Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

KANDİL SİMİTİ TARİFİ

Bu gün Kandil ya Kandil simiti tarifi vermeden olmaz diye düşündüm. İşyerinde geçen sene bu kandil simiti siparişi ne kaos oluştururdu. Bu tip kutlama işlerin bizim departman (İnsan kaynakları/halkla ilişkiler) baktığı için vardiyaya yetişti yetişmedi, herkes aldı almadı, bayatmış tazeymiş. Çok zor işler valla. İşte size huzur içinde ve de kendiniz yapacağınız ve affiyetle yiyeceğiniz Kandil Simiti tarifi…

Malzemelerimiz:
*1 paket margarin(250 gr.) (oda sıcaklığında olacak)
*1 çay bardağı sıvıyağ
*2 yumurta
*1 çay bardağı yoğurt
*1 tatlı kaşığı mahlep
*1 çorba kaşığı şeker
*1 tatlı kaşığı tuz
*1 paket kabartma tozu
*Alabildiği kadar un
*Susam(üzerine serpmek için)

Yapılışı:
Susam hariç, malzemelerin hepsini karıştırıyoruz ve yavaş yavaş un ilavesi ile yoğuruyoruz. Hamurun kıvamı kulak memesi yumuşaklığında olacak. Unu fazla katmayınki hamur çok sert olmasın. Yoğurduğumuz hamurumuzu minik simitler yapıyoruz. Sonra yumurta akına batırıp, susama buluyoruz ve 180 derecede önceden ısıtılmış fırınımızda pişiriyoruz.

Afiyet Olsun…
Paylaş:

BÜRYAN PİLAVI Tarifi


Kimi der Siirt’in, Kimi der Bitlis’in yemeğidir. Bir bakmışsın Rumelilerin olmuş. Sonuçta anlarsın ki Güzel mi güzel bir Türk yemeği Büryan Pilavı. Belki şu sıcak yaz günlerinde yemesi biraz ağır gelebilir ama yine de başlıbaşına bir şölen yemeği. Hem önümüzde Ramazan, şöyle iftar vakti, belki de bahçeye kurulmuş bir sofrada, ayran eşliğinde kaşıklayıveririz Büryan Pilavını…
Malzemeleri:
* 1,5 kg. koyun eti
* 3 su bardağı pirinç
* 5,5 su bardağı et suyu
* 1/2 su bardağı sıvı yağ
* Tuz
Yapılışı:
İri parçalara bölünmüş ete 6 su bardağı su ilave edip, yumuşayıncaya kadar haşlayın.
Soğanı küçük küp şeklinde doğrayın. Sıvıyağda pembeleşinceye kadar kavurun. Kabukları soyulup, küp şeklinde doğranmış domatesi ilave edin.Soğana, yıkayıp süzdüğünüz pirinci ilave edin. Sürekli karıştırarak kavurun.
Pirinci, orta büyüklükte ısıya dayanıklı bir cam tepsiye yayın. Üzerine haşlanmış eti yerleştirin. Sıcak et suyunu ve tuzu ilave edin.Etli pilavı önceden 200 derece ısıtılmış fırında suyunu çekene kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın
Herkese Afiyet Olsun…
Paylaş:

Domuz Gribi Gerçeği

Merhaba, çok değerli bir hocamızın paylaşımı üzerine bu makaleyi paylaşmayı toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz­. Her gün web sitemi ziyaret etmekte olan binlerce kişiden  yalnız­ca bir kaçı bu yazıyı okusa bile etrafını bilinçlendireceğine yürekten inanıyorum­.

Domuz gribi adı ile bilinen  İnfluenza A (h1n1) salgını yeniden  başlamadı­. Zaten  yaklaşık 4 senedir bu virüs vardı­. Virüs yayılımı­nın mantığını çok güzel örnekleyen  bir kullanıcı­nın cümleleri­ni sizlere aktarmala­mak istiyorum­.

Virüs yayılımı­nın mantığı şudur ; Avcı kırk yol bilirse, ayı da kırk yol bilir­­. Yani ted­bir de alsan virüs yayılım için kendisine bir yol bulur­.

Virüslere karşı direnç kazandığımızda virüsler kendi DNA formlarını değiştirerek yayılmanın başka bir yöntemini bulurlar­. Bize hep büyüklerimiz bir defa olduğunuz gribi bir daha olmazsınız demişlerdir­­. Bu kısmi olarak doğru bir laftır. Grip olduktan sonra olduğunuz grip formuna karşı direnç kazanırsınız, grip form değiştirirse farklı bir türe (suşa) yakalanmış olursunuz­. Virüs form değiştirerek yayılmanın bir yolunu bulduğun­da bu hadi­seye ‘bis şuş’ denilmektedir­­. Grip hep aynı griptir­­. Yalnız­ca olduğunuz grip, bir evvelki grip formuyla aynı olmaz­. Kafalarda soru işaretleri kaldığını düşünerek birazcık daha örneklendirme yapabiliriz­. İnfluenza bir virüstür­. H1N1, H2N3, H5N1 ve benzeri ise birer suştur(formdur)­.

Domuz gribi ilk form değiştirdiğinde yeni bir suştu­. Hazırlıklı olmamamız sebebiyle büyük hasarlar verdi­. Biz domuz gribine direnç kazandıkça o da kendisine yeni formlar kazanarak önümü­ze H3N2, H2N3 olarak çıktı­. Biz suşlara direnç kazandıkça onlar­da tıpkı binlerce senedir yapmış oldukları gibi yeni formlarla önümü­ze çıkacaklar­.Bun­dan sonrasını kolay soru cevaplar halinde geçelim ;

Domuz gribin­den  korkmamız gerekiyor mu?

* Evet, her sene gripten  ne kadar korkuyorsak o kadar korka­biliriz­.

Domuz gribi ölüme neden  oluyor mu?

* Evet, her sene grip ne kadar ölüme sebebiyet veriyorsa­.

Domuz gribin­den  nasıl korunuruz?

* Her sene gripten  nasıl korunuyorsak­.

Peki binlerce senedir var olan başka formlar­dan korkmadık, domuz gribi ismiy­le önümü­ze gelmiş bu formdan neden  bu kadar korkuyoruz?

Aslın­da yanıt çok kolay. İlaç firmalarımıza para, medyamıza malzeme ve bolca prim gerekiyor. İnsanları telaşa kaptırarak, ortalıkta bir korku rüzgarı esiyor. Bu da birçok ilaç firmasının kasasını doldururken medyaya da malzeme çıkıyor. İlaç firmaları bu kadar bu işten nemalanırken domuz gribi aşısının da faydası olup olmadığı tartışılmakta hatta fayda yerine insanlara zarar verdiği iddiaları da bir hayli fazladır.
Paylaş:

Nükleoplasti Nedir?

NÜKLEOPLASTİ NEDİR?

Nükleoplasti bel ve boyun fıtığı için tedavi derecesine ulaşmış ameliyat dışı girişimle ilgili bir metottur. Nükleoplasti tedavisini açıklarsak diskin merkezinde yer alan jölemsi kıvamındaki madde olan nükleus pulpozus’un yani disk çekirdeğinin yerinden çıkarılmasıdır. Dış çekirdeği omurganın anne karnındaki ilk oluşum olan sırt kordonunun artığıdır. Çocukluk zamanında insanların daha esnek olması buradaki sıvı miktarı ile ilgilidir. Çocuklukta disk jölesi akışkan yumuşak ve hacimlidir. Bu akışkan sıvı omurgaya verilen ağırlığın eşit olarak yayılmasını sağlar. Diskin dış yüzünü anulus adı verilen soğan zarı gibi bir kemer sarar. Bel ve boyun fıtığı bu zarın yırtılması ve nükleusun patlayarak dışarı çıkması ve sinirlere baskı başlamasıyla oluşur. Bu baskı bel buyun ve bacaklarda ciddi ağrılar yapmaya başlar tedavi olunması gerekir.
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi