Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Aranızda gerçekten aşk var mı

Birlikte olduğunuz kişiyle aranızdaki gerçekten 'aşk mı?' İşte bu sorunun cevabını bulabileceğiniz bir kaç ipucu...

Aşık...

Yaptıklarınızla ilgileniyorsa...
Eğer işinizin nasıl gittiğini merak ediyor, onunla daha az zaman geçirebilmenize neden olacak bir terfiyi bile kabul etmenizi istiyorsa, köpeğinizin nasıl olduğunu soruyor, ders programınızı ezberliyorsa... Size aşık...

Değil...

Planları hep belirsiz ise...
Arkadaşlarıyla beraber olmak için sizinle yaptığı planları değiştiriyor ya da iptal ediyorsa... Size aşık değil...

Aşık...

Hobileri paylaşıyorsa...
Çok ilgi duymasa da, sadece sizi mutlu etmek için üç Saat süren bir operaya geliyorsa, sizinle beraber olabilmek için yaptığınız aktivitelere katılıyorsa... Size aşık...

Değil...

Hasta olduğunuzda ilgilenmiyorsa...
Morali bozuk olduğu için cumartesi öğleden sonra köpeğini veterinere siz götürüyor ve Saatlerharcıyorsanız, ama o sizin için aynı şeyi yapmıyorsa... Size aşık değil...

Aşık...

Sizi sık sık arıyorsa...
Bazen sadece ne yaptığınızı merak ettiği için, bazen işiniz, arkadaşlarınız, yaşamlarınız ya da dünyada olan bitenlerden konuşmak için, bazense sadece sizi özlediğini söylemek için arıyorsa... Size aşık...

Değil...

Gelecekten hiç konuşmuyorsa...
Bir sonraki buluşmanızdan sonrası hakkında hiç konuşmuyor, beraber bir gelecekten bahsettiğinizde konuyu değiştiriyorsa... Size aşık değil...

Aşık...

Ailesine ve arkadaşlarına hep sizden bahsediyorsa...
Ailesine ve arkadaşlarına sizi, okulunuzu, işinizi, başarılarınızı, yeteneklerinizi ve arkadaşlığınızı anlatıyorsa... Size aşık...

Değil...

İlişkinizi bir sır olarak saklıyorsa...
Sizi iş arkadaşlarıyla gittiği toplantılara çağırmıyor, arkadaşlarını hiç tanımıyor, ailesinin sizin farkınızda olduğundan emin değilseniz... Size aşık değil..
Paylaş:

Aşk oyunları

Tatlı ve minik oyunlarla sevgilinizi baştan çıkarın.

Onunla "Bir" olmak: Partnerinize sarılıp, onun nefes alıp verişine dikkat edin. Bir süre sonra kendi nefesinizi onunkine uydurun ve aynı anda nefes alıp vermeye başlayın. Birkaç dakika sonra "nefeslerinizin birleştiğini" hissedeceksiniz.

Ruhuna bakın: Birbirinize yaklaşık 60 santimetre mesafede durarak,gözlerinizin içine bakın. Partnerinizin gözlerinden ruhunu görmeye çalışın. Bunu 2 dakika yaptıktan sonra, izlenimlerinizi birbirinizle paylaşın.

Maymun hareketleri: Partnerinizle yan yana oturarak, birbirinizin vücut hareketlerini taklit edin. Bu eğlenceli ama zor oyunda hem el, kol ve bacaklarınızı bireysel olarak hareket ettirmiş, hem de partnerinizle aynı hareketleri yapmış olacaksınız.

Aşka "düşün": Ayaktayken, kendinizi arkanızda duran partnerinizin kollarına bırakın. Sonra yer değiştirin. Bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra hislerinizi birbirinizle paylaşın.

Sır değiş tokuşu: Bir kâğıda çok derin bir sırrınızı yazın ve partnerinizden aynısını yapmasını isteyin. Sonra bu kâğıtları değiş tokuş yaparak, öğrendiğiniz sır hakkında hislerinizi paylaşın.

Düşünce okuma oyunu: Partnerinizle paylaşmak istediğiniz bir düşünceyi bir kağıda yazın. Daha sonra, bu düşünceyi konuşmadan hareketlerinizle partnerinize iletmeye çalışın. Eğer anlayamazsa, düşüncenizi paylaşın. Sonra rolleri değiştirin.

"Yaklaş": Sevdiğinizle yaklaşık 120 santimetre mesafede durarak tümdikkatinizi birbirinize verin. Her 10 saniyede bir, birbirinize yaklaşana kadar, adım atın. Birbirinize en yakın mesafede durun, ancak dokunmayın. (Bu çalışma genelde öpüşmeyle sonuçlanır.)

Avuç formülü: Avucunuzu partnerinizin avucuna dokunmadan enyakın mesafede tutun. Sıcaklık dışında, hormonlarınızı harekete geçirecek duygular da hissedebilirsiniz.
Paylaş:

Bakışlarla etkileme sanatı

Doğru zamanda doğru bakışları kullanarak karşınızdaki kişileri kolayca etkiniz altına almanız mümkün.

İnsanlarla iletişim kurarken vücut dilinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama farkında olmadığınız şey, gözlerinizin tüm diğer faktörlerden çok daha fazla mesaj verdiği. Doktor David Givens "Göz teması, birisiyle iletişim kurmanın en önemli yollarından biridir" diyor ve ekliyor :"İletişim kurmak için gözlerimizi kullanmamız, evrimsel bir içgüdüdür." Göz teması, hayvanlar aleminde gruptaki baskın erkeği bulmak ve kur yapılacak karşı cinsi seçmek için kullanılır. Hayvanların yüz kasları insanlarınki kadar gelişmediğinden, hislerini yansıtmak için gözlerine güvenirler. Biz insanlarsa, henüz bu dürtüyü edinemedik. Yani siz aslında farkında olmasanız da, doğru bakış üstünde çalıştığınızda çevrenizdekilere çok farklı mesajlar yollayabilirsiniz.

ONDAN HOŞLANDIĞINIZI GÖSTERİN
Bakış: Direkt olarak gözlerinin içine bakın.

Başınız yana doğru hafifçe eğikken birkaç saniye boyunca gülümseyin ve sonra başka yöne çevirin.

Neden işe yarıyor? Bu, aslında doğamızdan gelen bir flörtleşme şekli. Antropolog Helen Fischer "Çiftleşme bakışı dediğimiz bu özel bakışma genellikle maymunlarda görülür" diyor ve şöyle devam ediyor: "Dişi bir maymun bu bakışı tekrarlar ve bu sayede erkek maymunu kendine yaklaşmak konusunda teşvik eder. Erkekler, bu harekete tepki verir çünkü binlerce yıl önce yaşamı devam ettirebilmek için cinsel çekim sinyalleri göndermek gerekliydi" diyor. Ona bir kez bakıp sonra bakışlarınızı kaçırmanız, karşınızdaki erkekte sizi takip etme isteği uyandırır. Bu, sizin zor elde edilen bir kadın olduğunuzun altını çizer.

SİNİR BOZUCU BİRİNİ SUSTURUN
Bakış: Alnına bakın ve sonra başınızı uzaklara çevirerek sizinle göz teması kurmasını engelleyin.

Neden işe yarıyor? Fisher "Alnında bir noktaya odaklanmanız mesafeli olduğunuzu gösterdiği gibi, ondan üstün olduğunuzu hissettirir. Çünkü direkt olarak gözlerinin içine bakmak yerine, gözlerinin üst kısınma bakmaktasınızdır. Kafayı çevirmek ise, şempanze ve goriller arasındaki bir gözdağı verme şeklidir. Givens, bunun biyolojide limitleme anlamına geldiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor: "Şempanzeler bunu, egemenliklerini ilan etmek ve gruptaki diğer canlılar üzerinde üstünlük kurmak için kullanır." Siz de uzaklara bakarak karşınızdakine "Seni umursamıyorum" mesajını verirsiniz.

PATRONUNUZUN GÖZÜNE GİRİN
Bakış: Patronunuz kadınsa, gözlerinizi hiç kaçırmadan ona bakın. Ama eğer bir erkekse, 30 saniye boyunca gözlerine baktıktan sonra ara verip birkaç saniye yere bakın.

Neden işe yarıyor? Kadın ve erkek patronlar için bakışlarınızı kategorilere ayırarak, kadınlar ve erkekler arasındaki evrimsel farklar hakkında fikir sahibi olursunuz. Bu da, size avantaj sağlar. Tabii ki sapık gibi patronunuza gözlerinizi dikmenizi tavsiye etmiyoruz! Konuşma esnasında zaman zaman göz temasını kesmenizde bir sakınca yok. Bu küçük aralarda bir doküman gösterebilir veya bir konuda fikir beyan edebilirsiniz. Sadece o konuşurken kafanızı eğmeyin veya başka yerlere bakmayın. Çünkü bu şekilde içten içe sizin çekimser olduğunuzu düşünecektir.Karşı cinsten olan patronunuzla direkt göz teması kurmanız ise, onun tarafından otoritesine saldırı olarak tanımlanabilir. Fisher "İlkçağlarda, erkekler düşmanlarını kışkırtmak için göz teması kurardı. Bu nedenle bugün bu dürtüye sahip olmalarını normal karşılamalısınız" diyor. Direkt göz teması ve aşağıya bakmak arasındaki denge, sizi hem katılımcı hem de uyumlu gösterecektir.

BİR TARTIŞMAYI KAZANIN
Bakış: Kendi fikrinizi savunurken kaşlarınızı kaldırarak göz teması kurun.

Neden işe yarıyor? Givens "Bir maymun, egemenliğini ilan etmek istediğinde, gözünü dikip bakışlarını yukarı aşağı indirir ve kaldırır. Kaşları kaldırmak, göz temasına dikkat çektiğinden bakışı her zamankinden daha fazla ikna edici bir hale getirir" diyor. Politikacıların bunu devamlı yaptığını görebilirsiniz.

BİR AN ÖNCE BAĞIŞLANIN
Bakış: Tıpkı dua eder gibi başınız karşıya bakarken gözlerinizi aşağı indirin.

Neden işe yarıyor? Bakışlarınızı aşağı indirip başınızı itaatkâr bir pozisyonda tutmanız, karşınızdaki insana hatalı olduğunuzu bildiğiniz mesajını verir. Ayrıca bu hareket, karşı tarafın konuyu bir üst seviyeye taşımasını da engeller. Givens "Hayvanlar, böylesine bir saygı gösterisi gördüklerinde karşılarındakine saldırmaz" diyor. Sevgilinizle veya en yakın arkadaşınızla kavga ettiğinizde bu yöntemi uygulayarak tartışmanın gereksiz yere uzamasını engelleyebilirsiniz.

Cosmopolitan
Paylaş:

Kadınlıktan Anneliğe Geçiş Evresi

Gizemli, bilinemez ve heyecanlı bir zaman dilimi: İlk gebelik belki daha önce hiç yaşamadığınız pek çok yeni soru ve duygulara yol açan bir evredir. Özellikle doğmamış çocuğun bir hazine gibi üzerine titrendiği ilk haftalardaki anlatılması olanaksız, harikulade güzel bir duygudur.

Bu küçük varlık henüz herkes için görünmez durumdadır; üstelik hamile kadın bile onun varlığını 18. haftaya (bazen daha sonraya) kadar hissetmez.

Bebeğin varlığını sadece sezinleyebilirsiniz. Oysa kamınızda muazzam gelişmeler olmaktadır. Embriyon daha sonra ulaşamayacağı bir hızla büyümektedir. En önemli organları bu evrede gelişir. Bütün bunlar kadını bedenen ve ruhen değiştirir. Yalnızca bedeni değil, ruhu da gebedir.

Bu nedenle birçok kadın hamileliği sırasında duygusal fırtınalar yaşar. Beklenen annelik mutluluğunun sevinciyle yeni annelik rolüyle ilgili kuşkular, aynı anda gündeme gelir. Sakın endişelenmeyin! Bu ani ruhsal değişimler tamamen normaldir. Çünkü gebelikle bilirlikte belirleyici bir süreç başlamıştır: Artık gelecekte sadece bir sevgili, bir eş ve kadın değil, aynı zamanda anne de olacaksınız. Demek ki, yeni bir hayata ve yeni bir kimliğe hazırlanmaktasınız.

Duygu dalgası bir türlü durulmak bilmiyorsa, dolduracağınız bir annelik anketi, durmadan üsteleyen düşüncelerinizi düzene koymanıza ve duygu selini sakinleştirmenize yardım edebilir. Ankete canınızı sıkan tüm sorulan koyun; örneğin:

Doğumdan sonra kendimi nasıl hissedeceğim?
Bebeğime iyi bir anne olabilecek miyim? Aslında “iyi” anne nasıl olunur ya da “kötü” annelik ne demektir?
Doğum partnerimle ilişkimi nasıl etkileyecek?
Anne olarak da arzu edilen bir kadın olacak mıyım?
Eski arkadaşlarımla buluşacak mıyım?
Şu andaki işimi özleyecek miyim?
Doğumdan kısa bir süre sonra yeniden çalışmak mı, yoksa bir kaç yıl ara verip yalnız çocuğumla ilgilenmek mi istiyorum?
Sabah kalktıktan sonra alış veriş, temizlik, çamaşır ve yemek pişirmekten çocuğun (ve kendimin) bakımına kadar yeni günlerim nasıl geçecek?
Tek başıma başarabilecek miyim? Doğumdan sonraki ilk dönemde bana gerçekten yardım edebilecek akraba ve dostlarım var mı?
Paylaş:

Neden ben kıskancım?

Kıskançlık aslında çok karmaşıktır. Çünkü içinde çok geniş duygusal olayları,düşünceleri ve davranışları barındırır. Hepimiz kıskançlığı hayatımızda bir dönem deneyimlemişizdir. Önemli olan bunu aşabilmemiz.

Öncelikle kıskançlığı neden içimizde hissederiz bunun nedenini bulmamız gerek. Eğer bu kıskançlığı ara sıra hissediyorsan canını sıkmana gerek yok, herkes hayatının bir döneminde kıskançlığı hissetmiştir zaten. Biraz kıskançlığın, istediğimiz şeyleri elde etmede veya daha çok çalışmamız gereken zamanlarda bize faydası bile olur. Ama kıskançlığın aşırı ise, herkesi ve her şeyi kıskanıyorsan çözmemiz gereken problem çok daha karmaşık hale gelir. Yalnızca isteğin şeyler için imrenmeye özen göstermen gerekir. Örneğin arkadaşın sınavda senden yüksek not almışsa onun aldığı nota imrenebilirsin. Bunun için bütün cesaretini topla ve kendini istediğin nota odakla ve tabii ki de bunun için gerekli çalışmayı da yapman gerekecek. Böylece sonunda istediğin nota ulaşabilirsin.
Paylaş:

Güzel Kaşlara Sahip Olalım

Kaşlarımız yüzümüzün ifadesini belirler. Kaşlarımızı yanlış aldığımızda bakışlarımızda da istediğimiz etkiyi veremeyebiliriz .Hatta bazen yanlış yerden alınan kaş bir daha büyümez. Bu sebeple düzgün kaşlar için bir kaç tavsiye vermek isterim. Birde kolay bir kaş kaldırma masajımız var.

Pekii kaşlarımızı gürleştirmek için ne yapmalıyız...

1) Kaşlarınızı bir fırça yardımıyla düzeltin ve yukarı doğru tarayın. Eğer kaşlarınız düzse aşağıya doğru tarayın. Küçük bir makasla normal uzunluğa ulaşıncaya kadar kıslatın. Böylece gerçek kaş şekliniz ortaya çıkacaktır.
2) Kaşınızın tam ortasını kalem yardımıyla belirleyin. Kalemi burnuzun hemen yanında ve dik bir şekilde tutun. Kalemin dışında kalan kısım burnunuzun geniş görünmesine neden olur.
3) Kalemi göz bebeğinizin önünde tutun. Kalemin ucunun gösterdiği nokta, kaşınızın kavisli olması gereken yerdir
4) Kalemi bir ucunu burnunuzun kenarına diğer ucunu gözünüzün kenarına gelecek şekilde tutun. Kalemin ucunun gösterdiği nokta kaşınızın bitmesi gerektiği noktadır.
5) Beyaz bir kalem kullanarak alınacak olan kaşların yerini belirleyin. Beyaz renk, kaşın koyu görünmesini sağlar. Böylece alırken size kolaylık olur.
6) İki kaşınızın arasını ağda yardımıyla temizleyebilirsiniz. Bu hem daha hızlı hem de daha kolay bir yöntemdir. Ağdayı tüylerin çıkış yönüne doğru uygulayın ve çekin.
7) Beyaz renkli kısımda bulunan fazla tüyleri cımbız yardımıyla alın.
8) Son olarak cildinizde bir buz küpünü 5-6 dakika bekletin. Böylece kızarıklıkların oluşmasını önleyebilirsiniz
Kaşlarımızın da bakıma ihtiyacı var. Benim de evde sık sık yaptığım bir kaş kaldırma masajım var:

iki elimizin 3 parmağını kaşlarımızın altına dokunduruyoruz. Parmaklarımızla kaşımızı geriye itip 10 a kadar sayarken mimiklerimizle de parmaklarımızı aşağı doğru zorluyoruz. Bir kaç saniye dinlendirip 10 x 3 set yapıyoruz.

Gür ve sağlıklı kaşlar için evde yapabileceğimiz dökülmeyi önleyici ve gürleştirici önerilerimde var.İlk sıradakini Suna Dumankaya'dan öğrenmiştim.

1)Bir tane fındığı teflon tavada kavurun. Ilıkken kaşlarınıza sürün. Daha sonra bir tutam okaliptüsü çay gibi demleyip süzün. Ardından bununla kaşlarınıza kompres yapın. Aynı işlemi sık sık tekrarlayın.

2)Bir çorba kaşığı vazelin, bir tatlı kaşığı badem yağı, bir tatlı kaşığı lanolin, üç adet ceviz içi ve üç adet fındığı karıştırıp kısık ateşte eritin. Daha sonra süzüp, bir cam şişeye koyun ve donmasını bekleyin. Kaşlarınıza gün aşırı sürün.

3)Bunları yapamam derseniz. En Basiti Bir kaç diş sarımsağı Badem yağında birgün bekletin. Sarımsağı badem yağından çıkarıp kaşınıza sürtün. Hadi bakalım denemeye değer...

Paylaş:

Hamile Kalmak İçin Cinsel Yaşam


Bebek dusunen ciftlerin ilk aklina gelen sorulardan bir tanesidir suphesin en cabuk surede nasil hamile kalinir sorusu. Iste bizde size yardimci olabilmek adina Hamile kalmak isteyen çiftler için uygun cinsel yaşam basligi altinda bazi bilgileri paylasmak istedik
.
İstemelerine rağmen hamilelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir.
Kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Kısır olduklarını düşünen bazı çiftlerde alınacak basit tedbirler ve uygulanacak çok kolay yöntemler ile hiçbir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir.

Uygun zaman:
Gebelik isteyen çiftler için cevaplandırılması gereken ilk soru en uygun zamanın ne olduğudur. Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genelde adet siklusunun 14. gününe denk gelir. (adet kanamasının başladığı günden itibaren 14. gün). Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği, ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15. günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir.
İlişkinin her gün önerilmemesinin sebebi erkeğin sperm kalitesini düşürmemektir. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır. Alınabilecek başka bir önlem de ilişkinin sabah olmasıdır. Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken "bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir" şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki üreme sistemini yöneten bütün hormonlar hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassasdır.

Uygun şekil:
Gebelik için uygun dönem saptandıktan sonra ikinci aşama cinsel birleşmenin şeklidir. Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal bir ilişki sonrası gebelik oluşabilmesi için spermlerin vajinaya uygun şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ile kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirerek pelvisini yükseltmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilişkiler gebelik elde etmek için uygun değildir.
İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükrük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir.

Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH'ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez.

İlişki sonrası:
Eğer ilişki sonrası kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemlidir. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemelidir. İdeal olan kalçalarının altına bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir.

Vajina dışarıdan kulanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır. (Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyor ise bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir). Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez. İlşiki öncesi yapılan duş vajen pH'ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından, şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon ve dolayısı ile infertilite şansını arttırır.
Paylaş:

Kaş Alırken Bu Noktalara Dikkat Edin

Etrafınız ne kadar aydınlık olursa olsun, ayrıntıları gün ışığındaki kadar belirgin fark edemeyeceğinizden, kaşınızı mutlaka gündüz alın.
Mümkünse cam kenarına dayayacağınız bir aynayı kullanın.
Jöleyle düzelttikten sonradir ki kaşlarınızı alın.
Hassas bir cımbız yardımıyla ilk önce dağınık kaşları alın. Ardından kaşınıza olmasını istediğiniz şekli verin.
Kaş şekillerinde en önemli noktanın doğru konumlandırılmış kavis olduğunu göz önünde bulundurun.
Uygun bir kaş stilinde doğru kavisin en yüksek noktası, gözbebeği hizasıdır. Unutmayın!
Kaşlarınızı almaya ortadan başlayın ve kulak yönüne doğru ilerleyin.
Kaş kemiği hizasında kalmaya özen gösterin.
Taradığınızda kaş kemiği üzerinde kalan telleri de kesin.
Bir defada birden fazla kaş almayın ki, arada boşluklar oluşmasın.
Kaşlarınızın alt kısmından fazlaca almayın; aksi hâlde, kaşlarınız birbirine uzak durabilir.
Mutlaka ayna karşısında almaya özen göstereceğiniz kaşlarınızı sık aralıklarla kontrol edin.
Hızlı makyaj önerileri
Evde kendi kendinize uygulayabileceğiniz kişisel bakım formülleri
Saç uzatan muhteşem formül....
Paylaş:

Saçkıran Hastalığı Sarımsak uygulanması

Saçkıran bir mantar enfeksiyonunun oluşturduğu ve özellikle saç sakal kıllarını döken bir deri hastalığıdır. Mantar kılların içerisinde ilerleyip, bu kılların matlaşıp, çabuk kırılabilmesine neden olur ve böylelikle, kıllı bölgede kılsız veya az kıllı bir bölge oluşur. Saç kıran genelde baş bölgesinde olmakla beraber ,sakalda,vücut tüylerinde de olabilir. 

Saçkıran Aşırı stres ve deprasyon altında da görülebilen bir hastalıktır, psikolijik durum düzelmeye başlandığında hastalıkta eş zamanlı düzelme görülür. Burada anlattığımız tedevi yöntemi mantar enfeksiyonunun oluşturduğu saçkıran hastalığı içindir.

Havana 3 diş sarımsak ve bir miktar tuz ekleyip dövün içine 1-2 damla alkol ekleyin, saç kıran olan bölgeyi temiz bir havlu kızarıncaya kadar silin, tuzla birlikte ezdiğiniz sarımsağı merhem sürer gibi saçkıranlı bölgeye sürünüz. 
Bu işlemi haftada 1 gün deneyin, engeç 3 hafta sonunda saçkıranlı bölgede kılların çıkmaya başlayacaktır.
Paylaş:

Erkekler Neden Göğüs Sever?

1.Dikkate çekici olmaları. Erkekler sizinle konuşurken genellikle yüzünüze değil göğüslerinize doğru konuşur. Fiziksel, psikolojik ve sosyal ortamlarda bu kadar çok göz önünde bulunan bir şeyin çekici olması normal. Aynı şeyden iki tane olması da erkekler için oldukça seksi. Hatta bunun daha fazla olmasını isteyen erkekler de yok değil.

2.Göğüslerdeki tabu cazibesi.. Kadının göğüsleri erotik cazibesidir. Her zaman saklı ve kapalı tutulduğu için daha dikkat çekici ve istenilen bir şey halindedir. İnsanlar her zaman kendilerinde olmayanı veya saklı olan şeyi merak ettikleri için daha çok arzu verir.Göğüsler erkekler için yasak meyve anlamındadır.

3. Açıkçası çiftleşme sürecinin bir parçası olarak görünen göğüsler, erkeklere kışkırtıcı geliyor. Dikkat çekici olan göğüsler, bu yüzden bir çok reklamda bu figürler kullanılıyor. Toplum tarafından da dikkat çeken göğüs faktörü, baskı altında tutuluyor ve çekiciliğini koruyor.

4. Erkekler görsel olarak uyarılır. Kadının genital bölgesinden sonra en uyarıcı şeyi göğüsleridir. Erkek için kadının fiziksel görünümünde en önemli yeri göğüsleridir.

5.Göğüsler eğlence noktası gibi görünür. Bebekler emerken oyun oynar gibi yaparlar. Erkekler için de, seks sırasında ken büyük eğlence göğüslerdir.

6.Göğüsler kadınları uyandıran, tahrik eden anahtardır. Cinsel açıdan kadınları uyarmak, orgazm olmasını sağlamanın en kolay yolu göğüsleridir.Erkeklerde bu durumu kullanıp sekste daha çok haz alır.

7. Charles Darwin'e göre, erkeklerin bilinçaltında göğüsler üreme göstergesidir. Erkeklerin bilinçaltındaki üreme düşüncesi fantazilerini de artırıyor ve daha çok seviyor.

8.Erkeklere göre kadının göğüsleri doğurgalığın sembolü. Bir insanın büyüyüp gelişmesindeki en etkin besin kaynağı olduğu için kutsal görürler.

9. Çocukların en rahatlatıcı en güvenilir en mükemmel yeri annelerinin göğüslerdir. Erkekler de bilinçaltında o güzel günleri hatırladığı için göğüsleri huzurlu ve güvenilir bulur. Başlarını hep eşinin göğüslerinin üzerine koyup uyumak ister.

10. Kadınların göğüsleri insanın var olduğu günden beri çok önemli kutsal bir organ. Bebeğin doğumu göğüslerin işlevselliğini artırır. Bebeği doyurmaya yarayan göğüs tüm herkes tarafından kutsaldır.
Paylaş:

Cinsel Yolla Bulaşan Tüm Hastalıklar

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kontrolsüz ve korunmasız cinsel ilişki sonucu bulaşan hastalıklardır. Bu hastalıklar bir kısmı tedavi edilebilirken geri kalanları tedavi edilemez. Ömür boyu tedavi görmenizi gerektirir. Hatta bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklar ölüme kadar bile götürebilir.

Bel soğukluğu: Ülkemizde en çok rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıktır. Bulaştığı erkek hastalarda ki belirtileri çok sık sık ve ağrılı idrara çıkarlar. Karin içinde iltihaplanma, üreme organlarında apseler ve kısırlık görülür. Cinsel ilişki sırasında gebe kadına bulaşmışsa doğum kanalını takip ederek bebeğe kadar ulaşabilir. Hastalık kuluçka süresini doldurduktan sonra belirtiler göstermeye başlar bu da yaklaşık 2-3 hafta kadar sürebilir. Tedavi edilebilir bir hastalıktır. Çiftlerin birlikte tedavi olması gerekir. Hastalığın tedavisi süresince çiftler cinsel ilişkiye girmemelidir.

 Frengi: Korunmasız cinsel temasla bulaşır. İnsan vücudunun tümünü etkileyen bir hastalıktır. Hastalığın vücuda giriş bölgesinde ağrısız bir şişlik oluşur. Ciltte döküntüler ve özellikle kasık bölgesinde şişlikler meydana gelir. Erken teşhis edildiği takdirde tedavisi mümkündür. Ancak fark edilmez de ilerlemeye devam ederse; sinir sisteminde harabiyet yaratır, sağırlık, körlük gelişebilir. Daha ileri vakalarda kalp hastalıkları görülür ve çoğunlukla ölümle sonuçlanır.

 Yumuşak çıban: Korunmasız cinsel temas ile bulaşır. Cinsel organlarda ağrılı yaralar meydana gelir. Bütün vücudu etkilemez. Yakın olduğu cinsel organda çıban meydana gelir enfeksiyon olan bölge zamanlar patlar ve irin akar. Tedavisi kolaydır.

 Klamidya tricomatis: Bulaşma yolu korunmasız cinsel temastır. Erkek hastalarda ağrılı idrara çıkma ve cinsel organda sarı akıntı görülür. Kadınlarda cinsel organda sarı köpüklü bir akıntıyla belli olur. karın içinde iltihaplanmalar ve üreme organlarında apseler meydana gelir. Hamile bayanlada yüksek ateş, düşük veya ölü doğuma sebep olur. Tedavisi kolaydır. Eşler birlikte tedavi olurlar tedavi bitmeden cinsel ilişkiye girilmemelidir.

 Tricomonas vaginalis: Bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Oluşan akıntı koyu renkli ve kötü kokuludur. Tedavisi kolay bir hastalıktır. Eşler birlikte tedavi olmalıdır. Tedavi sonuç vermezse tekrar doktora gitmek gerekir.

 Üreme organlarında uçuk: Cinsel organlarda çok ağrılı ve kaşıntılı bölgeler olur. Tedavisi mümkün değildir. Kullanılan ilaçlar septomları azaltır. Zamanla kendiliğinden geçer.

 İnsan papillom virüs: Korunmasız cinsel ilişki ile bulaşır. Üreme organlarının dış kısımlarında görülür. Bu bölgelerde Karnıbahar şeklinde doku kümeleri oluşur tedavisi kolay bir hastalıktır. Eşlerin birlikte tedavi olması gerekir. Hastalık ortadan kalkıncaya kadar cinsel ilişkiye girilmemelidir.

 Bulaşıcı sarılık: Diğer adıyla hepatit B virüsüdür. İki şekilde buşabilir. Kan ve cinsel ilişki yoluyla, hastalık bütün vücudu etkiler. Karaciğerde hassasiyet oluşur. İdrar renginde koyuluk, sarılık ateş ve kusma olur. Karaciğerde iltihaplanma, siroz ve karaciğer kanserine kadar gidebilir. Kesin bir tedavisi yoktur. Hastalık bulaşmadan önce aşı yapılmışsa korunma sağlayabilir.

 AIDS: Cinsel yolla bulaşan en kötü hastalıktır. Kan ve vücut sıvıları ile bulaşır. Anneden bebeğe bulaşır. Süt yoluyla da bebeğe geçer. Kesin tedavisi yoktur. Hastalık bulaştıktan 3 ay sonra kanda yapılan bir testle teşhis edilebilir. Vücuda giren HIV virüsü hastalık yapmayabilir. Ancak taşıyıcı bunu başka bireylere bulaştırabilir. Tüm vücudu etkiler vücudun immün sistemini zayıflatarak hastalıklara direnç oluşumunu engeller.
Paylaş:

Adet Döneminde İlişki !

Genellikle adet kanaması sırasında cinsel ilişki tabu olarak görülür. Bu düşünce, çoğunlukla çok derinlerde gizli, kör inançlara ve adet kanamalarının pis bir olay şeklinde açıklandığı dinsel kurallara dayanır. Biz bu sorunu tıp açısından hareket ederek inceleyeceğiz.

Psikolojik uyarılma dışında, kadının bedensel arzulan banyo yapınca olduğu gibi, cinsel organlara kanın toplanmasıyla, doğal yoldan artar. Cinsel arzuların adet kanamasından birkaç gün öncesinde ve kanama sırasında artması doğal karşılanmalıdır. Çünkü cinsel organlar kanla doludur. Fakat olası ağrılar yüzünden kadın, doğal olarak oluşan isteklerini dizginler. Hiç bir rahatsızlık duymasa bile, yalnızca kanama olduğu için arzularını bir kenara atar.

Bu nedenle,birçok kadın, adet kanaması sırasında cinsel ilişkide bulunmayı reddeder, fakat okşanmayı, kucaklanmayı ister. Böyle uyarılmaların rahim üzerinde bazı etkileri olabilir ve kanamayı artırabilir.

Bazı erkekler, adet kanaması olan kadınları arzular. Fakat birçok koca, kanamanın başladığını duyunca, gizliden gizliye derin bir nefes alır. Çünkü bu süreyi kendilerine dinlenmek için bir ara olarak görürler. Fakat adet kanaması beş veya daha fazla gün sürdüğü için, içlerinden birçoğu, bunun bir an önce son bulmasını arzular. Bu erkekler kendi kendilerine, bütün bu kanama süresince perhiz yapıp yapmamaları gerektiğini sorar
ve eğer gerekmiyorsa, hangi önlemlere uymalarının doğru olacağına kafa yorar.

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ JİNEKOLOJİ ANA BİLİM DALININ 
yaptığı anket ; bilgilerine dayanarak, 100 kadından onunun kanama sırasında ilişkide bulunduklarını ve gerçek sayının daha yüksek olduğunu ileri sürmektedir.
Ayrıca gene bu ankette, kendilerine soru sorulan kadınlardan ikisinin, adet kanaması sırasında daha fazla zevk aldıklarını, beşinin hiç bir ayrım görmediklerini ve geri kalanların cinsel ilişkiyi başka zamanlar yapmayı yeğ tuttuklarını söylemektedir.
Bu durumda psikolojik ve fizyolojik şartları göz önünde tutmamız gerekir. Ayrıca uyarma etkisi açısından, elle tutulur bir ayrımın olmadığını da buraya eklemek doğru olur.

Fakat biz, cinsel ilişkinin, adet kanaması ve her iki eşin sağlığı üzerindeki etkilerini belirtmeden geçemeyiz.
Aşağıdaki etkenler, açıklanması ve önemle üzerinde durulması gereken konulardır:

1. Cinsel ilişki sırasında kan birikmesiyle, adet kanaması da kuvvetlenir. Bu olağanüstü birikme, geçici bile olsa, karın ve kalçalarda ağrılar oluşturabilir. Bu ağrılar kanamadan önce başlayabilir, gitgide artabilir ve kanama sırasında kuvvetlenebilir. Örneğin gizli kalmış bir kronik bel soğukluğu, adet kanaması sırasında aktif duruma gelebilir. Öte yandan adet kanaması sırasında mikroplar vücuda girebilir. Normal olarak vagina içindeki zararlı mikroplarla savaşan Doederlein bakterileri, adet kanaması sırasında etkisizdir. Kanla dolu organlar daha kolay yaralanabildikleri için, cinsel ilişki tehlikeli olabilir.
Adet kanaması sırasında cinsel ilişkide bulunmayı isteyen çift, olası tehlikeleri çok iyi bilmeli ve bunları birlikte önlemeye çalışmalıdır. Özellikle rahme kuvvetli çarpmayı oluşturacak hareketler, bilhassa kanamadan önce yapılmamalıdır.

Tersi durumda bunlar kanamayı zamanından önce getirir, kanama normalden daha kuvvetli olur ve kadın karnının alt kısımlarında ve kalçalarında ağrılar duyar.

2. Eğer kanama çok kuvvetliyse, cinsel ilişkiden kaçınmak önerilir; yoksa arkadan veya yandan bir pozisyon seçilmelidir. Bu pozisyonlarda penis çok derinlere ulaşamaz, her türlü ateşli
hareket olanaksızlaşır.

3. Her iki eş, önceden cinsel organlarını, bunların çevresini ve ellerini sıcak suyla yıkamalıdır. Böylelikle mikrop kapma olasılığını azaltırlar. Prezervatife güvenmek yanlıştır, bu her ne kadar erkeği korursa da, dikkatle yıkanmış parmaklardan daha temiz olduğuna dair bir garanti yoktur; ayrıca vaginada kuvvetli sürtünme oluşturur ve iltihaplanmaları doğurabilir.

4. Cinsel organların uyarılmasında, adet kanaması sırasında, dış kısımlara bağlı kalınmalıdır. Parmaklar hiç bir şekilde
vaginaya sokulmamalıdır.

5. Adet süresinin sonlarına doğru, kanama bir süre için durduğunda, cinsel ilişkide bulunabilinir. Fakat o zaman da şiddetli hareketlere izin veren pozisyonlardan kaçınılmalıdır.

6. Yukarıdaki önlemlere, kanamaların azaldığı, adet süresinin son yarısında da uyulmalıdır.

7. Kalçalarında veya karnında sancılanma ya da iç organlarında (Adnexe veya rahimdeki iltihaplar gibi) hastalık olan kadınlar, cinsel ilişkiden kaçınmalıdır. sözcükleri erkekte iktidarsızlık oluşturur. Sertleşme olmaz erken boşalma ve cinsel arzuların azalması sonucu doğar.
Paylaş:

Hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı

Hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı diye soran çiftlere ilişkilerini hamilelik döneminin her anında rahat bir şekilde yaşamalarında sakınca olmadığını söyleyebiliriz. Tabi bazı özel durumlarda cinsel yaşama kısıtlama getirilebilir.  Bu durumlar gözüktüğünüz doktorun uyarıları çerçevesinde olacaktır. Örneğin hamile olan kişide düşük riski söz konusu ise erken doğum riski var ise kanama oluyorsa veya enfeksiyon taşıma gibi bir ihtimal yaşanıyorsa cinsel ilişkiye kısıtlama getirilebilir.

Hatta bazı doktorlar zamanında olmayan doğumların gerçekleşmesi için cinsel ilişkinin yararı olduğu söylenir. Vakti gelip de doğum işlemi gerçekleşmeyen eşler için cinsel hayatlarını devam ettirmeleri doğumu tetikleyen unsur görevi taşımakta olduğu söylenmektedir.

Bu yüzden hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı sorusunun cevabı eğer kontrollü bir şekilde ilişki yaşanıyorsa ve yukarıda bahsettiğimiz olgulardan yok ise son ana kadar yaşanılabilir olmasıdır. Bunların yanı sıra pozisyonlarda önemlidir. İlişki sırasında bebeğe baskı ve karın kaslarına basınç uygulamayacak pozisyonlar tercih edilmelidir. Bu pozisyonlar kadının üstte olduğu eşlerin ikisinin de yan durduğu kadının diz ve dirsekler üzerinde olduğu ve kadının kalça kısmının yatak ucunda olup erkeğin ayakta olduğu pozisyondur. Gebelik sırasında memelere uyarı yapılmamalıdır. Bu rahim kasını tetikleyen bir unsur olduğu için zorlanmaya bağlı erken doğumlara sebep olabilir.

Eşler tarafından net üzerinden de en çok sorulan soru ‘hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı? ‘ sorusudur. Bu yüzden derinlemesine bilgi sahibi olmanız için bu yazıyı siz değerli okurlarımız için yazmış bulunmaktayız. Ancak hamilelik dönemi ile ilgili daha geniş bir bilgi sahibi olmak istiyorsanız internet üzerinden kısa bir araştırma yaparak merak ettiğiniz tüm sorularınızın cevabını rahatlıkla bulabilirsiniz. Hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bırakılmalı sualine cevap vermeye çalıştık. Diliyoruz ki faydası olacaktır.
Paylaş:

Hangi Burcun Kadını Nasıl Giyinmeli ?

Burcunuzun özellikleri kıyafetlerinizde de kendini gösteriyor.

Hangi burcun kadınının hangi tür kıyafetleri tercih ettiğini öğrenmek ister misiniz?

Koç

Koç burcu kadınları genellikle havalı olur. Özellikle giysileriyle dikkati çekmek onlar için başlı başına bir zevktir. Aksesuar kullanmaya bayılırlar. Gösterişli ve şatafatlı giysiler tam onlar içindir. İpekli kumaşları tercih ederler. Alışverişe plansız çıkarlar ve ilk beğendiklerini alırlar.

Boğa

Boğa burcu kadınları boğazlarına düşkün oldukları için biraz kiloludurlar. Kolay kolay kıyafet seçemezler. Tercihleri genellikle bol giysiler üzerinedir. Vücut hatlarını ortaya çıkarmak pek istemezler.

İkizler

Kıyafet seçimi konusunda oldukça cesur olurlar. Herkesin kolayca giyemeyeceği kıyafetleri büyük bir rahatlıkla giyerler. Cesaretleriyle insanları şaşırtırlar. Çok abartılı ve bol renkli giysileri tercih ederler.

Yengeç

Duygusal bir yapıya sahip olan Yengeç burcu kadınları genellikle açık renkleri tercih ederler. Aksesuar kullanmaya bayılırlar. Küpe, kolye, zincir ve kemer düşünüdürler. Çok çılgın giyinmeyi severler.

Aslan

Koç burcu kadını gibi, çok abartılı giysileri severler. Dişiliklerini ön plana çıkartmak isterler. Hepsi bir kraliçe gibi görünmeye bayılır. İlgi çekmek onlar için çok önemlidir.

Başak

Başak burcu kadını her şeyde olduğu gibi kıyafet seçme konusunda da zariftir. Aksesuarları bile dengeli olarak kullanır. Seçtiği renkler genellikle pastel tonlarıdır. Hanım hanımcık giyinmek onun tarzıdır. Alışverişe gitmeden önce cüzdanına bakar öyle çıkar. Giysileriyle fazla dikkati çekmez istemez.

Terazi

Zariflikleriyle dikkati çeken Terazi kadınları kıyafetleriyle de beğeni toplarlar. Zarif şapkalar, değişik gözlükler ve çekici aksesuar kullanmaktan hoşlanırlar. En önemlisi de giysilerinde uyuma büyük önem gösterirler.

Akrep

Gizemli ve çekici Akrep kadınının en sevdiği renk siyahtır. Kararsız olduğundan ve çok zor beğendiğinden alışverişte zorlanır. Ancak seçtiği giysiler hep dişiliğini ön plana çıkaran giysilerdir. Transparan giysiler tam onun tarzıdır.

Yay

Dikkat çekmek ve beğenilmek isterler. Moda konusunda her zaman önde olmayı tercih ederler. Kırmızı ve yeşil gibi tüm renkleri giysilerinde taşımak isterler. Kıyafetleriyle adeta şov yaparlar. Ellerine geçen parayı kıyafete yatırmaktan asla çekinmezler.

Oğlak

Giysilerinde klasikliği ve modernliği aynı anda kullanmaktan büyük zevk duyarlar. Özellikle deri giysileri çok severler. Kahverengi vazgeçemedikleri tek renktir. Burçlarının en büyük özelliği ne istediklerini bilmeleridir. Alışverişte onlar için fiyat değil, kalite önemlidir.

Kova

Bu burcun kadınları için en önemli şey rahat edebilmeleridir. Modadan çok kendi rahatlarını düşünürler. Onlar için önemli olan içinde sıkılmayacakları bir giysidir. Genellikle bol kıyafetleri tercih ederler. Alışverişte acelecidirler.

Balık

Bu burcun kadınlarının en önemli özelliği çok kararsız olmalarıdır. Ne giyeceklerine bir türlü karar veremezler. Parlak ve saten türü kumaşları tercih ederler. Spor giyimin yanı sıra, klasik giyimden de hoşlanırlar. Alışverişte başkalarının tavsiyelerinden çok kolay etkilenirler.
Paylaş:

Burca göre sevişme tekniği!

Burçlar cinsel kimyamızı fazlasıyla etkiliyor...Kendinize itiraf edemediğiniz tüm duygular, cinsel yaşamınızla ilgili tüm detaylar haberimizde...

Koç

Geçmişiniz
Herkesin birbirine girdiği o kavgacı 'reality show'lardan birinin yıldızı gibisiniz. Aşk yaşamınızın tarihçesi kötü ayrılıklarla dolu. Sivri topuklu ayakkabılarınızla onun ayaklarını ezmeden, karakola gidip hakkında dilekçe vermeden ilişkinin tam olarak bittiğine inanmıyorsunuz. Unutmak ve affetmek mi? Asla, bu sizin tarzınız değil.

Yatak odası sırlarınız
Her an yarıştasınız, sizinle mi daha çok orgazm olacak, yoksa eski sevgilisi ile mi daha fazla olmuştu? Size göre asla başkası kazanmamalı, kazanan hep siz olmalısınız. Eski sevgilinizi, yaşantınızdan çıkaramıyor, ezeli rakip ve düşman olarak ilişkinin bir parçası haline getiriyorsunuz. Sekse gelince; saldırgan ve fiziksel olarak atak bir yapınız var. Saçlarından bir tutam kopardığınız zamanlar dahi olmuştur!

Yaramaz yanlarınız
İş arkadaşlarınız, özel arkadaşlarınız ve sevgilinizle dolambaçlı ve karmaşık oyunlar oynama huyunuz var. Hep bir plan ve kurnazlık içindesiniz. Kavga etmek o kadar kanınıza işlemiş ki, sonucunda ciddi savaşlar çıkacak durumları hazırlamakta üzerinize yok doğrusu. Ama bu yaptıklarınız için sizi suçlayan olursa hemen gözyaşlarına boğulabiliyorsunuz.

Boğa

Geçmişiniz
Hadi itiraf edin. Bir erkeği sırf zengin olduğu, güzel bir arabası veya evi olduğu için hedeflediğiniz çok oldu. Bu kadarla da kalmayıp birçok düzgün adayı, sırf kredi kartlarının limitleri düşük diye yaşantınızdan çıkardınız. Aşka inanıyorsunuz ama para da bunu elde etmenize yardımcı bir unsur ne de olsa.

Yatak odası sırlarınız
Yatakta gizlice artı ve eksilerin hesabını tutuyorsunuz. Geçen ay ona üç kez seksi bir masaj yaptıysanız, simdi aynısını ondan bekliyorsunuz. Fetiş merakınız var ve bunu açıkça ifade ediyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
Kendinizden beklenmeyecek kadar alçaldığınız sıkça görülmüştür, onun bankasından gelen hesap ekstrelerini kontrol ettiğiniz, ne kadar harcama yaptığını ve ne kadar borcu olduğunu gizlice kontrol ettiğiniz aşikar. Üzgünüz ama bütün bunları, ayrılmanız durumunda elinizde koz olarak tutmak için yaptığınızı da biliyoruz.

İkizler

Geçmişiniz
Şu anda beraber olduğunuz erkeklerden ve zavallı eski sevgililerinizden söz etmeye bayılıyorsunuz. Onlardan fazla sık ve ağza alınmayacak kadar berbat şekilde söz etmek sizi rahatsız etmiyor. Ayrıca kırmızı noktalı bir anı defteri tuttuğunuz da biliniyor. En iyisi onu bir an önce yok edin!

Yatak odası sırlarınız
Onun erotik ve açık saçık konuşmalarına bayıldığınız gibi, o da sizin ağzınızdan çıkan bunca sözü nereden öğrendiğinizi merak ediyor. Dil ve kulak oyunlarına bayılıyorsunuz. Onun cinsel organına isim takmak ise vazgeçemediğiniz başka bir alışkanlık. Yaptıklarınızı, kimin duyacağını umursamadan, anlatmaktan çekinmiyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
Sizin biriyle öpüşmemeniz, yatak odasında çılgın deneyimlere açık olmamanız ve bundan kimseye söz etmemeniz mümkün değil. Dilinizi tutmanız imkansız. Ama unutmayın bu huylarınız yüzünden birçok muhteşem seks macerasını yaşayamıyor ve kaçırıyorsunuz.

Yengeç

Geçmişiniz
En az bir ilişkiniz, o öpüşmek istediği ve siz istemediğiniz veya siz istediğiniz ve o istemediği ya da istenmeyen bir hamilelik yüzünden bitmiştir. Bazılarınızın anneleri ise tam bir "cadı kaynana" formunda ve siz bundan erkek arkadaşlarınıza söz etmeyi sık sık unutuyorsunuz.

Yatak odası sırlarınız
Göğüslerinize ilgi gösterilmesine bayılıyorsunuz. Gizliden gizliye, bebek muamelesi görmeye ve şımartılmaya da. Yatakta her zaman içinizdeki "küçük kız" ortaya çıkıyor. Bunu da bol dantelli beyaz ve pembe yatak odanızdan ve geceliklerinizden anlamak kolay zaten.

Yaramaz yanlarınız
İlişkinizde akıl almayacak kadar çocuksu davranıp, ailenizle yaşadığınız tüm sorunları erkeğinize yansıtabiliyorsunuz. Surat asıyor, dudak büküyor, sinir krizine girmiş iki yaşındaki bir çocuk gibi davranıyorsunuz, vızıldanıp ağlıyorsunuz. Ya da tam tersine annelik içgüdünüz ön plana çıkıyor ve olgunlaşmamış, çocuksu erkekleri seçerek onlara annelik yapmaya çalışıyorsunuz.

Aslan

Geçmişiniz
Tüm arkadaşlarınız "o muhteşem romantik geceyi" ya da "o inanılmaz aşkınızı" bilirler. Hatta artık bunları daha fazla dinlememeyi tercih ederler. Dramatik halleriniz birçok ilişkinizin bitmesine neden olmuştur. Biraz sakinleşmeye ne dersiniz?

Yatak odası sırlarınız
Üstte olmamaya özen gösterirsiniz çünkü göğüslerinizin o açıdan güzel durmadıklarına inanırsınız. Gizlice porno yıldızlarından gördüğünüz ve sizi en güzel gösterecek pozları hafızanıza kazırsınız ve yatakta aynılarını denersiniz. Polaroid makineyle çıplak fotoğraflarınızı çektirmeye bayılırsınız. Sizi en çok tahrik eden şey, onu değil, kendinizi izlemektir. Kendinizi aşırı beğenirsiniz.

Yaramaz yanlarınız
Sizi tatmin etmesine bayılıyorsunuz çünkü bu halde kendinizi prenses gibi hissediyorsunuz. Emir vermekten çekindiğiniz de görülmemiştir: "Daha hızlı! Daha yavaş! Daha derin!" En büyük fanteziniz, saygı duyacağınız bir erkek bulup onu köleniz haline getirmek. Acı ama gerçek!

Başak

Geçmişiniz
Hadi itiraf edin, en az bir erkekle sadece vücudu güzel olduğu için birlikte olmuştunuz. Başak burcu, astrolojide, fiziksel özelliklerden en fazla etkilenen burçtur. Bu yüzden kendinizi sürekli spor salonunun en güzel vücutlu, yakışıklı, şık ve zengin ama tam bir serseri olan tiplerle beraber buluyorsunuz. Ama acaba bu çıktığınız erkeklerden hangisi size gerçekten değer veriyor?

Yatak odası sırlarınız
Titizliğiniz yatak odasında da peşinizi bırakmıyor. Beyninizde kilitli duran bir listede yapacaklarınız ve yapmayacaklarınız yazılı olarak bekliyor.

Yaramaz yanlarınız
Yaşantınız çalışmak, daha çok çalışmak ve arada durmadan, su içmek üzerine kurulu. Bu yüzden, kötü olduğunuzda gerçekten "çok" kötü oluyorsunuz. Gerçek bir Başak ara sıra kendini kaybetme ihtiyacı duyar ve mümkün olduğunca çok kokteyle gider, erkeklerle eğlenir, sarhoş olur. Ama itiraf etmelisiniz ki kendinizi sonrasında çok kötü ve iğrenç hissediyorsunuz.

Terazi

Geçmişiniz
25 yaşına gelmeden hayalinizde zaten birkaç kez ya nişanlanmış ya da evlenmişsinizdir. Beyazlar içinde büyük bir düğün fikrine aşıksınız ama erkeklerin neden sizinle aynı hisleri paylaşmadığını anlayamıyorsunuz.

Yatak odası sırlarınız
Çirkin pozisyonlardan veya feminen olmadığını düşündüğünüz pozisyonlardan nefret ediyorsunuz. Yatakta yaptığınız her şeyin yoga veya bale pozuna benzememesi halinde tahrik olamıyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
Aşka aşıksınız ve sadece Sevgililer Günü'nde kart ve çiçek almayı garantilemek için bir ilişkiyi devam ettirebilirsiniz. Evliliğe olan düşkünlüğünüzü gizlemeye çalışıyorsunuz ama genelde bu açığa çıkıyor.

Akrep

Geçmişiniz
Oldukça çılgınsınız. Bugüne kadar mutlaka erotik fantezilerinizi hayata geçirmiş, yasak yerlerde seks yapmış olmalısınız. Gerçek bir Akrep kadınıysanız yaşamınızda tabulara asla yer yoktur.

Yatak odası sırlarınız
Yaşınız ilerledikçe cesaretiniz ve özgüveniniz daha da güçleniyor. Bu da demek oluyor ki, 30'larınıza geldiğinizde evinizin çekmecelerinde bol bol seks oyuncağı olacaktır.

Yaramaz yanlarınız
Kontrol ve sahiplik oyunları seks yaşantınızın anahtarları. Eğer işinizde güç sahibiyseniz, evde erkeğinizin kölesi olmayı tercih edersiniz ama yaşantınızın kontrolü elinizde değilse, evde baskın olmak istersiniz. Oldukça sapkın zevkleriniz var.

Yay

Geçmişiniz
Tatil ve seks sizin için eş anlamlı kelimeler. Önleminizi almayı unutmayın, yoksa tatilinizden kalıcı bazı anılarla dönmeniz mümkün! Çadırda bile seks yapmışlığınız vardır.

Yatak odası sırlarınız
Sizin için büyüklüğün önemi olmadığını söylüyorsunuz ama çaktırmadan erkeğinize bakıp, inceleme yapmadan da duramıyorsunuz. Pek hoş olmadığını biliyorsunuz ama içten içe daha büyük olmasını tercih ediyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
Sizce ne kadar çok sayıda ilişkiye girerseniz o kadar iyi demek. Ya erkeğinizi yorgunluktan bezdirirsiniz ya da yeterli ilgiyi göremeyip, tatmini dışarıda ararsınız. Yabancı erkeklerle ilgili fanteziler kuruyorsunuz, özellikle de sporcularla.

Oğlak

Geçmişiniz
En az bir tane süper cool biriyle birlikte olmuş ya da kariyerinde çok başarılı ve çevre sahibi biriyle çıkmak için çeşitli dolaplar çevirmiş olabilirsiniz. Sizin "hiç kimse" olmayan tiplerle asla işiniz olmaz.

Yatak odası sırlarınız
Erkeklere asla seks için ne kadar çalıştığınızı itiraf etmezsiniz. Çünkü siz aslında seksi, iyi yapılması gereken bir iş olarak algılıyorsunuz. Seks kitaplarını okuyup doğrusunu yapmaya çalışıyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
İşinizde ilerledikçe yabancı erkeklerle tek gecelik ilişki yaşama fantezileriniz güçleniyor. Bunlar özellikle uygunsuz tipler oluyor hayallerinizde. Bu yüzden birçok güçlü Oğlak kadını taksi şoförleri, tesisatçılar, marketteki kasiyer veya komşularıyla beraber oluyor.

Kova

Geçmişiniz
Bir keresinde platonik arkadaşınız olan bir erkekle, sarhoş olduğunuz için birlikte olmuştunuz ve bu hâlâ sizi rahatsız ediyor. Bir keresinde de arkadaşlarınızın sevmediği biriyle çıkmıştınız ve bu, ilişkinizi çok etkilemişti. Aşk ve arkadaşlık, yaşamınızda hep karmaşa yaratır.

Yatak odası sırlarınız
Bir seks partisine katılmayı hayal etmeniz zor değil, bu da sizin arkadaşlık ve seks arasında zaten silinmeye yüz tutmuş olan sınırınızın daha da bulanıklaşmasına yol açar. En büyük yatak odası sırrınız ise, en ateşli anlarınızda dahi kendinizi olaydan uzak hissetmeniz.

Yaramaz yanlarınız
İnterneti, kocaman bir siber seks alemi olarak algılıyorsunuz. Arkadaşlık sitelerindeki resimlere bakmayı veya gece yarısı tanımadığınız biri ile chat odalarında flört etmeyi aldatma olarak algılamıyorsunuz. Bilgisayar klavyesini görünce pislik yapmadan duramıyorsunuz aslında.

Balık

Geçmişiniz
Çok karmaşıksınız. İçmek ve seks sizin için birden fazla kez neden-sonuç ilişkisi oluşturmuştur. Aşk hikayelerinizde sarhoş olduğunuz için beraber olduğunuz erkekler çoktur ama bunu itiraf etmeyi sevmezsiniz.

Yatak odası sırlarınız
Rol yapmayı ve çeşitli fantezileri yaşama geçirmeyi seviyorsunuz. Erkeğinizden de aynısını bekliyorsunuz. Sıklıkla gözlerinizi kapatarak ünlü bir oyuncuyu, futbolcuyu, eski erkek arkadaşınızı düşünerek orgazma ulaştığınız oluyor.

Yaramaz yanlarınız
Ne yazık ki sarhoşlara, kayıp ve çılgın tiplere düşkünsünüz. Onların yaşamlarındaki hayal veya gerçek problem ve karmaşalar sizi çekiyor.
Paylaş:

Benim Adetlerim Neden Düzensiz ?

Adet düzensizliği sorununun altında, aslında düzenli adet görseler de psikolojik olarak şartlandıkları için her ay aynı günlerde adet görmeyi beklemekten kaynaklanan bir eğilim vardır.
Adet kanamaları, ergenlikle birlikte başlayan ve menopoz yıllarına kadar her ay devam eden düzenli kanamalardır. Normali bunun 26-32 günde bir olanı ve 3-5 gün sürenidir. Günde 2-4 ped arası kanama olması da doğaldır. Hastaların en çok sorduğu, “Benim adetlerim neden düzensiz?” sorusudur. Bu sorunun altında, aslında düzenli adet görseler de psikolojik olarak şartlandıkları için her ay aynı günlerde adet görmeyi beklemekten kaynaklanan bir eğilim vardır.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Cihat Ünlü, ortalama 28 gün olan adet döngüsünün 26-32 günde bir olmasının da normal kabul edileceğini, bundan farklı sürelerin adet düzensizliği olarak nitelendirilebileceğini söyledi. Prof. Dr. Cihat Ünlü, kadınların adet düzensizlikleri hakkında sık sordukları soruları yanıtladı:

Kadınlarda Ne Tür Adet Düzensizlikleri Oluyor?
• Sık adet görme (15-20 günde bir)
• Seyrek adet görme, 35 günden uzun (2-3 ayda bir)
• Adet dışı dönemlerde kanamalar olur
• Fazla miktarda adet görebilir, süresi uzayabilir, miktarı çok fazla olabilir, 8-10 gün devam edebilir, günde 6-12 ped kullanılabilir
• Adet miktarının çok az olması, bu da her zaman patolojik değildir. Doğum kontrol hapı ve benzeri ilaç kullanan kadınların adet miktarı azalır, bazı özel hormonlu spirallerde de adet miktarı azalabilir. Bunun dışındaki dönemlerde adet miktarının azalması nadiren olur.
• Adet düzesizliklerinin en ileri boyutu “amenore”de hiç adet görememe söz konusudur. Eğer bir genç kız 15-16 yaşına gelmiş ve hala adet görememişse, mutlaka sebepleri araştırılmalıdır.
• “Fizyolojik amenore”ler var. Gebelik döneminde kadın adet görmüyor, ergenlik öncesi ve menopoz, emzirme döneminde görülmüyor.

Bir Kadın Neden Adet Görür?
Adet görmenin temelinde yatan sebep şudur:
Rahim her ay yumurtlama olayını takiben gelecek bir bebeğe hazırlanıyor, rahim duvarları kalınlaşıyor, gelebilecek bir embriyonun yuvalanması için adeta kadife bir yatak hazırlıyor. Bu hormonların etkisiyle oluyor. Yumurtlama döneminde cinsel ilişki olmadıysa ya da korunuyorsa gebelik oluşmayınca kalınlaşan, bebeğin yuvalanması için hazırlanan bu rahim içi tabakası (endometrium) kanamayla dökülüp dışarı atılıyor. Bunun ardından tabaka yeniden kalınlaşıyor. Yeniden bebek için hazırlanıyor. Bu süreç menopoza kadar her ay tekrarlıyor. Düzenli adet görmesi sağlanmış oluyor.

Neden Adetleri Düzensiz Olabilir?
Bir kadında bütün hormonal sistemi işleten mekanizma beyinden başlıyor. Yumurtalık hormonları üretiliyor, rahim duvarları kalınlaşıyor. Beyindeki bu sistemi başlatan mekanizma üzerinde her türlü faktör, stres, ruhsal sorunlar, mevsim değişiklikleri, uzun uçak yolculukları, sizi etkileyebilecek her türlü olay adet düzenini değiştirebilir.
Hormonlardaki sorunlar, yumurtlama olayının olmaması, yumurtlamadaki sorunlar, polikistik over hastalığı, yumurtalıklarda minik kistler adet düzensizliklerine yol açabiliyor. Bunların dışında en önemli sebep bu hormonal faktörleri dışladıktan sonra araştıracağımız organik sorunlardır. Rahimdeki myomlar rahim iç tabakasında yerleştiyse adet düzensizliğine neden oluyor. Diğer myomlar da adet düzensizliğine yol açıyor. Kistleri de unutmamak gerekiyor.

Tedavide Neler Yapılıyor?
Önce sebebi bulmak amacıyla kadını çok detaylı jinekolojik muayeneden geçiriyoruz. Genç kızlarda ultrason yapıyoruz. Rahimdeki myomları, yumurtalık kistlerini, organik sorunları dışladıktan sonra hormonlarına bakıyoruz, vajinal smear, ultrason yapıyoruz. Tümör değerlerine bakıyoruz, hormonal faktör söz konusu ise düzeltici tedaviler verebiliyoruz. Kistleri eriten tedaviler de uyguluyoruz. Laparoskopi ile bunları çıkartıyoruz, myomları alıyoruz. Rahim iç boşluğunda yerleşen myomların mutlaka çıkarılması gerekiyor. İlaç tedavisi ile bunları düzeltmek mümkün değil.

Histeroskopi denilen ileri teknoloji ile hiç karnı açmadan bu tür myomları çıkarıp adet kanamalarını düzenli hale getirebiliyoruz. Her kadına tavsiyem, ergenlik çağından itibaren adet takvimini düzenli olarak tutmalarıdır. Her kadının yılda bir veya iki kere adet düzensizlikleri olabilir. Bunlardan paniğe kapılmasınlar. Bu düzensizlikler birkaç ay boyunca tekrarlayıp artıyorsa mutlaka hekime başvurmak gerekiyor. Kistler, myomlar daha çok küçük aşamadayken basit tedaviler ile önlenmelidir. Çok nadiren kanamalar rahmin alınmasını gerektirecek boyutta olabilir. Daha basit yöntemlerle bunu çözebiliyoruz. 51 yaşında ve rahminin içi myom dolu olan bir kadını sağlığına kavuşturabilmek için rahmini alabiliriz ancak 28 ki yaşında bir kadına bunu öneremeyiz.

Sancılı Adet Günlük Yaşamı Olumsuz Etkiliyor
Sancılı adet görmek kişinin gerek sosyal gerekse iş hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Kişi ağrıları düşünmekten günlük hayatına odaklanmakta zorluklar yaşayabiliyor. Prof. Dr. Cihat Ünlü, bu sancıların aslında fizyolojik olduğunu ve oluşan adet kanının rahmin açılarak dışarı atılması gerektiğini, rahmin kasılması sonucunda da az veya çok ağrı oluştuğunu söylüyor. Sancılı adetin çok ciddi bir sağlık sorunu olduğuna değinen Prof. Dr. Cihat Ünlü, şunları söyledi:

“Bu da çok ciddi bir sağlık sorunu. İncelemelerle birlikte tüm muayeneleri yapıyoruz. Kistler, myomlar, endometriozis dediğimiz çikolata kistleri buna neden oluyor. Bu kistlerin teşhis edilir edilmez çıkartılması önemli bir faktör. İlaç tedavisini mutlaka kullanıyoruz. İlaç tedavileri öncelikle bu kistlere yönelik olarak verilebilir. İlaçla önlenebilecek kistleri ortadan kaldırıyoruz. Ağrıya yönelik tedaviler veriyoruz, çok çeşitli ağrı kesiciler kullanıyoruz. Hasta henüz ağrı başlarken ilacı alırsa daha etkili oluyor. Ağrı kesici tedavisinde en önemli kriter bu. Doğum kontrol hapları da yumurtlamayı baskılayarak adet dönemi sancılarını ortadan kaldırabiliyor. Etkili olabilmesi için bu hapların belirli dönemlerde kullanılması gerekiyor.”
Paylaş:

Kadınların orgazm derdi sona eriyor

Geliştirilen G Noktası Aşısı sayesinde, kadındaki cinsel ilişkiden zevk alamama derdi sona eriyor! G Noktası Aşısı, orgazmın süresini ve seks isteğini en üst seviyeye çıkararak ilişkiden maksimum şekilde zevk alınmasını sağlıyor.
ABD’li Jinekolog Dr. David Louis Matlock, orgazm aşısı icat etti. Aşı, ABD’de şimdiden çok tutuldu. İngiltere’nin başkenti Londra’daki bir klinik de aşının tüm ülkeye yayılmasını sağladı.
Kadınların erojen noktası olarak bilinen G Noktası bölgesine vurulan aşının içeriğinde kolajen bulunuyor. Hassas bölgenin büyümesini sağlayan icat, kadınların 4 ay boyunca orgazm süresi ve cinsel isteklilik süresi artıyor. Bir seansı ise 1600 dolar tutuyor.
G-Noktası olmayana aşı yapılmıyor
Lazerle Vajina Gençleştirme Merkezi’nden Profesör Phanuel Dartey, elde ettikleri başarıyı anlattı:
“Bu aşıyı yaptıran kadınların yüzde 87’si sonucu ‘inanılmaz’ diye nitelendirdi. Önce müşterimizde g-noktası bulunup bulunmadığını test ediyoruz. Çünkü kadınların yüzde 15’nin g-noktası bulunmuyor.
Bu noktayı bulduktan sonra özel bir spekulum cihazı ve ışık kullanarak bölgeye ulaşıyoruz. Ama bu prosedür esnasında müşterimizin rahat hareket etmesi çok önemli.
Aşının herhangi bir yan etkisi bulunmuyor. Ama kadınların bunun bir libido artırma süreci olduğunu ve seks tedavisi olmadığını bilmeli. Bunun için o alandaki uzmanlara başvurulması gerektiğini bilmeleri gerekli.”
G Noktası Aşısı hakkındaki ipuçları
- Tüm uygulama 5-10 dakika sürüyor. İğne 8 saniyede yapılıyor.
- Enjeksiyondan sonra bir tampon konuluyor ve 3-4 saat boyunca bu tampon kalıyor.
- İşlem sırasında ağrı olmuyor.
- 3-4 saat sonra ilişki serbest
- Adet düzenine kesinlikle hiçbir etkisi olmaz.
Paylaş:

Neden flört ederiz

Flört etmek o kadar doğaldır ki çoğu zaman fark etmeden yaparız. Boynumuzu açıkta bırakacak şekilde başımızı eğmek, hiç de komik olmayan bir şeye gülümsemek hatta kahkaha atmak, kötü espriler yapan bu insana biraz daha yaklaşmak, karşımızdakinin hareketlerini taklit etmek... Vücut dilimiz, hiç şüphe yok ki düşündüğümüz ya da hissettiklerimizi incelikle yansıtıyor ve flört diye bilinen kur yapma eyleminin en önemli unsuru oluyor.

FLÖRT ETMEK EŞ BULMAYI HIZLANDIRIYOR
Kendimizi, sözcükleri kullanmadan da açığa vurabiliriz. Uzun bir bakış ya da kaldırılmış bir kaş, barın karşı tarafındaki insana onunla ilgilendiğinize dair ipuçları olmaya yeter. Farklı istatistiklere rağmen, bazıları ilk izlenimlerin neredeyse %80 etkili olduğunu söylüyor. Ve flört etmek hayvanlar ve insanlar için eş bulmayı hızlandırdığı ve kolaylaştırdığı için, bu beyinlerimizin içindeki fiziksel bağlantılı evrimsel bir özelliktir. Fareler burunlarını potansiyel eşlerine doğru seğirtir; rengarenk tavus kuşları arzuladıkları dişilerine kasılarak gövde gösterisi yapar ve güvercinler dikkat çekmek için göğüslerini şişirir. Bahsettiğimiz hayvanlara göre elbette daha gelişmiş olsak da, neredeyse aynı tavırları kesinlikle aynı sebep için sergilemekten kendimizi alamayız.

GENETİK CAKA SATMA
Flört etmek genlerimizi sergilemek, çiftleşme potansiyeli ve ilgimizi sergilemek için kolay bir yöntem olduğundan, doğa da başarısı için uğraşır. Bu pek çok erkek kuşun egzotik tüylere, geyiklerin gösterişli boynuzlar taşımasının ve erkek yengeçlerin büyük kıskaçlarının olmasının sebeplerinden biridir.

ÖNCE FİZİKSEL İLGİ
Neredeyse aynı şekilde, biz de zihinsel olarak bir fikrimiz olmadan önce fiziksel olarak ilgimizi göstermeye programlıyız. Hafif eylemler sıklıkla açığa çıkar. Duruş, göz hareketleri ve o insanla konuşmak için öne eğilmek ya da bilim adamlarının tanımladığı şekilde kontak kurma olan hızlı bir kaş kaldırma hareketi gibi jestler, diğer memeliye potansiyel fiziksel eylemlere hazırlıklı olduğunuz sinyalini verir. Tabi en önemlisi, bu sinyaller hükmetmek ya da kaçmak niyetinde olmadığınızın göstergesidir. Ya da şimdilik değil, en azından.
Paylaş:

Erkeklerin affedilebilir hataları

Küçük yalanlar
Henüz tanışma evresinde sizin ilginizi çekebilmek için söylediği yalanları affedebilirsiniz. Ya da ilişkiniz sırasında sizi üzmemek için başvurduğu zararsız yalanlar da affedilebilir.

Öfke anındaki tepkiler
Bazı insanlar öfkelendiklerinde ağızlarından çıkanı kulakları duymaz. Bu bir kişiliközelliğidir ve kolay kolay değişemez. Onurunuzu zedelemeyecek şekilde söylenmiş sözler affedilebilir

Randevuya gelmemek ya da gecikmek
Elinde olmayan bir sebepten dolayı (hastalık, trafik v.b) randevusuna geciken ya da gelmeyen sevgilinizi affedebilirsiniz.

Özel günleri unutmak
Özellikle erkeklerde görülen bir durum. Eğer özel günlerinizi unutmayı alışkanlık haline getirmiyorsa, onu affetmenizde sakınca yok. Ancak bir daha unutmaması konusunda mutlaka uyarıda bulunun.

Yeterince vakit ayırmamak
Zaman zaman insan kendi dışındaki sebeplerden dolayı ilişkisine vakit ayıramayabilir. Bunu sorun etmemek gerekiyor. Ancak siz hep son sırada kalıyorsanız dikkat etmelisiniz.

Sorumsuzca davranmak
İlişkilerde her iki tarafın da aynı sorumluluk bilincine sahip olması pek mümkün değil. Bu yüzden bir taraf, diğerinin açığını kapayacak. Size zarar vermediği sürece sorumsuz davranışlar affedilebilr.

Aileye, arkadaşlara aşırı düşkünlük
Bu da aşırıya kaçmamak koşuluyla affedilebilecek bir olay.

Küçük ayrılıklar
Tartışmalar bazen istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bir taraf diğerine öyle hissetmese de "Bitti artık" diyebilir. Pireye kızıp yorgan yakmayın. Birkaç günlük ayrılık sizi kendinize getirecektir.

Kaçamak bakışlar
Zaman zaman sevgilinizi başkalarına bakarken yakalayabilirsiniz. Bu sizi sevmediği anlamına gelmez.

Meraklar ve hobiler
Her insanın yapmaktan zevk aldığı hobileri vardır. Hobisine zaman harcıyor diye sevgilinizi terk etmeye kalkmayın.
Paylaş:

Hamileler hangi sıklıkta cinsel ilişkiye girebilir?

Hamilikteki cinsel ilişki gebelik durumuna bağlı olduğu kadar, kadının ruhsal dünyasıyla alakalı bir durumdur. Çünkü hamileliğin yaratmış olduğu fiziksel ve duygusal değişikliklerden dolayı, kadın cinsel ilişkiye karşı uzak durabilir. Bu durum hamileliğin ilk ve son iki aylık dönemlerinde çok sıklıkla görülür. Erkekler de bebeğe zarar verebiliriz düşüncesiyle, cinsel ilişkiden uzak durabilir.
Hamilelikte cinsel ilişki sıklığı aslında yaşla alakalı bir durumdur. 25-30 yaş arasında normal cinsel ilişki sıklığı haftada ortalama 4 kez, 30-35 yaş arasında 3 kezdir. Bu durum kadının ve erkeğin ruhsal durumlarına bağlı olarak aynı şekilde devam edebilir. Yani hamilelik süresi boyunca, cinsel ilişkiyi kısıtlama gibi bir durum yoktur. Bu tamamen çiftlerin durumlarına bağlıdır.

Cinsel ilişkinin bebeğe bir zararı olur mu?
Cinsel ilişkinin bebeğin gelişimine olumsuz bir etkisi yoktur; çünkü; bebek rahim içinde sıvılar tarafından korunaklı durumdadır. Cinsel ilişki sırasında bebeğe bir temas söz konusu olamaz. Ayrıca ilişki esnasında pozisyon ayarlanması zararsız bir şekilde yapılmışsa bebeğin ilişkiden zarar görmesi mümkün değildir.
Paylaş:

Hamile (gebe) Kalamama Sorunları Kısırlık infertilite Nedenleri


Hamile kalamama (infertilite) nedenleri hem bayandan hem de erkekten kaynaklanabilir. Hamile kalamama sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz.

Sperm üretimi ve sperm iletimi ile ilgili sorunlar: Erkekten kaynaklanan sorunlardır. Erkekte yumurtayı dölleyecek spermlerin sayısının çok az olması ya da sperm üretiminin hiç olmaması olarak sıralanabilir.

Bunların nedenlerine bakacak olursak; Erkelerde doğumsal hastalıklara bağlı olarak görülebilir, varikosel hastalığından sonra görülebilir, vazektomi sonrasında, karın ameliyatlarında vaz deferensin istenmeden zara görmesine bağlı olarak, aşırı sigara ve alkol kullanımı, erken boşalma, ereksiyon sorunları, cinsel birliktelik sayısının az olması.

Bunların hepsi sperm oluşmasına ya da oluşan spermlerin kadındaki yumurtaya ulaşmasına engel olacak rahatsızlıklardır.

Kadında yumurta üretimi ile ilgili sorunlar: Kadınlarda karşılaşılacak en büyük gebe kalamama nedeni yumurta üretiminin gerçekleşmemesidir.

Yumurta oluşumunun olmamasının nedenleri; polikistik over sendromu olabileceği gibi, erken menopozdan da kaynaklanabilir ya da nadirde olsa kadında hiç yumurtalık olmayabilir.

Yumurta Hücresi İle Sperm Hücresinin Karşılaşamaması sorunu: Erkekte sperm üretiminin yeterli olması ve kadında da döllenecek yumurta bulunması gebelik olayının gerçekleşmesi için yeterli değildir.

Gebeliğin tam gelişmesi için; Yumurtadan karın boşluğuna atılan yumurta hücresinin fallop tüpünün saçakları tarafından yakalanması ve tüpün içine doğru gönderilerek burada spermle karşılaşması ve döllenme sonucu oluşan zigotun tüpteki yolculuğunu tamamlayarak rahim iç duvarında kendine uygun bir yer edinmesi gerekir.

Bu durumun sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesi için; Dış ortamdan vajinaya, vajinadan rahim ağzına, rahim ağzından rahim iç tabakasına, buradan da Fallop tüplerine, Fallop tüplerinden karın boşluğuna uzanan tüm yolar açık olmalıdır. Bu yollar üzerinde her hangi bir yerde oluşabilecek bir tıkanıklık ya da başka bir rahatsızlık gebelik durumunun oluşmasına engel olur.

Tüplerin tıkalı olması: Kadından kaynaklanan sorunlar arsındadır. Fallop tüplerinin birinin tıkalı olması gebelik durumunun oluşmasına engel değildir. Eğer ikisi birden tıkalı ise gebelik gerçekleşmez.

Bu tıkanıklığa neden olacak rahatsızlıklar; Önceden geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar, endometriyozis hastalığı, tüplerde baskıya sebep olan miyomların varlığı, yumurtadan atılan yumurta hücresinin saçakla tarafından tutulmaması ya da yumurta hücresinin kanal boyunca ilerleyememesi.

Gebe kalamama nedenleri olabilir.

Asherman sendromu: Kadınlara yapılan yanlış küretaja bağlı olarak rahim iç tabakasında oluşabilecek yapışıklıklar sonucu zigotun tutunacak yer bulamaması gebeliğin oluşmasına engel olur.

Doğumsal genital anatomik bozukluklar: Rahim içinde yer alan perdeler, rahimde şekil bozuklukları, çift odacıklı uterus, tam gelişmemiş uterus, çift uterus gibi nedenler düşük ve erken doğuma sebebiyet verseler bile infertilite oluşmasına neden olurlar.

Bunların dışında nedeni bilinmeyen infertilite durumları da olabilir. Bu durum açıklanamayan infertilite diye adlandırılır.

Kadın ve erkekte bütün her şey normal iken gebelik durumu bir türlü gerçekleşmez. Bu durumu aşmak içinse çeşitli alternatifler denenebilir. Örneğin; tüp bebek tedavisi gibi.
Paylaş:

Paramparça Dizisi Dilara (Ebru Özkan) Kimdir

biyografiebru özkan hayatıebru özkan kimdirebru özkan resimleriparamparca dilara gerçekte kim,paramparça dilara kaç yaşındaparamparça dilara kimdir
Star TV ekranlarında gösterime giren Paramparça dizisi kaliteli oyuncu kadrosu ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Dizinin baş rollerinde Nurgül Yeşilçay ile Erkan Petekkaya bulunuyor. İlk bölümleri itibariyle sevilen dizi, bakalım başarısını sürdürebilecek mi?

Paramparça dizisinde rol alan isimlerden biri de Dilara Özkan, Dilara Özkan aslında çok tanıdırk bir isim. Gelin şimdi sempatik oyuncuyu yakından tanıyalım.

Ebru Özkan Kimdir?


Ünlü bayan oyuncu Ebru Özkan 18 Kasım 1978 Ankara’da dünyaya gelmiştir. Dizi, sinema oyunculuğunun yanı sıra ünlü bir model olarak yaşantısına devam etmektedir. Eğitimini Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesinde tamamlamış, ilk deneyimini Kabuslar Evi Bir Kış Masalı adlı korku türündeki sinema filminde Melisa karakterini canlandırarak yaşayan Özkan, kariyerinde ilk oyunculuk deneyimine adımını atmıştır.


Güzel oyuncu oldukça büyük beğeni toplayarak, dizi ve film sektöründe başarılarıyla parlayan bir yıldız olmayı başarmıştır. 2009 yılında Hanımın Çiftliği dizisinde iki sezon başarılı bir performans sergileyen Ebru Özkan, sonrasında Anneler ve Kızları isimli dizide başrol oyuncusu olmuştur.


Değişik bir proje olan Türk ve Azerbaycan asıllı oyuncularının birlikte rol aldığı Karanlıklar Çiçeği isimli dizide rol alan Ebru Özkan, Not Defteri dizisiyle yoluna devam etmiştir.


Bulunmuş olduğu her dizide görevini büyük başarıyla tamamlarken, sanat camiasında oldukça başarılı bulunan oyuncular arasında yer almaktadır. Son olarak Paramparça dizisinde rol alan Ebru Özkan, başarılı performansıyla kendisine hayran kişileri oldukça memnun etmiştir.

Ebru Özkan'ın rol aldığı dizi ve filmler;

Anneler ile Kızları
Hanımın Çiftliği
Çınar Ağacı
Güldünya
Kara İnci
Gözyaşı Çetesi
Kabuslar Evi: Bir Kış Masalı (film)


Ebru Özkan Resimleri;





Paylaş:

Vajina genişlemesi neden olur?

Vajina genişlemesi nedenleri, vajina genişlemesi sebepleri ve vajinada genişleme neden olur çoğu kadının utanç duyduğu sorunlardan birisi olan vajina genişlemesinin nedenleri hakkında sagliksiteniz.com ’da bilgi edineceksiniz. Vajina genişlemesi nedenleri başında genellikle…
Vajina genişlemesi nedenleri, vajina genişlemesi sebepleri ve vajinada genişleme neden olur çoğu kadının utanç duyduğu sorunlardan birisi olan vajina genişlemesinin nedenleri hakkında sagliksiteniz.com ’da bilgi edineceksiniz.
Vajina genişlemesi nedenleri başında genellikle çok doğum yapmak geliyor. Birçok kadının yaşamış olduğu vajina genişlemesi sorunu ekseri çok doğum yapmaktan kaynaklıdır. Ancak gereğinden fazla doğum yapmanın yanı sıra vajina genişlemesi doğuştan meydana gelen bir sorunda olabiliyor.
Vajina genişlemesi şekil bozukluklarından ve bir takım deformelerden ortaya çıkan bir sorundur. Kadınların doğumda vajinalarında yırtılmalar olması, usulüne göre doğum sonrası vajinanın uygun dikilmemesi ya da dikişlerin yeteri kadar sağlam olmaması, açılması, iri bebek doğurma, yaşın ilerlemesi ile beraber vajina da elastikiyet kaybı söz konusu olması vajina genişlemesi sebepleridir.
Vajina genişlemesi kimi zaman idrar kesesi (mesane) ve bağırsaklarda oluşan sorunlardan da kaynaklanabiliyor. Rektumda vajinaya doğru bir sarkıklık söz konusu olması vajina genişlemesine yol açar. Aynı zamanda cinsel fonksiyon bozukluğu, idrar tutamama, rahat dışkılayamama gibi patolojik durumlara da sebep olur.

Paylaş:

Diriliş Ertuğrul Dizisi Halime Hatun (Esra Bilgiç) Kimdir ?

Diriliş Ertuğrul Dizisi Halime Hatun Karakteri Kimdir ? Esra Bilgiç Kimdir ? Diriliş Ertuğrul Dizisi Halime Hatun karakteri kimdir kim oynuyor gerçek ismi gerçek adı nedir ,esra bilgiç kimdir biyografisi hayatı resimleri



Diriliş Ertuğrul Dizisi Halime Hatun Gerçek Adı – Kimdir -Oynadığı Diziler – Fotoğrafları

TRT 1’in en yeni dizilerinden Diriliş Ertuğrul dizisinde başrol oyuncusu Ertuğrul Beyin sevgilisi eşi karakteri Halime Hatunu canlandıran oyuncunun gerçek adı ne, kaç yaşında, Diriliş Ertuğrul Halime Hatun gerçek resimleri fotoğrafları gibi aramalar yapılmakta.Bizler de Diriliş Ertuğrul dizisi Halime Hatun Karakterini sizler için araştırdık ve Halime hatunu canlandıran başarılı kadın oyuncu hakkında bir çok önemli bilgiye ulaştık. Sizler de eğer Diriliş Ertuğrul’un Halime Hatun kimdir merak ediyorsanız. Yazımızı tamamen okuyabilirsiniz.

Halime Hatun (Esra Bilgiç) Kimdir?

Diriliş Ertuğrul dizisinin Halime Hatun’u Esra Bilgiç’i dilerseniz yakından tanıyalım. Başarılı genç oyuncu Esra bilgiç daha önce hangi projelerde yer aldı ve hangi filmlerde oyunculuk yaptı. Diriliş Ertuğrul dizisi Halime hatun’un gerçek adını öğrendiniz. Peki Halime hatun gerçekte kaç yaşında nereli gibi sorularınızın cevaplarını bulamaya ne dersiniz.

Esra Bilgiç Hayatı – Oynadığı Dizi ve Filmler

Yakında Trt1 ekranlarında yayınlanmaya başlıyacak dizimiz Diriliş Ertuğrul ile dizi oyunculuğuna adım atacak olan genç oyuncu Esra Bilgiç Ankara doğumlu olup Moda Tasarımına ilgili birisi. Kendisini daha önce her hangi bir projede görmememize rağmen dizimiz için çekilen fotoğraflarına baktığımızda kendisinin televizyon dünyasına çok uygun olduğunu görüyoruz. Sempatikliği ve taşıdığı rolün bizim için önemli olmasından dolayı dizide herkesi kendisine hayran bırakacağını düşündüğümüz oyuncu dizi çekimlerine başlamadan önce at biniciliği dersleri aldı ve dizi oyunculuğuna ne kadar istekli olduğunu herkese göstermiş oldu.



Paylaş:

Diriliş Dizisi Ertuğrul (Engin Altan Düzyatan) Kimdir?

Diriliş Dizisi Ertuğrul Kimdir? Diriliş Ertuğrul  Gerçek Adı Ne? Diriliş Dizisi Ertuğrulun Gerçek İsmi , Diriliş Dizisi Ertuğrul, Engin Altan Düzyatan Kimdir?  Engin Altan Düzyatan Biyografisi,Engin Altan Düzyatan Dizileri, Engin Altan Düzyatan Kaç Yaşında? Engin Altan Düzyatan Fotoğrafları, Engin Altan Düzyatan Resimleri, Engin Altan Düzyatan Diriliş Ertuğrul  Dizisi, Engin Altan Düzyatan Doğum Günü,

Engin Altan Düzyatan, 26 Temmuz 1979 yılında İzmir Karşıyaka’da doğdu.
Engin Altan Düzyatan sahne ile tanışması lise yıllarına dayanmaktadır. Lise yıllarında tiyatroyu sevmeye başlayan Engin Altan üniversite tercihini de bu yönde yaptı. Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro bölümünde okuyan Engin Altan mezun olduktan sonra İstanbul’a yerleşmiştir. İstanbul’a yerleştikten sonra ilk yıllarında fotomodellik yapan Engin Altan daha sonradan profesyonel oyunculuk hayatına başlamıştır. 2010 yılında Hazal Kaya ve Naz Elmas’ın da içinde yer aldığı ‘Beymen Club 2010’ koleksiyon çekimlerinde bulunmuştur.
12 Nisan 2013 tarihinde ise evlilik yolunda ilk adım olarak Özge Özpirinçci ile nişanlanmıştır. Yine aynı yıl içinde iki tarafında karşılıklı olarak karar vermesiyle ayrılmışlardır.

 Yer Aldığı Tiyatro Oyunları

  • Kürklü Merkür- (Yön:Murat Daltaban) DOT (2007-2008)
  • Anna Karenina- (Yön:Mehmet Birkiye) Kenter Tiyatrosu (2006)

Rol Aldığı Filmler

  • Dar Ayakkabıyla Yaşamak: Dušan Kovačević – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 2012
  • Bu İşte Bir Yalnızlık Var (2013)
  • Romantik Komedi 2 (2013)
  • Bu Son Olsun (2012)
  • Anadolu Kartalları (2011)
  • Bir Avuç Deniz (2011)
  • Romantik Komedi (2010)
  • New York’ta Beş Minare (2010)
  • Mezuniyet (2008)
  • Cennet (2008)
  • Cin Geçidi (2008)
  • Beyza’nın Kadınları (2005)
  • Kalbin Zamanı (2005)

Televizyon Dizileri

  • Cinayet (2014)
  • Yol Ayrımı (2012-2013)
  • Son (2012)
  • Şen Yuva (2010) Konuk oyuncu
  • Kapalıçarşı (2010)
  • Bir Bulut Olsam (2009)
  • Cesaretin Var Mı Aşka? (2008)
  • Dantel (2008)
  • Sevgili Dünürüm (2007)
  • Affedilmeyen (2007)
  • Kızlar Yurdu (2006)
  • Sıla (2006)
  • Kadın Her Zaman Haklıdır (2005)
  • Sil Baştan (2004)
  • Alacakaranlık (2003)
  • Mühürlü Güller (2003)
  • Hürrem Sultan (2003)
  • En Son Babalar Duyar (2002)
  • Koçum Benim (2002)

Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Arşiv

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi