Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Saç Dökülmesini Önleyen Yiyecekler

Saç Dökülmesini Önleyen Yiyecekler

Saç dökülmesi öncelikle genetik ve kalıtsal yönlerden meydana gelmektedir. Fakat bunun dışında tükettiğimiz besinlerde saç dökülmesini tetikleyici etkenler arasındadır. Genetik yönden saç dökülmesi gerçekleşmişse bunun önüne geçmek zor olabilir fakat beslenme yönünden saç dökülmesi gerçekleşiyorsa beslenmemize dikkat ederek bunun önüne geçmek mümkün olabilmektedir. Beslenme alışkanlığımıza önem vermek saçımızın görünümünü ciddi oranda etkilemektedir. Saçlarımızın daha hacimli ve gür çıkmasını istiyorsak bazı yiyeceklerin tüketilmesine özen göstermekte fayda var. Bunlardan bir kaçını söyle sıralayabiliriz.

Günlük hayatta sürekli tükettiğimiz besinlerden bir tanesi kuruyemişlerdir. İçerisinde E vitamini bulunduran badem, ceviz gibi kuruyemişler saçlara canlılık ve parlaklık sağlamaktadır. Badem yağları, ceviz yağları gibi aktarlarda kolaylıkla bulabileceğimiz ürünler mevcuttur. Diğer bir yemiş türü olan yer fıstığı ise saçların dökülmesini önleyebilmektedir.

Sürekli tükettiğimiz bir besin türü olan yoğurt hem saçlara de cilde iyi gelmektedir. Yoğurt protein yönünden zengin olması bakımından gayet sağlıklı ve kullanımında sakınca bulunmayan bir besin türüdür.

Çinko bakımından zengin bir içeriğe sahip olan deniz ürünleri örneğin midye, karides vb. saç hücrelerini güçlendirerek daha sağlıklı bir görünüme kavuşmasını sağlamaktadır. Fakat aşırıya kaçılması durumunda fazla çinkonun saç dökülmesine yol açacağı unutulmamalıdır.

Yine günlük hayatta sıkça tükettiğimiz meyveler ise içerisinde C vitamini bulundurduğundan çeşitli enfeksiyonları önleyerek bizi dış etkenlerden korumaktadır. Güneş ışınlarının saçlarımızı yıpratmasını istemiyorsak portakal, mandalina, greyfurt gibi meyveleri sıkça tüketmeliyiz.
Paylaş:

Maydanoz Suyunun Faydaları

Maydanoz Suyunun Faydaları

Kilo vermek için doğru tercih olan maydanozun suyu da çok faydalıdır. Maydanoz içinde bulundurduğu maddeler sayesinde vücutta ki fazla yağların yok edilmesini sağlamaktadır. Maydanoz özellikle her daim genç kalmak isteyen veya genç bir görünüşe sahip olmak isteyen kişiler için bir numaralı bir yiyecektir.Karaciğer rahatsızlığı olan kişilerin maydanoz suyu tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Çünkü maydanoz suyunun yağ oluşumunu önleyici özelliği karaciğer de oluşabilecek yağlanmaları yok etmektedir.Kış aylarında çok çabuk grip veya nezle olan kişilerinde hiç tereddütsüz bir şekilde tüketebilecekleri maydanoz suyu demir eksikliği olan kişiler içinde çok faydalıdır. Hamilelik dönemlerinde düzenli bir şekilde tüketilen maydanoz suyu, vücutta ki düşük demir oranını yükseltmektedir.

Maydanoz suyu erkeklerin korkulu rüyası olan prostat için faydalı olduğu gibi kadınlarında ağrılı geçen adet dönemlerinde doğal ağrı kesici bir özelliğe de sahiptir. Maydanoz suyu kandaki oksijen oranını yükselttiği için özellikle böbreklerin, karaciğerin ve idrar yollarının temizlenmesini ve sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır.
maydanoz suyunun faydaları
Kilo vermek isteyen kişilerin yapmaları gereken en önemli şey az yemek ya da diyet uygulamaktan çok metabolizmalarını hızlı çalıştıracak gıda maddelerini tüketmek olmalıdır. Maydanoz suyunun diğer bir özelliği de metabolizmayı hızlandırmasıdır.Fakat maydanoz suyu ile kilo veren kişiler bir müddet sonra maydanoz suyunun tüketimini keserlerse geçici bir süreliğine zayıflamış olurlar. Sürekli zayıf kalmak için maydanoz suyunun tüketimine devam edilmesi gerekmektedir. Sürekli tüketimden bahsettiğimiz nokta şu maydanoz suyunu 15 gün boyunca düzenli olarak tükettikten sonra 10 gün ara verip sonra tekrar 15 tüketilmelidir. Bu 15 gün tüketip 10 gün mola işlemi sürekli yapılmalıdır ancak böyle faydalı olabilir.

İlgili aramalar: maydanoz suyunun faydaları nelerdir? maydonoz suyu nelere iyi gelir?
Paylaş:

Kabızlığa İyi Gelen Yiyecekler

Kabızlığa İyi Gelen Yiyecekler

Kabızlık, gün içerisinde tükettiğimiz gıdalarla bağlantılıdır. Yanlış beslenmeler, uygulanan yanlış diyetler, vücuda yeteri kadar sıvı girmemesi, tam tahıllı gıdaları yeteri kadar tüketmemek, beyaz undan yapılan gıdaların çok fazla tüketilmesi, vücuda çok fazla kafein girmesi, çok fazla çikolata tüketimi gibi daha bir çok yanlış davranış kabızlığa hatta kronik kabızlığa neden olmaktadır.

Kabızlığın önlenmesi için yapılması gerekenler şunlardır. Öncelikle vücudumuza günlük posa alımını fazlalaştırmalıyız. Çünkü posa alımı dışkılamayı artıracağından dolayı önemlidir.Yetişkin bir kişini günlük posa alımı yaklaşık olarak 22-30 gramdır. Bu da gün içerisinde tüketilen gıdalara dikkat edilmesiyle sağlanmalıdır.Örneğin günde üç ya da beş porsiyon meyve, hiçbir öğünü aksatmadan çiğ veya haşlanmış sebze,haftanın belirlediğiniz üç gününde kuru baklagil ve tam tahıllı ekmeklerle sağlanmalıdır. Kabızlık problemi olan bir kişini, beyaz ekmek ya da beyaz undan yapılmış gıdaları tüketmemelidir.Gıdalar içinde en etkili posa kaynağı buğday kepeğidir.

Kronik kabızlıkta ise keten tohumu tüketilmelidir.Bir tatlı kaşığı keten tohumu kullanmak kronik kabızlık için iyi gelmektedir. Fakat dikkat edilmesi gereken bir konu vardır. Posa kaynağı yönünden zengin olan buğday kepeği ve keten tohumu uzun süre ve çok miktarda kullanılmamalıdır.

Günlük su tüketiminizin azalması da kabızlığa ol açmaktadır. Bunun yanında gazlı içecekleri ve hazır meyve sularını çok fazla tüketmenizde kabızlığa yol açmaktadır. Kabızlık problemi yaşamak istemiyorsanız her sabah ılık su içmeniz faydalı olacaktır. Ayrıca kabızlık problemi olanların kahvaltılarından tahıl gevreklerini eksik etmemeleri,tam buğday ekmekleri tüketmeleri, brokoli, Brüksel lahanası, yer fıstığı, kivi, keten tohumu, armut gibi gıdalar tüketmeleri gerekmektedir.

İlgili aramalar: kabızlığa iyi gelen yiyecekler, kabızlığı geçiren besinler
Paylaş:

Bademcik Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

BAĞDEMCİK AMELİYATI SONRASI NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Bademcik ameliyatı olmuş hastaların bazıları aynı gün taburcu olurken bazıları da bir gece hastanede yatabilir. Bu durumunuza doktorunuz karar vermektedir. Bademcik alındığı bölümde açık yara olduğu için ameliyat sonrasında kanama olabilir. Bu durumda doktorunuza haber vermelisiniz. Bademcik ameliyatı sonrası 2 haftaya yakın yarası kapanana kadar sğrılarınız olabilir. Ağrılar kişiden kişiye göre farklı olabilir. Ağrı kesici kullanabilirsiniz. Bademcik ameliyatı sonrası ağrılar yutkunurken daha fazla olur ve ağrısı kulağa vurabilir. Yetişkinlerdeki bademcik ameliyatı sonrası oluşan ağrılar çocuklardakine göre daha fazla olabilir. Ameliyatınızdan sonra anestezinin etkisi tam olarak geçene kadar (4 saat) bir şeyler yememeniz ya da içmemeniz gerekir. Ne zaman ağızdan gıda alacağınızı hemşireniz size bilgi verir. Genel olarak bol su içmeniz, yumuşak, soğuk ve boğazınızı tahriş etmeyen gıdalar almanız sizin için daha iyidir.

AMELİYAT SONRASI:

İlk gün: Sık aralıklarla soğuk çay, şerbet, komposto, süt, dondurma alabilirsiniz.
2. gün: Bunlara ek olarak oda sıcaklığında, yoğurt, ayran, muhallebi, puding alabilirsiniz.
3. ve 4. gün: Yumuşak gıdalar, patates püresi, rafadan yumurta, makarna gibi yiyecekler.
5. gün: Tahriş edici, batıcı, çok soğuk ve çok sıcak olmamak şartıyla doktorunuza danışarak normal yemeğinize başlayabilirsiniz.
Paylaş:

Diyabet Hastalarında Cilt Sorunları

Diyabet hastalığı insanın cildinde kuruluk yapar. Diyabette dikkat edilmesi gerekenler ilaçlarınızı düzenli almanız ,ve bunun yanı sıra egzersiz, beslenme ve kan şekeri takibidir. En önem vermemiz gereken bir diğer unsurda cildimiz olmalıdır. Cildinize yeteri kadar önem vermezseniz diyabet ilerleyen yıllarda cilt sorunlarına neden olabilir. Kan şekerimiz yüksek gittiği dönemlerde vücudumuzda yara açılma ihtimali daha fazladır. Vücudumuzdaki bu bölgeler ayak, ağız gibi organlarımızdır. Diyabetli hastanın sık beslenmesi gerektiğinden dolayı dişleri her öğün sonrası fırçalanmalı ve her ara öğün sonrası ise ağız çalkalanmalıdır. Diş eti iltihabı oluşmuşsa yara iyileşmesinin geç olabileceği düşünülmeli ve mutlaka diş hekimine gidilmelidir. Günlük ılık su ve bitkisel sabunlarla banyo yapılmalıdır. Yıkandıktan sonra vücudunuzu iyice kurulayın ve mutlaka nemlendirici veya vazelin kullanın. Ayaklarda ise parmak aralarının ıslak kalmamasına dikkat etmeli ve buralara krem sürmemelisiniz. Evinizde plajda vs gibi yerlerde terlik giymeden gezmeyin. Giydiğiniz ayakkabı ve çoraplarınıza önem vermelisiniz. Bütün kesikleri, sıyrıkları sabun ve suyla yıkayın, üzerlerini kuru, steril bir bandajla örtün. Bir kesik yada sıyrık iyileşmez ve o bölgede kızarıklık, sıcaklık, şişlik, zonklama, irin gibi enfeksiyon belirtileri görürseniz hemen doktorunuza ve diyabet hemşirenize haber vermelisiniz. Elinizi yaralayabilecek işler yaparken eldiven giyin. Güneş yanığından korunmak için özellikle yüksek faktörlü ve cildinize uygun güneş kremleri kullanınız.

İlgili aramalar: diyabet hastalarında cilt sorunları, şeker hastalarında cilt problemleri
Paylaş:

Baş Ağrısından Nasıl Kurtuluruz?

Her insanın yaşadığı baş ağrılarının farklı sebepleri olabilir. Baş ağrısı çeken kişiler doktor muayenesi olmalı ve doğru teşhis ve tanı ile birlikte gerekli tedaviyi görmelidir. Baş ağrılarının sebepleri arasında migren hastalığı, sinüzit, kireçlenme ,tansiyon, strese bağlı rahatsızlıklar geliyor. Bazı baş ağrısı hastalığına yakalan kişiler buna çare bulamaz ise umutsuzluğa düşebiliyor. Bu rahatsızlık için gidilebilecek tıbbi bölümler nöroloji, dahiliye, göz, kulak burun boğaz branşları gelmektedir. Baş ağrısı hastalığı çeken kişiler korkuya kapılıp problem haline getirebilir fakat her durum ciddi bir problemin göstergesi değildir. Ancak yüzde onluk bir kısmı tümör, kanama ve damar tıkanıklığı gibi problemlerden olabiliyor. Geriye kalan yüzde doksanlık kısmı değişik sorunlardan meydana gelmektedir. Baş ağrılarınız varsa bu strese ve yoğunluğa bağlı ise düzenli uyku uyumanız, kendinize vakit ayırıp dinlenmeniz ve beslenme şeklinize dikkat etmenizde fayda vardır. Ayrıca bitkisel çaylar kullanabilirsiniz. Sorunlarınızı çözerken pozitif düşünerek gerilmemenizi sağlayarak baş ağrısına neden olabilecek durumu ortadan kaldırmış olursunuz. Evinizde çok kapalı ortamda bulunmayın. Evinizi arada bir havalandırın ve vakit bulursanız yürüyüş yapın. Hem sağlığınız hem de baş ağrılarınız için fayda göreceksiniz.

İlgili aramalar: baş ağrısından nasıl kurtuluruz, baş ağrısından kurtulmak için ne yapmalıyız, baş ağrısı nasıl geçer
Paylaş:

GENİTAL SİĞİL NASIL BULAŞIR?

Hem kadında hem erkekte genital bölgede görülen bir siğildir. Enfeksiyon sonucunda oluşur. Bu enfeksiyona hpv (human papilloma virüsü) denir. Genital bölgede bir veya birden fazla iğne başı kadar küçük ağrısız kitlelerdir. Ülkemizde de giderek sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun hem erkekte hem de kadında, fakat özellikle kadınlarda sağlık sorunlarına neden olabilir. Bunlar görüldüğünde muayene olunmalı müdahale edilmelidir. Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yol açar. Bu sebeple HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bu hastalık cinsel yolla bulaşır. Genellikle birden çok eşi olan veya daha önceden olmuş kişilerde görülür. HPV virüsü penis ve vajina ağzı gibi nemli bölgelerde gelişir. HPV cinsel temasla bulaşan bir hastalık olduğundan gerekli önlemleri almalısınız. Virüs bulaşıcı olduğu için birliktelik yaşanacak kişide çok belirgin siğiller varsa ilişkiye girmemek gerekir. Siğil olan kişinin tedavi görüp hastalığın temizlenmesi beklenmelidir.
Paylaş:

Erken Doğum Nasıl Anlaşılır?

Erken Doğum Nasıl Anlaşılır?

Gebelerde doğumun gerçekleşmesi için rahimde kasılma olması ve bu kasılmaların rahim ağzını açacak kadar şiddetli ve sürekli olması gereklidir. Fakat her kasılmada da ağrı olmayabilir. Genelde belde ve kasıklarda adet sancısına benzer ağrılar hissedilir. Kişi bunu karnında bir sertleşme olarak hisseder. Eskiden söylenen ve günümüzde de bilinen kadınları içinde halk arasında nişan adı verilen sümüğümsü bir tıkacın gelmesi ya da normalden fazla sulu bir akıntı olması erken doğum göstergesidir. İstirahat ile geçmeyen bu tür sancılar olduğunda doktora başvurulmalıdır. Bebek aşağıya doğru bastırıyor gibi bir his oluşur. Erken doğum belirtileri hissettiğinizde yaptığınız işi bırakın. Bir saat sol yanınıza dönerek yatın. 2-3 bardak su için.1 saat içinde belirtilerde gerileme olmaz ise doktorunuza haber vermelisiniz. Gebeye tanı konduktan sonra tedavi tıbbi olarak yapılır. Çok şiddetli durumlarda hastaneye yatırılarak damardan verilen ilaçlar yardımı ile kasılmalar azaltılmaya çalışılır. Gebeliğin devam etmesinin anne ya da bebeğin hayatını tehlikeye atacağı düşünülürse tokoliz (rahim kasılmalarının durdurulmasına yönelik girişim) uygulanmaz. 37 haftayı geçen bir gebelik ise, sancılar doktorunuzun takibiyle kendi seyrine bırakılabilir.

İlgili aramalar: erken doğum nasıl anlaşılır, erken doğumun belirtileri neler, doğumun belirtileri nelerdir, doğumun başladığı nasıl anlaşılır
Paylaş:

Hamileler Neden İdrar Kaçırır?

Hamileliğin ilk aylarında böbreğin süzdüğü kanın miktarında artışlar olur. İlk üç ayın sonunda bu miktar en yüksek seviyesine gelir. Böbreğinizin yaptığı idrar çoğalmaya başlar. Bu durum daha çok idrar yapmanıza ve hemen sıkışmanıza neden olmaktadır. Hamilelerin idrar torbasıyla büyümekte olan rahimleri anotomik yer değiştirmelere başlar. Rahminizin büyümesi aynı zamanda idrar torbanızın yukarı doğru veya geriye doğru çekilmesine sebep olur. Gebelikte progesteron hormonu yükselir. Bu hormon, ilk rahim olmak üzere bir çok organının gevşemesine neden olur. Artmış progesteron östrojen reseptör sayısını azaltır. Bu da urge inkontinansa (idrar kaçırma) yol açan önemli sebeplerden iridir. İdrar yolu enfeksiyonu da idrar kaçırmaya neden olur. Mesane duvarının idrar yolu enfeksiyonları ile hassaslaşması sonunda oluşur. Öksürükte karın içi basıncı etkiler ve idrar kaçırmaya neden olabilir. Gebelere idrar egzersizleri ve perine kaslarını çalıştırıcı egzersizler verilmesi iyi olur. Bu egzersizlerle idrar kaçırma sorunu azalabilir. Bunlar yapıldığı halde
Paylaş:

Genital Siğil Bulaşıcı Mıdır?

Hpv siğili bulaşıcılığı yüksek olan bir hastalıktır. HPV bulaştıktan sonra 2-6 ay içerisinde kuluçka zamanı biter. Daha sonrasında sonra siğil adı verdiğimiz kitlelerle vücutta kendini gösterir. Belirtilerini bireysel özellikler oldukça etkiler. Özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle belirtisiz olabilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak belirtisiz seyreden bu durumlar doktor muayenesinde ortaya çıkar. Büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde dış genital bölgede ve vajinada saptanmaktadır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnabahar görüntüsüne sahip dev kitlelere de rastlanmaktadır. Oral (ağız yoluyla) ilişki uygulamalarında ağız içinde de lezyonlar olabilir. Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun belirtileri sadece jinekolojik muayenede inceleme sonucu anlaşılabilmektedir. Bu virüs cinsel yolla bulaşır. Bilhassa erkekten kadına daha kolay bulaşmaktadır.

İlgili aramalar: cinsel siğil bulaşır mı, genital siğil bulaşıcı mı, cinsel bölgedeki siğiller bulaşıcı mıdır
Paylaş:

Kolesterol Belirtileri Nelerdir?

KOLESTEROL BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kolesterol, hücre yapısının kurulmasında gerekli olan, hormon ve enerji üretimine katkıda bulunan, koyu bala benzer bir yağdır. İnsan vücudu ihtiyacı olduğu kadar kolesterol üretebilmektedir. Beslendiğimiz yiyeceklerden de kolesterol vücuda geçer. Kolesterol çoğalırsa damarlarda yığılmaya başlar. Buda yüksek kolesteroldür. Yüksek kolesterol tek başına bir hastalık değildir fakat damarları zarar vermesiyle en başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere ölüm tehlikesi olan hastalıklara sebep olur. Yüksek kolesterolün belirtileri olur. İki çeşit kolesterol vardır. İyi olan (HDL) ve kötü (LDL) olarak ayrılır. İyi kolesterol, kötü kolesterol seviyesinin düşürülmesine ve damarlardaki yapışkan tabakalarının temizlenmesine yardımcı olurken, kötü kolesterol damar tıkanıklığına, kalp hastalıklarına ve kan dolaşımı hastalıklarına neden olabilir. Yüksek kolesterolden korkulması gerekir. Çünkü LDL (kötü kolesterol) belirtileri çok azdır. Yüksek kolesterol sizi hasta etmez, günlük hayatınızı etkilemez, belirtisi yok denebilecek kadar azdır ve genellikle doktor kontrolleri sırasında yapılan testlerle görülür.
Paylaş:

Kaç Çeşit Mantar Vardır?

Kaç Çeşit Mantar Vardır?

Mantar hastalıklarının çok çeşidi vardır.Çünkü çok fazla türde mantar bulunur. Bunlardan en sık görüleni el ve ayak mantarıdır. Ayak mantarı nemli ve hava almayan ayakkabılardan, değiştirilmeyen çoraplar ya da havuzlardan, spor salonlarından kapılan mantarlarla ayaklar çok kolay hastalık kaparlar. Çok terleyen ayaklarda da mantar olabilir. Bu sebeple havalı ve ayağınız rahat edebileceği ayakkabılar tercih edilmelidir. Mantar özellikle ayak parmaklarının arasında pişik benzeri bir görüntü ve sulanma, kaşıntı, kızarıklık ve kötü koku ile başlar ve hızla ayağın üstüne doğru yayılabilir. Bazı hallerde ayak tabanının derisi kalınlaşır ve pul pul olur. Birde el mantarı vardır. aynen ayak mantarları gibi el mantarı da nemli ve ıslak ortamı sever. Özellikle eli çamaşırdan ve bulaşıktan çıkmayanlar el mantarına daha kolay yakalanabilirler. El mantarının ilk belirtileri özellikle elin ikinci ve üçüncü parmakları arasında oluşan ve avuç içine doğru yayılan kaşıntı ve kızarıklardır. Bu evreden sonra bu bölgelerde beyaz lekeler oluşur. Muayene olunmalı mantarın çeşidine göre ilaç kullanılmalıdır.
Paylaş:

Grip Nasıl Tedavi Edilir?

GRİP NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Grip hastalığı normal şartlarda bir hafta içerisinde iyileşme gösterir. Fakat uzun süren veya ikincil viral geçiriliyorsa sağlık kuruluşlarına başvurmalısınız. Üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE), Soğuk algınlığı, gribal enfeksiyon, rinofarenjit adlarıyla bilinir. İki yüze yakın çeşitli virüs akut ÜSYE yapabilir. Etken influenza virüsü olduğunda ÜSYE “grip” olarak nitelenir. Viral ÜSYE genellikle 3-7 günde, etken influenza virüsü ise 7-14 günde kendiliğinden iyileşir. Soğuk hava viral ÜSYE sebebi değildir. Fakat kışın kapalı alanda ortak yaşamın artması ÜSYE nin bulaşmasını fazlalaştırır. Alışılmış olarak görülen grip başlangıçlarında hastalığı geçirmeyi sağlayan bazı tedaviler uygulanabilir. Gripte en önemli tedavi dinlenmektir. Ayrıca bol bol c vitamini alınmalıdır. Bol su veya sıvı tüketimi yapılmalıdır. Doktorunuzun yazdığı gribal enfeksiyon ilaçları da kullanılır. Bunun yanında burunda kaşıntı ve hapşırık varsa doktorunuz antihistaminik ilaçlar yazabilir. Burun tıkanıklığı varsa açıcı spreyler kullanılmalıdır. Sonrasında öksürük başlayabilir. Anneler çocuklarına gelişigüzel ilaçlar başlamamalıdır. Doktor tarafından ilaç yazılmalıdır.
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi