Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Kadın Prezervatifi !

Erkeklerin kullandığı kondom (prezervatif) yanında, Amerika ve Avrupa’da birkaç yıldan beri kullanıma sunulmuş olan kadın prezervatifi artık yavaş yavaş Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladı.

Erkek prezervatifi 100 yıllardan beri biliniyor ve lateks adı verilen yapı maddesinin ve nonoksinol-9 adlı spermisit (sperm öldürücü) maddenin keşfedilmesiyle gelişimini hemen hemen tamamlamış durumda. Ancak bildiğimiz bir gerçek var ki, erkeklerin önemli bir kısmı prezervatif kullanmayı sevmiyor. Ya takması zor geliyor, ya da ilişkinin "kalitesini düşürdüğü" iddia ediliyor. Böyle durumlarda cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve gebelikten korunma fırsatı ve özgürlüğü, bu iki durumun sonuçlarına kendisi katlanmak durumunda olmasına karşın, kadının elinden alınmış oluyor. İşte kadın prezervatifinin geliştirmesine motivasyon teşkil eden nokta da bu: kadına kendi inisiyatifi altında koruma sağlamak.

Kadın prezervatifi 17 cm. uzunluğunda, yumuşak ve ince bir poliüretan tabakasından yapılmış, vajinanın içini tümüyle kaplayan, tek tarafı kapalı silindir bir kılıf. Poliüretanın özelliği nedeniyle vajinanın içine yerleştirildiğinde kısa zamanda vajina duvarlarına sıkı bir şekilde tutunuyor ve vücut ısısı ile uyum sağlıyor. Kılıfın açık olan ucunun etrafını saran ve bir tane de kapalı olan ucun içinde serbest olarak bulunan bükülebilir iki halkası var. Kapalı olan kısımdaki halka serviksi (rahimağzını) sararken, açık uçtaki halka kadının dış genital sisteminde kalıyor. Böylece dış genital kısmın en ucundan tüm vajinanın iç yüzeyini kaplayarak yukarı doğru uzanan prezervatif, serviksi de tümüyle kaplayarak, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve spermlerden olabilecek maksimum korumayı sağlıyor. Özellikle dış genital kısmın da "örtülmüş" olması HPV’ye (genital siğil hastalığı yapan virüs) karşı korunmada kadın için önemli bir avantaj olarak görülebilir.

Tüm kadın prezervatifleri tek kullanımlık olarak standart boyda üretiliyor ve kayganlaştırıcı madde olarak silikon kullanılıyor.
Kadın bu prezervatifi ilişkiden saatlerce öncesinde (üreten firmaya göre 8 saat öncesine kadar) takabiliyor.
Poliüretan yapı olarak erkek prezervatifinin yapı maddesi olan lateksten yaklaşık iki kat daha kalın ve laboratuar deneylerinde virüslere geçirgenliği çok daha düşük bulunmuş bir madde.
Kullanım güvenliğine bakıldığında veriler, gebelik oluşma olasılığının özellikle ilk kullanımlarda erkek prezervatifindekinden biraz daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak teorik olarak kullanım tecrübesi arttıkça, bu prezervatif türünün de yaklaşık olarak erkek prezervatifi kadar koruyucu olması gerekir.
Avantajları

En önemli avantajı cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma inisiyatifinin kadın kontrolünde olması. Erkekte var olan AİDS virüsünün cinsel ilişkiyle kadına bulaşma olasılığının kadından erkeğe bulaşma olasılığına göre 15 kat daha yüksek olduğu ve kadınlarda AİDS’in arttığı göz önünde bulundurulduğunda bunun ne kadar önemli bir avantaj olduğu daha iyi anlaşılır.
Poliüretandan yapılmış olması, erkek prezervatiflerinde bulunan lateks maddesine alerjik olan kadınlar (ve erkekler) için önemli bir avantaj teşkil ediyor).

Üreten firma bu prezervatifin kadının adetli olduğu dönemlerde de kullanılabileceğini belirtiyor.
Bunun dışında yine üreten firmanın prospektüsünde yer alan bilgiye göre kadın prezervatifi "ilişki kalitesini" çok az etkiliyor.
Üretici firma bu prezervatifi kadının saatlerce öncesinden takabilmesinin büyük bir avantaj olduğunu vurguluyor. Bu sayede erkek prezervatifinde olduğu gibi prezervatifi takmak için ilişkiyi bölmeye gerek kalmıyor. Bunun özellikle ileri yaşlardaki erkekleri için önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Zira yaş ilerledikçe ereksiyon (penisin sertleşmesi) süresi uzuyor ve ereksiyon sağlandıktan sonra ileri yaş erkeklerin "dikkatinin başka bir noktaya odaklanması" ereksiyonu olumsuz etkileyebiliyor.
Erkek prezervatifine göre dezavantajları

En büyük dezavantajı kadının bu prezervatifi takmakta zorlanması. Bu prezervatifi kullanmak için kadının kendi anatomisini iyi bilmesi gerekiyor. Doğru bir yerleştirme de tecrübe gerektiriyor.
Diğer bir dezavantajı da fiyatının erkek prezervatifine göre nispeten daha pahalı olması.
Bu dezavantajları nedeniyle kadın prezervatifi erkek prezervatifi gibi geniş kitlelerce ulaşılabilecek bir korunma yöntemi olmayacak gibi görünüyor.

eşi prezervatif kullanmayı reddeden bir kadın için kadın prezervatifi korunma özgürlüğünü ona bırakan çağdaş bir yöntem olarak aile planlaması yöntemleri arasında hakkettiği yeri almış durumda.

Kullanımı










Paylaş:

Doğum Kontrol Hapları

Doğum kontrol hapları tüm dünyada milyonlarca kadın tarafından hamilelikten korunmak için kullanılan en etkili yöntemlerden diridir. Korunma yöntemi olarak doğum kontrol haplarının tercih edilmesinin birçok nedeni vardır. Doğum kontrol haplarının kullanımı basittir. Diğer korunma yöntemleriyle kıyaslandığında ekonomiktir.

Gebeliği önlemede %98–99 oranında başarı sağlar. Yıllarca kullanılabilir. Yan etkileri yok denecek kadar azdır. Yeni jenerasyon doğum kontrol hapları bu haplarla ilgili yanlış inançları rafa kaldıracak özellikte üretilmektedir.

Doğum kontrol haplarının diğer korunma yöntemlerine sağladığı bir diğer üstünlük de gebelikten korumanın yanı sıra kadın sağlığı açısından pek çok etkiye sebep olmasıdır. Adet kanamalarını düzenler adet sancılarını azaltır. Adet kanamasının süresi ve kanama miktarı azalır.

İyi huylu meme hastalıkları  yumurtalık ve rahim ve rahim içi zarı kanseri riskini azaltır.  Yaşlılıkta kemik erimesi riskini azaltır. Dış gebeliği önler. Sivilcelere iyi gelir. Kansızlığı ve dış gebelik riskini engeller. Bırakıldığında hemen gebe kalınabilir.

Doğum kontrol haplarından en iyi şekilde verim alınması için hapların düzenli kullanılması gerekmektedir. Her gün muhakkak aynı saatte alınmalıdır. Unutulan hap hemen o an alınmalı o günün hapı da aynı saatte alınmalıdır.

Doğum kontrol hapları sağlık açısından pek çok fayda sağlasa da bazı kadınlar için uygun değildir. Sigara içen 35 yaşındaki kadınlar damar tıkanıklığı rahatsızlığı olanlar karaciğer yüksek tansiyon ve şeker hastası olanlar hormona bağlı olarak kötü huylu tümörü olanlar ve gebelik riski bulunan kadınların bu hapları kullanması doğru değildir.

Doğum kontrol haplarının yan etkileri her zaman tartışılmıştır. Bu haplar zannedildiği gibi kısırlığa sebep olmaz. Gebeliği sadece kullanıldığı süre içerisinde engellerler.

Haplar ilk kullanılmaya başlandığında baş ağrısı bacak ağrısı görme bozuklukları göğüs ağrısı gibi şikayetler görüldüğünde hap derhal bırakılmalıdır. Bunun dışında lekelenme tarzında kanamalar ve hafif mide bulantıları bu hapların doğal ve geçici yan etkileridir. Doğum kontrol hapı isimler listesinde verilebilecek ilk haplar ise Lyndiol Minulet Diane 35 Yasmin Ginera Myralon Desolett Microgynon gibi haplardır.
Paylaş:

Yumurtalık kistleri

Yumurtalık kistleri nedir?
Yumurtalık kistleri adından anlaşılacağı gibi yumurtalıklarda görülen baloncuk şeklinde kistlerdir. Bu kistler; sıvı, kan veya başka materyaller ile doludur.

Bu kistlerin çoğu zararsızdır ve kendiliğinden yok olabilir. Bazı büyük kistler adet döneminin döngüsünü değiştirebilir ve kanamayı daha da arttırabilir.

Ancak bazı kistlerin daha ciddiye alınması gerekir. Örneğin Polikistik Yumurtalık sendoromu (PYS) endokrin bozukluğundan kaynaklanır ve yumurtalığın çalışmasında öngörülemeyen değişikliklere sebep olur. Bu hastalıkta yumurtalıklarda folikül kistler oluşur ve yumurta üretimini zorlaştırırlar. PYS’li kadınlarda endometrium genellikle kalınlaşır. Bu da kanamanın normalden daha ağır olmasına sebep olur. PYS’li kadınlar, genelde yüksek düzeyde testosterona sahiptirler, bu da yüz ve göğüslerinde tüylenmeye yol açar.
Çoğu kistler bükülene veya parçalanana kadar belirti vermezler. Verdikleri ilk belirti yoğun karın ağrısı ve bulantıdır. Bir diğer semptom ya da işaret, düzensiz adet döngüsüdür. Eğer adetiniz düzensizse bunun neden olduğunu keşfetmeniz sizin için önemli olabilir.

Kimlerde olur?
PYS genelde genç ve obez kadınlarda görülür. Bu gruba girmeyip de PYS olan kadınlarda neden kist oluştuğuna dair kesin bir veri yoktur. Fakat yağlı yiyeceklerin ve çok fazla kafein kullanımının bu kistlerin gelişimine ve büyümesine katkı yaptığı bilinmektedir.

Nasıl tedavi edersiniz?
Her kist,  doktor tarafında kontrol edilmeli. Her yumurtalık kisti kötü huylu değildir ama yine de bu riski almamalısınız. Jinekolojik muayeneler doktorların kistiniz olup olmadığını anlamalarını sağlar. Eğer muayeneden sonra doktorunuz kistten şüphelenirse birkaç test daha yapabilir;
• Ultrason – Ses dalgaları ile üreme organlarının bir resmini elde edilmesi ve kistlerin tanımlanıp ölçülmesi.
• Laparoskopi – Işıklı bir tüp vücudun içine gönderilir ve doktorun içeriyi görmesi sağlanır.
• Kan Testi

Kistleri tedavi etmenin birkaç yolu var:
• Doğum kontrol hapları yumurtlamanın düzenlenmesine ve kistlerin ufalmasına yardımcı olur.
• Büyük kistler için cerrahi müdahale gerekebilir. Operasyonun tipi kistin bulunduğu tarihe, ölçülerine, türüne ve kadının yaşına bağlıdır.
• Hormon terapisi yardımcı bir tedavidir.
• Rejim (az yağlı yemek ve kafeini azaltmak) bazen kistin ufalmasına yardımcı olur
• Egzersiz

Nasıl Engellersiniz?
Doymuş yağ oranı yüksek gıdaların (kızarmış yiyecekler, peynir ve yağlı et) kistlerin gelişimine katkıda bulunduğu kanıtlanmıştır. Bu gıdalardan uzak durmak bazı kadınlar için çok iyi sonuçlar verebilmektedir. Ayrıca bir uyarıcı olan kafeinin kistlerin gelişimini tetiklediğine inanılmaktadır. Kafeini ve kolayı bırakmak da yardımcı olabilir. Son bir alternatifte doğum kontrol haplarıdır. Bu haplar daha yaygın görülen kistleri de önleyecektir.
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi