Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Cinsel Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cinsel Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Genital Siğil Bulaşıcı Mıdır?

Hpv siğili bulaşıcılığı yüksek olan bir hastalıktır. HPV bulaştıktan sonra 2-6 ay içerisinde kuluçka zamanı biter. Daha sonrasında sonra siğil adı verdiğimiz kitlelerle vücutta kendini gösterir. Belirtilerini bireysel özellikler oldukça etkiler. Özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle belirtisiz olabilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak belirtisiz seyreden bu durumlar doktor muayenesinde ortaya çıkar. Büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde dış genital bölgede ve vajinada saptanmaktadır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnabahar görüntüsüne sahip dev kitlelere de rastlanmaktadır. Oral (ağız yoluyla) ilişki uygulamalarında ağız içinde de lezyonlar olabilir. Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun belirtileri sadece jinekolojik muayenede inceleme sonucu anlaşılabilmektedir. Bu virüs cinsel yolla bulaşır. Bilhassa erkekten kadına daha kolay bulaşmaktadır.

İlgili aramalar: cinsel siğil bulaşır mı, genital siğil bulaşıcı mı, cinsel bölgedeki siğiller bulaşıcı mıdır
Paylaş:

Kısırlık Niçin Olur?

Kısırlık Niçin Olur?

Kısırlık doğum kontrol ilaçları kullanmadan ve önlem alınmadığı halde 1 sene geçmesine rağmen hamile kalamamaktır. Kısırlık sorunu yaşayan ailelerin yaklaşık %30’unda erkekte, %30’unda kadında ve %30’unda ise hem erkekte hem de kadında problem olabiliyor. Ailelerin %10’unda ise yapılan birinci basamak testler ile gebeliğe engel olan herhangi bir sorun bulunamamaktadır. Bu probleme “açıklanamayan kısırlık” adı verilmektedir. Erkeklerde kısırlık bir çok değişik sebepten olabilir. Geçirilmiş enfeksiyonlar, genetik sebepler, hormonal bozukluklar, diyabet, böbrek yetmezliği gibi metabolik hastalıklar, inmemiş testis gibi hallerde erkek kısırlığının en başta gelen sebepleridir. Aynı zamanda çevre kirliliğinin çoğalması radyasyon, kimyasal maddelerden etkilenme, sigara tüketiminin artması, alkol ve bağımlılık veren maddelerin kullanımı gibi çevresel sebepler de son dönemde erkek infertilitesinin görülme sıklığını artıran diğer nedenlerdendir. Artık son yıllarda sperm olmayan hastaların çeşitli tedavilerle sperm alması sağlanıyor. Kadınlarda ise cinsel ilişkinin hamile kalma zamanına uygun yapılmaması, fallop borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen hastalıklar, hormon salgılarının yetersiz olması, rahim veya dış üretim organlarından doğabilen şekil bozuklukları, şeker hastalığı veya tiroid bozuklukları, vücut yorgunluğu, sinir ve stres kısırlığın sebepleridir.
Paylaş:

Vajinal Enfeksiyon

VAJİNAL ENFEKSİYON NEDİR?

Vajinanın akıntı; koku, tahriş ve kaşıntı ile oluşan  iltihaplanma halidir­­. Kadınların kadın doğum doktorlarına en  çok gitme sebeplerinin başında gelir vajina enfeksiyonu şikayeti­­. Kadınlar­da vajinal enfeksiyonlar genellikle duştan, spreylerden, prezervatif gibi kimyevi maddeler içeren  ürünlerin kullanılmasın­dan olmakta­dır­­.  Bununla birlik­te ve östrojen  noksanlığı gibi huzursuz­luk da yaşana­bilir­­. Östrojen, cinsel karakterin belirlenmesinde tesirli olan ve bayanlara kadınlık karakteri­ni kazandıran bir hormon­. Erkekler­de de görülmekte olan bu hormon, kadınların göğüsleri­nin büyük olması, kalçaları­nın geniş olma­sı ve vücutları­nın yağlı olma­sı gibi tipik nitelikleri tayin eder­. Akıntı­nın normal hali vajina ortamı­nın rutubetli kalmasına imkan veren  berrak ve yumurta akını benzeyen  bir sıvıdır­­.  Bu sıvı bir anlam ifade etmez­. Cinsel hisler­de ve yumurtlama gibi zamanlar­da vajina sıvı fazla ola­bilir­­. Fakat bu akıntı bir hastalık belirtisi olmaz­. Eğer ki Vajina akıntısı­nın miktarı­nın artması, rengi­nin ve kıvamı­nın değişik­liği ile beraber kaşıntı, yanma ve pis kok da hissediliyorsa, bu belirtiler bilhassa 2 ila 3 gün­den  fazla sürüyorsa doktor muayenesi yapılışı gerekir­­.
Paylaş:

Gebelikten Korunmak - Doğum Kontrol Yöntemleri

Gebelikten Korunmak İçin Yapabilecekleriniz Ve Cinselliği Daha Sağlıklı  Yaşayabilmeniz İçin Bilmeniz Gerekenler !

1 - GERİ ÇEKİLME YÖNTEMİ
Dünyada en yaygın kullanılan doğum kontrol yöntemi coitus interruptus yani geri çekme yöntemidir.

Özellikle geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerdeki ilk tercih edilen yöntemdir. Dünya nüfusunun büyük çoğunluğu bu tür ülkelerde bulunduğundan kaçınılmaz olarak dünyada da en çok kullanılan gebelikten korunma yöntemidir.

İnsanoğlu üreme ile cinsel ilişki ve erkeğin boşalması arasındaki bağı fark ettiğinde geri çekme yöntemini de keşfetmiş oldu. Teorik olarak gebelik olması için spermlerin kadın vajinasına bırakılması gerektiğinden erkek tam boşalma anında penisini dışarıya çeker ise gebelik olmayacağı düşünülmekteydi. Bu görüş hala daha geçerlidir. Ancak terorik olarak büyük oranlarda başarı göstermesi gereken yöntemin pratikde başarısız olması sonucu daha detaylı araştırmalar yapıldı ve erkekte, boşalmadan önce gelen sıvıda da sperm bulunduğunun saptanması çok da zor olmadı.

Gerçekten de geri çekme yöntemi tüm doğum kontrol yöntemleri arasında en başarısız olanıdır.Başarısızlığın en önemli nedeni orgazm ve ejekülasyon anında geri çekmenin çoğu zaman zor olması, ejekülasyondan önce gelen sıvı içinde sperm bulunması ve ejekülatın vajina dışına bulaşması durumunda nadiren de olsa spermlerin vajina içine girip ilerleyerek döllenmeyi gerçekleştirmeleridir.

Geri çekme ancak çok nadir olarak cinsel ilişkide bulunan çiftlerde ya da çocuk isteyip istemediklerine karar verememiş, olursa olur düşüncesinde olan çiftler için uygundur.

2 - TÜPLERİN BAĞLANMASI
Bir kadında hamilelik oluşabilmesi için erkekten gelen sperm ile kadından gelen yumurtanın fallop tüplerinde biraraya gelmesi ve sperminyumurtayı döllemesi gerekir. Herhangi bir nedenle (enfeksiyon, ameliyat) tüplerde meydana gelen hasarlanma ve tıkanıklık kısırlığa neden olur. Benzer şekilde tüplerin geçirgenliğinin bilinçli olarak engellenmesi ise bir doğum kontrol yöntemidir ve cerrahi sterilizasyon olarak adlandırılır. Bu şekilde sperm yumurtaya ulaşamaz ve onu dölleyemez.

Tüp ligasyonu ya da tüplerin bağlanması kalıcı doğum kontrol yöntemlerinden olarak kabul edilir. Daha sonra çocuk isteği ortaya çıkrsa tüplerin yeniden açılması her zaman mümkün olmaya bilir. Tüp ligasyonuna karar verirken bu durumun mutlaka göz önüne alınması gereklidir.

Kimler için uygundur
Günümüzde Amerika Birleşik Devletlerinde üreme çağındaki evli her 5-6 kadından biri tüplerini bağlatmayı tercih etmektedir. Tüplerin bağlatılmasının önünde hiç kimsede tıbbi bir engel bulunmamakla birlikte bazı durumlarda yapılması daha uygun ve avantajlıdır.
Paylaş:

Çok eşli cinsel yaşam virüs riskini artırıyor !

Üreme organı kanserleri içinde en sık görülen üçüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserinin, erken tanısı 6 ayda bir yapılan pap-smear testi ile sağlanabiliyor.

Rahim ağzı kanseri
Rahim ağzı kanseri yüzde 80 oranında hiç belirti vermiyor. Ancak erken tanısı mümkün. Rahim ağzı kanserinden korunmak için pap smear testine yaşa bakılmaksızın ilk cinsel temas yılında başlanması öneriliyor.

Üreme organı kanserleri içinde en sık görülen üçüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserinin, erken tanısı 6 ayda bir yapılan pap-smear testi ile sağlanabiliyor. Düzenli olarak pap smear testi, HPV virüsü taraması yaptıran ve kolposkopi ile rahimlerinde inceleme yapılan Batılı kadınlar arasında rahim ağzı kanseri görülme sıklığı azalıyor.

Rahim ağzı kanseri, batı ülkelerinde her 100 bin kadından 16-18’inde, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise her 100 bin kadından 60’ında görülebiliyor. Erken yaşta cinsel ilişki, çok eşli cinsel yaşam, çok doğum yapmış olmak, HPV virüsü, sigara kullanmak, beslenme yetersizliği gibi faktörler rahim ağzı kanserinin oluşmasında etkili rol oynuyor.

Beslenme yetersizliğinin rolü
Acıbadem Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirkıran, rahim ağzı kanserleri ile beslenme yetersizliği arasında bir ilişki bulunduğunu belirterek “C vitamini , A vitamini ve folat eksikliği olanlarda rahim ağzı kanseri daha sık görülüyor” diyor.
Seksüel yaşamı olmayan kadınlarda rahim ağzı kanserinin görülmediğini vurgulayan Prof. Dr. Fuat Demirkıran, şöyle konuşuyor: “Bu nedenle rahim ağzı kanseri cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak tanımlanır. Rahim ağzı kanseri kadın hayatının iki döneminde sık görülür. Bunlardan birincisi ve en sık görüldüğü dönem 35-40’lı yıllardır. Bir diğeri ise 60-65 yaşlarıdır.

Rahim ağzı kanseri oluşumunda HPV’ nin rolü
Rahim ağzı kanserinin oluşmasında, rahim ağzında oluşan HPV enfeksiyonu çok önemli bir rol oynuyor. HPV rahim ağzı kanseri oluşumunda tek neden olmazsa bile, hastalığın gelişmesinde mutlaka etkili olarak görülüyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran, “HPV diğer virüsler gibi genetik yapısı olan en küçük canlılardan biridir. 70’e yakın HPV tipi vardır. Bunların 20 kadarı dış üreme organı (doğum yolu girişi, doğum yolu ve rahim ağzı) bölgelerine yerleşirler. Doğurganlık çağında seksüel aktif kadınların yaklaşık yüzde 20-46’sının genital bölgelerinde bu virüs bulunur ve bu bölgelerde bulgu vermeyen enfeksiyonlar yapar” diyor.
Genital bölgeyi tutan HPV tiplerinin 10-12 tipi kanser oluşumu ile ilgilidir. Bunlar doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15 kadarının genital bölgelerinde bulunuyor. Kanserle ilişkili HPV tiplerine yüksek riskli tipler denildiğini söyleyen Prof. Dr. Fuat Demirkıran şunları söylüyor: “Rahim ağzının yüksek riskli HPV ile enfeksiyonu kadınların pek çoğunda 8-9 ay içinde kendiliğinden iyileşir. Bu süre içinde iyileşmeyen HPV enfeksiyonları sonrasında, rahim ağzı kanserine eğilim artar ve bu kadınlarda rahim ağzı kanseri ile ilişkili hastalıkların(kanser öncesi durumlar) görülme ihtimali yükselir. Çünkü devam eden ve kendiliğinden iyileşmeyen yüksek riskli HPV enfeksiyonları rahim ağzı kanserinin en önemli nedenidir.

Belirtilere dikkat
Rahim ağzı kanserlerinin, yaklaşık yüzde 20’sinin hiçbir belirti vermemesi ve tesadüfen saptanması düzenli muayenenin ve tetkik yaptırmanın önemini bir daha ortaya koyuyor. Hastaların geriye kalan yüzde 80’inde ise anormal kanamalar görülüyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran, bu kanamaların doğurganlık çağındaki kadınlarda iki adet arasında görülen düzensiz kanamalar şeklinde ortaya çıktığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürüyor:“Menopoz sonrası dönemde ise herhangi bir zamanda görülen kanamalar şeklinde kendini gösterir. Rahim ağzı kanserlerinin önemli şikayetlerinden biri de postkoital kanamalar olarak adlandırılan cinsel temas sonrası görülen kanamalardır. Bu kanamalar cinsel temas sonrası görülür ve kısa sürede kendiliğinden kayıp olur. Bazı hastalarda rahim ağzı kanserleri kötü kokulu akıntılar şeklinde kendini gösterir ve bu akıntılar kanla karışık olabilir. Ağrı, rahim ağzı kanserlerinde ileri dönemlerde ortaya çıkan bir şikayettir ve erken dönemde görülmez.

Erken tanı
Rahim ağzı kanserinden korunmanın temel yolu, bu hastalık için erken tanı ve tarama yöntemlerinin düzenli uygulanmasından geçiyor. Bu amaç için kullanılan araştırma yöntemlerin başında vajinal akıntı tetkiki geliyor. Vajinal smear araştırmaları, 1940’lı yıllardan beri rahim ağzı kanserinin tarama ve erken tanısında kullanılan bir yöntem. Uygulaması ucuz, kolay uygulanabilir ve ağrısız bir yöntem. Bu araştırma yöntemi sayesinde rahim ağzı kanserinin 1940’lı yıllardan günümüze yüzde 70-80 oranında azaldığını vurgulayan Prof. Dr. Fuat Demirkıran şunları söylüyor: “Düzenli uygulanan bazı gelişmiş ülkelerde rahim ağzı kanseri hemen hemen hiç görülmez hale gelmiştir. Vaginal smear rahim ağzından dökülen hücrelerin özellikleri araştırılarak rahim ağzında kanser olup olmadığı konusunda, hekime fikir verir ve yol gösterir. Hekimin bu durumda görevi, hücrelerdeki değişikliklerin derecesine göre rahim ağzına kolposkop denen bir aletle bakarak anormal bölgelerden biyopsi yapmak veya hastayı human papilloma virus(HPV) araştırmasına yönlendirmektir. Rahim ağzı kanserinin erken tanı ve taramasında, başka bir deyişle korunmasın kullanılan diğer yöntemler kolposkopi ve HPV araştırmasıdır. Bu üç yöntemde birbirini tamamlayan araştırmalardır. Sonunda gerçek tanı bu üç yöntemin yönlendirmesi ile rahim ağzından parça alınarak koyulur.”
Korunma önerileri

Prof. Dr. Fuat Demirkıran, rahim ağzı kanserinden korunulması için şu önerilerde bulunuyor:
- Rahim ağzı kanserinden korunmak için vajinal smear araştırmalarına, yaşa bakılmaksızın ilk cinsel temas yılında başlanmalı ve 1-2 yıllık aralıklar ile tekrarlanmalıdır.
- Bütün bu işlemlerin yapılıp erken tanı koyulabilmesi için kadınların uygun aralıklarla hekime müracaat etmeleri gerekir. Tekrar belirtmek gerekirse, bu yöntemlerin doğru uygulandığı kadınlarda rahim ağzı kanseri hemen hemen hiç görülmez.

- Rahim ağzı kanserinden korunmanın başlıca yolları çok eşli veya partnerli olmamak, sigara içmemek ve rahim ağzı kanseri tarama programlarına katılmaktır.
- Özellikle düzenli kontroller yaptırarak, tarama programlarına katılmak rahim ağzı kanserinden korunmanın temel yoludur. Rahim ağzı kanseri vücutta oluşum aşamaları en iyi bilinen kanserlerden biridir. Uygun ve yeterli kontroller yapılan kadınlarda hastalık kanser oluşmadan kanser öncesi dönemde yakalanabilir ve kanser oluşumu engellenebilir.

- Başka bir deyişle uygun kontroller yaptıran kadınlarda rahim ağzı kanseri görülme olasılığı sıfıra indirilebilir ve kadınlar sık görülen kanserlerden birinden tümü ile kurtulmuş olurlar.
Paylaş:

Ertesi Gün Hapı ve Doğum Kontrol

Ertesi gün hapı norlevo; korunmasız girilen cinsel ilişkiden sonra gebeliğin önlenmesi için 72 saat içinde alınması gereken yardımcı bir ilaçtır. İlişkiden sonra ne kadar erken alınırsa gebeliği önleme olasılığı o kadar yüksektir.


Ertesi gün hapının kullanımı korunmasız cinsel ilişkiden sonra cinsel istismara maruz kalmış kişiler kondom kullanımının unutulması ya da prezervatifin yırtılması sonucunda önlem almak için kullanılabilir. Bu hapı kullanmadan önce ilaç kullanımına yönelik bir sağlık sorununuzun olmaması gerekmektedir. Bu hap öncelikle yumurta üzerine etki eder ve yumurtanın döllenmesini engeller. Bu ilaçlar ovulasyonu ve ya fertilizasyonu bozarak etki ederler. Kısacası yumurtlamayı engelleyici etkisi vardır fakat oluşmuş bir hamileliği engellemez yani düşük yöntemi değildir sadece koruma sağlar.


Bu hap 2 tabletten oluşmaktadır ve ilk 72 saat içinde iki tabletin aynı anda kullanılması gerekmektedir. Adet döngüsünün herhangi bir anında alınabilir fakat ayda bir kereden fazla kullanılmamasına dikkat edilmelidir. Ertesi gün hapı bir doğum kontrol hapı değildir yani düzenli alınması kesinlikle uygun değildir. Sadece acil koruma gerektiren durumlarda tercih edilebilecek olan bir haptı. Ne kadar erken alınırsa da hamile kalma riskini o kadar düşürür. Korumasız cinsel bir ilişkide de ilk yirmi dört saat içinde alındığında %80’e kadar koruma sağlar. Tabi bu hapın getirdiği yan etkiler de mevcuttur.


Ertesi gün hapının yan etkileri; bulantı kusma baş dönmesi nefes alma zorluğu yüz ve dil şişkinliği halsizlik memelerde hassasiyet karın ağrısı gibidir. Bu yan etkilerde hap alındıktan kırk sekiz saat sonra ortadan kaybolur.  Ayrıca kadınlık hormonu içerdiği için kullanımından sonra adet düzensizliği lekelenme tarzında sonuçlar beraberinde getirebilir. Adet kanaması beklenen bir günden birkaç gün sonra ya da önce başlayabilir. Yeni bitmiş bir adet kanaması da kısa zaman içinde tekrarlanabilir.
Paylaş:

G Noktası ve Orgazm - Kadın Cinselliği

1950 yılında, ilk defa Alman jinekolog Ernst Gräfenberg, ismini soyadının ilk harfinden alan, efsanevi G noktasını keşfetti. G noktası vajinanın ön kısmında, girişe yakın bir yerdeki kemiğin hemen arkasında bulunuyordu. Genişliği birkaç santimetrekare olan, kare şeklindeki bu kaslı bölge son derece duyarlıydı. Orgazmınızı doruğa çıkaracak G noktasını sorularla tanımaya ne dersiniz?

Kadın cinselliğinin fizyolojisi hala yeterince bilinmese de, görünüşe bakılırsa bazı kadınlarda G noktasının bulunduğu gerçekten tespit edildi. Ancak G noktasını henüz bulamamış olan çok sayıda kadının da varlığı şüphe götürmez. G noktası orgazmın doruğa çıkmasını sağlayan bir bölge. Hatta, kadınlar tahrik olmaya son derece elverişli olan bu erojen bölgede yeniden uyarılmaya başlıyorlar. Vajinanın ağzı, özellikle de ön kısmı, hiçbir algılayıcı hücre içermeyen dip kısmının aksine, genel anlamda son derece duyarlı bir bölge.

G noktasının yapısı nasıldır? 
G noktası konusunda iki varsayım var:
1)Klitoristen gelen bir sinir demeti ya da
2) Vajinal salgılar üreten bir salgı bezi veya bezleri.
Erkeklerdeki prostat salgı bezinin muhtemelen kadınlardaki eşdeğeri olarak görülüyor.

G noktası nasıl bulunabilir? 
Parmaklarınızı vajinanın etrafında dairesel hareketlerle gezdirin. Parmaklarınızı hafifçe öne bükerek vajinanın ön çeperine çarpmasını sağlayın. Parmaklarınızın ucunda kabarık bir bölge ya da bir dizi çıkıntı hissedebileceğiniz gibi hiçbir şey de hissetmeyebilirsiniz. Bu hareketi son derece zevk verici bulabileceğiniz gibi, tuvaletiniz de gelebilir ya da her ikisini birden yaşayabilirsiniz. Bu bölgeye şiddeti değişen hareketlerle vurmanız, sizde G noktasının gerçekten bulunup bulunmadığını anlamanızı sağlayacaktır.

G noktası herkeste bulunur mu? 
Bulunduğu bölge de kişiden kişiye değişebilir. Tıpkı klitorisin uyarılmasından alınan zevkin değişebileceği gibi, G noktasının uyarılmasına verilen tepki de bir kadından başka bir kadına değişiklik gösterebilir. Bazıları bundan zevk almaz ya da hiçbir özel yanı olmadığını düşünür.

G noktası için ideal pozisyon hangisidir? Çoğu kadın cinsel birleşme esnasında, göbek kısmının yatağa dayalı olduğu, bacakların ayrıldığı ve kalçaların hafifiçe yukarı kaldırıldığı ‘köpek'' pozisyonunda olmaktan büyük zevk alır, çünkü bu pozisyondayken G noktası uyarılır. Bunun nedeni erkeğin penisinin vajinanın ön çeperine daha fazla değmesidir. Çoğu kadın, G noktasında orgzama ulaşması için vajiasının ön kısmına daha fazla baskı yapılmasına, hızlı bir ritme ve çok fazla sürtünmeye ihtiyaç duyar.

G noktasını bulmak cinsel açıdan zirveye çıkmakla eşdeğer mi? 
Konuyu bu kadar da abartmamak gerekir. G noktasının bulunamaması da ciddi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Bu durum sevişmekten zevk alamamakla eşdeğer değil. G noktasını bulamayan kadınları suçlu ilan etmek yanlış.

G noktasını bulmadan zevk almak mümkün mü? 
Orgazma çok farklı şekillerde ulaşmak mümkün. Vajinadaki kasılmalarla, ürpermelerle ya da kasların boşalmasıyla kendini gösterebilir. Cinsellikte standartlardan söz edilemez. Zevk konusunda fazla takıntılı olmamakta yarar var. Her zaman şu ya da bu şekilde zevk alınacak diye bir şey yok. Önemli olan partnerinizle gerekli uyumu yakalayabilmek, zevki sonuna kadar hissedebilmek. Kadının yatakta alabildiğine doğaçlama bir biçimde hareket etmesi en iyisi.
Paylaş:

Çok eşli cinsel yaşam virüs riskini artırıyor !

Üreme organı kanserleri içinde en sık görülen üçüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserinin, erken tanısı 6 ayda bir yapılan pap-smear testi ile sağlanabiliyor.

Rahim ağzı kanseri
Rahim ağzı kanseri yüzde 80 oranında hiç belirti vermiyor. Ancak erken tanısı mümkün. Rahim ağzı kanserinden korunmak için pap smear testine yaşa bakılmaksızın ilk cinsel temas yılında başlanması öneriliyor.

Üreme organı kanserleri içinde en sık görülen üçüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserinin, erken tanısı 6 ayda bir yapılan pap-smear testi ile sağlanabiliyor. Düzenli olarak pap smear testi, HPV virüsü taraması yaptıran ve kolposkopi ile rahimlerinde inceleme yapılan Batılı kadınlar arasında rahim ağzı kanseri görülme sıklığı azalıyor.

Rahim ağzı kanseri, batı ülkelerinde her 100 bin kadından 16-18’inde, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise her 100 bin kadından 60’ında görülebiliyor. Erken yaşta cinsel ilişki, çok eşli cinsel yaşam, çok doğum yapmış olmak, HPV virüsü, sigara kullanmak, beslenme yetersizliği gibi faktörler rahim ağzı kanserinin oluşmasında etkili rol oynuyor.

Beslenme yetersizliğinin rolü
Acıbadem Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirkıran, rahim ağzı kanserleri ile beslenme yetersizliği arasında bir ilişki bulunduğunu belirterek “C vitamini , A vitamini ve folat eksikliği olanlarda rahim ağzı kanseri daha sık görülüyor” diyor.
Seksüel yaşamı olmayan kadınlarda rahim ağzı kanserinin görülmediğini vurgulayan Prof. Dr. Fuat Demirkıran, şöyle konuşuyor: “Bu nedenle rahim ağzı kanseri cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak tanımlanır. Rahim ağzı kanseri kadın hayatının iki döneminde sık görülür. Bunlardan birincisi ve en sık görüldüğü dönem 35-40’lı yıllardır. Bir diğeri ise 60-65 yaşlarıdır.

Rahim ağzı kanseri oluşumunda HPV’ nin rolü
Rahim ağzı kanserinin oluşmasında, rahim ağzında oluşan HPV enfeksiyonu çok önemli bir rol oynuyor. HPV rahim ağzı kanseri oluşumunda tek neden olmazsa bile, hastalığın gelişmesinde mutlaka etkili olarak görülüyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran, “HPV diğer virüsler gibi genetik yapısı olan en küçük canlılardan biridir. 70’e yakın HPV tipi vardır. Bunların 20 kadarı dış üreme organı (doğum yolu girişi, doğum yolu ve rahim ağzı) bölgelerine yerleşirler. Doğurganlık çağında seksüel aktif kadınların yaklaşık yüzde 20-46’sının genital bölgelerinde bu virüs bulunur ve bu bölgelerde bulgu vermeyen enfeksiyonlar yapar” diyor.
Genital bölgeyi tutan HPV tiplerinin 10-12 tipi kanser oluşumu ile ilgilidir. Bunlar doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15 kadarının genital bölgelerinde bulunuyor. Kanserle ilişkili HPV tiplerine yüksek riskli tipler denildiğini söyleyen Prof. Dr. Fuat Demirkıran şunları söylüyor: “Rahim ağzının yüksek riskli HPV ile enfeksiyonu kadınların pek çoğunda 8-9 ay içinde kendiliğinden iyileşir. Bu süre içinde iyileşmeyen HPV enfeksiyonları sonrasında, rahim ağzı kanserine eğilim artar ve bu kadınlarda rahim ağzı kanseri ile ilişkili hastalıkların(kanser öncesi durumlar) görülme ihtimali yükselir. Çünkü devam eden ve kendiliğinden iyileşmeyen yüksek riskli HPV enfeksiyonları rahim ağzı kanserinin en önemli nedenidir.

Belirtilere dikkat
Rahim ağzı kanserlerinin, yaklaşık yüzde 20’sinin hiçbir belirti vermemesi ve tesadüfen saptanması düzenli muayenenin ve tetkik yaptırmanın önemini bir daha ortaya koyuyor. Hastaların geriye kalan yüzde 80’inde ise anormal kanamalar görülüyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran, bu kanamaların doğurganlık çağındaki kadınlarda iki adet arasında görülen düzensiz kanamalar şeklinde ortaya çıktığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürüyor:“Menopoz sonrası dönemde ise herhangi bir zamanda görülen kanamalar şeklinde kendini gösterir. Rahim ağzı kanserlerinin önemli şikayetlerinden biri de postkoital kanamalar olarak adlandırılan cinsel temas sonrası görülen kanamalardır. Bu kanamalar cinsel temas sonrası görülür ve kısa sürede kendiliğinden kayıp olur. Bazı hastalarda rahim ağzı kanserleri kötü kokulu akıntılar şeklinde kendini gösterir ve bu akıntılar kanla karışık olabilir. Ağrı, rahim ağzı kanserlerinde ileri dönemlerde ortaya çıkan bir şikayettir ve erken dönemde görülmez.

Erken tanı
Rahim ağzı kanserinden korunmanın temel yolu, bu hastalık için erken tanı ve tarama yöntemlerinin düzenli uygulanmasından geçiyor. Bu amaç için kullanılan araştırma yöntemlerin başında vajinal akıntı tetkiki geliyor. Vajinal smear araştırmaları, 1940’lı yıllardan beri rahim ağzı kanserinin tarama ve erken tanısında kullanılan bir yöntem. Uygulaması ucuz, kolay uygulanabilir ve ağrısız bir yöntem. Bu araştırma yöntemi sayesinde rahim ağzı kanserinin 1940’lı yıllardan günümüze yüzde 70-80 oranında azaldığını vurgulayan Prof. Dr. Fuat Demirkıran şunları söylüyor: “Düzenli uygulanan bazı gelişmiş ülkelerde rahim ağzı kanseri hemen hemen hiç görülmez hale gelmiştir. Vaginal smear rahim ağzından dökülen hücrelerin özellikleri araştırılarak rahim ağzında kanser olup olmadığı konusunda, hekime fikir verir ve yol gösterir. Hekimin bu durumda görevi, hücrelerdeki değişikliklerin derecesine göre rahim ağzına kolposkop denen bir aletle bakarak anormal bölgelerden biyopsi yapmak veya hastayı human papilloma virus(HPV) araştırmasına yönlendirmektir. Rahim ağzı kanserinin erken tanı ve taramasında, başka bir deyişle korunmasın kullanılan diğer yöntemler kolposkopi ve HPV araştırmasıdır. Bu üç yöntemde birbirini tamamlayan araştırmalardır. Sonunda gerçek tanı bu üç yöntemin yönlendirmesi ile rahim ağzından parça alınarak koyulur.”
Korunma önerileri

Prof. Dr. Fuat Demirkıran, rahim ağzı kanserinden korunulması için şu önerilerde bulunuyor:
- Rahim ağzı kanserinden korunmak için vajinal smear araştırmalarına, yaşa bakılmaksızın ilk cinsel temas yılında başlanmalı ve 1-2 yıllık aralıklar ile tekrarlanmalıdır.
- Bütün bu işlemlerin yapılıp erken tanı koyulabilmesi için kadınların uygun aralıklarla hekime müracaat etmeleri gerekir. Tekrar belirtmek gerekirse, bu yöntemlerin doğru uygulandığı kadınlarda rahim ağzı kanseri hemen hemen hiç görülmez.

- Rahim ağzı kanserinden korunmanın başlıca yolları çok eşli veya partnerli olmamak, sigara içmemek ve rahim ağzı kanseri tarama programlarına katılmaktır.
- Özellikle düzenli kontroller yaptırarak, tarama programlarına katılmak rahim ağzı kanserinden korunmanın temel yoludur. Rahim ağzı kanseri vücutta oluşum aşamaları en iyi bilinen kanserlerden biridir. Uygun ve yeterli kontroller yapılan kadınlarda hastalık kanser oluşmadan kanser öncesi dönemde yakalanabilir ve kanser oluşumu engellenebilir.

- Başka bir deyişle uygun kontroller yaptıran kadınlarda rahim ağzı kanseri görülme olasılığı sıfıra indirilebilir ve kadınlar sık görülen kanserlerden birinden tümü ile kurtulmuş olurlar.
Paylaş:

Bayanlar için Genital (vajinal) Temizlik ve Hijyen

Genital bölgenin hijyen olması kadınlar için son derece önemlidir. Kadının sağlıklı yaşam sürmesi cinsel hayatının güzel geçmesi ve kişisel özgüveni için son derece mühim bir konudur.  Bir bakıma bu önemli durum mikroplarla savaş için olmazsa olmaz özelliktir.

Bilinmeli ki kadınlar cinsel bir ilişki yaşarken aslında çok ciddi manada mikrop tehdidi ile karşı karşıyadırlar. Ve bu kadınları bu mikroplarla sürekli savaşma konumuna sürükler. Bu mikroplar sanıldığından daha fazla inatçıdırlar. Eğer herhangi bir genital hijyen muamelesi görmezler ise vajinanın içine yerleşmeleri son derece basit ve kolaydır. Bu mikroplar kişi üzerinde direnç düşüklüğü gibi bazı psikolojik ve fiziksek etkilere sebep olabileceği gibi zaman içerisinde iltihaba dönüşebilirler.

‘Genital hijyen nedir?’ sorusunun cevabı ise kısacası mutlu ve özgüvenli bir yaşam ve cinsel hayatın sürdürülebilir olması için kesinlikle yapılması gereken bir temizlik bakımıdır. Peki, bu bölgenizi temizlemek için hangi genital hijyen ürünlerini kullanmak gerekir? Şimdi bu sorunuza cevap vermeye çalışalım. Birçok seçenek mevcuttur. Bu seçeneklerden beri duş esnasında kullanabileceğiniz temizleme jelidir.

Jel sayesinde rahat bir şekilde mikroplardan arınabilirsiniz. Bir diğer seçenek bu bölgeyi temizlemek için hazırlanan mendillerdir. Cildinizde herhangi bir tahriş ya da deformasyona sebep olmayacak kalitede ürünler kullanılmalıdır. Bu bölge için kullanabileceğiniz bir diğer alternatif ise sıvıdır. Bu sıvı sayesinde günlük hijyen ihtiyacınızı kolay bir şekilde giderebilirsiniz.

Vücut losyonları yıkama emülsiyonu bölge için özel üretilmiş deodorantlar farklı içeriğe sahip yıkama jel ve likitleri köpükler gibi yüzlerce çeşide sahip ürün gamı mevcuttur. Bunlardan dilediğiniz herhangi birini kullanarak bakımınızı gerçekleştirebilirsiniz. Daha özgüven dolu ve mutlu bir yaşam için vakit kaybetmeyin. Mikroplarla bu büyük savaşı siz kazanın rahat edin.
Paylaş:

Spiral, 6 Yıl Boyunca Koruyor

En yaygın doğum kontrol yöntemlerinden spiralin güvenilirlik oranı yüzde 98. Spiraller yaklaşık altı yıl boyunca etkili ancak ‘kayma’ ve ‘düşme’lere karşı dikkat!

Spiral olarak bilinen rahim içi araçlar yüzde 98 oranında, altı yıl boyunca gebelikten koruyor. Ancak bu yöntem olası bir enfeksiyon riskine karşı daha önce bebek sahibi olmayan kadınlarda ilk tercih değil. Rahimde şekil bozukluğu olanlara ve daha önce dış gebelik geçirenlere de spiral önerilmiyor. Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı Dr. Cihangir Yılanlıoğlu anlattı.

Rahim içi araç nedir?
Rahim içi araçlar, gebelikten korunma amacıyla rahim içine yerleştirilen bakır veya doğal kadınlık hormonları içeren araçlardır. Halk arasında spiral adıyla bilinirler. Son yıllarda etkin ve yan etkisi son derece az olduğu için bakırlı spiraller yaygın biçimde kullanılıyor. Bakırlı spiraller yaklaşık 1.5 santim boyutunda, T şeklindedir. Aletin gövde kısmına ince bir bakır tel sarılıdır.

Nasıl takılır?
Önce hastayı muayene ederiz ve kanser taraması için smear testi yaparız. Test sonuçları olumluysa ve rahimde şekil bozukluğu, enfeksiyon gibi sorunlar yoksa adet kanamasının son günlerinde işlemi gerçekleştiririz. İşlemin adet döneminde yapılmasının çeşitli sebepleri var. Öncelikle kadının hamile olmadığından emin oluruz. İkincisi, rahim kanalı daha gevşemiştir, bu da spiralin daha rahat takılmasını mümkün kılar.

İşlem sırasında ağrı olur mu?
Spiral 2- 3 milimetre kalınlığındadır, geçerken kasıklarda biraz ağrı yapılabilir. Ama ağrı hastanın uyutulmasını gerektirecek bir ağrı değil.
Gebelikten nasıl koruyor?
Spiral spermleri etkisiz hale getiriyor. Doğum kontrol hapları gibi yumurtlamayı engellemiyor. Spiral kullananlarda yumurta gene çatlıyor, tüp tarafından tutuluyor, hatta sperm yumurtayı dölleyebiliyor. Ama embriyo oluşsa bile rahim içine yerleşmiyor. Bu arada hastanın bu süreçlerden haberi olmuyor çünkü gebelik gerçekleşmiyor.

Koruyucu özelliği hemen başlıyor mu?
Evet. Yüzde 98 başarılı bir yöntem. Dört -altı yıl arası koruma sağlıyor. Hormonlu spirallerin koruyuculuk süresi ise üç yıl.

Kimler için uygun değil?
Hiç doğum yapmamış olanlarda ilk elde tavsiye etmiyoruz. Çünkü enfeksiyon riski var. Bu arada doğum yapmayanların rahmi de daha küçük olduğu için spiralin takılması ve içeride tutulması biraz daha problemli. Doğum yapmış bir rahim spirali daha çabuk kabul eder.

Diğer yöntemlerle kıyaslandığında avantajları neler?
Rahatlığı en önemli avantajı. Haplardaki gibi her akşam alınma, unutma derdi yok. Bir kere takılıyor ve yıllarca koruyor. İkincisi hormonlarınızla oynamaz, kilo alma gibi sorunlara yol açmaz.

Yan etkileri neler?
Takıldıktan sonra genellikle ilk üç ay içinde adet kanamaları normalden fazla sürebilir. İki adet arasında düzensiz, leke tarzında kanamalar gelir. Kasıklarda sancılar olabilir. Bunlar genellikle üç -dört ay içinde düzelir. Ama bazen vücut spirali istemez, o zaman farklı seçeneklere bakmak gerekir.

Rahim içi araç düşebilir mi?
Evet. Takılırken tam yerine oturtulmamışsa düşebilir. Bu durumda koruyucu etkisi azalır ve gövdesi sert olduğu için vajende rahatsız edici bir çıkıntı hissedilir. Bazen de karın içine kaçabilir. Yani spiral rahim içini delebilir ve bağırsakların arasında kalabilir. Gebelik durumunda da kendiliğinden düşebilir.

Spiral düşmüşse ne yapılmalı?
Spiralin ipi ele geliyorsa onu usulca çekip çıkarmak gerekir. Spiral gebeliğe bağlı bir nedenle düşmüşse ipin çekilmesi hafif kanama yapabilir ancak genellikle düşüğe yol açmaz. Gebeliğin ilerleyen haftalarında (ilk üç aydan sonra) ip artık görünmez olur. Bu durumda yapılacak bir şey yok, spiral genellikle bir kenarda durur, doğumda çıkarılır.

Hormonlu spirallerin bakırlardan farkı ne?
Spiraller T şeklindedir. Bakırlı spirallerde aletin gövde kısmına ince bir bakır tel sarılıdır. Hormonlu spirallerde ise gövde kısmında progesteron hormonu bulunur. Progesteron vücudun doğal hormonlarından biridir. Rahim kanalının salgısını yoğunlaştırır, katılaştırır ve spermlerin geçişini önler. Ayrıca adet kanamalarını azaltır. Aşırı adet görme durumunda tedavi amaçlı da kullanılabilir.

Spiral kısırlığa yol açar mı?
Uygun şartlarda ve doğru hastalara uygulandığında kısırlığa yol açmaz. Ancak enfeksiyonu olan ya da birden çok partneri olan kadınlarda enfeksiyon sonucunda kısırlık ortaya çıkabilir.

Bu yöntemle korunanlar hangi durumlarda doktora gitmeli?
Takıldıktan bir ay sonra kontrole gitmek gerekir. Sorun yoksa altı ayda bir muayene tekrarlanmalı. Böylece spiralin yerinde olup olmadığına bakılır, enfeksiyon ve dış gebelik riski taranır. Bunun dışında her ay adet bitiminden sonra aracın ipi kontrol edilmeli. Parmakla rahim ağzındaki naylon iplikler hissedebilir. Eğer ip ele gelmiyorsa spiral ya düşmüştür ya da içeride dönmüştür.

Bu arada kibrit çöpü gibi bir şey hissediliyorsa spiral aşağıya kaymıştır. Böyle durumlarda mutlaka doktora gitmek gerekir. Normal dışı kanama, akıntı, karın ağrısı, cinsel ilişki sırasında ağrı, kasık ağrısı gibi durumlar da doktora başvurmayı zorunlu kılar. Bu arada adet gecikmesi olursa gebelik ihtimali düşünülmeli ve doktora gidilmeli. Çünkü spiral çok az da olsa gebelik riski taşır.
Paylaş:

Hamile Kalmak İçin Cinsel Yaşam


Bebek dusunen ciftlerin ilk aklina gelen sorulardan bir tanesidir suphesin en cabuk surede nasil hamile kalinir sorusu. Iste bizde size yardimci olabilmek adina Hamile kalmak isteyen çiftler için uygun cinsel yaşam basligi altinda bazi bilgileri paylasmak istedik
.
İstemelerine rağmen hamilelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir.
Kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Kısır olduklarını düşünen bazı çiftlerde alınacak basit tedbirler ve uygulanacak çok kolay yöntemler ile hiçbir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir.

Uygun zaman:
Gebelik isteyen çiftler için cevaplandırılması gereken ilk soru en uygun zamanın ne olduğudur. Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genelde adet siklusunun 14. gününe denk gelir. (adet kanamasının başladığı günden itibaren 14. gün). Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği, ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15. günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir.
İlişkinin her gün önerilmemesinin sebebi erkeğin sperm kalitesini düşürmemektir. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır. Alınabilecek başka bir önlem de ilişkinin sabah olmasıdır. Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken "bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir" şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki üreme sistemini yöneten bütün hormonlar hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassasdır.

Uygun şekil:
Gebelik için uygun dönem saptandıktan sonra ikinci aşama cinsel birleşmenin şeklidir. Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal bir ilişki sonrası gebelik oluşabilmesi için spermlerin vajinaya uygun şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ile kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirerek pelvisini yükseltmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilişkiler gebelik elde etmek için uygun değildir.
İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükrük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir.

Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH'ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez.

İlişki sonrası:
Eğer ilişki sonrası kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemlidir. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemelidir. İdeal olan kalçalarının altına bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir.

Vajina dışarıdan kulanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır. (Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyor ise bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir). Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez. İlşiki öncesi yapılan duş vajen pH'ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından, şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon ve dolayısı ile infertilite şansını arttırır.
Paylaş:

Cinsel Yolla Bulaşan Tüm Hastalıklar

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kontrolsüz ve korunmasız cinsel ilişki sonucu bulaşan hastalıklardır. Bu hastalıklar bir kısmı tedavi edilebilirken geri kalanları tedavi edilemez. Ömür boyu tedavi görmenizi gerektirir. Hatta bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklar ölüme kadar bile götürebilir.

Bel soğukluğu: Ülkemizde en çok rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıktır. Bulaştığı erkek hastalarda ki belirtileri çok sık sık ve ağrılı idrara çıkarlar. Karin içinde iltihaplanma, üreme organlarında apseler ve kısırlık görülür. Cinsel ilişki sırasında gebe kadına bulaşmışsa doğum kanalını takip ederek bebeğe kadar ulaşabilir. Hastalık kuluçka süresini doldurduktan sonra belirtiler göstermeye başlar bu da yaklaşık 2-3 hafta kadar sürebilir. Tedavi edilebilir bir hastalıktır. Çiftlerin birlikte tedavi olması gerekir. Hastalığın tedavisi süresince çiftler cinsel ilişkiye girmemelidir.

 Frengi: Korunmasız cinsel temasla bulaşır. İnsan vücudunun tümünü etkileyen bir hastalıktır. Hastalığın vücuda giriş bölgesinde ağrısız bir şişlik oluşur. Ciltte döküntüler ve özellikle kasık bölgesinde şişlikler meydana gelir. Erken teşhis edildiği takdirde tedavisi mümkündür. Ancak fark edilmez de ilerlemeye devam ederse; sinir sisteminde harabiyet yaratır, sağırlık, körlük gelişebilir. Daha ileri vakalarda kalp hastalıkları görülür ve çoğunlukla ölümle sonuçlanır.

 Yumuşak çıban: Korunmasız cinsel temas ile bulaşır. Cinsel organlarda ağrılı yaralar meydana gelir. Bütün vücudu etkilemez. Yakın olduğu cinsel organda çıban meydana gelir enfeksiyon olan bölge zamanlar patlar ve irin akar. Tedavisi kolaydır.

 Klamidya tricomatis: Bulaşma yolu korunmasız cinsel temastır. Erkek hastalarda ağrılı idrara çıkma ve cinsel organda sarı akıntı görülür. Kadınlarda cinsel organda sarı köpüklü bir akıntıyla belli olur. karın içinde iltihaplanmalar ve üreme organlarında apseler meydana gelir. Hamile bayanlada yüksek ateş, düşük veya ölü doğuma sebep olur. Tedavisi kolaydır. Eşler birlikte tedavi olurlar tedavi bitmeden cinsel ilişkiye girilmemelidir.

 Tricomonas vaginalis: Bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Oluşan akıntı koyu renkli ve kötü kokuludur. Tedavisi kolay bir hastalıktır. Eşler birlikte tedavi olmalıdır. Tedavi sonuç vermezse tekrar doktora gitmek gerekir.

 Üreme organlarında uçuk: Cinsel organlarda çok ağrılı ve kaşıntılı bölgeler olur. Tedavisi mümkün değildir. Kullanılan ilaçlar septomları azaltır. Zamanla kendiliğinden geçer.

 İnsan papillom virüs: Korunmasız cinsel ilişki ile bulaşır. Üreme organlarının dış kısımlarında görülür. Bu bölgelerde Karnıbahar şeklinde doku kümeleri oluşur tedavisi kolay bir hastalıktır. Eşlerin birlikte tedavi olması gerekir. Hastalık ortadan kalkıncaya kadar cinsel ilişkiye girilmemelidir.

 Bulaşıcı sarılık: Diğer adıyla hepatit B virüsüdür. İki şekilde buşabilir. Kan ve cinsel ilişki yoluyla, hastalık bütün vücudu etkiler. Karaciğerde hassasiyet oluşur. İdrar renginde koyuluk, sarılık ateş ve kusma olur. Karaciğerde iltihaplanma, siroz ve karaciğer kanserine kadar gidebilir. Kesin bir tedavisi yoktur. Hastalık bulaşmadan önce aşı yapılmışsa korunma sağlayabilir.

 AIDS: Cinsel yolla bulaşan en kötü hastalıktır. Kan ve vücut sıvıları ile bulaşır. Anneden bebeğe bulaşır. Süt yoluyla da bebeğe geçer. Kesin tedavisi yoktur. Hastalık bulaştıktan 3 ay sonra kanda yapılan bir testle teşhis edilebilir. Vücuda giren HIV virüsü hastalık yapmayabilir. Ancak taşıyıcı bunu başka bireylere bulaştırabilir. Tüm vücudu etkiler vücudun immün sistemini zayıflatarak hastalıklara direnç oluşumunu engeller.
Paylaş:

Adet Döneminde İlişki !

Genellikle adet kanaması sırasında cinsel ilişki tabu olarak görülür. Bu düşünce, çoğunlukla çok derinlerde gizli, kör inançlara ve adet kanamalarının pis bir olay şeklinde açıklandığı dinsel kurallara dayanır. Biz bu sorunu tıp açısından hareket ederek inceleyeceğiz.

Psikolojik uyarılma dışında, kadının bedensel arzulan banyo yapınca olduğu gibi, cinsel organlara kanın toplanmasıyla, doğal yoldan artar. Cinsel arzuların adet kanamasından birkaç gün öncesinde ve kanama sırasında artması doğal karşılanmalıdır. Çünkü cinsel organlar kanla doludur. Fakat olası ağrılar yüzünden kadın, doğal olarak oluşan isteklerini dizginler. Hiç bir rahatsızlık duymasa bile, yalnızca kanama olduğu için arzularını bir kenara atar.

Bu nedenle,birçok kadın, adet kanaması sırasında cinsel ilişkide bulunmayı reddeder, fakat okşanmayı, kucaklanmayı ister. Böyle uyarılmaların rahim üzerinde bazı etkileri olabilir ve kanamayı artırabilir.

Bazı erkekler, adet kanaması olan kadınları arzular. Fakat birçok koca, kanamanın başladığını duyunca, gizliden gizliye derin bir nefes alır. Çünkü bu süreyi kendilerine dinlenmek için bir ara olarak görürler. Fakat adet kanaması beş veya daha fazla gün sürdüğü için, içlerinden birçoğu, bunun bir an önce son bulmasını arzular. Bu erkekler kendi kendilerine, bütün bu kanama süresince perhiz yapıp yapmamaları gerektiğini sorar
ve eğer gerekmiyorsa, hangi önlemlere uymalarının doğru olacağına kafa yorar.

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ JİNEKOLOJİ ANA BİLİM DALININ 
yaptığı anket ; bilgilerine dayanarak, 100 kadından onunun kanama sırasında ilişkide bulunduklarını ve gerçek sayının daha yüksek olduğunu ileri sürmektedir.
Ayrıca gene bu ankette, kendilerine soru sorulan kadınlardan ikisinin, adet kanaması sırasında daha fazla zevk aldıklarını, beşinin hiç bir ayrım görmediklerini ve geri kalanların cinsel ilişkiyi başka zamanlar yapmayı yeğ tuttuklarını söylemektedir.
Bu durumda psikolojik ve fizyolojik şartları göz önünde tutmamız gerekir. Ayrıca uyarma etkisi açısından, elle tutulur bir ayrımın olmadığını da buraya eklemek doğru olur.

Fakat biz, cinsel ilişkinin, adet kanaması ve her iki eşin sağlığı üzerindeki etkilerini belirtmeden geçemeyiz.
Aşağıdaki etkenler, açıklanması ve önemle üzerinde durulması gereken konulardır:

1. Cinsel ilişki sırasında kan birikmesiyle, adet kanaması da kuvvetlenir. Bu olağanüstü birikme, geçici bile olsa, karın ve kalçalarda ağrılar oluşturabilir. Bu ağrılar kanamadan önce başlayabilir, gitgide artabilir ve kanama sırasında kuvvetlenebilir. Örneğin gizli kalmış bir kronik bel soğukluğu, adet kanaması sırasında aktif duruma gelebilir. Öte yandan adet kanaması sırasında mikroplar vücuda girebilir. Normal olarak vagina içindeki zararlı mikroplarla savaşan Doederlein bakterileri, adet kanaması sırasında etkisizdir. Kanla dolu organlar daha kolay yaralanabildikleri için, cinsel ilişki tehlikeli olabilir.
Adet kanaması sırasında cinsel ilişkide bulunmayı isteyen çift, olası tehlikeleri çok iyi bilmeli ve bunları birlikte önlemeye çalışmalıdır. Özellikle rahme kuvvetli çarpmayı oluşturacak hareketler, bilhassa kanamadan önce yapılmamalıdır.

Tersi durumda bunlar kanamayı zamanından önce getirir, kanama normalden daha kuvvetli olur ve kadın karnının alt kısımlarında ve kalçalarında ağrılar duyar.

2. Eğer kanama çok kuvvetliyse, cinsel ilişkiden kaçınmak önerilir; yoksa arkadan veya yandan bir pozisyon seçilmelidir. Bu pozisyonlarda penis çok derinlere ulaşamaz, her türlü ateşli
hareket olanaksızlaşır.

3. Her iki eş, önceden cinsel organlarını, bunların çevresini ve ellerini sıcak suyla yıkamalıdır. Böylelikle mikrop kapma olasılığını azaltırlar. Prezervatife güvenmek yanlıştır, bu her ne kadar erkeği korursa da, dikkatle yıkanmış parmaklardan daha temiz olduğuna dair bir garanti yoktur; ayrıca vaginada kuvvetli sürtünme oluşturur ve iltihaplanmaları doğurabilir.

4. Cinsel organların uyarılmasında, adet kanaması sırasında, dış kısımlara bağlı kalınmalıdır. Parmaklar hiç bir şekilde
vaginaya sokulmamalıdır.

5. Adet süresinin sonlarına doğru, kanama bir süre için durduğunda, cinsel ilişkide bulunabilinir. Fakat o zaman da şiddetli hareketlere izin veren pozisyonlardan kaçınılmalıdır.

6. Yukarıdaki önlemlere, kanamaların azaldığı, adet süresinin son yarısında da uyulmalıdır.

7. Kalçalarında veya karnında sancılanma ya da iç organlarında (Adnexe veya rahimdeki iltihaplar gibi) hastalık olan kadınlar, cinsel ilişkiden kaçınmalıdır. sözcükleri erkekte iktidarsızlık oluşturur. Sertleşme olmaz erken boşalma ve cinsel arzuların azalması sonucu doğar.
Paylaş:

Hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı

Hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı diye soran çiftlere ilişkilerini hamilelik döneminin her anında rahat bir şekilde yaşamalarında sakınca olmadığını söyleyebiliriz. Tabi bazı özel durumlarda cinsel yaşama kısıtlama getirilebilir.  Bu durumlar gözüktüğünüz doktorun uyarıları çerçevesinde olacaktır. Örneğin hamile olan kişide düşük riski söz konusu ise erken doğum riski var ise kanama oluyorsa veya enfeksiyon taşıma gibi bir ihtimal yaşanıyorsa cinsel ilişkiye kısıtlama getirilebilir.

Hatta bazı doktorlar zamanında olmayan doğumların gerçekleşmesi için cinsel ilişkinin yararı olduğu söylenir. Vakti gelip de doğum işlemi gerçekleşmeyen eşler için cinsel hayatlarını devam ettirmeleri doğumu tetikleyen unsur görevi taşımakta olduğu söylenmektedir.

Bu yüzden hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı sorusunun cevabı eğer kontrollü bir şekilde ilişki yaşanıyorsa ve yukarıda bahsettiğimiz olgulardan yok ise son ana kadar yaşanılabilir olmasıdır. Bunların yanı sıra pozisyonlarda önemlidir. İlişki sırasında bebeğe baskı ve karın kaslarına basınç uygulamayacak pozisyonlar tercih edilmelidir. Bu pozisyonlar kadının üstte olduğu eşlerin ikisinin de yan durduğu kadının diz ve dirsekler üzerinde olduğu ve kadının kalça kısmının yatak ucunda olup erkeğin ayakta olduğu pozisyondur. Gebelik sırasında memelere uyarı yapılmamalıdır. Bu rahim kasını tetikleyen bir unsur olduğu için zorlanmaya bağlı erken doğumlara sebep olabilir.

Eşler tarafından net üzerinden de en çok sorulan soru ‘hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı? ‘ sorusudur. Bu yüzden derinlemesine bilgi sahibi olmanız için bu yazıyı siz değerli okurlarımız için yazmış bulunmaktayız. Ancak hamilelik dönemi ile ilgili daha geniş bir bilgi sahibi olmak istiyorsanız internet üzerinden kısa bir araştırma yaparak merak ettiğiniz tüm sorularınızın cevabını rahatlıkla bulabilirsiniz. Hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı sualine cevap vermeye çalıştık. Diliyoruz ki faydası olacaktır.
Paylaş:

Vajina genişlemesi neden olur?

Vajina genişlemesi nedenleri, vajina genişlemesi sebepleri ve vajinada genişleme neden olur çoğu kadının utanç duyduğu sorunlardan birisi olan vajina genişlemesinin nedenleri hakkında sagliksiteniz.com ’da bilgi edineceksiniz. Vajina genişlemesi nedenleri başında genellikle…
Vajina genişlemesi nedenleri, vajina genişlemesi sebepleri ve vajinada genişleme neden olur çoğu kadının utanç duyduğu sorunlardan birisi olan vajina genişlemesinin nedenleri hakkında sagliksiteniz.com ’da bilgi edineceksiniz.
Vajina genişlemesi nedenleri başında genellikle çok doğum yapmak geliyor. Birçok kadının yaşamış olduğu vajina genişlemesi sorunu ekseri çok doğum yapmaktan kaynaklıdır. Ancak gereğinden fazla doğum yapmanın yanı sıra vajina genişlemesi doğuştan meydana gelen bir sorunda olabiliyor.
Vajina genişlemesi şekil bozukluklarından ve bir takım deformelerden ortaya çıkan bir sorundur. Kadınların doğumda vajinalarında yırtılmalar olması, usulüne göre doğum sonrası vajinanın uygun dikilmemesi ya da dikişlerin yeteri kadar sağlam olmaması, açılması, iri bebek doğurma, yaşın ilerlemesi ile beraber vajina da elastikiyet kaybı söz konusu olması vajina genişlemesi sebepleridir.
Vajina genişlemesi kimi zaman idrar kesesi (mesane) ve bağırsaklarda oluşan sorunlardan da kaynaklanabiliyor. Rektumda vajinaya doğru bir sarkıklık söz konusu olması vajina genişlemesine yol açar. Aynı zamanda cinsel fonksiyon bozukluğu, idrar tutamama, rahat dışkılayamama gibi patolojik durumlara da sebep olur.

Paylaş:

Kadın Prezervatifi !

Erkeklerin kullandığı kondom (prezervatif) yanında, Amerika ve Avrupa’da birkaç yıldan beri kullanıma sunulmuş olan kadın prezervatifi artık yavaş yavaş Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladı.

Erkek prezervatifi 100 yıllardan beri biliniyor ve lateks adı verilen yapı maddesinin ve nonoksinol-9 adlı spermisit (sperm öldürücü) maddenin keşfedilmesiyle gelişimini hemen hemen tamamlamış durumda. Ancak bildiğimiz bir gerçek var ki, erkeklerin önemli bir kısmı prezervatif kullanmayı sevmiyor. Ya takması zor geliyor, ya da ilişkinin "kalitesini düşürdüğü" iddia ediliyor. Böyle durumlarda cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve gebelikten korunma fırsatı ve özgürlüğü, bu iki durumun sonuçlarına kendisi katlanmak durumunda olmasına karşın, kadının elinden alınmış oluyor. İşte kadın prezervatifinin geliştirmesine motivasyon teşkil eden nokta da bu: kadına kendi inisiyatifi altında koruma sağlamak.

Kadın prezervatifi 17 cm. uzunluğunda, yumuşak ve ince bir poliüretan tabakasından yapılmış, vajinanın içini tümüyle kaplayan, tek tarafı kapalı silindir bir kılıf. Poliüretanın özelliği nedeniyle vajinanın içine yerleştirildiğinde kısa zamanda vajina duvarlarına sıkı bir şekilde tutunuyor ve vücut ısısı ile uyum sağlıyor. Kılıfın açık olan ucunun etrafını saran ve bir tane de kapalı olan ucun içinde serbest olarak bulunan bükülebilir iki halkası var. Kapalı olan kısımdaki halka serviksi (rahimağzını) sararken, açık uçtaki halka kadının dış genital sisteminde kalıyor. Böylece dış genital kısmın en ucundan tüm vajinanın iç yüzeyini kaplayarak yukarı doğru uzanan prezervatif, serviksi de tümüyle kaplayarak, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve spermlerden olabilecek maksimum korumayı sağlıyor. Özellikle dış genital kısmın da "örtülmüş" olması HPV’ye (genital siğil hastalığı yapan virüs) karşı korunmada kadın için önemli bir avantaj olarak görülebilir.

Tüm kadın prezervatifleri tek kullanımlık olarak standart boyda üretiliyor ve kayganlaştırıcı madde olarak silikon kullanılıyor.
Kadın bu prezervatifi ilişkiden saatlerce öncesinde (üreten firmaya göre 8 saat öncesine kadar) takabiliyor.
Poliüretan yapı olarak erkek prezervatifinin yapı maddesi olan lateksten yaklaşık iki kat daha kalın ve laboratuar deneylerinde virüslere geçirgenliği çok daha düşük bulunmuş bir madde.
Kullanım güvenliğine bakıldığında veriler, gebelik oluşma olasılığının özellikle ilk kullanımlarda erkek prezervatifindekinden biraz daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak teorik olarak kullanım tecrübesi arttıkça, bu prezervatif türünün de yaklaşık olarak erkek prezervatifi kadar koruyucu olması gerekir.
Avantajları

En önemli avantajı cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma inisiyatifinin kadın kontrolünde olması. Erkekte var olan AİDS virüsünün cinsel ilişkiyle kadına bulaşma olasılığının kadından erkeğe bulaşma olasılığına göre 15 kat daha yüksek olduğu ve kadınlarda AİDS’in arttığı göz önünde bulundurulduğunda bunun ne kadar önemli bir avantaj olduğu daha iyi anlaşılır.
Poliüretandan yapılmış olması, erkek prezervatiflerinde bulunan lateks maddesine alerjik olan kadınlar (ve erkekler) için önemli bir avantaj teşkil ediyor).

Üreten firma bu prezervatifin kadının adetli olduğu dönemlerde de kullanılabileceğini belirtiyor.
Bunun dışında yine üreten firmanın prospektüsünde yer alan bilgiye göre kadın prezervatifi "ilişki kalitesini" çok az etkiliyor.
Üretici firma bu prezervatifi kadının saatlerce öncesinden takabilmesinin büyük bir avantaj olduğunu vurguluyor. Bu sayede erkek prezervatifinde olduğu gibi prezervatifi takmak için ilişkiyi bölmeye gerek kalmıyor. Bunun özellikle ileri yaşlardaki erkekleri için önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Zira yaş ilerledikçe ereksiyon (penisin sertleşmesi) süresi uzuyor ve ereksiyon sağlandıktan sonra ileri yaş erkeklerin "dikkatinin başka bir noktaya odaklanması" ereksiyonu olumsuz etkileyebiliyor.
Erkek prezervatifine göre dezavantajları

En büyük dezavantajı kadının bu prezervatifi takmakta zorlanması. Bu prezervatifi kullanmak için kadının kendi anatomisini iyi bilmesi gerekiyor. Doğru bir yerleştirme de tecrübe gerektiriyor.
Diğer bir dezavantajı da fiyatının erkek prezervatifine göre nispeten daha pahalı olması.
Bu dezavantajları nedeniyle kadın prezervatifi erkek prezervatifi gibi geniş kitlelerce ulaşılabilecek bir korunma yöntemi olmayacak gibi görünüyor.

eşi prezervatif kullanmayı reddeden bir kadın için kadın prezervatifi korunma özgürlüğünü ona bırakan çağdaş bir yöntem olarak aile planlaması yöntemleri arasında hakkettiği yeri almış durumda.

Kullanımı










Paylaş:

Doğum Kontrol Hapları

Doğum kontrol hapları tüm dünyada milyonlarca kadın tarafından hamilelikten korunmak için kullanılan en etkili yöntemlerden diridir. Korunma yöntemi olarak doğum kontrol haplarının tercih edilmesinin birçok nedeni vardır. Doğum kontrol haplarının kullanımı basittir. Diğer korunma yöntemleriyle kıyaslandığında ekonomiktir.

Gebeliği önlemede %98–99 oranında başarı sağlar. Yıllarca kullanılabilir. Yan etkileri yok denecek kadar azdır. Yeni jenerasyon doğum kontrol hapları bu haplarla ilgili yanlış inançları rafa kaldıracak özellikte üretilmektedir.

Doğum kontrol haplarının diğer korunma yöntemlerine sağladığı bir diğer üstünlük de gebelikten korumanın yanı sıra kadın sağlığı açısından pek çok etkiye sebep olmasıdır. Adet kanamalarını düzenler adet sancılarını azaltır. Adet kanamasının süresi ve kanama miktarı azalır.

İyi huylu meme hastalıkları  yumurtalık ve rahim ve rahim içi zarı kanseri riskini azaltır.  Yaşlılıkta kemik erimesi riskini azaltır. Dış gebeliği önler. Sivilcelere iyi gelir. Kansızlığı ve dış gebelik riskini engeller. Bırakıldığında hemen gebe kalınabilir.

Doğum kontrol haplarından en iyi şekilde verim alınması için hapların düzenli kullanılması gerekmektedir. Her gün muhakkak aynı saatte alınmalıdır. Unutulan hap hemen o an alınmalı o günün hapı da aynı saatte alınmalıdır.

Doğum kontrol hapları sağlık açısından pek çok fayda sağlasa da bazı kadınlar için uygun değildir. Sigara içen 35 yaşındaki kadınlar damar tıkanıklığı rahatsızlığı olanlar karaciğer yüksek tansiyon ve şeker hastası olanlar hormona bağlı olarak kötü huylu tümörü olanlar ve gebelik riski bulunan kadınların bu hapları kullanması doğru değildir.

Doğum kontrol haplarının yan etkileri her zaman tartışılmıştır. Bu haplar zannedildiği gibi kısırlığa sebep olmaz. Gebeliği sadece kullanıldığı süre içerisinde engellerler.

Haplar ilk kullanılmaya başlandığında baş ağrısı bacak ağrısı görme bozuklukları göğüs ağrısı gibi şikayetler görüldüğünde hap derhal bırakılmalıdır. Bunun dışında lekelenme tarzında kanamalar ve hafif mide bulantıları bu hapların doğal ve geçici yan etkileridir. Doğum kontrol hapı isimler listesinde verilebilecek ilk haplar ise Lyndiol Minulet Diane 35 Yasmin Ginera Myralon Desolett Microgynon gibi haplardır.
Paylaş:

Sexual Relationship Positions

In this post we will share positions that will make you more happy in the relationship or make it easier for you to have difficulties due to some problems.
The most usual position is the position on top of man, face to face with woman. (Usually called "missionary" or "marriage" position.) Most women prefer this position.


Missionary poses are more convenient for replicating other positions. The union may be less profound, longer, emotional, or profound, short and hard. A couple can start to unite in this position; Delaying the orgasms of the male can continue to merge, and then the association for the orgasm can be ended by returning to the missionary position.


                                          

Missionary Position Based

This position loosens the woman, facilitates the union and helps the man lower the pel-vis. At the same time, it is also suitable for kissing and kissing. However, deeper unification disturbs some women who enjoy more freedom of movement. If the male is too aggressive or has a premature ejaculation problem or the female is in advanced pregnancy, this position is not appropriate.



Women's Positions Above
In the position opposite to the missionary position, the couple is like a bison on the face and on the female man. This allows him to control the severity and duration of sexual intercourse. It can start as a knee and change position. For example, the theme can stretch without losing. Some sexologists argue that this position is the most delightful position for both sexes.


In this position, as the woman is freed from the weight of her man, she can make pelvic bones and hear the depth of the union. The man is freely caring and can delay orgasm. This position is especially suitable for couples where the woman is short and the man is long. However, an opposite move may be painful when the woman is sitting, passive role may not appeal to you. This position is not very suitable for conception.

Positions of Spouses

The superiority of this position is that spouses should not have to bear the weight of each other, and that their arms can be freed and wrapped around one another. In addition, some couples find this position unfavorable, suggesting that they have not given enough warning.





Standing Positions
Standing positions are usually applied in haste, under confidential and disturbing conditions. However, even in the best conditions, if the spouses are different, the situation becomes more difficult. Some positions require the man to remove his partner from the ground; It lifts the height problem, but it can cause the fatigue of man.




A shorter episode, for example, can stand on top of a thick book.

Rear Adjuster Positions

Most people argue that joining backwards is contrary to nature. However, almost all mammals only apply this way. This provides a satisfactory degree of fusion and a pleasing outcome on the clitoris.

There are different positions to stretch, kneel, sit and stand. At least some of them satisfy the couple of every age. Even some positions are particularly suited to those who are in physical conditions where most of the other forms of union are impossible.

Positions Responsive to Private Tender
The desire to taste new emotions pushes people to try hundreds of possible positions for sexual union. Some of the less used positions have some physical and psychological problems beyond innovation
Analyze For a pregnant woman, fat spouses may have the best pain, back pain, short penis, and the wife may have the best, untested, or even untested position for those who are "long" or short. Can help an impotent man to come up from the top of the problem, or even a seemingly sterile couple to have children;

Positions appropriate for virgins
1. For the first time, most of those involved have chosen the «missionary» position. For virgin women and men, position and shape are not important. The approach must be slow and thoughtful. Preliminary preparation provides the vagina's lubrication, and especially if the «petting» experience in the past has widened or torn the woman's hymen, the woman's discomfort diminishes.

Suitable Positions for Pregnancy
2. The woman stands on her shoulders with her knees. This helps to fit in overweight women and accumulate sperm near the cervix.
3. The knee-backed connection allows the sperm to reach the uterine canal if the uterus is retroverted (rearward).

For Problematic Contacts
4. The woman is standing on her man. This position allows the woman's vagina to reach the full junction.
5. Side-by-side, face-to-face position, illness, tired people and tame help each other in a very different way.
6. This side-by-side rearward position is recommended for men with poor erection problems.
7. This position, where the woman is on top, is recommended as a treatment for male impotence and premature ejaculation. It is also used as a starting position in the treatment of women without orgasm.
8. This side-by-side position makes it easier for the woman to move her involuntary hips and helps her to reach orgasm (7). The position is recommended as a continuation.

Positions Before Pregnancy
Due to spontaneous abortions in the past, it is recommended during pregnancy if the doctor does not forbid the relationship in the first trimester. The pair can be found in normal relationship. With the progress of your pregnancy and the growth of your abdomen, classical relationships start to become difficult or impossible. For a woman in the advanced gestation period, positions that avoid direct pressure on the abdomen, or at least allow the depth of the conjoint to be checked, are necessary.

9. The spouses kneel down on the mattress in a rearward mating position and the male avoids pushing too much of the paddle.
10. The woman is clearly lying, carrying her legs and body. The absence of pressure on the abdomen makes this position fit the last period of your pregnancy.




11. The pair lies sideways to join in the rearward path. There is no pressure on her here either.
12. The two are wrapped together on a chair. Woman sit on your man. So it can control the depth of integration.

For back pain sufferers
Those who suffer back pain can be very uncomfortable in their usual positions. However, they are often able to take advantage of less commonly used methods, or at least they can bear them. A compassionate wife will try to find these positions. Here are four positions suitable for the majority of people suffering back pain:

13. The male lies on the bed, the female is sitting like a horse athlete, lean forward. (Herb painted back pain.)
14. The male stands on the back to unite, the woman kneels down on the bed. (Erkteir with back pain.)



15. A woman lies on a bed, and a man lifts itself forward from her legs. (The woman with the pain.)
16. Sit face down on a chair so that you can make pelvic impacts on your female man. (The man with the pain.)

Sexual Merger Options
Penis, love can be made without entering the vagina. Many couples enjoy mutual pleasure from the other sexual activities described here. These can be applied during the love, before or after the union, or before the unification. There is also the advantage of protection from conjugation when used instead of association, so couples using contraceptive methods such as Ogino-Knaus can sometimes be recommended.

Masturbation is a common sexual activity among couples. It includes stimulation of genital erotic areas by means outside of genital integration tools. Masturbation, which is often used as a stimulus, can be applied to a spouse, partner, and can last as long as orgasms. The pleasure should define the preferences of each spouse in order to bring it to the peak. For example, while a woman who masturbates to a man needs to know which speed and which pressure it feels better, man should know that most women prefer to have the pressure during the clitoris stimuli, not directly on the right side, but on the side or in the vicinity.


Relationship Positions for Pregnancy

Paylaş:

Cinsel hayat sonrası cinsel bölge hijyeni

Cinsel organlar kadının temizlik açısından en hassas bölgelerinden biridir. Bu bölgede idrar yollarının olması, büyük tuvaletin bu bölgeden yapılması, vajinanın dışarıya açık bir organ olarak mikroplara açık olması gibi nedenlerle bölgenin devamlı temiz kalması özellikle kadınların dikkat etmesi gereken bir konudur. Jinemed Sağlık Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Teksen Çamlıbel, Mynet okurları için yazdı. Her anne çocuğunu küçük yaşlardan itibaren cinsel bölgenin temizliği üzerinde eğitim vermesini ister.

Özellikle çocuklar annenin yanından ayrılıp da okula gittikleri zaman orada geçirdikleri Saatler içinde tuvalet ihtiyaçları olduğunda kendi cinsel bölgelerine nasıl dikkat edecekleri annesi ve öğretmenleri tarafından mutlaka bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Genç kızların adet olma yaşı geldiğinde yine anneleriyle iletişim halinde olmaları gerekmektedir. Bu özel durumda genital (cinsel) bölgenin nasıl temiz tutulacağı ped kullanımı vs. gibi konularda doğru bilgilendirilmesi gereklidir. Ülkemizde ne yazık ki, okullarda konuyla ilgili eğitim yeterli verilememekte ve kız çocuklarının anneyle de bu konudaki iletişimleri iyi olmazsa bilgileri kendi arkadaşlarından, çevreden yanlış olarak alabilmektedir.

Cinsel hayat başladıktan sonra daha farklı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Cinsellikle birlikte vajinal mikroplanma başlamakta ve cinsel yollarla geçen hastalıklar, ilişki öncesi ve sonrasındaki bölgenin temizliği ile ilgili prensipler, daha sonra oluşabilecek gebelik sırasındaki sorunlar gündeme gelmektedir.

Kadınlarda vajinal bölge temizliği yıllara göre farklı boyutlarda ele alınması gereken ciddi bir sorundur. Kadınlarında bunu bu şekilde algılayıp konuya kendi sağlıkları için ciddiye almaları gerekmektedir.

1-Adet öncesi kız çocuklarında hijyen
Kız çocukları okula gittikleri, anneden koptukları zaman kendi cinsel bölgelerinin temizliğini yapamayabilir. Bu yüzden kız çocuklarına o bölgeyi yukarıdan aşağıya doğru Su ile temizlemek gerektiği, hiçbir zaman makattan bölgesinden öne doğru temizlik yapılmamasının önemi anlatılmalıdır. Büyük tuvaletten sonra da yine makat bölgesinin temizlenerek ve oradaki temizleyen kâğıdın vajina ve idrar yapılan yere doğru değil arkaya doğru olması gerektiği söylenmelidir. Çünkü büyük tuvaletle ortaya çıkan ciddi miktardaki mikroplar anüs çevresine yerleşebilir, oradan da rahatlıkla temizlik arkadan öne doğru yapılırsa vajinaya girebilir ve orada ciddi enfeksiyona yol açabilir. Özellikle eczanelerde kullanılan ilaçlı mendiller kullanılmasında büyük fayda vardır. Aynı zamanda idrar yolu iltihabı ihtimali de mevcuttur. Yine çocuklara bölgenin yıkandıktan sonra mutlaka kurutulması gerektiği de anlatılmalıdır.

2-Adet döneminden sonra ki genital bölge hijyeni.
Adet döneminde henüz cinsel ilişkiye başlamamış kişilerde günümüzde kullanılan hijyenik bağlar yani pedler revaçtadır. Pedlerin kanama miktarına göre Günde 2 ile 8 adet kadar kullanılabilir. Pedlere karşı Alerji ve tahriş olabilmekte ve dış dudaklarda ciddi kızarıklıklar, kaşıntılar olabilmektedir. Böyle durumlarda kız çocukları olayın pedden dolayı olduğunu düşünmeli ve konuyla ilgili bir hekime danışmalıdır. Mümkünse de alerji yapan markayı değiştirmelidirler.

Pedler bölgede, adet esnasında uzun süre kaldığı için havalanmayı güçleştirir ve tahrişlere yol açabilir. Bu yüzden pedler sıklıkla değiştirilmelidir. Dış dudakların her değiştirmede su ile yıkanıp kurutulmasında fayda vardır.

Cinsel ilişkiye henüz girmemiş kız çocuklarında okul öncesi çağdakiler de dâhil bazen vajinadan akıntılar gelebilir. Bunlar genellikle hormonal akıntılar olup, bir tehlike teşkil etmemektedir. Özellikle cinsel hayata başlamamış çocuklarda vajinal enfeksiyon olmadığı için bu akıntıyı iltihapla karıştırmamak gerekir. Bu çocuklarda yalnız yoğun Antibiyotik kullanımı ve o bölgenin Sıcak ve havasız kalması durumunda mantar iltihabı olabilir. Bunu bir doktor teşhis edip, tedavisini verebilir. Yine çok küçük çocuklarda kendi cinsel organlarıyla oynama ve o bölgeye bir şeyler sokma gibi eğilimler mevcuttur ve bu durumlarda da bazen akıntı olduğu zaman vajinanın içine yabancı cisim sokulup, sokulmadığının araştırılması faydalı olacaktır. Çok küçük çocuklardaki akıntılarda bazen cinsel istismara uğrayıp, uğramadığı da araştırılmalıdır.

3-Cinsel hayat sonrası cinsel bölge hijyeni.
Cinselliğin başlamasıyla birlikte vajina değişik mikroplarla tanışır ve bunların bir kısmı vajinada yerleşerek iltihaplanma yapar. Dolayısıyla cinsel hayatta ilk önerdiğimiz şey cinsel hastalıklardan korunmadır. Bu konuda kişi tanımadığı erkeklerle bir arada olursa mutlaka prezervatif kullanılmalıdır. Prezervatif her şeyi korumamakla birlikte çok önemli bir cinsel hastalıkla mücadele yöntemidir.

Bunun dışında cinsel ilişki esnasında çok fazla kokulu tahriş yapan jeller, kremler kullanılmamalıdır. Vajinada bir kayganlık gerekiyorsa bunun piyasada mevcut antialerjik jellerle yapılması daha faydalıdır. Cinsel ilişki sonrasında da çok sıcak ve terli olabileceği için su ve sabun içermeyen temizlik ürünleri ile yıkanmalı ve daha sonra havlu veya saç kurutucusuyla bölge etkin bir şekilde kurutulmalıdır.

Kadınlarda cinsel bölge çok kıvrımlı olduğu için kıvrımlar arasında rahatlıkla cilt döküntüleri ter birikintileri kalabilir. Bunlar zamanla kokuya ve tahrişe yol açabilir. Vajinal bölgenin en iyi temizlenme yöntemi bildiğimiz musluk Suyu ve çok kokulu ilaçlı olmayan basit sabunlarla yıkamak sonra durulamak ve çok iyi kurulamaktır.

Adet gören kadınlarda pedler genellikle tahriş ve rahatsızlık verirse tamponlar da kullanılabilir. Tamponların yabancı Maddeli olmayanlarına dikkat etmek lazımdır. Tamponlar 4 Saatten çok tutulmamalıdır. Çünkü çok ciddi enfeksiyona yol açabilirler. Ama 4 Saat kuralına uyulduğu takdirde kullanılmasında sakınca yoktur. Tamponlar geceden vajinaya konulup, sabaha kadar vajinada kalmamalıdır. Gece tercihen pedler kullanılmalıdır.

Bazı kadınlarda görülen vajinanın içini devamlı olarak yıkama hastalığı vajinaya zararlıdır. Çünkü vajinanın içinde vajinayı koruyan çok özel bakteriler vardır. Bunların devamlı su ile yok edilmesi durumunda bazen bu yüzden vajina kendini koruyamaz ve daha sık iltihaplanabilir. Vajina içi temizliği çok özel durumlarda doktor tavsiyesi ile yapılmalıdır.

Genital bölgedeki tüyler normalde ağda ile giderilmektedir. Fakat bazı bünyelerde ağda ve jilet kullanılması ciltteki staphylococcus mikrobunun kıl köklerine girmesine yol açarak ciddi kıl kökü iltihapları, Apseler yapmakta ve bu da bazen küçük cerrahi müdahalelere yol açmakta ve o bölgenin görüntüsünü bozmaktadır. Dolayısıyla bu tarz sorunu olanlar hemen bir kadın-doğum uzmanına başvurmalı ve tercihen ağda ve jilet kullanımını keserek sadece makas kullanmayı tercih etmelidirler. Alafranga tuvaletlerde tuvalet kapağı mutlaka tuvalet kâğıdıyla silinmeli, temizlenmeli ve sonra oturulmalıdır. Ne var ki, tuvalet kapağında kadının cildine veya vajinasına bir mikrop girmemektedir. Yine de kapağın temizlenmesi gereklidir.

4-Havuz ve deniz sonrası hijyen
Özellikle havuz ve deniz sonrası vajinal mantar iltihabı sıklıkla görülür. Bunun nedeni vajinada gerçekten olan fakat uykuda olan mantar mikrobunun bir enfeksiyon haline dönüşmesidir. Çoğu kez de gebelik ve antibiyotik kullanımı gibi nedenlerle ortaya çıkan bu durum, tedaviye çabuk yanıt verir. Ancak kronik vajinal mantar enfeksiyonu hem cinsel hem de psikolojik sorunlara yol açar. Vajinal mantar enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalardan en sık görüleni ‘Candida Albikans' adı verilen bir maya hücresidir.

Vajinal mantar, erkek semeninde üretilmediği için cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilemez. Ancak yapılan araştırmalarda eşlerin benzer tipte mantar hücresi taşıdıkları saptandığı için pek çok hekim, tedavide, eş tedavisini de uygun görmekte.

Mantar enfeksiyonu iç dudaklarda şişme, vajinadan gelen beyaz bir akıntı, akıntı özellikle küçük beyaz parçalar şeklinde (süt kesiği şeklinde) olmasıdır ki kendisinde mantar iltihabı olanlar birkaç kez geçirdikten sonra kendi teşhislerini kendileri koyabilmektedir. Mantar mikrobu akıntı, kişide yoğun bir kaşıntı, tahriş, yanma, sızı, ilişkide güçlük ve bazen idrara dahi çıkmakta zorluk yaratabilir.

Vajinal mantar belirtileri
Kaşıntı ve hassasiyet
Beyaz peynirimsi vajinal akıntı
İdrar yaparken yanma
Neler vajinal mantara yol açabilir?
Vajinal duş, sprey gibi kimyasal maddeler içeren ürünlerin kullanılması,
Fazla kilolu olmak,
Şeker hastalığı,
Uzun süre antibiyotik kullanmak,
Dikkat edilmesi gereken kurallar
Ortak kullanıma açık tuvaletlerde dikkatli olmak,
İç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak
Temiz olduğundan emin olunmayan havuzlara girmemek.

Vajinal mantarın sonuçları
Vajinal mantar enfeksiyonları spermin yumurtaya doğru taşınmasını engeller.

Vajinal ortamı değiştirerek spermin Canlı kalma süresini kısaltır.

Mantar enfeksiyonları erkeklerde de görülebilir ve kaşıntı, akıntı gibi yakınmalara yol açar.

Cinsel bölgenin temiz tutulmasının Altın kuralları şöyledir:

Vajinanın içi sürekli temizlenmemelidir.

Bacak arasındaki ve dudakları da içeren kısım daima kuru ve temiz olmalıdır.

Temizlikte değişik kokulu sabunlar, kremler vs. kullanmamalı, normal su gerekirse sabun içermeyen temizlik ürünleri tercih edilmeli sonra bölge çok iyi kurutulmalıdır. Çok iyi kurutamayanlar saç kurutucusu ile bölgenin kurutulması özellikle tavsiye edilir.

Dıştan kullanılan pedler alerji ve tahriş yaparsa hemen markası değiştirilmeli ve doktor tarafından da tavsiye edilirse bazen ped kullanılmayıp, tampona geçilmelidir.

Yaz aylarında özellikle deniz ve havuzdan çıktıktan sonra duş alınmalı, Tuzlu veya havuz suyu o bölgeden uzaklaştırılmalı sonra çok iyi kurutularak kuru mayo ile güneşlenilmelidir.

Su ve sabun içermeyen temizlik ürünleri dışında yine de o bölgenin doğal olarak yaratmış olabileceği kokudan rahatsız olanlar için ülkemize de yeni gelmiş olan vajinanın dıştan temiz kokmasını sağlayan bazı ıslak mendiller ve deodorant parfümler kullanılabilir. Bunları kullanırken maddelere karşı alerji olmadığından emin olunmalı ve gerekirse bir doktora danışılmalıdır.
Paylaş:

Doğum Sonrası Cinsellik

Doğum sonrası acılı ağrılı ve halsiz bitkin bir biçimde sizi bırakabileceğinden dolayı uzmanlar bu konuda kesin olarak uyarı yapmakta olup en az 8-10 hafta arası cinsel ilişkide bulunulmaması gerektiğini altını çizerek söylemektedirler. Neden 8-10 hafta çünkü doğum sonrası bir kanama süreci olacaktır.

Normal doğum veya sezaryan her iki süreçte de doğum sonrası kanamalar görülmekte olup 8 hafta kadar sürmekte olan bu kanamalarda henüz vajinal bölge yara ve vajinanın toplanması 8-10 hafta süreceğinden dolayı bu dönemler arasında kesinlikle cinsel ilişkide bulunulmaması çok önemlidir.
Bazı kadınlarda bu durum 5 hafta bazı kadınlarda 8 hafta veya 10 hafta sürmektedir. Ancak hiçbir kan gelmeyene kadar vajinanın toplanması beklenmeli ve daha sonrasında cinsel ilişki başlanmalıdır.

Bu süreçte yine eşler birbirine destek olarak bu durumu stres haline getirmeden sağlıklı bir biçimde geçirebilmeleri için daha duyarlı olmalıdırlar. Doğum sonrası cinsellik özellik kadınlarda vajinada ağrı yanma kanama şeklinde durumlar oluşabilir ancak eğer 8ile 10 haftalık süreci tamamladıysanız cinsel ilişkiye başlayabilirsiniz.

Doğum sonrası cinsellik sırasında kendinizde birçok değişim olduğunu fark edeceksiniz. Kesinlikle olumsuzluğa düşmeden eski vücut yapınıza kavuşana kadar bu süreci sağlıklı bir biçimde geçirebilirsiniz.
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi