Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Patates Diyeti - Patates İle Zayıflayın !

Dr. Ender Saraç'ın patates diyetine bugün hep birlikte göz atacağız. Şimdiden söyleyeyim oldukça ağır bir diyet programıdır. Herhangi bir sağlık problemi olanlar için önerilmez. Patates diyetinin hedefi haftada 5 kilo dur. Eğer hedeften şaşmazsanız gerçekleştirebilirsiniz. İşte o Patates Diyeti Listesi

Ortalama günlük kalori alımı: 600-700 kcal
Hedef: Haftada 5 kilo

Patates Diyeti Listesi

1.Gün

Sabah: 3 orta boy haşlanmış patates
Öğle: 3 orta boy haşlanmış patates
Akşam: 3 orta boy haşlanmış patates

2.Gün

Sabah: 3 orta boy haşlanmış patates
Öğle: 2 orta boy haşlanmış patates
Akşam: 3 orta boy haşlanmış patates      

3.Gün

Sabah: 1 orta boy haşlanmış patates
Öğle: 2 orta boy haşlanmış patates
Akşam: 3 orta boy haşlanmış patates

4.Gün

Sabah: 1 elma, 2 mandalina
Öğle: 2 orta boy haşlanmış patates
Akşam: 2 but tavuk haşlama, 1 tatlı kaşığı kadar zeytinyağlı yeşil salata

5.Gün

Sabah: 1 elma, 2 mandalina
Öğle: 1 elma, 2 mandalina
Akşam: 2 porsiyon balık yahut bonfile ve salata

6.Gün

Sabah: 1 elma, 2 mandalina
Öğle: 1 elma, 1 portakal
Akşam:  2 porsiyon balık yahut bonfile ve salata

7.Gün

Sabah: 1 elma, 2 mandalina
Öğle: Patates salatası, yeşil soğan (1 tatlı kaşığı sıvı yağ ile mümkünse zeytinyağı ile hazırlanabilir)
Akşam: 3 haşlanmış yumurta, yeşil salata

Not : Bu diyet herkese, her bünyeye uygun olmayabilir. Size en uygun diyeti diyetisten hekime başvurarak öğrenebilirsiniz. Diyet boyunca günde en az 2 litre su içilmesi önerilmektedir. Hızlı kilo vermek isteyenler için hazırlanmış bir diyettir. 
Paylaş:

Neden Kilo Veremiyorum ?

Bu sorunun tek bir cevabı elbette yok. Pek çok etmen kilo verememenize etki edebilir. Kilo veremeyenlerin diyet sırasında düştükleri hatalar, kilo vermeme sebepleri ve doğru şekilde zayıflamak için neler yapmak gerekli, bugün bunlardan bahsedeceğiz.


  • İstikrar / Kararlılık

Diyet yaparken en büyük düşmanımız kendimiz ! Çünkü daha diyetin en başlarında "Off ben kilo veremem, yapamam, dayanamam..." vb. bahanelerle diyeti bırakıyoruz. Bu bahanelerden biri de "Diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum." gibi cümleler... İnananın gerçekten kilo vermek isteyen insanlar için söylüyorum, bu iş kafada bitiyor ! Bizzat kendimin 4 ayda nasıl 22 kilo verdiğini buradaki konuda anlattım. Diyet Hikayem. Orada da özellikle ilk madde olarak vurguladığım şey kararlılık ve istikrar. Çünkü ilk haftalarda direk olarak kilo veremesek bile vücut kilo vermeye hazır hale geliyor ve sonraki haftalarda kolay ve hızlı bir şekilde kilo vermeye başlıyorsunuz. Unutmayın, diyetten bile önemli adım: Kararlılık !


  • Doğru Beslenme
Karın bölgenizdeki yağlanmadan şikayetçiseniz bunun en büyük nedenlerinden biri işlenmemiş ürünleri tüketmenizdir. Bunlar fast foodlar, gazlı içecekler, beyaz ekmek, abur cuburlar.. Bu yiyecekler karın bölgenizdeki yağlanmayı arttırmaktadır. Bunlar yerine tam tahıllıları, antioksidan içeren meyveleri ve sebzeleri tüketerek yağlarınızdan kurtulabilirsiniz.

En önemli etkenlerden biri sağlıklı yağ tüketmektir. Süt ve süt ürünlerinde, ette bulunan doymuş yağlar iç organların etrafındaki yağlanmayı arttırmaktadır. Bu ürünleri dikkatli ve ölçülü tüketmek gerekmektedir. Tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri ise sağlıklıdır. Bunlar arasında zeytinyağı, avokado, ceviz, ay çiçek tohumu ve somon gibi balıklarda bulunan omega 3 yağları. Bu yağları kullanmak hem sağlığınız hem de kilonuz açısından çok daha yararlıdır.



  • Yaş bir etmen midir ?
Yaşlandıkça beslenmemize dikkat etmemiz gerekmektedir. Bunun sebebi yaşlılıkla birlikte metabolizma hızının yavaşlamasıdır. Bu sebeple yaşlandıkça günlük kalori miktarında azalma olmaktadır. (Kalori Cetveline buradan göz atabilirsiniz.) Kadınlarda menapoz döneminde karın bölgesinde yağlanma artar. Hormonlardaki değişim buna sebep olur. Bu dönemde düzgün ve sağlıklı beslenmeli ve egzersiz yapmaya özen göstermelisiniz.

  • Uyku Zayıflatır mı ?
Yapılan araştırmalar göstermektedir ki; beş saat ve altı uyuyanlar, 7 saat uyuyanlara göre daha kolay kilo almaktadırlar.

  • Stres Kilo Yapar mı ?
Stres yaptığınız zamanlarda bu sizi şekerli ve aşırı yağlı yiyecekleri tüketme eğilimine yönlendirir. Bu sebeple stres kilo aldırır diyebiliriz. En azından kilo almanıza neden olan sebeplerden biri olarak gösterilebilir. Ayrıca stres zamanında salgıladığınız hormonlar, yağ hücrelerinin büyümesine neden olur. Bu da organ çevresinde yağ keseciklerinin oluşmasına sebep olur. Sağlığınız için oldukça zararlıdır.

  • Dengeli Beslenin
Uyguladığınız diyet programlarının dışına çıkmamaya özen gösterin. İdeal bir beslenme için 3 saat arayla, sık bir şekilde beslenin. Sadece ana öğünleri değil ara öğünleri de tüketerek beslenin. Porsiyonlarınıza dikkat edin. Büyük porsiyonlardan kaçının, tabağınızı küçültün. Gün içerisinde yediklerini not edin. Kilo almaya devam ettiğiniz taktirde notlarınıza bakarak yediklerinizi azaltmaya çalışın.

  • İnsülin Direnci Kilo Almanıza Sebep Olabilir !
Diyet yapmanıza rağmen, yediklerinize dikkat etmenize rağmen kilo veremiyorsanız insülin direncinizi mutlaka ölçtürün. İnsülin direnci hakkında daha fazla bilgi için insülin direnci nedir? konusuna göz atabilirsiniz.

Paylaş:

Omni Diyeti ile 2 Haftada 5,5 Kilo Verebilirsiniz !

New York Times'da yer alan listeside en çok satanlar listesinde yer alan Omni Diyeti kitabı artık Türkiye'de de satışa sunuldu.



Omni Diyetinin asıl amacı hastalıklara karşı etkili olan taze meyve, sebze gibi gıdaların beyni açık  tutarak kasların ve organların daha iyi çalışmasını sağlayarak yüksek kaliteli proteinleri birleştiren basit ve kolay uygulanabilen bir beslenme planı oluşturmasıdır.



Omni diyetinde yüzde 70 bitki ve yüzde 30 protein temelli gıdalar ile enerji arttırılmaktadır. Böylece hastalık riski azaltılır. Beyin ve hormon fonksiyonları daha sağlıklı çalışır ve ciddi miktarda kilo vermenizi sağlar. Omni Diyeti vücut sağlığı için özenle hazırlanmış, başarılı bir diyet programıdır. 



Diyetin yaratıcısı Amerikanın en ünlü beslenme uzmanlarından biri olan Tana Amen. Tana Amen tarafından hazırlanmış omni diyeti haftada haftada yaklaşık olarak 5,5 (5 buçuk) kilo vermenizi sağlamakta. Amerika'da yaşayan Dr. Mehmet Öz'de kitapla ilgili olarak "Sağlığınıza iyi gelecek lezzetli ve sağlıklı gıdaları Omni Diyeti ile keşfedin." sözlerini söylemiştir.



Omni'nin kelime anlamı hepsi anlamına gelmektedir. Sağlıklı kaynaklardan gelecek olan bütün besinlere ihtiyacımız olduğu için bu şekilde isimlendirilmiştir. Omni diyetinin içinde faydalı olan her şey var. Tana Amen'in hazırladığı diyette yüzde 70 sebze ve meyve yüzde 30 protein tüketilmesi gerekmektedir. Bu sayede insan vücudu hastalıklara karşı direncini arttırmakta, beyin ve hormonlar daha düzgün çalışmakta, vücut daha kolay ve hızlı kilo vermeye hazır hale gelmektedir.



Omni Diyeti sayesinde


  • Sağlıklı, kolay ve kilo verebilirsiniz.

  • Hastalıklardan korunmanıza yardımcı olacaktır.

  • Kendinizi daha iyi ve zinde hissedeceksiniz

  • Cildiniz gençleşecek.

  • Beyin ve hormonlarınız daha sağlıklı çalışacak.

Omni Diyeti Listesi (Örnek)

Omni diyetinde izin verilen yiyecekler: taze sebze, meyve, kuru yemiş (doğal) mercimek, fasulye, tahıllar, ton ve somon balığı, taze ve kuru bitkiler, kırmızı et.



Sabah


  • Lahana salatası

  • Taze yeşil biber ve kırmızı biber

  • Soğan ve sarımsak

  • 1 bardak yeşil çay (şekersiz olacak.)

Ara öğün


  • Taze sebze yahut meyve suyu

Öğle


  • Büyük bir kase, domates, salatalık, soğan ve biberli salata

Ara öğün


  • Bir avuç kuru yemiş

Akşam yemeği


  • Izgarada pirzola

  • Brokoli ve patates püresi

 Not: Diyetteki besinlerde belli bir miktar (porsiyon) yoktur. Doyum anına ulaştığınızı hissettiğiniz de yemeyi bırakmalısınız.  Diyet 2 hafta boyunca uygulanır. Ayda 1 kez uygulayabilirsiniz. Ortalama olarak 5,5 (beş buçuk) kilo verdirmektedir. Diyet boyunca günde 30 dakika spor yapmanız gerekmektedir. Omni diyetinde soya ürünleri, rafine şeker, dondurulmuş etler tüketmeniz kesinlikle yasaktır ! Daha çok ayrıntı ve diyet listesi için Omni Diyeti kitabını satın almanızı öneriyoruz. Sağlıcakla kalın.





Paylaş:

İlk Cinsel Deneyim Korkusu Nasıl Aşılır ?

Korku dolu ilk gece hikayeleri, ilk cinsel deneyimi kabusa çevirebilir. Korkunun nedenlerini bilerek ilk ilişki korkusunu yenebilirsiniz…
Cinsellikle ilgili korku dolu hikayeler, dini ve sosyal kurallar, insanları cinsellikten korkar hale getirebildiğinden, çoğu kişi ilk ilişki endişesi yaşıyor.

İlk cinsel deneyim, kadınlarda kızlık zarının parçalanacağı, çok büyük acı duyulacağı, oluk oluk kan fışkıracağı ilk cinsel deneyim hikayeleri, erkeklerde ‘milli olma’ mertebesine ulaşmaya, ‘erkek’ olma önemi atfedilmesinden dolayı, her iki cins için de bir korku unsuru olarak ortaya çıkıyor.

Erkekler neden korku yaşar?
Ataerkil düzenin sürdüğü her toplumda erkekler ilk cinsel deneyim korkusu yaşarlar. Çünkü bu kültür, erkeğin cinsel ilişkisine ‘erkek olma’ anlamı yükler. Erkeklerin ‘milli olması’ gerektiği, fazla sayıda kadınla cinsellik yaşamasının beklenen bir şey olduğu, yani skora dayalı bir cinsellik anlayışının hakim olduğu kültürde, cinsellikle güç birleşiyor.
Erkeklerin kadına karşı hoyratlığı, bir kadına ‘sahip olma’ yaklaşımı, bu güç kanıtlama isteğinin uzantısı niteliğindeki fanteziler aslında.

Dolayısıyla ilk ilişki, yaşanması gereken doğal bir cinsellikten ziyade, aşılması gerek bir sınav erkekler için. Akıllarına yerleşen düşünce, kendilerine verilecek olan ‘milli’ makamına ulaşma isteği sadece. Erkekler, bunun içini nasıl dolduracakları ve sürdüreceklerine ilişkin de çok büyük endişe taşırlar.

Kadınlar neden korku yaşar?
Toplum, erkeklerin evlenmeden önce pek çok kadınla birlikte olmasını olumlu karşılarken, kadınların cinsel deneyim yaşamasını evlilikten önce yasaklar. Dolayısıyla pek çok kadın için evlenmek, ilk gece korkusunun da başlaması anlamına gelir.

Çünkü o güne kadar duyduğu cinsel ilişki hikayeleri, cinsel birleşmede büyük bir acı yaşanacağı inancı, kızlık zarının yırtılmasının vajinanın parçalanması olarak algılanması; kadınların evlendiği halde cinsel ilişkiye girememelerine, vajinismus ya da cinsel soğukluk sorunu yaşamalarına yol açıyor.
Bu korku nasıl aşılabilir?
Cinsellikle ilgili kaynaklar, hep erkeklerin ne yapacağı konusunda bilgi içeriyor. Sakin olmalı, kadına yol gösterici olmalı, kadının cinsel organına, göğüslerine dokunarak onu uyarmalı gibi birtakım bilgiler veriyor. Burada kadının ancak evleneceği erkekle birlikte olması onaylanırken, bir taraftan da erkeğin yaşadığı korku görmezden geliniyor. Çünkü korku, ‘erkeklik’ kavramının içine yakıştırılamıyor aslında.
Erkeklere yol gösteren bilgiler işe yarayabildiği gibi tam tersi, kadını rahatsız edici etki de doğurabiliyor. Çünkü asıl bilinmesi gereken, cinselliğin karşı tarafla birlikte yaşandığı gerçeği. Birisinin reçetesi bir başkasına uymayabilir. Kadın ve erkek, birbirlerine göre kendilerini ayarlamayı, birbirlerini nasıl rahatlatacaklarını yaşayarak fark etmekle işe başlamalılar.

Cinsellik doğal bir olay olduğuna göre, bunu unutmadan her şeyi kendi haline bırakmak, dokunuşlardan haz almaya odaklanmak, ilk deneyimi yaşamak için rahatlamanın bir yoludur.
Cinselliği sadece cinsel organa indirgemeden, ilk deneyimini yaşayacak olan tarafa dokunuşlarla zevk vermeye çalışarak, belki cinsel birleşmeyi daha sonraya bırakarak, korkunun üstesinden gelmek mümkün.
Ne zaman tedavi gereklidir?

İlk ilişki aklınıza geldiğinde elleriniz, ayakları titiriyorsa, korkudan bayılacak gibi oluyorsanız, bu nedenle birisiyle tanışmaktan, görüşmekten, birinin size dokunmasından irikiliyorsanız, kimsenin sizinle tensel temas kurmasını istemiyorsanız, bu şekilde cinsellik yaşamanız mümkün değil. Çünkü korku, cinsellikten çok daha büyük bir sinyaldir beyne gönderilen.

İlk ilişki korkusu nedeniyle ereksiyon problemi yaşayan erkekler ya da ilişkiye hazır hale gelmeyen, vajinismus olan ve cinsel soğukluk yaşayan kadınların sayısı oldukça fazla.

Kendinizde ilk ilişkiye dair yüksek endişe belirtileri görüyorsanız ve sürekli ilişkiden kaçma eğilimindeyseniz, bir uzmandan yardım almanız yerinde olur. Psikoterapi ile ya da pskikoterapiyle eşzamanlı olarak ilaç tedavisiyle bu korkunuzun üstesinden gelebilirsiniz.
Paylaş:

Kadınların Seksten Kaçma Bahaneleri

Araştırmacılar, yaptıkları anketle "Kadınların seks yapmak istemedikleri zaman söyledikleri özürleri ya da bahaneleri" ortaya koydu.

Yapılan araştırmalara göre kadınlar en çok "Yorgunum" diyerek partnerleriyle sevişmekten kaçınıyor. Kimi zaman bahane, kimi zamansa gerçek bir neden olan "Yorgunum"  kelimesi,  eril dünyaların sıklıkla karşılaştığı bir replik...

"Başım ağrıyor" 'taktiği' ise bahaneler sıralamasında üçüncü sıraya kadar geriledi. Oysa, bir kuşak öncesinde kadınların en çok 'başı ağrıyordu'. Ve baş ağrıması, ne diş ne mide ne de herhangi bir başka ağrıyla yer değiştiriyordu.

Araştırmacıların 'beyaz yalan' olarak nitelendirdikleri kadınların seksten kaçma nedenlerinde "Havamda değilim" bahanesi de "Kadınların seks özürleri" listesinde ilk sıralarda yer alıyor.

OnePoll.com anket sitesinin yaptığı araştırma, 400 yetişkin kadını baz alarak bu sonuçlara vardı.

Kadınların seksten kaçmak için başvurdukları yalanların son durumu şöyle:

1- Çok yorgunum.
2- Havamda değilim.
3-Başım çok ağrıyor.
4-Sabah erken kalkmam gerekiyor.
5-Çok işim var, meşgulüm.
6-Sana kızgın ve kırgınım.
7-Çocuklar!
8-Duş alman gerek.
9-Sırtımda bir ağrı var.
10-Daha çok erken.
Paylaş:

Kadınlar hangi durumlarda erkeği kıskanır

Yapılan bir araştırmaya göre kadınların erkekleri cinsellik yönünden kıskandığı ortaya çıktı.

Uzmanlara göre, çoğu kez kadınlar az veya çok, erkeğin cinselliğine karşı kıskançlık duyguları besliyor. Yine uzmanlar, erkeğin boşalması ve bununla ilgili refleks hareketlerinin kadının kendi orgazmından çok daha fazla zevk verici bir şey olduğuna inandığını ifade ettiler.

Kadının cinsel soğukluğunun nedeni
Derlenen bilgilere göre, bazı psikoanalizciler, dişinin karakter özelliklerini, kadının erkek cinselliğine karşı duydukları kıskançlıkla bağdaştırıyor. Bunlar çok fazla belirgin duruma geldiğinde, kadının cinsel soğukluğunun nedenini bu kıskançlıkta buluyor.

Çoğu kez ortalama kadının az veya çok, erkek cinselliğine karşı kıskançlık duyguları beslediğinin belirlendiğini anlatan uzmanlar, "Bazıları ise erkeği cinselliği yüzünden kıskanır. Çünkü erkek cinselliğinin cinsel ilişkide daha büyük avantajları vardır" dediler.

Bununla birlikte erkeğin boşalması ve bununla ilgili refleks hareketlerinin kadının kendi orgazmından çok daha fazla zevk verici bir şey olduğuna inandığını kaydeden uzmanlar, "Birçok kadının cinsel organları birleşmiş durumda cinsel birleşim sırasında hareketsiz kalmaları ve eşlerinin boşalmasından sonra orgazma ulaştıklarında, kocalarının uzun zaman içlerinde kalmalarına direnmeleri işte bundandır. Daha deneyimli kadınlar, bu bilinçaltı isteklerini leğen kaslarını ustaca hareket ettirmekle tatmin eder" diye konuştu.
Paylaş:

Kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanıyor

Kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanıyor ve hoşlanma nedenleri ne diye merak ediyorsanız; bilmeniz gerekenler.

1. Romantik çocuk
Klasik sevgiye inanır. Devamlı olarak sevgilisine çiçekler ve çikolatalar alır ve akşam yemeği sırasında da masada çeşitli renklerde mumlar vardır. Kızarkadaşını sık sık arayarak onu düşündüğünü söyler ve gözlerine bakarak ne hissettiğini anlatır.

Neden karşı konulamaz?

Bir kadın, takdir edilmek için sever ve romantik çocuk da bunu sık sık yapar. Esas oğlan, romantik hareketlerle kız arkadaşını düşündüğünü ona gösterir ve hissettirir. Buna karşılık kadında aynı şekilde karşılık verir.

2. Kendine güvenen çocuk
Bu tip, kendine aşırı güvenir. Topluluk içinde oldukça iddialıdır ve onu gördüğünüz zaman güç ve kontrol havası alırsınız. İlişkisindeyse, diğer erkekleri kıskanmaz ya da kız arkadaşının erkek arkadaşları ya da çalışma arkadaşlarını bir tehdit olarak görmez.

Neden çekici?

Kadınlar, kendine güvenen erkeklere ilgi duyar. Bunu iyi düşünün: Büyükseniz eğer, muhtemelen aynı şeyi düşüneceksinizdir. Kendine güvenen erkekler, sevgililerinden birşey yapmak için onay beklemez ve bu hareketleri, kendine güvenen tipleri daha da çekici kılar.

3. Sanatçı çocuk
Bu sanatçı tip hayatı anlık yaşar. Genelde, karşı cinse kur yapmak için yaratıcı tarafını kullanır. Örnek olarak ona bir şarkı yazar ya da onun için resim yapar.

Neden çekicidir?

Her kadın kendini özel ve yegane hissetmek ister. Onu, böyle hissettirmek için başka bir yol yoktur. Karşı cins, yaratıcı tipin yaratıcı aklı ve onu, sanatına uygulamasına ayar olur. Karizmatik, asi, akıllı ve düşünceli çocuklar da kızların ilgisini çeker.

4. Yabancı çocuk
Uzak egzotik bir ülkeden gelir; Şirin bir aksanı ya da dünya için farklı görüşü vardır. Bağlı olduğu topluluğun gelenekleri ve günlük davranışları biraz acayip olabilir, ama her zaman eşsiz bir çekiciliği vardır. Ama unutmayın ki bu kategoriye girmek için bir yabancı olmak zorunda değilsiniz. Eğer çok yolculuk ediyorsanız ya da birden fazla yabancı diliniz varsa, herhangi bir şirin konuşan yabancı gibi siz de çekici olabilirsiniz.

Neden kızları çeker?

Karizma, karizma, karizma.. Bu tip hakkında karizma konusundan başka söz edilecek başka birşey yoktur: Fransızca bir kaç sözcükten daha cazibeli birşey yoktur. Eğer kadın dünyayı umursuyorsa bu tip onların ilgisini çekecektir. Farklı kültürden birisiyle çıkmak da her kız için fantastik birşeydir.

5. Canı ne isterse yapan çocuk
Gördüğünüz yerde dövün. Bu tip, aklına esen yere gider. Esen rüzgara takılır.. Gittiği yer de çoğu zaman kaçık bir maceranın olduğu yerdir. Bir motorsiklet sürebilir, kız arkadaşını son dakikada aklına gelen bir gezinti için işe gitmeyebilir. Yani bu tip sonucunu düşünmeden hareket eder, hislerinin götürdüğü yerde kendini buluverir.

Neden mi ilgi çekici?

Her kadın bir parça asilik ister. Kız, erkek arkadaşının umursamaz tavrını sever ve bu hareketin onu da etkileyeceğini umar. Bu kötü çocuk ilişkiye gençlik katar ve kız, oğlanı evcilleştirmek için sever. Bunu yaparken de asla başarılı olmayacağını bilir.

6. Akıllı - esprili çocuk
Entellektüel konuşmaları körükler ve kız arkadaşının cevabını dikkatlice dinler. Kız arkadaşını ince mizah aklıyla güldürür ve laflarıyla politikayı daha ilginç kılar. Saatlar boyu kız arkadaşıyla sohbet eder ve asla sıkılmaz.

Neden kızlar bayılır buna?

Zaman ilerledikçe saçlarınız dökülebilir, cildiniz yumaşayabilir ama o kızın ilgisini üzerinizde tutarsanız, savaşın yarısını kazandınız demektir. İlişkiyi sürdüren en büyük etkenlerden birisi entellektüel kısımdır.

7. Düşünceli çocuk
Otomobilin kapısını kız arkadaşı için açar, sandalyesini çeker, akşam yemeğinin faturasını öder, ona tatlı alır, gece dışarı çıkarken onu evin kapısının önünden alır, onun ne hissettiğine karşı duyarlıdır ve eve gitmek istediğinde onu anlar.

Neden karşı koyulmaz: Şaşırdınız mı?

Bu düşünceli çocukların hiçbir zaman kızların ilgisini çektiğini düşünmezsiniz, ama şunu okuyun: kötü çocuk, kaba çocuk ve onu tekrar aramayan çocukla çıktıktan sonra dişi kişi önceliklerini tekrar değerlendirecektir. Bunu farketmesi için de biraz zaman geçecektir ama nihai olarak kızların çoğu kendine gelir ve uzun bir periyod için kendine çok güzel davranan bir çocuk ister.
Paylaş:

Seksilik ayrıntılarda gizli

Seksilik ayrıntılarda gizli Erkekleri etkilemek isteyen kadınların, tenlerinin yüzde 40'ını açıkta bırakmaları gerektiği ortaya konuldu.

Seksi olmak için Pamela Anderson gibi göğüslere, Jennifer Lopez gibi kalçalara veya Gisele Bündchen gibi bacaklara sahip olmak zorundayız sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Hiç aklınıza gelmeyecek detaylar, sizi bir erkeğin gözünde aniden seksi yapabilir!

Seksi hareketler
İşte bunlar erkeklerin sahalarda görmek istediği hareketler!• dudaklarımızı genelde stresten kemiririz. Ama müjde, biz stres içinde kıvranırken çevremizdeki erkekler de bizim için kıvranıyor.• Kravat bağlamayı bilmiyorsanız hemen öğrenmenizi tavsiye ediyoruz. Çünkü bir erkeğin boynundaki kravatı sizin bağlamanız, onu, boynuna tasma geçirilmiş sevimli bir finoya çeviriyor.• İyi masaj yapabilmeniz de sizin parmaklarınızdan onun vücuduna ateş dalgalarının akmasına neden olacak.• Göz göze geldiğinizde gözlerinizi kaçırmayın. Bu kendine güvenli hareket onu eritecektir.

Seksi giysiler
Soyunarak seksi olmak rafa kalktı, işte giyinerek seksi olmanın yolları:• Dekolte giymek out. Dekolte giymeden dekolte vermek in.• Topuklu ayakkabı seksiliğin birinci şartı hele bir de topuklu ayakkabılarınızla sessiz bir ortamda yürürseniz, her adımda birilerinin kalbinin hoplayacağına emin olun.• Enseden bağlı kıyafetler ve straplez üstler, erkeklere, sizi küçük bir hareketle çıplak bırakabileceklerini düşündürdüğü için çok seksi geliyor.• Halka küpeler de erkeklerin favorilerinden.• Son yılların gözde modası tek omzu düşürerek açıkta bırakan giysiler, sizi tahrik edici yapan detaylardan.• Deri her zaman seksi olma özelliğini koruyor. Özellikle de vücudunuzu saran deri elbise, etek ve pantolon.• Son bir tüyo! Üzerinizden bir şey çıkarırken kollarınızı teker teker çıkarmak yerine, kıyafeti çaprazlama sağdan ve soldan tutarak tek hamlede çıkarın.

Seksi saçlar
Kadını kadın yapan en önemli farklardan biri de saçlarıdır. Saç rengi konusunda her erkeğin zevki birbirinden farklı olsa da, diğer ayrıntılarda buluştukları ortak noktalar elbette var.• erkekler için, kadın dediğin uzun saçlı olmalı.• Şaşırtıcı ama kakülü seviyorlar. Özellikle başka bir şeyle uğraşırken yüzünüze düşen kakülü kenara çekme hareketiniz onlara çok seksi geliyor.• Saçlardan gelen şampuan kokusuna istisnasız tüm erkekler dayanamıyor. Bu şampuan kokusu, onların gözünün önüne sizin duştaki halinizi getiriyor olabilir mi acaba?• Tüm erkeklerin tav olduğu bir başka hareket ise saçlarınızı kalemle dağınık şekilde topuz yapmanız.

Seksi alışkanlıklar
Farkında değilsiniz belki ama bazı alışkanlıklarınızı ön plana çıkararak, erkeklere çok daha çekici gelebilirsiniz.• Genellikle kadınlarda görülmeyen ilgi alanlarına sahip olmanız, erkeklere çok seksi geliyor. Örneğin; iyi şekilde bilardo, tavla veya Playstation oynamak...• ister işiz olsun, ister bir spor dalı, ister başka bir hobi, hayatınızda tutkuyla bağlı olduğunuz bir şeyler olması sizi son derece seksi kılıyor.• Kedi gibi olmanız onlar için son derece seksi. Yani dengesiz, başına buyruk ve soğukkanlı tavırlar onlar için ideal.

Seksi araştırma
İngiltere'deki University of Leeds'te yapılan bir araştırmada, erkekleri etkilemek isteyen kadınların, tenlerinin yüzde 40'ını açıkta bırakması gerektiğini ortaya koydu. Psikolog Colin Hendrie'nin yürüttüğü araştırmaya göre, bundan daha kapalı giyinen kadınlar muhafazakar olarak algılanırken, yüzde 40'ın üzerinde açanlar ise sadakatsiz olarak görülüyor.

Seksi son
Fiziksel özellikler, giyiminiz, kuşamınız, huylarınız ne olursa olsun, aslında tüm erkeklerin hemfikir olduğu konu net: Kadını seksi yapan en önemli şey kendine güvenidir.
Paylaş:

Erkeğin aşık olmasını sağlayan etkenler

Erkekler ömürlerini geçirmek istedikleri kadını seçerken 'nelere dikkat ediyor?' diye merak ediyorsanız; bilmeniz gerekenler...

1- Kendi hayatınız olmalı
Kendi ayakları üzerinde durabilen ve sosyal hayatını erkek arkadaşlarına göre düzenlemeyen kadınlar, kendilerine güvenen bir imaj çizerler. Bu da erkekleri en az dış güzellik kadar etkiler. Üstelik sadece erkek arkadaşınızla değil, ailenizle, arkadaşlarınızla ya da tek başınıza zaman geçirmeniz, ilişkinizin dengesi açısından da olumlu olacaktır.

2- İlk adımı atan siz olmayın
Bu, üzerinde çok tartışılan ama sonuca varılamamış bir konu. Bu nedenle "kaçan kovalanır" kuralını izlemekte fayda var. Eğer ilk adımı siz atar ve buluşmaları siz ayarlarsanız, sizinle gerçekten mi ilgileniyor yoksa fırsatı mı kaçırmak istemiyor olduğunu asla öğrenemezsiniz.

3- Seksi olun, basit değil
İlişkinin ilk günleri, flörtün en yoğun olduğu zamanlardır ama bu dönemde ne fazla utangaç olmalısınız ne de fazla girişken... Aşırı seksi bir giyim tarzı ya da toplum içinde aşırı yakınlık göstermeler, elbette ki erkeklerin hoşuna gider ama ilişkiyi ciddiye almalarını da riske atar.

4- Seks için bekleyin
Günümüzde hala seks için evlenmeyi bekleyenler çoğunlukta. Azınlıkta yer alanlardan olsanız bile, ciddi ilişki düşündüğünüz bir erkekle birlikte olmak için fazla acele etmeyin. Çünkü seks sonrası salgıladığınız hormonlar, ilişkinize olduğundan fazla anlam yüklemenize ve yanlış yönlenmenize neden olabilir.

5- Değer verdiğinizi gösterin
Ona değer verdiğinizi göstermek için illa pahalı hediyeler almanıza ya da kendinizi ona adamanıza gerek yok. Günlük işlerinde ona küçük yardımlarda bulunarak da onu düşündüğünüzü gösterebilirsiniz.

6- Onu destekleyin
Arkadaşlarının ya da patronunun önünde egosunu tatmin edecek sözler söylemeniz, her zaman ona destek olduğunuzu hissetmesini sağlayacaktır. Yaptığı esprilere her zaman gülmeniz de aynı etkiyi yaratır.

7- Baskı yapmayın
Gün içinde sürekli onu aramak ya da gelecek planları yapmak isteyebilirsiniz ama kendinizi tutun. Bu tarz davranışlar, birlikte olduğunuz erkeğin kendini kapana kıstırılmış hissetmesine neden olabilir. Her şeyi ona söylemek zorunda değilsiniz, onu kendi haline bırakırsanız zaten planlar yapmaya başlayacaktır. Tabii sizi gerçekten istiyorsa...

8- Taviz vermeyin
Prensiplerinizden ödün vermeyin ve yapılan yanlış davranışlar karşısında sessiz kalmayın. Eğer aldatılmayı asla affetmeyeceğinizi bilirse, kendinize duyduğunuz saygı karşısında onun da size duyduğu saygı artacaktır. Aynı şekilde, evli ya da kız arkadaşı olan erkeklerle ilişkiye girmeyeceğinizi bilmesi de sizin için artı olacaktır.

9- İyi olanı seçeceğinizi bilsin
Her zaman dürüst ve güvenilir olduğunuzu ve hayatınızda da böyle insanlara yer vermek istediğinizi ona hissettirin. Eğer siz gideceğiniz yer hakkında yalan söylemiyorsanız, ondan da aynı davranışı beklemeyi hak ediyorsunuz ama önemli olan onun da böyle düşünmesi.

10- Aşk kadını olun
Evlilik için en önemli bağın aşk olduğunu düşünüyorsanız, bunu onun da bilmesini sağlayın. Onunla para, güven ya da prestij için beraber olmadığınızı bilmesi, size ve ilişkinize olan güvenini artıracaktır.
Paylaş:

Doğum Sonrası Cinsellik

Doğum sonrası acılı ağrılı ve halsiz bitkin bir biçimde sizi bırakabileceğinden dolayı uzmanlar bu konuda kesin olarak uyarı yapmakta olup en az 8-10 hafta arası cinsel ilişkide bulunulmaması gerektiğini altını çizerek söylemektedirler. Neden 8-10 hafta çünkü doğum sonrası bir kanama süreci olacaktır.

Normal doğum veya sezaryan her iki süreçte de doğum sonrası kanamalar görülmekte olup 8 hafta kadar sürmekte olan bu kanamalarda henüz vajinal bölge yara ve vajinanın toplanması 8-10 hafta süreceğinden dolayı bu dönemler arasında kesinlikle cinsel ilişkide bulunulmaması çok önemlidir.
Bazı kadınlarda bu durum 5 hafta bazı kadınlarda 8 hafta veya 10 hafta sürmektedir. Ancak hiçbir kan gelmeyene kadar vajinanın toplanması beklenmeli ve daha sonrasında cinsel ilişki başlanmalıdır.

Bu süreçte yine eşler birbirine destek olarak bu durumu stres haline getirmeden sağlıklı bir biçimde geçirebilmeleri için daha duyarlı olmalıdırlar. Doğum sonrası cinsellik özellik kadınlarda vajinada ağrı yanma kanama şeklinde durumlar oluşabilir ancak eğer 8ile 10 haftalık süreci tamamladıysanız cinsel ilişkiye başlayabilirsiniz.

Doğum sonrası cinsellik sırasında kendinizde birçok değişim olduğunu fark edeceksiniz. Kesinlikle olumsuzluğa düşmeden eski vücut yapınıza kavuşana kadar bu süreci sağlıklı bir biçimde geçirebilirsiniz.
Paylaş:

Meme Kanseri

Fibroadenom genelde genç kızlarda ve yirmilerindeki kadınlarda görülen bir çeşit şişliktir. Göğüsteki lobun genişlemesi ile meydana gelir. Bu şişlikler farklı şekil ve büyüklüklerde olabilirler– bezelye kadar küçük ya da limondan daha büyük.

Fibroadenom şişliğini nasıl tedavi edersiniz?

Çoğu kez fibroadenom şişliği herhangi bir tedaviye gerek kalmaksızın kendiliğinden iner ve hatta kaybolur. Fakat siz asla bir şişliğin kendiliğinden gitmesini beklemeyin. Doktorunuza görünün. Muhtemelen size birkaç test yaptırmanızı söyleyecektir; ultrason taraması ya da mamografi gibi.

Bazen enjektörle örnek alınıp mikroskopla incelenmesi iyi olabilir. Eğer bu fibroadenom şişlik ise doktorunuz size seçeneklerinizi anlatır. Büyük olasılıkla altı ay sonra tekrar gelmenizi söyleyecektir. Eğer fibroadenom şişlik devam ederse cerrahi bir müdahale ile alınabilir. Eğer gerçekten büyükse bu göğsünüzün görüntüsünü de etkileyecektir ve ameliyat olmak isteyebilirsiniz. Ama yine de böylesi bir kararı vermeden önce tüm detayları öğrendiğinizden emin olun.

Şanslısınız ki, fibroadenom şişlik bir kere çıktı mı çoğunlukla ikinci kez çıkmaz.
Paylaş:

Hoşlandığımı nasıl anladı?

Erkekler de kadınlar da reddedilmekten nefret eder, hele de karşınızdaki hoşlandığınız biriyse. Kadın için durum çok daha zordur. Mesela birinden hoşlanıyorsunuz ve o asla birlikte olmamanız gereken birisi. Ya evli, ya yöneticiniz ya da hoşlansanız bile karakterlerinizin asla uymayacağını ve bu ilişkinin yürümeyeceğini çok iyi biliyorsunuz. Belki de siz evlisiniz ve evliliğinizi gereksiz biri için zora sokmak niyetinde değilsiniz. İlişki yaşamayı istemeseniz de o sizin ona karşı bir şeyler hissettiğinizi anlıyor. Sizi görmezden geliyor ya da hafif bir alaycılıkla yaklaşıyor size. İşte yerin dibine girdiğiniz an. Ona belli edecek hiçbir şey yapmadığınızı düşünseniz bile aslında gizliden gizliye ona mesaj gönderiyorsunuz. Nasıl mı?

Ona bir şey vermeye çalışmayın
Aslında basit. Kadınlar hoşlandıkları erkeklerle karşılaştıkları zaman duruşları, oturuşları değişir. Mesela sık sık saçlarını düzeltme gereği duyarlar. Göz bebekleri büyür, sürekli gülümseyip hoşlandıkları erkeğe bir şeyler vermeye çalışırlar, ihtiyaçları olmasa bile... Mesela 'kahve getirmemi ister misiniz?' gibi.  'Ama ben servisteki herkese soruyorum bu soruyu...' demeyin işte. Belli ki aslında ona sormak istiyorsunuz, diğerleri bahane. Çirkin ve itici bulduğunuz birisi olsaydı bu soruyu sorar mıydınız? Öyleyse sormayın.

Onu gözünüzde büyütmeyin
Bazı kadınlar ilişkilerini gizlemek isterken normalde olduğundan daha aksi, daha ters olabiliyor. Bir şey söylediğinde onu terslemek, görmezden gelmeye çalışmak tuhaf kaçabilir. Belki de onu kaçırmak için elinizden geldiği kadar başka erkeklerden bahsediyor, bir ilişkiniz olduğunu vurguluyor ve ona gereksiz detaylar veriyorsunuz. Bu kadar diken üstünde olmayın. Onu gözünüzde büyütmeyin. Onu büyüttükçe davranışlarınız anormalleşir. Kendinizi rahatlatın ve normal davranmaya çalışın. Sıradan biri o. Bir süre sonra onu gerçekten olduğu gibi algılamaya başladığınızda ondan nasıl hoşlandığınıza kendiniz bile şaşıracaksınız.

Karşısına çıkmayın
Ne kadar düşünmemeye çalışırsanız çalışın, onun ne yaptığını merak ediyorsunuz değil mi? Kendinize bahane buluyor ve bir şekilde karşısına çıkıyorsunuz. Arkadaşlarınızla konuşurken önemsiz bir şeymiş gibi onun da adı geçiyor, kiminle ne yaptığını dolaylı yoldan da olsa öğrenmeye çalışıyorsunuz. Hiç belli etmiyorsunuz, hiç (!) Böyle bir durumda size alaycı yaklaşması manidar değil mi? Sürekli önünden geçmenin, bahanelerle onu görmenin ne faydası var? Hoşlanabileceğiniz başka erkekleri radarlarınıza alın, dışarı çıkın, farklı ortamlara girin. Göreceksiniz dünya ondan ibaret değilmiş. Karşınıza sizinle ilgilenen başka bir erkek çıktığında ve ona bir şans verdiğinizde her şey değişebilir. Evliyseniz kocanızla orijinal programlar yapın. İşe yarayacak.

Zaman ayırmak
O sizi aradığında hemen ajandanızı boşaltıyor ve en önemli işlerinizi erteliyor musunuz? Hoşlanan kadın aynen böyle yapar işte. Oysa yetiştirmeniz gereken işler var. Yine hoşlanmadığınız biri olsa hayatta ertelemeyeceğiniz dişçi randevusunu, ev temizliğini, kardeşinizle buluşmayı, en sevdiğiniz diziyi kaçırmayı göze alıyorsunuz. Unutun. Başka öncelikleriniz var sizin.


Siz sussanız da vücudunuz konuşuyor
Duruşunuz: Birinden hoşlandığınızda vücudunuz ister istemez ona doğru döner, duruşunuz dikleşir, kendinizden daha emin bir tavır takınırsınız.

Dudaklarınız: Onunla karşılaştığında hemen gülümsemeye başlarsınız ya da gülümsememek için ağzınızı oynatırsınız. Dudaklarınızı ısırmanız, yalamanız, tırnaklarınızla ya da dilinizle dişlerinize dokunuyor olmanız da flört ettiğinizin göstergesi.

Saçlarınız: Sürekli saçlarınızı arkaya atıyor, parmaklarınızı saçlarınızın içinde dolaştırıyor, ensenizdeki saçları topuzunuza sokuşturmaya çalışıyorsanız dikkat! Sinyalleri yaktınız.

Gözleriniz: Nereye bakacağınızı şaşırmış durumdaysanız, "Yere mi baksam, ayakkabılarına mı? Bakışlarımı gömleğinde mi sabitlesem yoksa gözünün içine mi baksam?" diye düşünüyorsanız muhtemelen çoktan kendinizi belli ettiniz bile.

Bacaklarınız: Bacaklarınız ok gibi ona doğru mu dönüyor? Sürekli onları sallayıp huzursuz olduğunuzu mu gösteriyorsunuz?

Elleriniz: Gözler kalbin aynasıdır derler, eller de öyle. Onunla konuşurken elinizi sürekli meşgul etmeye çalışıyorsanız, mesela elinizdeki kahve bardağının kenarında parmaklarınızı gezdiriyorsanız, elinizdeki kartı, anahtarı sürekli oynatıyorsanız, kolyenizi, küpenizi çekiştiriyorsanız ona hoşlandığınız konusunda ipucu veriyorsunuz demektir.

Sesiniz: Normalde biriyle konuşurken sesinizin tonu çok doğal çıkarken, hoşlandığınız biriyle konuşurken sesinizde ani yükselişler ve düşüşler olur. Hatta sesiniz gitgide incelir. Çok sakin bir tarzınız varken hararetli konuşmaya başlamak, fazla el kol hareketi kullanmak da sizi ele veriyor.

Kıyafet seçimleriniz: Onunla karşılaştığınızda daha şık görünmek için eğer olduğunuzdan farklı giyinmeye başladıysanız bu sadece onun değil, herkesin dikkatini çeker. Muhtemelen makyaj yapmıyorken makyaj yapmaya, daha çok aksesuar kullanmaya, bol kazaklar yerine vücut hatlarınızı gösteren şeyler giymeye başladınız. Gerçi böylesi daha iyi, kendine özeniyor olmanın hiçbir kötü tarafı yok. İş ki, bunu sürdürebilesiniz.
Paylaş:

Ortalama Göğüs Bedeni: Herkese göre farklılık gösterir

Göğüsler: Ne şekli ne de ölçüsü önemli değil!

Yuvarlak, yassı, armut şeklinde ya da sivri. Bunlar belli başlı bir kaç göğüs şekline verilen isimler. Ölçüler ise AA ile DD arasında değişen harfli kodlarla ifade ediliyor.

Bu konudaki tavırlar farklı olabilse de göğüsler her zaman ilgi çekicidirler.  Örneğin birçok Avrupa ülkesinde plajlarda üstsüz güneşlenen kadınlar doğal karşılanırken Amerika’da göğüsler hala bir tabudur.

Kızlar için göğüslerin büyüklüğü ya da küçüklüğü bir mesele olabiliyor. Bununla ilgili farklı görüşler var.  Örneğin büyük göğüslü kızların daha fazla ilgi çektiği ve göğüslerinin ağır olması nedeniyle sırt ve omuz ağrılarının çok olduğu. Öte yandan küçük göğüslüler de bunu dert edip asla moda dergilerini süsleyen mankenlerinki gibi olamayacaklarını düşünebiliyorlar. Erkeklerin, çelimsiz vücutlarından dolayı onlarla dalga geçeceği ve asla iri göğüslü arkadaşları gibi seksi olamayacakları fikrine kapılabiliyorlar. Sadece bu kadarla kalsa iyi! Büyük göğüslü kızların cinsel deneyimlerinin ve maharetlerinin daha fazla olduğuna inanan kızlar bile var (ki bu kesinlikle saçma).

Gerçek şu ki,  her insan için güzel-çirkin, büyük-küçük farklı kavramlardır. Dolayısıyla bunun karşındakinde yarattığı etki de ona göre olur.  Bir düşünün, sadece saç rengi ve kesimi belli bir tipte olan erkeklerden mi hoşlanıyorsunuz? Şekli ve ölçüsü ne olursa olsun esas olan göğüslerinizin vücudunuzun sizi tamamlayan eşsiz ve güzel parçaları olduğudur.
Paylaş:

Müge Başer''Bağırsak Hareketlerini Hızlandıran Çorba''

13 mayıs 2010 tarihinde KanalD ekranlarında yayınlanan Doktorum Programında konuk olan diyetisyen Müge Başer Bağırsak hareketlerini hızlandırmaya yardımcı lif çorbasının tarifini verdi...
Bağırsak Hareketlerini Hızlandıran Çorba
*1adet orta boy havuç
*1adet orta boy kabak
*1adet orta boy soğan
*1su bardağı taze bezelye
*1çay bardağı kırmızı mercimek
*1çay bardağı bulgur
*5 su bardağı tavuk suyu
*tuz
Hazırlanışı:Kabak ,havuç ve soğanları doğrayıp ,bezelye,mercimek ve bulguruda koyup üzerine 5bardak tavuk suyunu ekleyin ve pişirin.Ateşten indirdikten sonra üzerine tuz dökün arzuya göre blendırdan geçirin ama kazırlık çekenler taneleriyle birlikte yesinler.
Paylaş:

Ömer Osman Korkmaz'' Sigarayı Bıraktırmak için ''

Nur Ertürk'ünsunduğu kanal 7 ekranlarındaki programına konuk olan Lokmanhekim Ömer Osman Korkmaz en son programa katıldığında sigarayı bırakmanın formülünü verdi..
Sigarayı Bırakma Formülü: Tencereye 1 litre suyun içersine 3-4 dal karakekiği koyup (balıkesirde yetişen kekikmiş)20 dakika kaynatın,kaynayan suyu bir kavanoza koyun,sigara içmeden önce 1 çay bardağı için ve sigarayı için,kekeik suyunun ardından sigaranın tamamını içemeyerceksiniz tiksineceksiniz....
Not:Kekik suyunun tansiyon yüseltici özelliği vardır,bu yüzden dikatli tüketilmesi gerekmektedir.Tansiyonu yüksek olanlar önce tansiyon ilaçlarını içtikden ve 1tane sarımsak yuttuktan sonra kekik suyunu çok olmamak kaydıyla içebilirler.
Paylaş:

Ömer Coşkun''mantar hastalığı için kürler''

Ömer Coşkun Arım Balım Peteğim programında, mantar hastalığı için faydalı olacak 3 ayrı kürün faydalı olacağını söyledi ve kürlerini açıkladı.
Mantar hastalığı kürleri için:malzemeler

-10 adet zakkum yaprağı,
-5tatlı kaşığı kına
-2 diş sarısak
-1 lt su
1. Kına kürün hazırlanışı: 1 Litre suyun içine kınayı koyun. 20 dakiki kaynatın. Mantar olan bölgeye sürün ve sarıp, yatın.
2.Sarımsak kürü: 2 diş sarımsağı, bölmeden, bütün olarak, gece yatmadan önce yutun.
3.Zakkum yaprağı kürü : 1 litret suya zakkum yapraklarını atıp, 10 dakika kaynatın. Mantar ayaklarınızdaysa, 10 gün, eğer eldeyse 1 ay sürün. Kesinlikle içmeyin. Zakkum zehirlki bir bitkidir.
Paylaş:

PROF DR İBRAHİM SARAÇOĞLU'NDAN ISIRGAN OTU KÜRLERİ

Akciğer kanserini önleyici ve tedavi edici Kür;
Yarım litre kaynamakta olan suyun içerisine bir tutam ebegümeci (yaklaşık 4-5 gram) ve bir tutam da ısırgan (yaklaşık 4-5 gram) atınız. Hafif ateşte ağzı kapalı olarak 4 dakika haşlayınız. Ilıdıktan sonra mutlaka süzerek bitkileri ayırınız. Aç karına sabah ve akşam bir çay bardağı içiniz. Aç karna içtikten en az yirmi dakika sonra yemek yemeye başlanabilir. Önleyici kür olarak haftada 3-4 gün uygulanır ve bir ay devam edilir. Yılda en az iki defa uygulanır. Kanserli hastalarda ise üç ay boyunca hergün hiç ara vermeden günde bir su bardağı içilerek devam edilir. Üç ay tamamlandıktan sonra 15 gün ara verilir ve tekrar 3 ay boyunca bir gün atlayarak bir su bardağı içilir. Daha sonraki günlerde zaman zaman uygulanır.
Dikkat:
Her iki bitkinin de aynı şartlarda kullanılması gerekir. Ya her ikisi de kurutulmuş veya her ikisi de taze olarak kullanılmak zorundadır. Birini taze olarak, diğerini kurutulmuş olarak kesinlikle kullanmayınız. Kullanma aşağıdaki şekilde olmalıdır:
-Birinci hafta bir gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-İkinci hafta iki gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Üçüncü hafta üç gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Dördüncü hafta dört gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Beşinci haftadan itibaren haftada bir defa sabah ve akşam aç karna birer çay bardağı içilecek.
Romatizma ağrılarına karşı KÜR;
Çok az suda 5 dakika haşlayarak lapası yapılır. Hazırlanmış olan bu ısırgan lâpası çok sıcak olmamak şartıyla tülbente sarılarak romatizma ağrısının olduğu bölgenin üzerine konularak onbeş dakika etki ettirilir. Haftada 2-3defa uygulanır.
kaynak:SEDA SAYAN
Paylaş:

PROF.DR İBRAHİM SARAÇOĞLUN'DAN SİGARA İÇENLER ÖZEL FORMÜL

İbrahim Saraçoğlundan Sigara içenlere özel formül

Malesef İnsaların çoğu sigara bağımlısı ve ne yazıkki , sigarayı bırakamıyorlar,En azından zararlarından kurtulabilmek için.
Prof.Dr İbrahi Saraçoğlunun özel formülü . Bu formül ile sigaranın vücudunuza verdiği tüm zararları elbette ortadan kaldırmak mümkün değil. Ancak önemli bir bölümünü en asgari düzeye indirebiliyorsunuz
Formülün temeli TERE OTU
Ayda 5 kez bunu yapacaksınız. 5 gün üst üste yaptıktan sonra diğer aya kadar bir daha tüketmeyeceksiniz. Yapmanız gereken şu; 5 gün boyunca her gün bir bağ tere otu yemek. Ancak salataya katmadan, saf olarak tüketeceksiniz. Öğlene kadar yarısını, öğleden sonra diğer yarısını yiyeceksiniz.Bu kürü uygularken idrara çıkıldığında yanma hissedilebilir. Bu zararlı bir şey değil. Bu ot aynı zamanda idrar yollarını da temizliyor. Formülü uygulamaya başladıktan sonra 2 veya 3. günde balgam çıkartmaya başlıyorsunuz. (Ayda 5 kez uygulanıp bırakılacak, unutmayın)
kaynak:netten


Paylaş:

Cinsel İlişki Pozisyonları

Bu yazımızda ilişki sırasında sizi daha çok mutlu edecek yada bazı problemlerden dolayı zorlandığınız ilişkiyi kolaylaştıracak pozisyonları paylaşacağız.
En alışılmış pozisyon, erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. (Genellikle «misyoner» ya da «evlilik» pozisyonu adı verilir.) Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler.


Misyoner poziyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirilebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyonuna dönülerek birleşmeye son verilebilir.


                                         

Misyoner Pozisyonun Temeli

Bu pozisyon kadını gevşetir, birleşmeyi kolaylaştırır ve erkeğin alt karın (pel-vis) darbelerine yardım eder. Aynı zamanda karşılıklı okşamaya ve öpüşmeye de uygundur. Bununla birlikte, derin birleşme, daha fazla hareket özgürlüğünden hoşlanan bazı kadınları rahatsız eder. Erkek çok ağırsa ya da erken boşalma sorunu varsa ya da kadın ileri gebelik dönemindeyse, bu pozisyon uygun değildir.


loading...

Kadının Üstte Olduğu Pozisyonlar
Misyoner pozisyonunun karşıtı olan pozisyonda çift, yüz yüze ve kadın erkeğin üstünde ata biner gibidir. Bu ona, cinsel ilişkinin şiddetini ve süresini denetleme olanağı sağlar. Diz çökmüş olarak başlayıp pozisyon da değiştirebilir. Örneğin, teması kaybetmeden uzanabilir. Bazı seksologlar, bu pozisyonun iki eşe de en çok haz veren pozisyon olduğunu ileri sürmektedirler.


Bu pozisyonda, kadın, erkeğin ağırlığından kurtulmuş olduğundan pelvis darbeler yapabilir ve birleşmenin derinliğini duyabilir. Erkek onu serbestçe okşar ve orgazmı geciktirebilir. Bu pozisyon özellikle kadının kısa ve erkeğin uzun olduğu çiftler için uygundur. Ancak kadın otururken yapılacak ters bir hareket acı verebilir, pasif rol erkeğin hoşuna gitmeyebilir. Bu pozisyon gebe kalmaya pek uygun değildir.

Eşlerin Yan Yana Olduğu Pozisyonlar

Eşlerin birbirlerinin ağırlığını taşımak zorunda kalmamaları ve kollarının serbest kalıp birbirlerine sarılabilmeleri, bu pozisyonun üstünlükleri arasında sayılabilir. Bunun yanı sıra, bazı çiftler yeterli uyarı olanağı vermediğini öne sürerek bu pozisyonu elverişsiz bulmaktadır.





Ayakta Pozisyonlar
Ayaktaki pozisyonlar genellikle aceleyle, gizli ve rahatsız koşullarda uygulanmaktadır. Bununla beraber, en iyi koşullarda bile eşlerin boyları farklı ise durum zorlaşır. Bazı pozisyonlar erkeğin eşini yerden kaldırmasını gerektirir; bu, boy sorununu ortadan kaldırır, ancak erkeğin yorulmasına neden olabilir.




Daha kısa olan eş bir eşyanın, örneğin, kalın bir kitabın üstünde ayakta durabilir.

Arkadan Sarılarak Birleşme Pozisyonları

Çoğu kişiler arka yolla birleşmenin doğaya aykırı olduğunu savunurlar. Oysa ki, hemen hemen tüm memeliler yalnızca bu şekli uygular. Bu yeterli derecede derin birleşmeyi ve klitoris üzerinde hoşa giden bir baskı sağlar.

Uzanarak, diz çökerek, oturarak ve ayakta uygulanan değişik pozisyonlar vardır. En azından bunlardan bazıları her yaşta çifti tatmin etmektedir. Hatta bazı pozisyonlar, öteki birleşme şekillerinin çoğunu olanaksız kılan fiziksel koşullarda olan kişilere özellikle uygundur.

Özel İsteklere Cevap Veren Pozisyonlar
Yeni duygular tatma isteği, insanların çoğunu cinsel birleşmede mümkün olan yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeniliğin ötesinde bazı fiziksel ve psikolojik sorunları
çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın için, şişman olan eşler, sırt ağrısı çekenler, penisi kısa olanlar için ve eşi kendisinden uzun "ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş, hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazma varamayan bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun üstesinden gelmesine, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir;

Bakirelere Uygun Pozisyonlar
1. İlk kez ilişkide bulunanların çoğu «misyoner» pozisyonunu seçmektedir. Bakire kadın ve erkekler için pozisyon ve şekil çok önemli değildir. Yaklaşım, yavaş ve düşünceli olmalıdır. Ön hazırlık vajinanın kayganlığını sağlar ve özellikle geçmişteki «petting» deneyimleri, kadının kızlık zarını genişletmiş ya da yırtmışsa, kadının rahatsızlığı azalır.

Gebe Kalmak İçin Uygun Pozisyonlar
2. Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, kilolu kadınlarda tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder.
3. Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına ulaşmasına sağlar.

loading...
Sorunlu Kişiler İçin
4. Kadın, erkeğin üzerinde doğrulur. Bu pozisyon kadının vajinası darsa tam birleşmeye ulaşılmasını sağlar.
5. Yan yana, yüz yüze pozisyon, hastalara, yorgun kişilere ve boyları birbirinden çok farklı eşlere yardım eder.
6. Bu yan yana arka yolla birleşme pozisyonu zayıf ereksiyon sorunu olan erkeklere önerilir.
7. Kadının üstte olduğu bu pozisyon, erkek iktidarsızlığının ve erken boşalmanın tedavisi olarak önerilir. Ayrıca orgazm olmayan kadınların tedavisinde başlangıç pozisyonu olarak yararlanılır.
8. Bu yan yana pozisyon kadının istem-dışı kalça hareketlerini daha kolaylaştırır ve orgazma ulaşmasında yardımcı olur (7). Pozisyonun devamı olarak önerilir.

Gebelik Sırasındaki Pozisyonlar
Geçmişteki kendiliğinden düşükler nedeniyle, doktor tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklanmamışsa, gebelik süresince önerilir. Çift, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve karnın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir. 

9. Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok fazla derine itmekten kaçınır.
10. Kadın, bacakları, vücudunu taşıyacak şekilde, açık olarak yatar. Karın üzerine basıncın olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar.




11. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur.
12. Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece birleşmenin derinliğini denetleyebilir.

Sırt Ağrısı Çekenler İçin
Sırt ağrısı çeken kişiler alışagelmiş pozisyonlarda çok rahatsız olabilirler. Oysa sıklıkla daha az kullanılan yöntemlerden yararlanabilirler ya da en azından onlara katlanabilirler. Şefkatli bir eş bu pozisyonları bulmaya çalışacaktır. İşte sırt ağrısı çeken kişilerin çoğuna uygun dört pozisyon:

13. Erkek yatağa yatar, kadın ata biner gibi oturur, öne eğilir. (Sırt ağrısı çeken erkektir.)
14. Erkek arka yolla birleşmek üzere ayakta durur, kadın aşağıda, yatağın üzerinde diz çöker. (Sırt ağrısı olan erkektir.)



15. Kadın yatağa yatar, erkek ise bacakları arasında ileriye doğru kendini kaldırır. (Ağrısı olan kadındır.)
16. Bir sandalye üzerinde yüz yüze, kadın erkeğin üzerine pelvik darbeler yapabilecek şekilde oturur. (Ağrısı olan erkektir.)

Cinsel Birleşme Seçenekleri
Penis, vajinaya girmeden de aşk yapılabilir. Birçok çift burada tanımlanan öteki cinsel etkinliklerden karşılıklı zevk alırlar. Bunlar, birleşmenin yerine ya da birleşmeden önce ya da sonra, sevişme sırasında uygulanabilirler. Birleşmenin yerine kullanıldıklarında gebelikten korunma avantajları da vardır ve böylece Ogino-Knaus gibi doğum kontrol yöntemleri kullanan çiftlere bazen önerilebilir.

Mastürbasyon, çiftler arasında yaygın bir cinsel etkinliktir. Genital birleşme araçlarının dışındaki araçlarla genital erotik bölgelerin uyarılmasını içerir. Uyarma yöntemi olarak sıklıkla kullanılan mastürbasyonu, bir eş, öbürüne uygulayabilir ve orgazma kadar sürdürebilir. Zevki doruğa çıkarmak için her eş öbürünün tercihlerini tanımalıdır. Örneğin, bir erkeğe mastürbasyon yapan bir kadının hangi hız ve hangi baskının onun daha çok hoşuna gittiğini bilmesi gerekirken, erkeğin de kadınların çoğunun klitorise uyarılar sırasında baskının doğrudan doğruya üzerine değil de, yandan ya da civarına gelmesine tercih ettiklerini bilmesi gerekir.

Sexual Relationship Positions

Hamile Kalmak için İlişki Pozisyonları

Paylaş:

PROF.DR. ERKAN TOPUZ KANSERE KARŞI NELER YAPILACAĞINI AÇIKLIYOR

Prof.Dr Erkan Topuz kansere karşı ölümsüzlük mantarını anlatıyor

MANTARLARIN KRALI Mantarın şapkası ve sapından elde edilir.Mantarların kralı veya dans eden mantar olarak adlandırılır.Asya ,Avrupa ve Kuzey Amerika’da ılıman bölge ormanlarında yetişir.Günümüze kadar yapılan araştırmalarda,maitake mantarının özellikle T hücrelerini,makrofajları harekete geçirerek vücudun doğal bağışıklığını öne çıkarabilmektedir.

*Maitekenin fraksiyonları akciğer,kolon,karaciğer ,prostat,beyin tümörlerinde büyümeyi yavaşlatan bir potansiyel olarak görülüyor.

*Diabet,kolesterol,hipertansiyon,immun sistem uyarıcısı olarak ve kilo kaybına karşı kullanımı önerilmektedir.

*Kanserden korunmada,kanser tedavisinde destek olarak ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmada kullanılabilir.internetten maitake mantarını search edin daha bir sürü yararı var.90lık kapsülünü yapmıslar eczanelerde satıyolar,ineternette arama motorlarında maitake diye arattıırıp diger ozelliklerie bakın

ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI Japonya'da Japon Sağlık Bakanlığı'nın kanserin tek bitkisel ilacı olarak kabul ettiği "Tanrının Bitkisi" Çinde gençlik pınarının, uzun yaşamın kaynağı olarak kabul edilen "Ölümsüzlük Mantarı” Anti-aging, antioksidan, anti-allerjik, anti-hipertansif, anti-diyabetik özellikleri vardır. Bağışıklılık sistemi güçlendiricisidir. Karaciğer koruyucusu ve sinir toniği olarak kullanımları vardır. Linghzi kelimesi Çince'de manevi gücün bitkisi anlamına gelmekle birlikte ölümsüzlük mantarı olarak ün yapmıştır.Latince adı Ganoderma lucidum olan mantar Japonya'da Reishi olarak bilinir.İnsan sağlığına olan sayısız faydalarından ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi görülmediğinden, Doğu'da şifalı bitkiler arasında ün yapmıştır. Linghzi'yi bu kadar ünlü yapan uzun yaşamın sırrını vaat etmesi ve anti-kanser özelliğidir.Astımlı bireylerde öksürük ve diğer solunum şikayetlerinde, bronşitin önlenmesinde,kardiyovasküler tedavide, yüksek trigliserit ve kan basıncı tedavisinde, karaciğer hastalıklarının tedavisinde, alerjilerde, HIV tedavisinde, radyoterapi ve kemoterapinin yan etkisinin azaltılması ya da elimine edilmesinde faydalıdır.

Kullanım Önerisi : Günde 2 defa 1’er kapsül, yemeklerden sonra.eczanlerde satıyorlar‘

LENTİNAN İÇERİĞİ SAYESİNDE KANSER DÜŞMANI' Asyada ormanlarda büyüyen veya kültürde yetişebilen, yemekleri yapılabilen bir mantar türüdür.Mantar içinde bulunan lentinon sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek kanser ve AİDS'in yayılımını interferon oluşturarak engellediğinden, kullanımı tavsiye edilir. Shiitakenin içerdiği lentininin kanser tedavisinde yan etkileri azalttığı ileri sürülür.Yüksek kolesterolde, bağışıklık sistem uyarıcısı olarak ve enfeksiyonlarda destek tedavidir. Kanserden korunmada, kanser tedavisinde ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmada beslenme desteği olarak etkili olabilecek bir üründür.Yayımlanan makalelerde özellikle mide kanserinde,kolon kanserinde ve prostat kanserinde lentininin, sağkalım ve bağışıklığa önemli katkıları olduğu gösterilmiştir. Kullanım Önerisi: Günde 2 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.Yeni Bir Bitkisel Keşif Daha ,boswellia Serrata Yani Akgünlük Ağaci.zayiflamak Için Süper Bir Doğal Yöntem Kesfettim.vücüttaki ödemi 3 Gün Icinde Sifira Indiriyor.sonrada Yaglari Yakiyor.sanirim Eczanelerde Bir Amerikadan Firmasi Tarafinda Ithal Edilmis.bitkinin Latince Adi "boswellia Serrata" Firmanin Adini

KAYNAK:netten
Paylaş:

Süt İçerek Zayıflamak Mümkün !

Habertürk'de de konu olan bu haberde Prof. Dr. Neriman İnanç ''Hergün düzenli olarak içilen iki bardak süt, kiloların verilmesine yardımcı olur.'' dedi. Kiloların verilmesine yardımcı olmasının sebebi ise sütün protein ağırlıklı bir gıda olması ve protein ağırlıklı besinlerin midenin boşalma süresini uzatması, dolayısıyla acıkma süresinin gecikmesine sebep olmasıdır.

Her sabah düzenli olarak süt içilirse ayrıca kan şekeride dengelenmiş olur. Böylece tokluk hissi oluşarak fazla ve ağır gıda tüketme eğilimi azalacaktır. Ayrıca akşam 1 bardak süt, gece acıkmalarını azaltan bir etmendir. 2 bardak sütteki kalsiyum 5 kg etteki kalsiyumdan daha fazladır. 2 bardak sütteki kalsiyumu karşılamak için ayrıca 6,5 kg patates, 8,5 kg elma tüketimine eşittir. Yani anlatmak istediğimiz, sütün protein ve kalsiyum değerleri oldukça yüksek ve yadsınamaz değerlerdir. Ayrıca içerisindeki ''melatonin'' içerdiği için çok daha kolay uyuyabilirsiniz. Kısacası günde 2 bardak süt içmek hem sağlığınızı hemde kilonuzu korumanıza yardımcı olur.
Paylaş:

Kadınların orgazm derdi sona eriyor

Geliştirilen G Noktası Aşısı sayesinde, kadındaki cinsel ilişkiden zevk alamama derdi sona eriyor! G Noktası Aşısı, orgazmın süresini ve seks isteğini en üst seviyeye çıkararak ilişkiden maksimum şekilde zevk alınmasını sağlıyor.
ABD’li Jinekolog Dr. David Louis Matlock, orgazm aşısı icat etti. Aşı, ABD’de şimdiden çok tutuldu. İngiltere’nin başkenti Londra’daki bir klinik de aşının tüm ülkeye yayılmasını sağladı.
Kadınların erojen noktası olarak bilinen G Noktası bölgesine vurulan aşının içeriğinde kolajen bulunuyor. Hassas bölgenin büyümesini sağlayan icat, kadınların 4 ay boyunca orgazm süresi ve cinsel isteklilik süresi artıyor. Bir seansı ise 1600 dolar tutuyor.
G-Noktası olmayana aşı yapılmıyor
Lazerle Vajina Gençleştirme Merkezi’nden Profesör Phanuel Dartey, elde ettikleri başarıyı anlattı:
“Bu aşıyı yaptıran kadınların yüzde 87’si sonucu ‘inanılmaz’ diye nitelendirdi. Önce müşterimizde g-noktası bulunup bulunmadığını test ediyoruz. Çünkü kadınların yüzde 15’nin g-noktası bulunmuyor.
Bu noktayı bulduktan sonra özel bir spekulum cihazı ve ışık kullanarak bölgeye ulaşıyoruz. Ama bu prosedür esnasında müşterimizin rahat hareket etmesi çok önemli.
Aşının herhangi bir yan etkisi bulunmuyor. Ama kadınların bunun bir libido artırma süreci olduğunu ve seks tedavisi olmadığını bilmeli. Bunun için o alandaki uzmanlara başvurulması gerektiğini bilmeleri gerekli.”
G Noktası Aşısı hakkındaki ipuçları
- Tüm uygulama 5-10 dakika sürüyor. İğne 8 saniyede yapılıyor.
- Enjeksiyondan sonra bir tampon konuluyor ve 3-4 saat boyunca bu tampon kalıyor.
- İşlem sırasında ağrı olmuyor.
- 3-4 saat sonra ilişki serbest
- Adet düzenine kesinlikle hiçbir etkisi olmaz.
Paylaş:

Emzirme sırasında dikkat edilmesi gerekenler

Annelerin emzirme sırasında dikkat etmesi gereken noktalar da var. Bebeği emzirmeden önce şekerli su, süt gibi herhangi bir ek gıda verilmemesi gerekiyor. Uzmanlar, anne sütünün bebeği çeşitli enfeksiyonlardan rahatlıkla koruduğunu vurguluyorlar. Annenin sütünün bol olması bebeğin emzirilmesi ile doğru orantılı. Yani bebek ne kadar çok emzirilirse, annenin sütü de o kadar çok oluyor. Bu arada annenin emzirme sırasında dikkat etmesi gereken bir nokta daha var. O da bebeğin süt bitene kadar aynı göğüsten emzirilmesi.

Çalışan pekçok anne bebeğini düzenli olarak emziremediği için anne sütü yerine diğer gıdalarla beslemeyi tercih ediyor. Oysa uzmanlar anne sütünün 24 saat buzdolabında saklanabileceğini ve daha sonra kaşıkla bebeğe verilebileceğini hatırlatıyorlar.

Emzirme öncesinde veya belirli aralıklarla göğüs temizliğini sağlayabilmek için sabun veya benzer maddelerle temizlik yapmaya gerek olmadığını belirtiyor uzmanlar. Çünkü annenin bebeğini emzirdiği süre boyunca, göğüslerini koruyacak maddeler bebeğin başının etrafındaki küçük bezlerden salgılanıyor ve otomatik bir koruma sistemi oluşturuyor.
Paylaş:

Neden anne sütü?

Doktorlar niçin anne sütü sorusunu şöyle yanıtlıyorlar;

* Bebekler için ideal bir besin kaynağıdır. Bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişmelerine katkıda bulunur.
* Bulaşıcı hastalıkların sıklığını ve şiddetini azaltır. Bebeklerde hastalık ve ölüm sıklığını düşürür. Bebek en az 4 ayını doldurmadan ek gıdalara başlandığında mikrobik hastalıkların sıklığı belirgin olarak artmaktadır.
* Annede meme ve yumurtalık kanseri riskini azaltır. Gebelik aralarını uzatır. Menapozdaki kemik erimesine (osteoporoz) karşı da koruyucudur.
* Hem aileye hem de ülkeye sosyal ve ekonomik yararlar sağlar.
* Bebeğini başarıyla emziren anne kendini çok daha mutlu hisseder.
Paylaş:

Çocuğunuzun Kendine Güveni

Çocuğunuzun kendine güveninin olmadığını düşünüyorsanız, ona yardımcı olmalısınız. Sizin desteğinizle beraber ileriki yaşlarında kendine güveni gelişecektir.
Her gün aynı şeyleri, aynı saatlerde yapın. Ne zaman neyin olacağını bilsin ki, sürprizlerle karşılaşmasın. Böylece kendini güvende hissedecek ve size güveni daha da artacaktır. Ne zaman banyo, ne zaman yatma zamanı olduğunu bilmesi, heyecanlanmasını engelleyip beklenilmeyen davranışlarda bulunmasını engelleyecektir.

Herşeyden önce problemlerini kendisinin çözmesini bekleyin. Her zaman yardım edeceğinizi, sormasının yeterli olduğunu anlamasını sağlayın. Ancak siz yardım etseniz bile, yaptığı işin onun başarısı olduğunu söyleyin.

Sorumluluklar verin. İhtiyaç duyulduğunu ve önemli biri olduklarını hissetmeleri güvenleri için gerekli. 2-3 yaş çocukları, annelerine çamaşır yıkamada, çiçeklere su vermede ve evcil hayvanları beslemede yardımcı olabilirler. Ancak bu gibi durumlarda ne istediğinizi açık açık belirtin. "Masayı kurmama yardım et" yerine "her tabağın üstüne bir peçete koyar mısın" gibi.

Bir işi bitirdiğinde onu mutlaka tebrik edin. Kendine güveni olmayan çocukların takdir edilmeye ihtiyacı vardır.

Çocuklar, ailelerinden öğrenirler davranış biçimlerini. Siz bir işi başaramadığınızda üzülüp, ağlıyorsanız, ya da davranışlarınız değişiyorsa, çocuğunuzda aynı şekilde davranmaya başlayacaktır. Halbuki bu kadar üzülmek sizin için de iyi değil. Hayat yeterince stresli, ne kadarını boşverirsek, kazancımız o kadar fazla olur.
Paylaş:

Çocuklar ve Arkadaşlık

Arkadaşlık ilişkileri çocuğun yaşamında aile ve okulla birlikte önemli bir yer tutar. Arkadaşlık kurmak çocuk için sosyal bir gereksinmedir. Uzmanlar bu gereksinmeyi bebeklik dönemine kadar indirgemektedirler. Bebekler ilk ilişkiyi anneleriyle veya bakıcılarıyla kurarlar. Onların yanına gelmesiyle susar, onlar uzaklaşınca ağlarlar. Bu hem güven ihtiyacından ileri gelmektedir, hem de duygusal yönelim ve aldığı doyumla ilgilidir. Yaşamın ilk iki yılında kurulan ya da kurulamayan bu ilişki bebeğin, çocukluk dönemine geçtiğinde arkadaşlarıyla kuracağı ilişkilerde de etkili olur. İlk iki yaş anne ve baba ile uyumsuz bir ilişki varsa ileride giderilmesi zor izler bırakır. Bu izler yaşanacak arkadaşlık ilişkilerine de yansıyacaktır.

Çocuk, yaşamında ilk üç yıla kadar ilgisini daha çok büyüklere yöneltir. Bunda ihtiyaçlarını tam anlamıyla giderememiş olmanın etkisi büyüktür. Üç yaşından itibaren arkadaşlarıyla oyunlar oynamaya başlar. Öncesinde paralel oyunlar dediğimiz oyunlar oynanır. İki yaşında yanyana oynayan çocuklar, birbiriyle pek ilgilenmezler.

3-4 yaş çocukları
Üç yaşına gelen çocuklar yaşıtlarıyla daha rahat ilişki kurarlar. Bunun için kendilerine özgü birtakım yöntemler geliştirirler. Üç yaş çocuğunun daha rahat hareket edebilmesinde dil gelişimini zenginleştirmiş olması da önemlidir. Kendine söyleneni anlar ve kendisini rahatça ifade edebilir. Artık kendisine güveni artmıştır. Bu yaşta grup oyunları oynamaya, arkadaşlıklar kurmaya, oyuncaklarını paylaşmaya başlar. Arkadaş sayısı giderek artar. Dört yaşına geldiğinde çocuğun en sevdiği şey arkadaşlarıyla birlikte olmak ve oyun oynamaktır. Geçimsizlikler, kavgalar yaşanır ve bunun sonucunda gruplaşmalar görülür. Bu yaş grubunda sık sık grup değiştirmeler görülebilir. Her iki cinsde de arkadaşlık kurabilirler.

5-6 yaş çocukları
Beş yaşına geldiğinde çocuk için aile kesinlikle yeterli olmayacaktır. Yeni yaşantılar deneyler ister, bunu arkadaşlarıyla birlikte yaşayacaktır. Altı yaşında çocuklar daha çok kendi cinsleriyle arkadaşlık kurarlar. Artık daha az bencildir, daha az grup bilincine sahiptir. Çocuk arkadaşlık ilişkileri içerisinde zaman zaman kabul ya da red edilecektir. Bu durumu etkileyen çeşitli faktörler vardır. Liderlik, bağımlılık, rekabet duygusu, başkalarına olan ilgi ve dayanışma bu faktörleri oluşturur.

Kişilik yapıları çocukların sosyal çevre ve arkadaşlık ilişkilerindeki konumlarını belirlemektedir. Bu yapının oluşmasında ailenin önemli bir rolü vardır. Aşırı koruyucu bir aile çerçevesinde yetişen çocuk arkadaşlık kurmakta zorluk çekecektir. Kendine güvenen, özgür davranışlar sergilemeyen çocuklar, arkadaşları tarafından da dışlanırlar. Bağımlı yapıdaki bu çocuklar herşeyi büyüklerin yardımıyla çözmeye alıştıkları için, arkadaş grubundaki en ufak sorunda bile büyüklerin yardımını arayacaklardır. Görüldüğü gibi çocuğun arkadaşlık ilişkilerinde bile, ana-baba tutumları önemli rol oynamaktadır.

Arkadaşlık dil gelişimini etkiler
Kendine güvenen, enerjik, zeki, olgunlaşmış çocuklar grup içerisinde hemen öne çıkarlar. Diğer çocukları kendi etrafında toplar ve onlara isteklerini kabul ettirir. Çocukların dayanışma içerisinde olabilmeleri, birbirlerine yardım etmeleri için deneyim ve olanaklara ihtiyaçları vardır. Bu ortam yuva yaşantısında sağlanır. Çocuk yeni ilişkiler geliştirir, öğrenir, öğrendiklerini uygular. Bu dönemdeki grup yaşantısı çocuğun sosyalleşmesine büyük katkı sağlar. İnsanlarla birlikte olmayı, sevmeyi, paylaşmayı öğrenir. Bu yaşlardaki deneyimlerini ve kazanımlarını ileri ki yıllara da taşıyacaktır.

Arkadaşlık çocuğun dil gelişimine olumlu etkide bulunur. Kelime hazinesi zenginleşir. Yeni yeni kavramlarla tanışır. Doğaldır ki bu süreçte olumsuz sözcükler, küfür vs. öğrenecektir. Bunun önlemi arkadaşlıklarını engellemek değil, konuşarak, yanlış olan gösterilerek olmalıdır.

Çocuğun kurduğu arkadaşlıklara büyüklerin çok sık müdahale etmesi, karışması yanlıştır. Çocuklar tartışır, çekişir hatta kavga edebilirler. Aşırıya gitmeyen bu gibi durumlar çocuğun kendini ifade etmesini, hakkını savunmayı kısaca güçlüklerle başetmeyi öğretecektir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da çocuğa arkadaşlarını kötülememek olmalıdır. Yanlış olan davranış çocuğa anlatılmalı ama arkadaşının yanlışı yüzünden çocuk cezalandırılmamalıdır.

Arkadaşlık önemli bir sosyal gelişimdir
Özetlersek okul öncesi çocuklar için arkadaşlık önemli bir sosyal gereksinimdir. Çocuk içinde yaşadığı çevreye uyum sağlayabilmek için birtakım özellikler geliştirir. Arkadaşlık ilişkilerinde bu yeteneklerini kullanma ve sınama fırsatını elde eder. Beğenilmek, takdir edilmek, ödüllendirilmek ihtiyacı içindedir. Aileden elde ettiği davranış modellerini, kurduğu arkadaşlıklarda uygular. Böylece deneyimlerini zenginleştirir. Arkadaşlık ilişkileri sayesinde bencillikten kurtulur. Paylaşmayı öğrenir. Zihinsel ve dil gelişimini zenginleştirir. Farklı fikirlerle karşılaşır, birlikte yaşamayı öğrenir, olgunlaşır.

Çocuk anne ve babayla yaşayamayacağı duyguları arkadaşlarıyla yaşar. Bu yaşantı kendini gerçekleştirmesinde önemli bir süreçtir. Anne ve babalar çocukların arkadaşlıklarını desteklemeli ve onlara sağlıklı bir model oluşturmalıdırlar.
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Arşiv

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi