarını oynarlar (hareket ettirirler).

4. Tavla oyununun amacı, tüm pulları toplama hanesine getirmek ve burada toplamaktır. Önce kim pulların tamamını toplarsa, oyunu o kazanır.

Tavla Kuralları ve Hedefler – Başlangıç
Tavla oyunu, her oyuncunun, kimin önce başlayacağını belirlemek amacıyla tek zar atılarak başlar. Zarlar aynı gelirse, farklı zar gelene kadar atılır. Büyük zar atan oyuncu oyuna başlar ve gelen zara göre de pullarını oynar, oyuncular sırayla iki zarı birden atar ve gelen zara göre tavla oynanır.

Aşağıdaki resimde pulların, başlangıçta tavla üzerinde nasıl dizilmesi gerektiğini görebilirsiniz.

TAVLA

Pulları Oynama
1. Pullar gelen zara göre oynanır ve sadece ileri doğru, azalan sayıya göre oynayabilirsiniz. Pulları geriye dönük oynayamazsınız. Rakibinizin toplama hanesindeki rakamlar en yüksek rakamlardır, kendi toplama hanenizdeki rakamlar ise en küçükleridir.

2. Pulları yalnızca, iki veya daha fazla rakip puluyla dolu olmayan açık alanda oynayabilirsiniz.

3. Her bir zar için bir pul oynanır. Örneğin, zarlardan biri beş ve diğeri de üç geldiğinde, oyuncu bir pulu boş alana beş, diğer pulu ise boş alana üç oynar. Ya da aynı pulu hem beş hem de üç yani toplam sekiz olarak oynayabilir, tabii oyuncu sekiz sıra oynabilecek boş alanı varsa bu hareketi yapabilir.

4. Zarlar çift gelirse, yani ikisi de aynı sayıyı gösteren zarlar ise, tavla oyuncusu gelen zarları iki kez oynama hakkına sahip olur. Böylece, beş beş atan oyuncu pullarını dört kez beş oynayabilir. Oyuncu beş beş gelen zarları istediği gibi oynayabilir.

5. Tavla kurallarına göre, zar her atılışında, gelen zarın ikisini de, fırsatı varsa, oynamak zorundadır; eğer pulların tavla üzerindeki dizilişlerine göre, bir zarı oynamak durumundaysa büyük gelen zarı oynamalıdır. Gelen iki zarı da oynayamıyorsa sırası gider ve sıra rakip oyuncuya geçer. Bu kural zarların çift gelmesi halinde de geçerlidir.

Pul Kırma ve Kırık Pulu Girme
Bir oyuncunun pulu tek ise, ki buna biz açık deriz, rakip oyuncunun attığı zara göre oynadığı pul, diğer oyuncunun açıktaki puluna denk geliyorsa o rakip oyuncunun pulunu kırar ve kendi pulunu yerleştirir. Pulu veya pulları kırılan oyuncu, diğer hiçbir pulu oynatamaz, önce kırık pullarını rakip oyuncunun toplama hanesine girmelidir. Kırık son pul girildikten sonra kullanılmayan diğer zar tavlanın diğer yerlerinde olan pullar için kullanılır. Örneğin, bir oyuncunun iki pulu rakibi tarafından kırılmışsa, ve dört ve altı atmış ise, rakibin toplama hanesindeki dört ve altı haneleri açık ise pullarını yerleştirebilir. Sadece dört hanesi açık, altı hanesi kapalıysa, sadece dört hanesine girebilir ama altıyı bir sonraki zar atışına kadar beklemek zorundadır. Rakip oyuncunun dört ve altı haneleri kapalı ise sıra direk olarak rakip oyuncuya geçer.

Pulların Toplanması
Bütün pullar toplama hanesine taşındıktan sonra tavla oyuncusu pullarını toplamaya başlar. Oyuncu sadece tüm pulları toplama hanesine pullarını taşıdıktan sonra toplamaya başlayabilir ve bu toplama işlemini attığı zara göre yapabilir. Oyuncu pullarını toplama durumuna geldiğinde, yani tüm pulları toplama hanesine ulaştığında, pullarını toplayabildiği gibi, toplama hanesinde yer değiştirebilir de. Oyuncu zar attığında, attığı yerde pulu yoksa, pulunu ya da pullarını daha yüksek rakamlı yerlere sallar. Eğer toplama esnasında oyuncunun pulu kırılırsa, toplama işlemi durur ve kırık pulu veya pulları, rakip oyuncunun toplama hanesine girdikten sonra tekrar kendi hanesine kadar getirir ve ondan sonra toplamaya devam eder. (Aynı işlem “Pul Kırma ve Kırık Pulu Girme” bölümünde belirtilmiştir) On beş pulunu ilk olarak toplayan oyuncu oyunu kazanmış sayılır.

Oyunu Kazanma
Geleneksel tavla kurallarına göre, tavla oyununu kazanmanın üç yolu vardır:

1. En bilinen yol, oyunu kaybedenin en az bir pul toplamış ama tamamını toplayamadığı zaman, kazanan ise tüm pullarını toplamıştır ve bir puan elde eder.

2. Eğer hiç bir pul toplayamadan oyunu kaybederse “mars” olmuştur ve kazanan iki puan birden elde eder.

3. Daha kötüsü, oyuncu hiç pul toplayamamışsa oyunu kaybeder ve kazananın toplama hanesinde hala kırık pulu varsa, tavla kurallarına göre kazanan iki puan elde eder.
Paylaş:

KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER


Bu egzersizler, kolunu kaldırıp “tuzluk hareketini” yaparken, kol içlerinin sallanmasından ve sarkık durmasından rahatsız olanlar için… Haftalar içinde sıkı ve sert kollara kavuşabilirsiniz. Bu kol egzersizleriyle omuzlarınızın yuvarlak hatlarını ortaya çıkarabilir, kol içlerininiz toparlanmasını, sırtınızın ve göğsünüzün daha sıkı görünmesini sağlayabilirsiniz.
İhtiyacınız olan tek şey kaliteli bir egzersiz lastiği (bandı). Direnç egzersizlerinde ve pilateste kullanılan bu egzersiz aletini, spor mağazalarından 15 TL’ye satın alabilirsiniz. Ya da evde kendiniz kalın ve sağlam bir lastikten -dilerseniz tutma yeri yaparak- aynı işlevi görebilecek bir egzersiz aleti yapabilirsiniz (yine de bunu güvenlik açısından pek tavsiye etmiyoruz).
kol egzersiz fitness 01 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLEREgzersizler boyunca boyun kasılmalarını ve krampları önlemek için, omuzlarınız gevşek konumda durması gerekiyor. Hareketlerde sırasında lastiği kontrollü bir şekilde kullanmalı ve elinizden kaçmasına izin vermemelisiniz. Aksi takdirde istenmeyen yaranlanmalara yol açabilirsiniz.
Bu egzersizleri (her birini 12 kereden ikişer set olarak) haftada ardışık olmayan 3 gün boyunca uyguladığınız takdirde, 2 hafta içinde kollarınızın sıkılaştığını ve askılı elbiselerinizin üzerinizde daha güzel durduğunu göreceksiniz, ve 1 ay sonunda ise duruşunuz tamamen değişmiş olacak ve daha zayıf görünüyor olacaksınız.
UYARI: Boynundan ve sırtından rahatsızlığı olanların bu egzersizleri doktor kontrolünde yapmaları gerekmektedir.
kol egzersiz fitness 01 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
DÜŞÜNEN KADIN – Çalıştırdığı kaslar: PAZULAR ve KOL ARKASI
Ayaklarınız omuz genişliğinde açık duracak şekilde bir sandalyeye oturun. Lastiğin bir ucunu sol ayağınızın altına koyun ve diğer ucunu sağ elinize alın. Dirseğinizi sağ bacağınıza koyun ve resimde gösterildiği gibi elinizi yumruk yaparak omzunuza doğru çekin, ve sonra tekrar aşağıya indirin. Bu esnada lastiği elinizden hiç bırakmayın. Her bir kol için hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 02 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
YERKÜREK – Çalıştırdığı kaslar: KOL ARKASI ve SIRT
Sağ ayağınızı arkaya atın ve lastiği sol ayağınızın altına sıkıştırarak, her iki ucundan iki elinizle tutun. Kollarınız dirseklerden açık olacak şekilde aşağıda olsun ve lastiği yukarı kaldırırken dirseklerinizi resimdeki gibi arkaya doğru kıvırın, kürek kemiklerinizi birbirine değdiğini hissedin. Hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 03 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
DIŞ KUVVETLER – Çalıştırdığı kaslar: PAZULAR ve SIRT
Lastiği arkadan belinizi ortalayacak şekilde tutun. Avuçlarınız öne doğru gelsin ve kollarınız iki yanda olsun, dirsekleriniz 90 derece kırılmış ve bacaklarınız omuz genişliğinde açık olsun. Lastik iyice gerilinceye kadar kollarınızı iki yana açın ve tekrar gevşetin. Hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 04 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
ASILI GÜÇ GÖSTERİSİ – Çalıştırdığı kaslar: OMUZLAR ve SIRT
Lastiğin bir ucu sağ ayağınızın altında, diğer ucu da sağ elinizde olsun. Sol bacağınızı düz bir şekilde arkaya doğru kaldırırken, gövdenizi öne doğru eğin ve vücudunuz T şeklini alsın. Kollar aşağıda, avuçlar birbirine bakar pozisyonda olsun. Bu pozisyonu koruyarak dirseğinizi resimdeki gibi yukarı çekin ve sonra tekrar indirin. Her bir kol için hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 05 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
DİKEY BENCH PRESS – Çalıştırdığı kaslar: PAZULAR ve GÖĞÜS
Sağ ayağınızı bir adım ileri atın. Lastiği göğüs seviyenize gelecek şekilde sırtınızdan iki yana uzatarak tutun. Dirsekleriniz 90 derece kırık olsun ve sonra kollarınızı omuz seviyesine gelecek şekilde kaldırın ve lastiğin gerildiğini hissedin. Sonra lastiği serbest bırakarak ilk pozisyona dönün. Hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 06 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
ELLER YUKARI – Çalıştırdığı kaslar: KOL ARKASI
Ayaklarınızı omuz genişliğinde açın, lastiğin bir ucu sağ elinizde olsun ve sağ elinizde arkanızda kıvrık şekilde dursun. Sol elinizi başınızın üzerine doğru uzatın ve sağ eliniz sabit kalsın. Daha sonra tekrar sol elinizi dirsekten 90 derece kıvrılacak şekilde gevşetin. Her bir kol için hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 07 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
GENİŞ DÜŞÜN – Çalıştırdığı kaslar: OMUZLAR, GÖĞÜS ve SIRT
Lastiği iki elinizle her iki ucundan tutun ve kollarınızı göğüs hizasında, tam ortada, ileri doğru kaldırın. Avuçlarınız birbirine baksın. Sonra kollarınızı resimdeki gibi iki yana doğru açın, ve yavaşça serbest bırakarak başlangıç pozisyonuna dönün. Hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 08 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
GERİYE DOĞRU – Çalıştırdığı kaslar: OMUZLAR ve SIRT
Dizleriniz kırık, bacaklar omuz genişliğinde açık durun. Lastiğin bir ucu sağ ayağınızın altında, diğer ucu sağ elinizde olsun. Sol elinizi sol bacağınıza koyarak denge sağlayabilirsiniz. Sağ kolunuzu dirsekten kırarak arkaya doğru kaldırın, ve sonra aşağı indirin. Her bir kol için hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 09 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
ÖNE DOĞRU KALDIR – Çalıştırdığı kaslar: OMUZLAR
Lastiğin bir ucu sağ ayağınızın altında, diğer ucu sağ elinizde olsun. Sağ kolunuzu avcunuz aşağıya bakacak şekilde, dirseğinizi kırmadan yukarı öne doğru kaldırın. Sonra tekrar aşağı indirin. Her bir kol için hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 10 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
KÖPRÜ – Çalıştırdığı kaslar: KOL ARKASI ve SIRT
Lastiği başınızın üstünde kollarınız yukarı bakacak şekilde tutun. Kollarınızı omuz hizasında iki yana doğru açın ve kollarınızı tekrar yukarı doğru kapatın. Hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 11 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
PİVOT – Çalıştırdığı kaslar: OMUZLAR
Bacaklarınız omuz genişliğinde açık olsun ve lsatiği her iki ucundan iki elinizle tutun. Sol kolunuzu bel hizasından sağ doğru kıvırın ve sağ kolunuzu dirsek kırık şekilde uzatın. Sağ kolunuz sabit dursun ve sol kolunuzu dışarı doğru açarak, sol kolunuzun olduğu pozisyona getirin, ve tekrar içeri doğru kapatın. Her bir kol için hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
kol egzersiz fitness 12 KOL İNCELTİCİ VE OMUZ ÇALIŞTIRICI EGZERSİZLER
OK ve YAY – Çalıştırdığı kaslar: OMUZLAR ve KOL ARKASI
Bacaklarınız omuz genişliğinde açık olsun ve lsatiği her iki ucundan iki elinizle tutun. Sol elinizi omuz hizasında avcunuz dışarı bakacak şekilde yana doğru açın, sağ kolunuzu göğsünüze doğru kıvırın. Sanki ok atıyormuşçasına sağ kolunuzu geriye doğru çekin ve gevşetin. Her bir kol için hareketi 12′şer kez tekrarlayın.
(Alıntıdır)
Paylaş:

Çok eşli cinsel yaşam virüs riskini artırıyor !

Üreme organı kanserleri içinde en sık görülen üçüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserinin, erken tanısı 6 ayda bir yapılan pap-smear testi ile sağlanabiliyor.

Rahim ağzı kanseri
Rahim ağzı kanseri yüzde 80 oranında hiç belirti vermiyor. Ancak erken tanısı mümkün. Rahim ağzı kanserinden korunmak için pap smear testine yaşa bakılmaksızın ilk cinsel temas yılında başlanması öneriliyor.

Üreme organı kanserleri içinde en sık görülen üçüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserinin, erken tanısı 6 ayda bir yapılan pap-smear testi ile sağlanabiliyor. Düzenli olarak pap smear testi, HPV virüsü taraması yaptıran ve kolposkopi ile rahimlerinde inceleme yapılan Batılı kadınlar arasında rahim ağzı kanseri görülme sıklığı azalıyor.

Rahim ağzı kanseri, batı ülkelerinde her 100 bin kadından 16-18’inde, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise her 100 bin kadından 60’ında görülebiliyor. Erken yaşta cinsel ilişki, çok eşli cinsel yaşam, çok doğum yapmış olmak, HPV virüsü, sigara kullanmak, beslenme yetersizliği gibi faktörler rahim ağzı kanserinin oluşmasında etkili rol oynuyor.

Beslenme yetersizliğinin rolü
Acıbadem Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirkıran, rahim ağzı kanserleri ile beslenme yetersizliği arasında bir ilişki bulunduğunu belirterek “C vitamini , A vitamini ve folat eksikliği olanlarda rahim ağzı kanseri daha sık görülüyor” diyor.
Seksüel yaşamı olmayan kadınlarda rahim ağzı kanserinin görülmediğini vurgulayan Prof. Dr. Fuat Demirkıran, şöyle konuşuyor: “Bu nedenle rahim ağzı kanseri cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak tanımlanır. Rahim ağzı kanseri kadın hayatının iki döneminde sık görülür. Bunlardan birincisi ve en sık görüldüğü dönem 35-40’lı yıllardır. Bir diğeri ise 60-65 yaşlarıdır.

Rahim ağzı kanseri oluşumunda HPV’ nin rolü
Rahim ağzı kanserinin oluşmasında, rahim ağzında oluşan HPV enfeksiyonu çok önemli bir rol oynuyor. HPV rahim ağzı kanseri oluşumunda tek neden olmazsa bile, hastalığın gelişmesinde mutlaka etkili olarak görülüyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran, “HPV diğer virüsler gibi genetik yapısı olan en küçük canlılardan biridir. 70’e yakın HPV tipi vardır. Bunların 20 kadarı dış üreme organı (doğum yolu girişi, doğum yolu ve rahim ağzı) bölgelerine yerleşirler. Doğurganlık çağında seksüel aktif kadınların yaklaşık yüzde 20-46’sının genital bölgelerinde bu virüs bulunur ve bu bölgelerde bulgu vermeyen enfeksiyonlar yapar” diyor.
Genital bölgeyi tutan HPV tiplerinin 10-12 tipi kanser oluşumu ile ilgilidir. Bunlar doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15 kadarının genital bölgelerinde bulunuyor. Kanserle ilişkili HPV tiplerine yüksek riskli tipler denildiğini söyleyen Prof. Dr. Fuat Demirkıran şunları söylüyor: “Rahim ağzının yüksek riskli HPV ile enfeksiyonu kadınların pek çoğunda 8-9 ay içinde kendiliğinden iyileşir. Bu süre içinde iyileşmeyen HPV enfeksiyonları sonrasında, rahim ağzı kanserine eğilim artar ve bu kadınlarda rahim ağzı kanseri ile ilişkili hastalıkların(kanser öncesi durumlar) görülme ihtimali yükselir. Çünkü devam eden ve kendiliğinden iyileşmeyen yüksek riskli HPV enfeksiyonları rahim ağzı kanserinin en önemli nedenidir.

Belirtilere dikkat
Rahim ağzı kanserlerinin, yaklaşık yüzde 20’sinin hiçbir belirti vermemesi ve tesadüfen saptanması düzenli muayenenin ve tetkik yaptırmanın önemini bir daha ortaya koyuyor. Hastaların geriye kalan yüzde 80’inde ise anormal kanamalar görülüyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran, bu kanamaların doğurganlık çağındaki kadınlarda iki adet arasında görülen düzensiz kanamalar şeklinde ortaya çıktığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürüyor:“Menopoz sonrası dönemde ise herhangi bir zamanda görülen kanamalar şeklinde kendini gösterir. Rahim ağzı kanserlerinin önemli şikayetlerinden biri de postkoital kanamalar olarak adlandırılan cinsel temas sonrası görülen kanamalardır. Bu kanamalar cinsel temas sonrası görülür ve kısa sürede kendiliğinden kayıp olur. Bazı hastalarda rahim ağzı kanserleri kötü kokulu akıntılar şeklinde kendini gösterir ve bu akıntılar kanla karışık olabilir. Ağrı, rahim ağzı kanserlerinde ileri dönemlerde ortaya çıkan bir şikayettir ve erken dönemde görülmez.

Erken tanı
Rahim ağzı kanserinden korunmanın temel yolu, bu hastalık için erken tanı ve tarama yöntemlerinin düzenli uygulanmasından geçiyor. Bu amaç için kullanılan araştırma yöntemlerin başında vajinal akıntı tetkiki geliyor. Vajinal smear araştırmaları, 1940’lı yıllardan beri rahim ağzı kanserinin tarama ve erken tanısında kullanılan bir yöntem. Uygulaması ucuz, kolay uygulanabilir ve ağrısız bir yöntem. Bu araştırma yöntemi sayesinde rahim ağzı kanserinin 1940’lı yıllardan günümüze yüzde 70-80 oranında azaldığını vurgulayan Prof. Dr. Fuat Demirkıran şunları söylüyor: “Düzenli uygulanan bazı gelişmiş ülkelerde rahim ağzı kanseri hemen hemen hiç görülmez hale gelmiştir. Vaginal smear rahim ağzından dökülen hücrelerin özellikleri araştırılarak rahim ağzında kanser olup olmadığı konusunda, hekime fikir verir ve yol gösterir. Hekimin bu durumda görevi, hücrelerdeki değişikliklerin derecesine göre rahim ağzına kolposkop denen bir aletle bakarak anormal bölgelerden biyopsi yapmak veya hastayı human papilloma virus(HPV) araştırmasına yönlendirmektir. Rahim ağzı kanserinin erken tanı ve taramasında, başka bir deyişle korunmasın kullanılan diğer yöntemler kolposkopi ve HPV araştırmasıdır. Bu üç yöntemde birbirini tamamlayan araştırmalardır. Sonunda gerçek tanı bu üç yöntemin yönlendirmesi ile rahim ağzından parça alınarak koyulur.”
Korunma önerileri

Prof. Dr. Fuat Demirkıran, rahim ağzı kanserinden korunulması için şu önerilerde bulunuyor:
- Rahim ağzı kanserinden korunmak için vajinal smear araştırmalarına, yaşa bakılmaksızın ilk cinsel temas yılında başlanmalı ve 1-2 yıllık aralıklar ile tekrarlanmalıdır.
- Bütün bu işlemlerin yapılıp erken tanı koyulabilmesi için kadınların uygun aralıklarla hekime müracaat etmeleri gerekir. Tekrar belirtmek gerekirse, bu yöntemlerin doğru uygulandığı kadınlarda rahim ağzı kanseri hemen hemen hiç görülmez.

- Rahim ağzı kanserinden korunmanın başlıca yolları çok eşli veya partnerli olmamak, sigara içmemek ve rahim ağzı kanseri tarama programlarına katılmaktır.
- Özellikle düzenli kontroller yaptırarak, tarama programlarına katılmak rahim ağzı kanserinden korunmanın temel yoludur. Rahim ağzı kanseri vücutta oluşum aşamaları en iyi bilinen kanserlerden biridir. Uygun ve yeterli kontroller yapılan kadınlarda hastalık kanser oluşmadan kanser öncesi dönemde yakalanabilir ve kanser oluşumu engellenebilir.

- Başka bir deyişle uygun kontroller yaptıran kadınlarda rahim ağzı kanseri görülme olasılığı sıfıra indirilebilir ve kadınlar sık görülen kanserlerden birinden tümü ile kurtulmuş olurlar.
Paylaş:

Erkeklerin beğendiği iç çamaşırlar

Ünlü ilişki bloggerı Abraham Lloyd'un bir erkeğin bayılacağı iç çamaşırını nasıl seçilmesi gerektiğine dair önerileri:

Kıvrımları vurgulamak için bir parça renk ile siyah ve beyaz çamaşırlar çok seksi, zarif ve ruh halini destekler. Parlak ya da ten rengi ise kesinlikle değil! Ne giydiğinizi görmek ve vücut kıvrımlarınızı gözlerimizle takip edebilmek istiyoruz. Bunu engelleyen ayrıntılar kesinlikle kabul edilemez.

 KENDİNİZİ İYİ HİSSETMELİSİNİZ
 Giydiğiniz iç çamaşır  vücuda tam uyum sağlamalı, beden ölçüleri zorlanmamalı, içinde kendinizi iyi hissetmeniz çok önemli. Sürekli çekiştirilen askılar, düzeltmek zorunda kaldığınız bir külot ya da kaşındıran bir iç parça ile yapamazsınız. Emin olun çekiştirme, düzeltme ve kaşınmalarınızı her zaman fark edilir.

 BASİT YA DA KARMAŞIK OLUN
 Basit olun ya da bilinçli bir karmaşa yaratın. Üzerinizden çıkarmayı beceremediğimiz iç çamaşırlarıyla uğraşmak en az 'şunu nasıl çıkaracağız' diye sormak kadar bozabilir havayı. Genellikle kendimizi bu konuda eğitmiş olsak da eğer komplike bir takım tercih ettiyseniz belki de kendiniz çıkartmalısınız. Üstelik ön sevişme esnasında bir kadının kendi kendine soyunmasını izlemek muhteşem bir şey.

AKSESUAR ÖNEMLİ
Aksesuarları unutmayın. Mücevher ve ayakkabılar iç çamaşırına eşlik edecek en güzel aksesuarlar. İç çamaşırları içindeki bir kadından daha seksi olan tek şey iç çamaşırları içinde ve yüksek topuklular giyen bir kadın olacaktır. Üzerindeki her şeyi çıkardığında tek başına kalacak hoş bir kolye ise nefes kesen bir görüntü.

HANGİ BÖLGELERİN VURGULANACAĞI ÖNEMLİ
Vücut şeklinizi nasıl sunmanız gerektiğini ve hangi bölgeleri vurgulayacağınızı bilin. Sizi güzel, seksi ve kendine güvenli gösteren şey giyinmek ama diğer tarafta kendinize uymayacak tercihler yapmamalısınız. Erkeklerin her şeyi görsel değerlendirdiğini unutmayın: çok fazla alt metin okumaz, efor sarf etmez ya da gayret göstermeyiz. Sunulanın hoşumuza gitmesini tercih ederiz. Yani bizim için 2 şey önemli, giydiğiniz çamaşır ile seksi hissetmeniz, gözükmeniz ve bizi de bu görünüm ve sunumla heyecanlandırmanız.
Paylaş:

İlişki sonrası kadın ve erkek davranışları

Söz konusu insanın üremesi olduğu zaman cinsel beraberlik sonrasında yaşananlar da önem kazanıyor.

Söz konusu insanın üremesi olduğu zaman cinsel beraberlik sonrasında yaşananlar da önem kazanıyor. Albright College'ın seks sonrası insan davranışlarını inceleyen araştırması bu davranışların cinsiyetlere farklılık gösterdiğini söylüyor.

İster uzun ister kısa süreli bir ilişki olsun, cinsel ilişkinin ardından kadınlar erkeklere göre daha çok yakın olmak istiyor ve bağlanma isteği duyan davranışlar sergiliyor.

Katılımcılarının çoğunun gençler olduğu 170 erişkine uygulanan online anket erkeklerinse daha çok birlikteliğin tekrarına yönelik hareketlerde bulunduğunu gösteriyor. Ayrıca erkekler daha çok cinsel beraberliğin öncesinde öpüşmeyi severken kadınlarsa beraberliğin sonrasında öpüşmekten hoşlanıyor.

Uzun süreli ilişkilerdekiler birliktelikten sonra duş almayı pek tercih etmiyor. Kadın ve erkek arasındaki en benzer davranışsa uzun süredir birlikte olan çiftlerin seksin ardından birbirlerine "Seni seviyorum." denmesine verdikleri önem.

Araştırmayı yapan psikolog Susan Hughes, erkeklerin daha fazla üreyebilme potansiyelleri yüzünden doğaları gereği kısa süreli ilişkilere daha yatkın olduklarını, kadınlarınsa çocuk için iyi ebeveyn olabilecek uzun süreli bir partner aradığını söylüyor ancak bir çifti birlikte tutan başka birçok güdü olduğunu da belirtiyor.
Paylaş:

Sütyen ölçünüzü nasıl bulursunuz?

Yanlış ölçülerde giyilen sütyen göğüslerin sarkmasından giyilen kıyafetlerin kötü görünmesine kadar pek çok soruna yol açıyor.

Her marka sütyenin biçim ve standartları farklı olduğu için aklınızdaki ölçüyle sütyen satın almamak doğru bir adım olacaktır. Peki, sütyen ölçününüzü nasıl bulacaksınız? 125 yıllık iç çamaşırı üreticileri Anita UK, 6 altın kuralla bu sorunun cevabını veriyor.

1. Sütyeni düz bir çizgide vücudunuzun çevresini takip edecek şekilde tutun.

2. Sütyenin kapları göğsünüze rahatça oturmalı ve göğüsleriniz birbirinden ayrı (sıkışmayacak şekilde) konumda kalmalıdır.

3. Altta destekli modeller dışında sütyenin darlığından göğsün üst kısmı kabından taşmamalıdır.

4. Sütyenin kapı üzerinde hiçbir buruşma olmamalıdır. Kapın göğüs ucundaki boşluk ya da buruşukluk sütyenin küçük olduğunu gösterirken, tamamen buruşukluk olması da sütyenin bedeninize göre büyük olduğunu gösterir.

5. Sütyen askıları omuzlara batmamalı, kızarmaya neden olmamalı ve omuzlarda hafifçe durmalıdır.

6. Eğer telli bir sutyen giyilirse, tel tamamen göğsü örtmeli ve göğüs dokusunu kesmemelidir.

Sütyen Bedeni Hesaplama Aracı 

Kaynak: Hürriyet
Paylaş:

Aynı eve taşınmayı kabul etmeden önce

Beraberliklerin en büyük aşamalarından biri evlilik. Artık evlenmeden aynı evde yaşamak kavramının hızla ilerlemesi ile evlilik öncesi adım olarak adlandırılan “beraber yaşamak’ta’ bir o kadar ciddi bir karar. Her ne kadar aileler ilişkiye evliliklerde olduğu kadar dahil olmasa bile, beraber yaşamak en az evli olmak kadar sorumluluğu beraberinde getiriyor.

Aynı evde yaşayan iki insan birbirlerine bağımlı yaşamayı da ister istemez kabul etmiş oluyorlar. Belki bazen alışkanlıklarından, hoşlandıkları şeylerden, arkadaşları ile sık görüşmelerden ödün vermek zorunda kalabiliyorlar.
Beraber yaşamanın her zaman olumsuz etkileri olmuyor elbette. Sevdiğiniz bir insan ile aynı evi paylaşmak, keyif aldığınız şeyleri onunla birlikte yapıyor olmak ve her anı onunla geçirmek çok eğlenceli.

Sevgiliniz size aynı eve taşınmayı teklif ettiğinde neleri gözden geçirmeniz gerekir ?
Öncelikle eğer aileniz ile yaşıyorsanız, onların buna vereceği tepkiyi değerlendirmelisiniz elbette. Her ne kadar tek başına bir birey olduğunuzu hatta kendi ekonomik özgürlüğünüzü kazanıyor olduğunuzu savunsanız bile, ülkemiz gelenek ve görenekleri doğrultusunda, bazı aileler evlenmeden beraber yaşıyor olmaya çok sıcak bakmayabiliyor.

Eğer yalnız yaşıyorsanız, şu ana kadar tek başına hareket ediyor olmanın verdiği rahatlığa alışmış olmalısınız. Sevdiğiniz insan bile olsa, biri ile aynı evi, tuvaleti, çalışma masasını, mutfağı paylaşıyor olmanın sizi ne ölçüde etkileyeceğini hesaplamanız gerekir.

Kendinize ait yaşam alanınızı istiyor olabilirsiniz…! Sevgilinz de aynı şekilde aynı şeyi istiyor olabilir. Her iki tarafında birbirine bunu sağlıyor olması çok önemli. Önemli noktalardan biri de, en baştan prensiplerinizden bahsetmek ve onun prensiplerine de saygı göstermek.

Aynı evde yaşıyor olmanın belli getirileri var elbette. Maddi manevi her şeyi paylaşıyor olmak önemli bir detay. Keyifle başlayan bir girişimin, sonradan anlaşmazlığa dönüşmesini hiçbirimiz istemeyiz. Beraber yaşamaya başlamadan önce, sevgiliniz ile ev içinde görev paylaşımı, alınacak sorumluluklar, ev için yapılacak harcamaların finanse edilmesi ile ilgili paylaşımlar gibi noktaları mutlaka konuşmak gerekiyor.

Sevgi, aşk gibi kavramlar insanların gözüne bir perde indirip, “bizim ilişkimiz aşka dayalı, her şeyi hallederiz” cesaretini veriyor… biliyorum!
Ama ne yazıkki işler her zaman tasarladığımız gibi gitmeyebiliyor.
Sonradan kalpler kırılacağına, her şeyi baştan konuşmak en sağlıklısı.
Tavsiye…
Beraber yaşamaya karar verecek olgunlukta iseniz, ilişkide olduğunuz insanın, bazı alışmışlıklarına göz yumabilecek ve en önemlisi onu olduğu gibi kabul edebilecek olgunluğa da erişmişsiniz demektir.

Papatya Somer
Paylaş:

Tüp Bebek’le Oluşan Gebeliklerde Düşük İhtimali Daha mı Fazla?

Gerek doğal gelişen, gerekse tüp bebek tedavisiyle oluşan tüm gebeliklerde yaklaşık %15 gibi bir oranda düşükle sonuçlanma riski bulunmaktadır.Tüp bebek uygulamasında erken dönemden itibaren gebelik düzenli olarak yapılan kan tahlilleri ile kontrol altında tutulmakta ve her dönemdeki gebelik kayıpları kesin olarak tanımlanmaktadır.Bu durum düşük oranlarının tüp bebek gebeliklerinde daha yüksek olduğu gibi yanlış bir kanıya sebep olmaktadır.

Bu demektir ki tüp bebek yönteminde normal gebeliğe göre düşük riski daha yüksek değildir.

Ancak tüp bebek gebeliklerinde erken doğum riski spontan gebeliklere oranla bir miktar daha fazladır.
Paylaş:

Sevdiğini söyleyemeyen erkekler

Bizim toplumumuzda erkekler için kurallar farklıdır. Delikanlılık eğitimi küçükten başlar;

"Erkek adam ağlamaz."

Biz de karşımızda zırıl zırıl ağlayan erkekler görmekten pek hazzetmeyiz zaten.

"Erkek dediğin korkmaz."

Bir de "Erkekliğin onda dokuzu kaçmaktır " tarzında özlü (!) bir sözümüz var ama, boş verin çelişkiyi.

"Erkek sözünden geri dönülmez."

Biz kadınların sözümüzden her an cayma hakkı saklı tutulmuş demek ki.

"Erkek adam pembe giymez."

Oh, bize daha çok yakışıyor zaten.

"Erkek adam sevgisini gösterip sevdiğini şımartmaz".

"......."

Öbürleri tamam da, işte bu sonuncusu kadınları şaşırtıyor biraz.

Sevdiğini söyleyemeyen, sevgisini göstermek istemeyen bir çok erkek var. Sevdiği, aşık olduğu için evlenmemiş de, geçerken tesadüfen o eve girip kalmaya karar vermiş sanki. Kadınların, cevabı belli "Beni seviyor musun" sorusuna erkeklerin yanıtları yalın;

"Sevmesem evlenmezdim."

Bu noktada kadınlar karamsarlığa kapılabiliyor. Seviyor olsa sevgisini söylerdi, demek ki sevmiyor denklemini kuruyor kafasında. Çünkü eşinin davranışlarını kendisi ile karşılaştırıyor. Kendi sevgi söylemlerine cevap alamadığı için, söylenmeyenleri hissizliğe yoruyor. Bu noktada eşinin diğer davranışlarını incelemeye davet ediyorum onu. Eşi söylemiyor belki ama kendi tarzında gösteriyor sevgisini aslında. Nasıl mı?

Örneğin, karısının başı ağrısa doktora koşturuyor onu. Sağlık konusundaki evhamından değil, sevgisinden. Alışverişe çıkınca karısının en sevdiği tatlıyı alıyor ama bazen "Canım çekti" diye açıklayıveriyor durumu. Anneler gününde karısının ne zamandır istediği şeyi hediye alıyor ama çocuklarının arkasına saklanıyor. Erkeğin görevi gibi gösterdiği bir çok şeyi, aslında karısına sevgisinden yapıyor.

Erkekler hep kadınların fazla detaycı olduğundan, her sözünden bir anlam çıkarttığından şikâyet ederler ama gel de çıkartma bu durumda. Oysa sevgi dile getirildikçe çoğalan bir duygudur. Bulaşır geçer, yüzünüze bir tebessümle yapışır. Sadece lafta kalan, davranışlara yansımayan şeyler elbette yetersiz. Ama davranışlarla anlatılanları da biraz dile dökmek lazım. Sunun her zaman önemlidir. Hediye paketleri bile bunun için yapılmaz mı?.

Evet, beyler. Sevgiyi söylemek delikanlılığa zeval vermez. Hanımlar böyle istiyor. Bunu unutmayalım.

Yaşam Koçu ve Evlilik Danışmanı Yeşim Varol Şen
MİLLİYET
Paylaş:

Erkeğin En Hassas Noktaları !

Seks Performansını Artıran Öneriler !

Birlikte olduğunuz erkek arkadaşınız ya da eşinizin hassas noktaları hakkında bilmediğiniz birşeyler olabilir. İşte erkek vücuduna ilişkin 6 sır..

1- Bir erkeğin en çok seks yapmak istediği zaman sabah uyandığı zamandır. Gün içinde milyarlarca kez düşündüğü de tartışmasız. Ne olursa olsun kıyafetlerinizi değiştirirken, mutfağı toparlarken ya da Tomb Rider'da Angelina Jolie'yi izlerken sizi nasıl hayal ettiğini tahmin bile edemezsiniz. Ancak REM uykusundan yeni uyandığı ve testesteron seviyesi en yüksek düzeyde olduğu için en çok seks yapmak isteği an sabahlarıdır.
Ufak bir öneri: Saatinizin alarmını birkaç dakika erkene kurun ve uyandığında onu tahrik edin. Sonucu tahmin edebilirsiniz.

2- Kıvrımlarınıza baştan çıkaran bir parfüm sürün ve tutkularını ateşleyin. Araştırmalar bal kabağı ve lavanta kokularından oluşan karışımın erkeklerin isteğini yüzde 40 daha artırdığını gösteriyor.
Ufak bir öneri: Bal kabağı kokulu bir mum yakın ve lavantalı losyonu vücudunuza sürmesini isteyin. İlk önce neden böyle yaptığınız merak etse de sonunda anlayacak.

3- Erkekler göğüslerinden de tahrik olur. Sadece kadınların göğüslerinin seksi olduğunu düşünenler yanılıyor erkekler de anatomileri gereği cinselliğe duyarlı göğüslerinden tahrik olur.
Ufak bir öneri: Olaya biraz heyecan katmak için parmaklarınızı onun göğüs çevresinde ve uçlarında gezdirin. Ufak bir dokunmanızda size nasıl tepki verdiğini göreceksiniz. Sonrası size kalmış!

4- Büyük erkeklerin cinsel yönden üstün oldukları söylense de her duyduğunuza inanmayın. Ufak tefek erkekler sandığınızdan daha büyük bölümlere sahip olabilir. Birlikte olduğunuz erkek boyutlarla ilgili sorun yaşıyorsa bunu hatırlatın: Ufak penis ereksiyon sırasında büyük penisten daha geniş çok genişler.
Ufak bir öneri: Ona el masajı yapın. Bu onu günlük sıkıntılardan uzaklaştrıp rahatlamasını sağlayacaktır. Sonrasında performs olarak daha iyi olacağını hayal bile edemesiniz.

5- Seksten sonra uyumadan yapamaz. Onu anlamanızı sağlayalım: Birlikte ateşli bir gece yaşadınız ve siz çok daha fazla aksiyona hazırsınız. Yavaşça ona döndünüz ve gözlerine bakıyorsunuz ve.. bekleyin? Gözleri neden açık değil? Hemen neden uykuya daldı? Uykusunu bölüp onu suçlamadan önce bilmeniz gereken şey bir erkeğin seks sonrası uyku refleksini kontrol edemediğidir. Yani hormonlar ve devamında orgazm onu yormuştur.
Ufak bir öneri: Böyle zamanlarda kısa bir şekilde kestirmesine izin verin ya da uykuya dalmadan önce birlikte ılık bir duş alın.

6- Cinsel yönden hassas bölgelerine dair sırlara sahip.
Onun göğüsleri, dudakları ya da diğer seksi özellikleri hakkında her şeyi biliyorsunuz. Aslında erkeklerin oldukça basit bir anatomisi vardır. Ona yumuşak bir şekilde dokunmanız ve sıcaklığınızı hissettirmeniz yeter. Ancak daha bilinmeyen birçok cinsel yönden hassas bölgesi olduğu tartışmasız. Bunu sadece ona dokunduğunuzda verdği tepkilerden anlayabilirsiniz. Onu hemen harekete geçiren noktayı buluncaya kadar dokunarak keşfetmeye devam edin.
Ufak bir öneri: Gelecek sefere daha çok seksi haz almak istiyorsanız antreman sonrası düştüğünüzde koyduğunuz buzu bedeninizde de deneyebilirsiniz. Emin olun sonrasında ısınmak için iyi bir nedeni olacaktır.
Paylaş:

Yoğun Çalışanlara Seks Önerileri

Çiftlere seks konusunda danışmanlık veren uzmanların kısa sürede hızlı tatmini sağlayan öneriler.

Yoğun çalışan çiftler sekse nasıl zaman ayırıyor, cinsel mutluluklarını nasıl sürdürebiliyor diye düşünenlerden misiniz? Gerçek hayattan elde edilen, kısa sürede tatmini sağlayan seks önerileri ile yoğun çiftler bu sorunu kolayca çözüyorlar.

Çiftlere seks konusunda danışmanlık veren uzmanların kısa sürede hızlı tatmini sağlayan önerileri şöyle;

Vahşi bir seks hayal ediyorsanız ne istediğiniz bilmelisiniz. Kısa bir süre için eve gittiğinizde kendinize bunun için zaman ayırın ve en iyisini yapın.

Sabahtan akşama kadar yüksek topuklu ayakkabılar üzerinde durmaktan eve gittiğinizde seks isteğiniz kalmıyorsa, bunu önlemek için gün boyunca seks düşünün. Normali bir gün önceden seks düşüncesiyle uyanmaktır. Düşüncelerinizi bu şekilde yönlendirirseniz hayalleriniz gerçek olur.

Seks konusunda düşündüklerinizi ve hissettiklerinizi yazarak mesaj gönderin ya da telefonla konuşun.

Erotik bir hikaye de okuyabilirsiniz. İkincisi seks isteklerinizi canlandırabilir.

Hissedin.. Örneğin yolda yürürken yüzünüzü serinleten rüzgarı, yağmur tanesini, vücudunuzun her kıvrımını hissedin. Her sabah duştan sonra duş jeli ile vücudunuza masaj yapın. Bu alışkanlık seks sırasında çabuk moda girmenizi sağlar.

Hassas soktalarınızı keşfedin. Bazı kadınlar boyundan, bazıları kulak arkasından yaklaştığınızda seks moduna girer. Sizde hassas noktanızı keşfedin. Partnerinizin yeri geldiğinde doğru noktalara dokunarak sizi çabucak baştan çıkarmasına izin verin.

Tüm bunları yaparsanız büyük olasılıkla 5 dakikada fantastik bir seks yapabilirsiniz.
Paylaş:

Kötü evliliğin 8 göstergesi

İngiltere'de yayımlanan Daily Telegraph gazetesi uzmanlara danışarak kötü giden evliliğin belirtilerini sıraladı

İşte uzmanlara göre bir evliliğin kötüye gittiğinin 8 belirtisi:1 Eşiniz uyumaya gittiğinde siz televizyon izliyorsanız,2 Biriniz uyurken diğeriniz yatakta kitap okuyorsa,3 "Neyin var?" sorusunun cevabı "Hiç" oluyorsa,4 Dışarda buluşmamak için bahaneler üretiyorsanız,5 Eşiniz iş hakkında şikâyet ederken onun sıkıntısını paylaşmak yerine "yine iş..." diyorsanız,6 Birbirinizin ailesini ziyaret etmekten hoşlanmadığınızı söylüyorsanız,7 Birlikte televizyon izliyorken sosyal paylaşım sitelerinde dolaşıyorsanız,8 Çocuklar dışında konuşacak konunuz kalmamışsa, ilişkinizi gözden geçirmenin vakti gelmiş demektir.
Paylaş:

Bekarlığa veda partisi alternatifleri

Hayatımıza yeni yeni giren 'bekarlığa veda' partisi için harika fikirlerimiz var!

Evlenmeniz için geri sayım başladı. Artık evli bir kadın olacaksınız. Yani 'bekarlık sultanlıktır' devri bitti. O zaman bu sultanlığa yakışacak bir veda organize edin!Düğün.com ekibi, Caramel İstanbul'un yaratıcılarından Sayın Hülya Bereket ile 'bekarrlığa veda' konusunda keyifli bir röportaj yapmış, biz de sizinle paylaşmak istedik.

Evlenmeden önce bir bekarlığa veda partisi yapacaksanız bu önerilere göz atın!

Haber içeriğimiz bekarlığa veda. Bu çok da Türk kültürüne ait bir etkinlik olmamasına rağmen artık kına gecesi kadar gelenekselleşmeye başladı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Genç nesil kına gecesinin gelenekselliğini ve nostaljisini de yaşamak istiyor, ama bir yandan da çok yakın arkadaşlarıyla, daha samimi ve sadece eğlenmenin hedeflendiği bir gece yapmayı da istiyor. Batıda yaygın olan bekarlığa veda partisi, ya da diğer deyimleriyle 'bridal shower' ya da 'bachelorette party' ülkemizde de kutlanmaya başladı. Gelin adayları arkadaşlarıyla birlikte dışarıda birlikte bir yemek yemeyi, evde bir parti düzenlemeyi ya da kendi partinizi sadece size ait bir alanda kutlamanıza imkan veren mekanları tercih ediyorlar. Amaç düğün öncesi kızlarla birlikte doyasıya eğlenmek, gelin olan arkadaşınıza hayatının yeni dönemi başlarken mutluluk dilemek ve ona hatıra olacak, esprili-neşeli bir hediye vermek.

Gelin adayları düğün öncesinde çılgınca bir koşuşturmaca içerisinde oluyorlar ve bazen kına gecesi ya da bekarlığa veda partisi yapmadan doğrudan düğün-nikah yapabiliyorlar. Ya da son dakikada kız arkadaşlarla bekarlığa veda partisi yerine geçen bir yemek yiyebiliyorlar. Ben bunun hayatta bir kez olduğunu ve biraz daha öncesinden organize olarak mutlaka hepsinin yaşanması gerektiğini söylüyorum gelin adaylarımıza. O gece mutlaka bolca fotoğraf çekin diyorum. Yıllar sonra dahi o geceki eğlence ve kahkahalar hatırlanıyor.

O nedenle biraz daha öncesinden organize olup, bir de kendinize bir parti elçisi belirleyin diyoruz. Gelin adayı olarak çok yoğun bir koşuşturmaca içerisinde olabilirsiniz ama yakın bir arkadaşınız, kardeşiniz ya da ablanız sizin için bu partiyi organize edebilir. İşe parti elçisi belirlemekle başlayın, ardından ana hatlarıyla nasıl bir parti istediğinizi elçinizle konuşun diyoruz. Detayları elçinize bırakın, o sizin için halletsin.

Bekarlığa Veda'da kadın ve erkeklerin bakış açıları, ihtiyaçları ve eğlenceleri nasıl şekilleniyor? Kadınlar nasıl bir etkinlik istiyor, erkekler nasıl? Amaç genelde ne oluyor?

Kadınlar aslında bekarlığa veda, kına gecesi ve gelin hamamı arasında gidip geliyor. Kına gecesinin yanısıra son dönemde gelin hamamı da yapmak isteniyor. Yeni bir trend oldu. Kimi adaylarımız üçünü birden yapıyor! Bir de yaz aylarında Bekarlığa Veda partisini şehir dışında birlikte bir haftasonu tatili olarak organize edenler de var. Bodrum ya da Çeşme'ye 7-8 arkadaş olarak gidip, iki gün boyunca hem tatil yapıp hem de eğlenmeyi tercih ediyorlar. Tatilin bir gecesini tüm arkadaşlar elbirliğiyle eğlenceli partiye dönüştürüyorlar.

Erkekler kızlar kadar detaycı değil. Onlar daha çok erkek erkeğe bir meyhane ya da fasıl gecesini tercih ediyorlar çoğunlukla. Son dönemlerde erkeklerde hep beraber hamam sefası yaparak bekarlığa veda etmek de ilgi görüyor. Klarnetli, darbukalı, kemanlı bir canlı müzikle, dansözlerle eğlence organize eden adaylar da var.

Yaratıcı olarak neler önerebilirsiniz? En basit ve en uç noktada neler yapılabilir bekarlığa vedada?

Gelin için bir sürpriz hazırlamak gerekiyor mutlaka. Bu komik-esprili-hafif müstehcen dekorasyonlu bir pasta olabilir. Mekanın uygunluğuna göre çalgıcı ekibi ya da erkek dansözler olabilir.

Gelin için arkadaşlar birkaç şeye, özellikle fotoğraf çekimine önem vermeliler. Geceyi daha eğlenceli kılacak oyunlar da önemli. Mesela bizim bir fal kavanozumuz var. Davetlilerin rastgele çekecekleri kağıtlardan birbirinden eğlenceli ve manidar kısa fallar çıkıyor ve gecenin kahkahalarla dolu geçmesini sağlıyor. Geline verilecek hatıra niteliğinde, bekarlığa veda konseptli ufak hediyeler de çok önemli.

Tabii ki bir de unutulmaması gereken, gecenin anısına, gelen kızlara, gelinin ismine ve geceye özel ufak birer hediye. Gelinin ismiyle hazırlanmış pudra ponponları, minik el kremleri, nostaljik mendiller, ya da şık ve neşeli tasarımlı isme özel bir magnet olabilir. Ve davetli kızlar için de birkaç ufak aksesuar çok hoş görünecektir. Mesela tüm davetli kızların yakalarına ya da bileklerine takacakları ufak fiyonklar, bekar kızların giyeceği darısı başıma yazılı t-shirtler sadece birkaç örnek.

Gece boyunca hem şık ikram hem de eğlence aksesuarları olarak da çok özel seçenekler bulunuyor. Gelinlik tasarımlı ya da rengarenk ayakkabı tasarımlı kurabiyeler, çok şık dantelli kına keseleri, kına kutuları ya da gelinin ismine özel etiketlerle hazırlanmış el zillerini örnek verebiliriz. Tüm bu küçük objeler hem geceyi renklendiriyor ve herkesi bekarlığa veda partisi konseptinde birleştiriyor, hem de hoş bir anı olarak yıllarca saklanıyor.

Böyle bir gece nasıl organize edilebilir? Bunları hazırlarken neleri dikkate almak gerek?

Organizasyon için 15-20 gün öncesinden kimler davetli olacak, kaç kişinin gelmesi düşünülüyor kabaca belirlemek gerekli. Ve mekanın neresi olacağını saptamak gerekiyor. Mekan eğer çok önceden rezervasyon gerektiren bir yer ise daha da önceden, en azından rezervasyonun yapılması, mekana bir bekarlığa veda partisi yapılacağı söylenerek bir yer istenmesi ve detayların sonradan görüşüleceğinin belirtilmesi çok önemli. Süsleme yapılması bence şart değil. İkramın lezzetli olması çok önemli. Az-öz fakat çok lezzetli ikramı tercih etmeyi öneriyoruz çünkü herkes çok dans ettiği için uzun uzun yemek yenemiyor. Rahat dans edilebilecek bir mekan olmasını tercih edin diyoruz biz adaylara. Fotoğraf dediğim gibi çok çok önemli. Sürekli yanyana dizilip fotoğraf çektirmek yerine artık hem doğal hem de gece boyunca acaba resmim çekildi mi kaygısından uzak unutulmaz karelerinizin olmasını sağlayacak etkinlik fotoğrafçılarından yardım alınabilir. İnanılmaz güzel bir anı oluyor bu fotoğraflar.
Paylaş:

Evlilikte erkeklerin kadınlardan bekledikleri

Yıllar geçse de eşler birbirlerine önceliklerinin ne olduğunu net bir şekilde dile getiremeyebiliyor. Özellikle erkekler ne istediklerini anlatmakta, kendilerini ifade etmekte çok sıkıntı çekiyor. Evlilikte erkeğin kadından beklentileri genelde kadının beklentilerinden daha fazladır.

İkisi de aynı işyerinde çalışıp yorulsa da erkek, eve girer girmez "çok yoruldum" diye uzanır. Kadının böyle bir lüksü olmadığı gibi üstelik erkek, ondan bir de güzel "yemek" bekleyebilir. Evin düzenli-tertipli, elbiselerinin temiz ve ütülü olmasını, hatta kimi erkek, içeceği bir bardak suyu bile eşinin getirmesini bekler.

Cep telefonunun nerede olduğunu, gözlüklerini, çoraplarını nereye koyduğunu, arabanın anahtarının nereye bırakılmış olabileceğini hülasa buna benzer birçok şeyi kadından hep "hizmet" olarak bekler.

En önemlisi ise, erkekler, annelerinden gördükleri karşılıksız "şefkat", "sevgi" ve "ilgi"yi eşlerinden de beklemektedir.

Fakat annesinin "Aa! Burnun akmış gel sileyim" dediği gibi; "Mendilini aldın mı? Anahtarın, telefonun cebinde mi?" vb. sorularla çocuk gibi idare edilmek yerine, ayrıca fizikî gücünü göstermek için eşinin kendisini bir "kahraman" gibi görmesini de bekler.

Yaratılış itibarıyla şiddet, saldırganlık, sinirlilik, kabadayılık, özgürlükve kural tanımazlık özelliklerine yatkın olduğu için erkekler, eşlerinin bu duygularını kontrol altına almasına yardımcı olacak "sakin, itidalli,hoşgörülü, anlayışlı, idareci" olmasını bekler.

Aileyi idare ettikleri için ülke idare eden kral gibi "saygı" görmek ve asla "tenkit edilmemek" ister.

Bu hay huy içinde kadınların en çok yakındıkları şey, "Eşim ne yaş günümü ne de evlilik yıldönümümüzü hatırlıyor. Demek artık beni sevmiyor!" vehmine kapılmalarıdır. Bu yüzden erkekler eşlerinin pek kolay anlaşılamayan "sevgi dillerinin"kolayca anlaşılmasını bekler.

Eşinin "Sen bana ne hayat yaşatıyorsun?" diye nankörlük etmek yerine, kendisinin mükemmel bir baba ve eş olduğunu ifade eden "takdir" sözcükleri bekler.

Maddi konuda kendisini sıkıntıya sokmayıp, gücünü aşan aşırı isteklerde bulunmayarak "ayağını yorganına göre uzatarak", "iktisatlı"olmasını bekler.

Eşlerinin soru kitabı değil "cevap anahtarı" olmasını, "dırdırlarıyla" kafasını "şişirmemesini" özellikle de"gözyaşlarını silah" olarak kullanmamasını bekler.

Bir şeye canı sıkıldığında durgunlaşıp düşünmeyi tercih eder. Şayet eşi tepesine dikilip: "Ne düşünüyorsun! Yoksa başka biri mi var? Yoksa,bir yerlere para mı kaptırdın?" gibi aşağılayıcı ve "güven" zedeleyici davranışlardan kaçınmasını bekler.

İhtiyacını en fazla tatmin eden,aşkını, sevgisini ve şevkini paylaşacağı neş'ede ortak, elem ve kederde yardımcı, sûri güzelliğinin yanında zahiri arkadaşlığını samimileştirecek iffet" ve kötü ahlaktan arınmış, "ünsiyet" edeceği, iyi geçineceği, ruhi imtizacı sağlayacak "mûnislik, itaat" ve "güzel ahlâk" bekler.

Kısacası erkek kadından, annesi kadar "şefkatli eş", güveneceği sadıkbir "dost", her şeyi paylaşabilecek "arkadaş", sohbet edebileceğikalbine karşılık mükemmel bir "kalp" bekler.
Paylaş:

Sevgilinizin alışkanlıkları sizi nasıl etkiliyor

Üzüm üzüme baka baka kararır diye boşuna dememişler. Sağlığınıza istediğiniz kadar dikkat edin, birlikte yaşadığınız erkeğin yaşam tarzı ve alışkanlıkları sizi etkileyecektir. Bu zararı en aza indirmenin yolu önce bu alışkanlıkları teşhis etmekten geçiyor.

ONUN STRESİ TANSİYONUNUZU YÜKSELTİR
 Nottingham Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, sürekli stres altında yaşayan birisiyle birlikte yaşamanın yüksek tansiyona neden olarak kalp krizi riskini artırdığını ortaya çıkarmış. Sorunun çözümüyse, Stanford Üniversitesi uzmanlarından geliyor. Haftada 30 dakika egzersiz yapmak bile stres seviyesini yüzde 75e kadar düşürebiliyormuş. Yani hafta sonlarında size ilgi göstermek yerine arkadaşlarıyla halı saha maçlarına katılmasına göz yummanız gerekiyor ne yazık ki.

O UYUYAMAZ SİZ KİLO ALIRSINIZ
Uykusuzluğun kilo aldırdığı kanıtlanmış durumda. Çünkü günde 8 saat uyuyamayan, ya da aralıklarla uyananlar, metabolizmaları yavaşladığından, glikozu ve karbonhidratları daha zor yakıyorlar. Eğer onunla aynı saatte yatıp kalkıyorsanız, en azından uykuya dalmadan önceki evrelerde uyanma riskiniz daha düşük olur. Ama o geç saatlere kadar oturuyor ve yatağa sizden çok sonra geliyorsa muhtemelen rahatsız bir uyku uyuyorsunuzdur. Bu durumda yatmadan önce birlikte muz ve hurma gibi triptophan içeren yiyecekler yiyin. Triptophan serotonine dönüşerek uykunuzun gelmesini kolaylaştıracaktır.

CİNSEL ENERJİNİZİ AZALTIR
 Sevişmek, oxytosin hormonu salgılamamızı sağlar. Oxytosin hormonuysa cinsel enerjimizi yükseltir. Bu yüzden biz kadınlar seksten soğudukça soğur ama bir kez sevişmeye başladık mı, daha fazlasını isteriz. Dolayısıyla isteksiz bir partner bütün cinsel enerjimizi alıp götürür. Seks terapistlerinin bu durumla başa çıkmak için birçok önerisi var elbette. Ama temelde bütün öneriler birbirinize ve cinselliğe zaman ayırmanız gerektiğiyle ilgili. Önceden anlaşın, evinizde romantik bir ortam hazırlayın ve en az yarım saat boyunca seks yapmayı boşverip yalnızca birbirinize dokunun. Cinsel enerjinizin ne kadar arttığına inanamayacaksınız. Ayrıca bu yöntem partnerinizin performans endişesinden de uzaklaşmasını sağlayacaktır.

KÖTÜ BESLENMESİ KOLESTEROLÜNÜZÜ YÜKSELTİR
Onun kötü beslenmesi, sizin kolesterolünüzü yükseltir. Birlikte yaşadığınız erkeğin beslenme alışkanlıklarını kapmamanıza imkan yok. Zaten araştırmalar kolesterol problemi olan erkeklerin partnerlerinde de büyük oranda kolesterol sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Ortada spiritüel bir bağlantı falan yok elbette bunun nedeni partnerlerin aynı şekilde sağlıksız beslenmesi. Çözüm, pratik ve sağlıklı yemeklerle onun beslenme alışkanlıklarını değiştirmek. Örneğin, ızgara tavuk ya da balık ve sebzeli makarnayı hazırlamak yalnızca 10 dakikanızı alır. Porsiyonlarınıza da dikkat etmelisiniz elbette. Kadınların erkeklerden günde ortalama 600 kalori daha az alması gerektiğini unutmayın. Aynı miktarda yemek yerseniz bir yılda 20 kilo bile alabilirsiniz.

DEPRESYONA GİRMESİ SİZİ DE ETKİLER
O depresyondaysa sizin kendinize güveniniz azalır. Birlikte yaşadığınız kişi mutsuzsa muhtemelen siz de dahil olmak üzere her şeyden şikayet edecektir. Boston Üniversitesi'nden uzmanlar, depresyondaki erkeklerin hayatlarında bir kadın olduğunda kendilerini daha iyi hissettiklerini ortaya koymuş. Şaşırtıcı olan şey, kadınlar için tam aksinin geçerli olması. Birlikte daha mutlu bir yaşam sürmek için beslenmenizde ufak değişiklikler yapmayı deneyin. Kan şekerinizi dengede tutmak daha neşeli olmanızı sağlar. Bunun için de sık sık, daha küçük porsiyonlar halinde yiyin. Ama durumun daha ciddi olduğunu düşünüyorsanız, zaman geçirmeden bir uzmandan yardım almakta fayda var.
Paylaş:

Yürüyüş Ne Zaman Faydalı Olur?

Sporun, özellikle yürüyüşün sağlıklı yaşam için şart olduğu artık bilinen bir şeydir. Yine yapılan düzenli sporun pek çok hastalığa önlem oluşturduğu da aşikâr.
Düzenli yürüyüşlerin uzun vadede sağlığımıza pek çok yararı söz konusudur. Bunların neler olduğunu anımsamak gerekirse, başlıcaları; kalp krizi, felç riski, kemik erimesi, depresyondur ki, bu gibi hastalıkları önlemesi bir yana, üstelik zayıflamak için de ideal bir yöntemdir düzenli yürüyüş ve spor.
Sağlıklı bir bünyeye sahip olmak için yürümek yeterli, bu bilinen bir gerçek. Ancak, her yürüyüşün değil, tempolu ve en az yarım saatten sonra devam ettirilen yürüyüşün faydalı olduğu konusunda uzmanlar fikir birliğine varmaktadırlar.
Paylaş:

Aranızda gerçekten aşk var mı

Birlikte olduğunuz kişiyle aranızdaki gerçekten 'aşk mı?' İşte bu sorunun cevabını bulabileceğiniz bir kaç ipucu...

Aşık...

Yaptıklarınızla ilgileniyorsa...
Eğer işinizin nasıl gittiğini merak ediyor, onunla daha az zaman geçirebilmenize neden olacak bir terfiyi bile kabul etmenizi istiyorsa, köpeğinizin nasıl olduğunu soruyor, ders programınızı ezberliyorsa... Size aşık...

Değil...

Planları hep belirsiz ise...
Arkadaşlarıyla beraber olmak için sizinle yaptığı planları değiştiriyor ya da iptal ediyorsa... Size aşık değil...

Aşık...

Hobileri paylaşıyorsa...
Çok ilgi duymasa da, sadece sizi mutlu etmek için üç Saat süren bir operaya geliyorsa, sizinle beraber olabilmek için yaptığınız aktivitelere katılıyorsa... Size aşık...

Değil...

Hasta olduğunuzda ilgilenmiyorsa...
Morali bozuk olduğu için cumartesi öğleden sonra köpeğini veterinere siz götürüyor ve Saatlerharcıyorsanız, ama o sizin için aynı şeyi yapmıyorsa... Size aşık değil...

Aşık...

Sizi sık sık arıyorsa...
Bazen sadece ne yaptığınızı merak ettiği için, bazen işiniz, arkadaşlarınız, yaşamlarınız ya da dünyada olan bitenlerden konuşmak için, bazense sadece sizi özlediğini söylemek için arıyorsa... Size aşık...

Değil...

Gelecekten hiç konuşmuyorsa...
Bir sonraki buluşmanızdan sonrası hakkında hiç konuşmuyor, beraber bir gelecekten bahsettiğinizde konuyu değiştiriyorsa... Size aşık değil...

Aşık...

Ailesine ve arkadaşlarına hep sizden bahsediyorsa...
Ailesine ve arkadaşlarına sizi, okulunuzu, işinizi, başarılarınızı, yeteneklerinizi ve arkadaşlığınızı anlatıyorsa... Size aşık...

Değil...

İlişkinizi bir sır olarak saklıyorsa...
Sizi iş arkadaşlarıyla gittiği toplantılara çağırmıyor, arkadaşlarını hiç tanımıyor, ailesinin sizin farkınızda olduğundan emin değilseniz... Size aşık değil..
Paylaş:

Aşk oyunları

Tatlı ve minik oyunlarla sevgilinizi baştan çıkarın.

Onunla "Bir" olmak: Partnerinize sarılıp, onun nefes alıp verişine dikkat edin. Bir süre sonra kendi nefesinizi onunkine uydurun ve aynı anda nefes alıp vermeye başlayın. Birkaç dakika sonra "nefeslerinizin birleştiğini" hissedeceksiniz.

Ruhuna bakın: Birbirinize yaklaşık 60 santimetre mesafede durarak,gözlerinizin içine bakın. Partnerinizin gözlerinden ruhunu görmeye çalışın. Bunu 2 dakika yaptıktan sonra, izlenimlerinizi birbirinizle paylaşın.

Maymun hareketleri: Partnerinizle yan yana oturarak, birbirinizin vücut hareketlerini taklit edin. Bu eğlenceli ama zor oyunda hem el, kol ve bacaklarınızı bireysel olarak hareket ettirmiş, hem de partnerinizle aynı hareketleri yapmış olacaksınız.

Aşka "düşün": Ayaktayken, kendinizi arkanızda duran partnerinizin kollarına bırakın. Sonra yer değiştirin. Bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra hislerinizi birbirinizle paylaşın.

Sır değiş tokuşu: Bir kâğıda çok derin bir sırrınızı yazın ve partnerinizden aynısını yapmasını isteyin. Sonra bu kâğıtları değiş tokuş yaparak, öğrendiğiniz sır hakkında hislerinizi paylaşın.

Düşünce okuma oyunu: Partnerinizle paylaşmak istediğiniz bir düşünceyi bir kağıda yazın. Daha sonra, bu düşünceyi konuşmadan hareketlerinizle partnerinize iletmeye çalışın. Eğer anlayamazsa, düşüncenizi paylaşın. Sonra rolleri değiştirin.

"Yaklaş": Sevdiğinizle yaklaşık 120 santimetre mesafede durarak tümdikkatinizi birbirinize verin. Her 10 saniyede bir, birbirinize yaklaşana kadar, adım atın. Birbirinize en yakın mesafede durun, ancak dokunmayın. (Bu çalışma genelde öpüşmeyle sonuçlanır.)

Avuç formülü: Avucunuzu partnerinizin avucuna dokunmadan enyakın mesafede tutun. Sıcaklık dışında, hormonlarınızı harekete geçirecek duygular da hissedebilirsiniz.
Paylaş:

Bakışlarla etkileme sanatı

Doğru zamanda doğru bakışları kullanarak karşınızdaki kişileri kolayca etkiniz altına almanız mümkün.

İnsanlarla iletişim kurarken vücut dilinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama farkında olmadığınız şey, gözlerinizin tüm diğer faktörlerden çok daha fazla mesaj verdiği. Doktor David Givens "Göz teması, birisiyle iletişim kurmanın en önemli yollarından biridir" diyor ve ekliyor :"İletişim kurmak için gözlerimizi kullanmamız, evrimsel bir içgüdüdür." Göz teması, hayvanlar aleminde gruptaki baskın erkeği bulmak ve kur yapılacak karşı cinsi seçmek için kullanılır. Hayvanların yüz kasları insanlarınki kadar gelişmediğinden, hislerini yansıtmak için gözlerine güvenirler. Biz insanlarsa, henüz bu dürtüyü edinemedik. Yani siz aslında farkında olmasanız da, doğru bakış üstünde çalıştığınızda çevrenizdekilere çok farklı mesajlar yollayabilirsiniz.

ONDAN HOŞLANDIĞINIZI GÖSTERİN
Bakış: Direkt olarak gözlerinin içine bakın.

Başınız yana doğru hafifçe eğikken birkaç saniye boyunca gülümseyin ve sonra başka yöne çevirin.

Neden işe yarıyor? Bu, aslında doğamızdan gelen bir flörtleşme şekli. Antropolog Helen Fischer "Çiftleşme bakışı dediğimiz bu özel bakışma genellikle maymunlarda görülür" diyor ve şöyle devam ediyor: "Dişi bir maymun bu bakışı tekrarlar ve bu sayede erkek maymunu kendine yaklaşmak konusunda teşvik eder. Erkekler, bu harekete tepki verir çünkü binlerce yıl önce yaşamı devam ettirebilmek için cinsel çekim sinyalleri göndermek gerekliydi" diyor. Ona bir kez bakıp sonra bakışlarınızı kaçırmanız, karşınızdaki erkekte sizi takip etme isteği uyandırır. Bu, sizin zor elde edilen bir kadın olduğunuzun altını çizer.

SİNİR BOZUCU BİRİNİ SUSTURUN
Bakış: Alnına bakın ve sonra başınızı uzaklara çevirerek sizinle göz teması kurmasını engelleyin.

Neden işe yarıyor? Fisher "Alnında bir noktaya odaklanmanız mesafeli olduğunuzu gösterdiği gibi, ondan üstün olduğunuzu hissettirir. Çünkü direkt olarak gözlerinin içine bakmak yerine, gözlerinin üst kısınma bakmaktasınızdır. Kafayı çevirmek ise, şempanze ve goriller arasındaki bir gözdağı verme şeklidir. Givens, bunun biyolojide limitleme anlamına geldiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor: "Şempanzeler bunu, egemenliklerini ilan etmek ve gruptaki diğer canlılar üzerinde üstünlük kurmak için kullanır." Siz de uzaklara bakarak karşınızdakine "Seni umursamıyorum" mesajını verirsiniz.

PATRONUNUZUN GÖZÜNE GİRİN
Bakış: Patronunuz kadınsa, gözlerinizi hiç kaçırmadan ona bakın. Ama eğer bir erkekse, 30 saniye boyunca gözlerine baktıktan sonra ara verip birkaç saniye yere bakın.

Neden işe yarıyor? Kadın ve erkek patronlar için bakışlarınızı kategorilere ayırarak, kadınlar ve erkekler arasındaki evrimsel farklar hakkında fikir sahibi olursunuz. Bu da, size avantaj sağlar. Tabii ki sapık gibi patronunuza gözlerinizi dikmenizi tavsiye etmiyoruz! Konuşma esnasında zaman zaman göz temasını kesmenizde bir sakınca yok. Bu küçük aralarda bir doküman gösterebilir veya bir konuda fikir beyan edebilirsiniz. Sadece o konuşurken kafanızı eğmeyin veya başka yerlere bakmayın. Çünkü bu şekilde içten içe sizin çekimser olduğunuzu düşünecektir.Karşı cinsten olan patronunuzla direkt göz teması kurmanız ise, onun tarafından otoritesine saldırı olarak tanımlanabilir. Fisher "İlkçağlarda, erkekler düşmanlarını kışkırtmak için göz teması kurardı. Bu nedenle bugün bu dürtüye sahip olmalarını normal karşılamalısınız" diyor. Direkt göz teması ve aşağıya bakmak arasındaki denge, sizi hem katılımcı hem de uyumlu gösterecektir.

BİR TARTIŞMAYI KAZANIN
Bakış: Kendi fikrinizi savunurken kaşlarınızı kaldırarak göz teması kurun.

Neden işe yarıyor? Givens "Bir maymun, egemenliğini ilan etmek istediğinde, gözünü dikip bakışlarını yukarı aşağı indirir ve kaldırır. Kaşları kaldırmak, göz temasına dikkat çektiğinden bakışı her zamankinden daha fazla ikna edici bir hale getirir" diyor. Politikacıların bunu devamlı yaptığını görebilirsiniz.

BİR AN ÖNCE BAĞIŞLANIN
Bakış: Tıpkı dua eder gibi başınız karşıya bakarken gözlerinizi aşağı indirin.

Neden işe yarıyor? Bakışlarınızı aşağı indirip başınızı itaatkâr bir pozisyonda tutmanız, karşınızdaki insana hatalı olduğunuzu bildiğiniz mesajını verir. Ayrıca bu hareket, karşı tarafın konuyu bir üst seviyeye taşımasını da engeller. Givens "Hayvanlar, böylesine bir saygı gösterisi gördüklerinde karşılarındakine saldırmaz" diyor. Sevgilinizle veya en yakın arkadaşınızla kavga ettiğinizde bu yöntemi uygulayarak tartışmanın gereksiz yere uzamasını engelleyebilirsiniz.

Cosmopolitan
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi