Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Gebelik öncesi muayene

Anne ve baba adaylarının, bebek yapmadan önce bir sağlık denetiminden geçmeleri gereklidir. Böylece, gebelikte ortaya çıkabilecek tehlikeler önceden saptanmış, önlemler alınmış olur. Çiftler üstünde yürütülen "hastalık yaygınlığı" araştırmalarının çoğu, "evlilik yaşamı"nın, özellikle gerilimin neden olduğu hastalıkları azalttığını göstermiştir.

Bunun nedeni, iyi düzenlenmiş ve huzurlu bir yaşamın organizmanın düzenli çalışmasını kolaylaştırmasıdır. Ortaya çıkabilecek hastalıkların dikkatle araştırılması, tanıları ve tedavilerini yaptırmak, hem çiftler, hem de gelecekteki çocuklar için duyulması gereken bir sorumluluktur. Gelecekte hem size, hem de çocuklarınıza çeşitli sorunlar çıkarabilecek bugünün önemsiz rahatsızlıklarıyla ilgilenmeniz gerekir.

Başvuracağınız ilk kişi, ailenizi yakından tanıyan ve daha önceki yıllarda geçirmiş olduğunuz hastalıklar üzerinde değerlendirme yapabilecek durumda olan, aile hekiminizdir. Önce hekim, hangi testlerin yapılması gerektiğini belirleyebilmek için, sizi dikkatli bir genel muayeneden geçirecektir. Aile hekimi, farklı organlar ve düzenekler arasında bağlantı kurar ve sizin çeşitli uzmanlar arasında, yararsız, çok masrafa yol açan gidiş gelişlerinize gerek bırakmaz. Eşlerin uyum içinde olması için, sağlıklı olmaları, eğer bir hastalık söz konusu ise, bunu olgunlukla kabul etmeleri gerekir. Bu hastalıklar, gizemli ve kuşku verici görüntülerinden sıyrıldıktan sonra, o kadar korkutucu değildir. Genellikle gebelik öncesi yapılan bir muayene, hangi çiftlerin gebe kalma ve gebelik süresine bağlı sorunları olabileceğini belirler.

Söz konusu testler, bu organlarla ilgili şikayetler olmasa da, mutlaka yaptırılmalıdır. Bu öneri, sürekli sağlık denetiminden geçme alışkanlığı olmayan ve bu tür bir muayeneyle ilk kez karşılaşanlar için geçerlidir. Düzenli biçimde hekim kontrolü altında olan ve yakın zamanda bu tür incelemeleri yaptırmış olanların bunları yinelemeleri elbette gerekmez. Bu durum, oldukça yakın bir geçmişte yaptırılan kimyasal kan tahlilleri için de söz konusudur.Ancak bazı durumlarda hekim, testlerin yinelenmesini isteyebilir. Sonuç olarak, genel bir muayene, hastalıkları önleyici ( profilaktik ) ve tedavi edici ( terapötik ) bütün önlemleri almanıza yol açar ve genel sağlık durumunuzu öğrenmeniz için iyi bir fırsat yaratır. Böylece bu incelemeler, sağlığınızı daha düzenli biçimde denetlemenize yardımcı olurlar.
Paylaş:

Tekrarlayan Düşükler

Başlamış bir gebeliğin beklenmedik biçimde düşükle sonuçlanması olasılığı yaklaşık % 20'dir.

Bu düşüklerin çoğu hem hekim, hem de kadın tarafından basit adet gecikmeleri olarak yorumlanır. İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre doğrudan doğruya döllenmiş yumurta hücrelerinin ( zigot ) %75'i dölyatağı içinde iki ay bile yaşayamadan atılırlar. Kromozom ya da gen olağandışılıkları=anomali taşıyan zigotlar, dölyatağı içindeki yaşamla uyuşmadıklarından elenirler.



Bu olay, doğanın yaşamla uyuşamayacak anomaliler taşıyan öndölütlere karşı gerçek bir savunmasıdır. Düşüğe neden olan anomalileri, hastalıkları ya da kalıtsal etkenleri saf dışı etmek için gerekli kontrolleri yaptırmak yeterlidir. Düşük ikinci kez tekrarlarsa , üçüncü bir gebeliğin de düşükle sonuçlanma olasılığı %35'e çıkar. Düşüğün nedenini saptamak ve tedavi etmek, hekimin görevidir. Ama, düşüklerin %20'sinin nedeni bilinmemektedir. Daha önce yapılmamışsa, hasta, dikkatle muayene edilmeli ve olası rahatsızlıkları değerlendirilmelidir.

Ayrıca, kromozom ya da gen kusurlarından kuşkulanılıyorsa, kalıtsal hastalıkların araştırılması için çiftin ailelerine bakılır. Bundan başka, düşüğün özellikleri ve hangi dönemde olduğu da önemlidir. Bu incelemeler belli yönde geliştikten sonra, kadında düşüğe neden olan etkenleri tanımak ve böylece tedavi yöntemini söylemek için, ikinci aşamada bazı testler yapmak gerekir. Bu testlerin çoğu, kısırlık için yapılanlar gibidir.

Tanı ve tedavide başarı yüzdesi değişebilir. Dölyatağı bozukoluşumları gibi bazı hastalıklarda, istatistiklere göre tedavide başarı %70'i aşar. Bu oran iki ya da daha fazla düşük geçiren çiftler için çok umut vericidir. Birbiri ardına sebepsiz ve kendiliğinden üç düşük olmuşsa, "Tekrarlayan düşük"ten söz edilir.


Tekrarlayan düşüklerin nedenleri :


  • Dölyatağının şekil bozuklukları
  • Dölyatağı boynu ağzının yetersizliği sonucu zamanından önce açılması
  • Kadının hormonal dengesindeki bozukluklar (progesteron yetersizliği gibi ).

Bu nedenler tek başlarına etkili olabildikleri gibi, birkaçı bir arada da bulunabilir. Yineleyen düşükten şikayetçi olan bir kadında hangi etkenin ağır bastığı saptanmalıdır. Tedavi buna göre ya hormonlarla ya da serklaj adı verilen dölyatağı boynuna bir halka geçirerek yapılır.
Paylaş:

Çikolata İle Zayıflayın

Azteklerde ve Mayalarda çikolata içmek önemli bir olay sayılırdı. Mayalarda daha çok kraliyet ailesi için uygun görülen bu içeceği sıradan insanlar çok özel durumlarda içebiliyordu. Azteklerde ise yöneticiler, rahipler, rütbeli askerler, onurlandırılmak istenen tüccarlar bu özel içeceği tadabiliyordu. 

Çikolata neredeyse her derde deva, dişleri de çürütmüyor, tam tersi çürümesini bile önleyebiliyor, yalnızca hangi tür çikolata yiyeceğimizi iyi bilmeliyiz. Çikolata, beyni rahatlatıp gevşetiyor, mutluluk veriyor. Çikolata, beynin "Endorfin" salgılamasına neden oluyor. Bu salgı, mutluluk duygusu duymamızı sağlıyor.

Çikolata aynı zamanda çok besleyici. İçinde büyük oranlarda magnezyum, demir ve kalsiyum var. Küçük bir parça çikolata, almamız gereken bu maddelerin en az 5'te birini içeriyor.

50 gramlık bir çikolata ya da iki kaşık şekerle karıştırılmış bir bardak kakao, bir kadeh kırmızı şarap içinde bulunan antioksidanlara eşdeğerde kimyasal madde içeriyor. Bir başka deyişle çikolata kalp krizi ya da beyin kanamasını önlüyor. 

Çikolatanın içindeki yağ, üç kaynaktan geliyor. Kakao yağı, bitki yağları ve süt içindeki yağlar. Kakaonun içindeki "stearic asit" içeren yağ bir çeşit doymamış yağ. Doymamış yağların da sağlığa ve özellikle kalbe zararlı olduğu bilinir. Ancak kakao içindeki stearic asit, vücuda girince "oleic asite" dönüşüyor. Aynı zeytinyağı içindeki oleic asit gibi. Bu yağ türü de kalbe çok faydalı. 

Yemek öncesi Çikolata yemek hem vucudun gereksinimlerini karşılıyacağı ve iştah kesici özelliğinden dolayı kullanılması aşırı kilolardan ve selulitlerden kurtulmak için birebir.

Obezite, selulit, aşırı kilo, zayıflama, çikolata, kakao, Selülitten kurtulma yolları, kalp damar hastalıkları.
Paylaş:

Mide Ülseri Tedavisinde Lahana Bitkisi

Lahana , güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen bir bitkidir. Üretimi sadece, Niğde İl'i Bor İlçe'si Kaynarca Köyü'nde yapılan Kaynarca lahanası kalite bakımından Dünya'da 1. sıradadır. 

100 gram lahana ortalama olarak 110 kJ' dür ve 4 g karbonhidrat, 2 g protein, 50 mg kalsiyum, 0,5 mg demir, 50 mg C vitamini, 0,04 mg B1 vitamini, 0,04 mg B2 vitamini, 0,04 mg U vitamini içerir. Anti-ülser faktör olarak da bilinen lahanada ki bir vitamin olduğuna inanılan, Vitamin U adı verilen bir maddedir.

Mide ülseri tedavisinde lahananın bilimsel anlamda çok başarılı olduğu kanıtlanmış Uzmanlar ülser tedavisinde güvenle kullanılabileceğini açıklamışlardır.

Ülser tedavisinde küçük boy lahanayı geniş bir kapta kaynatıp elde edilen bu lahana suyundan gün başına yemeklerden sonra içilmelidir, gün başına içilen miktar 1 litre kadar olmalıdır. 

Bazı hassas vücutlarda gaz oluşumuna yol açabilir, ama rezene çayı içmek yada lahana suyunu bir tutam kimyonla kaynatmak ve bu suyu içmek da bu sorunu çözmek için yeterlidir.


Ayrıca Lahana fazla kiloların atılmasında yardımcı bir tedavi yöntemi, selüloitleri yok etme özelliği ile de etkilidir..
Paylaş:

BELİ ZAYIFLATAN ve KASLARI GÜÇLENDİREN EGZERSİZLER

Bel çevresinin kalın olmasının estetik görünümünü bozmasının yanı sıra birçok rahatsızlığa sebep olduğunu biliyor muydunuz. O zaman hemen beli incelten ve yan karın kaslarını güçlendiren egzersizler bulup yaazmalıyım diye düşündüm. Öğrendiğime göre; Bel çevresi büyük olan insanlarda omentum yağ perdesi büyümeye başlar, böbreklere baskı yapar, tansiyonu yükseltir, karaciğeri zehirler, yüksek kolesterol yaratır, insülini bloke ederek şeker hastalığını ortaya çıkarırmış. Safra taşları yapar, bu taşlar da safra yolunu kapatır, safra inemez, bağırsaklarda tehlikeli durumlar yaratırmış.


1- Ayakta durarak bacaklarınızı iki yana açın. Ellerinizi belinize koyarak vücudunuzun üst kısmını yanlara doğru esnetin.

2- Ayakta durarak bacaklarınızı iki yana açın. Kollarınızı dirsekten kırarak göğüs hizasında birleştirin. Bu pozisyonda bedeninizi sağa ve sola çevirin.

3- Sol dizinizin üstünde durarak sağ bacağınızı gergin bir şekilde yana açın. Vücudunuzu gergin bacağa doğru esnetin. Aynı hareketi sağ dizinizin üstünde tekrarlayın.

4- Kollarınızı göğüs hizasında kavuşturarak diz çökün. Pozisyonunuzu bozmadan sağa ve sola oturun.
Ayrıca:
5- Resimdeki pozisyonda uzanalım. Avuç içlerimiz tam olarak yere değmelidir. Bacakların şeklini bozmamaya gayret edeceğiz.Baş, omuz ve kolların duruşunu bozmadan göğüs altından itibaren vücudu sağa döndürüyoruz. Baş, omuz ve kolların duruşunu bozmadan göğüs altından itibaren vücudu sola döndürüyoruz.
Başlangıçta 20×1 set
İleride 20×2 set
6- Burada resimdeki gibi ve ya bacak bacak üzerine atmış gibi yatarak pozisyon alıyoruz. Ters diz-ters dirsek çalışacağız. Sağ dize sol kol ile, sol dize sağ kol ile ulaşmaya çalışacağız.
10×1 set sağ
10×1 set sol
7- Resimdeki gibi duralım. Vücudumuz tek bir hattın üzerinde olsun. 10 a kadar sayıp böyle bekliyoruz ve ardından kalça kaslarını sıkarak tekrar 10 a kadar sayıp bırakıyoruz. Aynısını diğer tarafa dönüp uyguluyoruz. Eğer yapabilirseniz dururken üstteki bacağı dizi bükmeden yukarı aşağı aç – kapa yapabilirsiniz.
5 er tane yeterlidir.

8- Sırtımız dik olmalı ve ellerimizle sopayı tutmalıyız. Elleri sopaya takmak yok yani. Bir sağa Bir sola ayakta 5 ya da oturarak 3 dakika boyunca yapıyoruz.
Arkadaşlar son olarak şu iki hareketleri de sık sık yapmanızı tavsiye ederim. Kolay gelsin.
1. adım
Sola yatarak uzanın. Sol dirseğinizi yere dayayarak başınızı tutun. (Baş yukarıda yan yatma pozisyonu) Sağ elinizi gergin bir şekilde uzatın. Nefes alarak sağ bacağınızı yukarı kaldırın. Dizinizi kırmadan uzatın. Sağ elinizle bileğinizi yakalayın. Nefesinizi verin ve yoruluncaya kadar böyle durun.
2. adım
Aynı pozisyonda sağ elinizi yere doğru yaslayın. Nefes alın. Dizlerinizi kırmadan sağ elinizden de destek alarak her iki bacağınızı yukarı doğru yan olarak kaldırmaya çalışın. Nefesinizi verin ve yoruluncaya kadar durun.
Paylaş:

DEV KRİSTALLER MAĞARASI

Gerçek olduğunu biliyordum. Çocukluğumuzda Süperman’i heyecanla seyrederdik. Hatırlarsanız, Süperman’in güç toplamak için gittiği dev kristalli bir mağarası vardı. Çizgi roman kahramanı Süpermen’in mağarası, hikayeye göre yok olan Kripton gezegeninin küçük bir prototipiydi ve Kuzey Kutbu’nda bulunuyordu. Bu mağarada bulunan kristaller Kripton gezegeninde kullanılan teknolojinin temel taşı idi ve içinde evrende bilinen tüm uygarlıklara ait bilgileri barındırıyordu…

Meksika’daki Chihuahuan Çölü’nde 1985 yılında keşfedilen ‘Kristal Mağarası’ çizgi roman kahramanı Süpermen’in mağarasına olan benzerliği ile şaşırtıyormuş. Naica Dağı’nın 300 metre altında yeralan ‘Kristal Mağarası’, dünyanın en büyük doğal kristallerine ev sahipliği yapıyor.

İki madenci kardeşin bir gümüş madenine yeni bir tünel açma çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan mağarada boyları 12 metreyi, ağırlıkları ise 55 tonu bulan boyutlarda kristaller bulunuyor.

Sıcaklığın 58 dereceyi, nem oranının ise yüzde 90′ı aştığı mağaradaki kristallerin, 600 bin yıl önce, mağaranın 2.5 kilometre altındaki magma tabakasının soğumaya başlamasıyla oluştuğu tahmin ediliyor.

Özel kıyafetler ve solunum tüpleriyle girilebilen mağaranın girişi, olası hırsızlıkları engellemek için dev bir çelik kapıyla kapatılıyor.

Mega Kristaller Nasıl Oluştu?

25 milyon yıl önce:
Yerkabuğundaki hareketlilik magmayı yüzeye itiyor. Magmadan türeyen mineral zengini sıvı sokulumları zamanla, önce maden cevheri kütleleri, daha sonra da, süreç içinde kristalleri şekillendirecek olan minerallere dönüşüyor.

1-2 milyon yıl önce:
Sıcaklık giderek düşüyor ve mineral zengini suyla dolu mağaralar oluşuyor. Bir tür kalsiyum sülfat olan anhidrit, mağara suyu içinde çözünmeye başlıyor.

600 bin yıl önce:
Mağaranın sıcaklığı, sudaki kalsiyum sülfatın selenit kristalleri oluşturması
için gerekli ideal sıcaklığa (yaklaşık 58°C) ulaşıyor. Devlerin içinde rahatsız olmaksızın büyüdüğü ortam şekilleniyor.

1985 civarı
Ocaktaki su düzeyini düşürebilmek için içerideki suyu pompalayarak boşaltan madenciler -farkında olmaksızın- mağaranın da kurumasına yol açtı. Artık su içinde yer almayan kristallerin büyümesi durdu.

Mağaracıları ölümcül sıcak çarpması riskiyle yüz yüze bırakan aşırı sıcak, Kristaller Mağarası’na girişin bedeli.
Kristaller insan trafiği, yağmacılar ve içerideki nem yoğunlaşması nedeniyle zarar görebilir. Maden ocağı sahipleri girişlere kısıtlama getirmeye çalışırken, araştırmacılar da mağaranın yasal koruma altına alınması umudunda. Şimdi sizi mağaranın diğer fotoğrafları ile başbaşa bırakıyorum. İyi seyirler…

Paylaş:

Hamilelik Seks Yapmaya Engel mi?

Hamilelik özellikle bu zaman sürecinde belli kısıtlamaların yaşanması gereken ve daha yavaş olunması dikkatli olunması gereken bir durumdur. Dolayısı ile çiftler bu konuda oldukça hassas davranmaları gerektiği gibi daha duyarlı ve anlayışlı davranmak durumdalardır.


Özellikle erkekler hamilelik döneminde daha duyarlı eşlerinin yanında onlara destek olarak yanlarında olduklarını hissettirerek eşlerini mutlu edebilirler. Hamilelikte seks önemli bir durumdur. Ancak hamilelikte belli hususlar esas alınarak seks yapılması gerekir.

Özellikle hamilelik döneminde karın üzerine herhangi bişr baskı yapılmamasına dikkat edilmeli ve kadının altta olacağı pozisyonlar hiçbir şekilde denenmemelidir. Bu durumda sıkışan bebek ve su kesesi patlayabilir ve bu durumda da düşüklere neden olabilirsiniz.


Hamilelik seks yapmaya engel değil ancak belli bir aya kadar değil aslında uzmanlar dikkatli ve hassas olunduğu takdirde son aya kadar cinsellik yaşanabileceği kanısında ancak 6. aydan sonra karın iyice büyüyüp kadın kendini çok ağır ve yavaş hissetmesinden dolayı cinsel ilişki konusunda oldukça zorlanabilir ve rahat hareket edemez.

Dolayısı ile cinsellik 6. aya kadar dikkatli ve doğru pozisyonlarda yaşanabilir bunun dışında 6. aydan sonra yaşanmamalı veya yaşanabiliyorsa da özellikle karın bölgesine herhangi bir baskı yapılmaması konusunda oldukça dikkatli olunmalıdır.
Paylaş:

KENDİ OJENİZİ YAPIN


2009 makyaj modasında canlı renkler öne çıkıyor. Pembe, kırmızı gibi ojelerle birlikte mavi ve yeşil tonları da görebiliyoruz. Kendi evinizde modaya uygun ojeler yapmak ister misiniz? Eğer istiyorsanız internetten bulduğum şu formülü uygulayabilirsiniz…
Kendi Ojenizi Yapın!
İhtiyacınız olan oje rengini yakalamak, kullanmadığınız göz farlarınızı değerlendirmek ve rengârenk tırnaklara sahip olmak için pratik oje yapabilirsiniz.
Malzemeleri:
* Seçtiğiniz renkte bir göz farı
* Bir şişe beyaz oje
* Kâğıt
Yapılışı:
Kâğıttan oje şişesinin ağzına uygun bir huni yapın.
Seçtiğiniz bir göz farını küçük parçalara ayırın.
Huni yardımıyla göz farını ojenin içine ekleyin.
Homojen bir karışım elde edene kadar oje fırçasıyla karıştırın.
Renkli ojeniz hazır!
Tek kullanımlık renkli ojeler yapmak için küçük bir kâse bir miktar beyaz oje ve renkli göz farını karıştırın. Oje fırçasıyla tırnaklarınıza sürün.
Kendi ojeni yap KENDİ OJENİZİ YAPIN
Paylaş:

Burca göre sevişme tekniği!

Burçlar cinsel kimyamızı fazlasıyla etkiliyor...Kendinize itiraf edemediğiniz tüm duygular, cinsel yaşamınızla ilgili tüm detaylar haberimizde...

Koç

Geçmişiniz
Herkesin birbirine girdiği o kavgacı 'reality show'lardan birinin yıldızı gibisiniz. Aşk yaşamınızın tarihçesi kötü ayrılıklarla dolu. Sivri topuklu ayakkabılarınızla onun ayaklarını ezmeden, karakola gidip hakkında dilekçe vermeden ilişkinin tam olarak bittiğine inanmıyorsunuz. Unutmak ve affetmek mi? Asla, bu sizin tarzınız değil.

Yatak odası sırlarınız
Her an yarıştasınız, sizinle mi daha çok orgazm olacak, yoksa eski sevgilisi ile mi daha fazla olmuştu? Size göre asla başkası kazanmamalı, kazanan hep siz olmalısınız. Eski sevgilinizi, yaşantınızdan çıkaramıyor, ezeli rakip ve düşman olarak ilişkinin bir parçası haline getiriyorsunuz. Sekse gelince; saldırgan ve fiziksel olarak atak bir yapınız var. Saçlarından bir tutam kopardığınız zamanlar dahi olmuştur!

Yaramaz yanlarınız
İş arkadaşlarınız, özel arkadaşlarınız ve sevgilinizle dolambaçlı ve karmaşık oyunlar oynama huyunuz var. Hep bir plan ve kurnazlık içindesiniz. Kavga etmek o kadar kanınıza işlemiş ki, sonucunda ciddi savaşlar çıkacak durumları hazırlamakta üzerinize yok doğrusu. Ama bu yaptıklarınız için sizi suçlayan olursa hemen gözyaşlarına boğulabiliyorsunuz.

Boğa

Geçmişiniz
Hadi itiraf edin. Bir erkeği sırf zengin olduğu, güzel bir arabası veya evi olduğu için hedeflediğiniz çok oldu. Bu kadarla da kalmayıp birçok düzgün adayı, sırf kredi kartlarının limitleri düşük diye yaşantınızdan çıkardınız. Aşka inanıyorsunuz ama para da bunu elde etmenize yardımcı bir unsur ne de olsa.

Yatak odası sırlarınız
Yatakta gizlice artı ve eksilerin hesabını tutuyorsunuz. Geçen ay ona üç kez seksi bir masaj yaptıysanız, simdi aynısını ondan bekliyorsunuz. Fetiş merakınız var ve bunu açıkça ifade ediyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
Kendinizden beklenmeyecek kadar alçaldığınız sıkça görülmüştür, onun bankasından gelen hesap ekstrelerini kontrol ettiğiniz, ne kadar harcama yaptığını ve ne kadar borcu olduğunu gizlice kontrol ettiğiniz aşikar. Üzgünüz ama bütün bunları, ayrılmanız durumunda elinizde koz olarak tutmak için yaptığınızı da biliyoruz.

İkizler

Geçmişiniz
Şu anda beraber olduğunuz erkeklerden ve zavallı eski sevgililerinizden söz etmeye bayılıyorsunuz. Onlardan fazla sık ve ağza alınmayacak kadar berbat şekilde söz etmek sizi rahatsız etmiyor. Ayrıca kırmızı noktalı bir anı defteri tuttuğunuz da biliniyor. En iyisi onu bir an önce yok edin!

Yatak odası sırlarınız
Onun erotik ve açık saçık konuşmalarına bayıldığınız gibi, o da sizin ağzınızdan çıkan bunca sözü nereden öğrendiğinizi merak ediyor. Dil ve kulak oyunlarına bayılıyorsunuz. Onun cinsel organına isim takmak ise vazgeçemediğiniz başka bir alışkanlık. Yaptıklarınızı, kimin duyacağını umursamadan, anlatmaktan çekinmiyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
Sizin biriyle öpüşmemeniz, yatak odasında çılgın deneyimlere açık olmamanız ve bundan kimseye söz etmemeniz mümkün değil. Dilinizi tutmanız imkansız. Ama unutmayın bu huylarınız yüzünden birçok muhteşem seks macerasını yaşayamıyor ve kaçırıyorsunuz.

Yengeç

Geçmişiniz
En az bir ilişkiniz, o öpüşmek istediği ve siz istemediğiniz veya siz istediğiniz ve o istemediği ya da istenmeyen bir hamilelik yüzünden bitmiştir. Bazılarınızın anneleri ise tam bir "cadı kaynana" formunda ve siz bundan erkek arkadaşlarınıza söz etmeyi sık sık unutuyorsunuz.

Yatak odası sırlarınız
Göğüslerinize ilgi gösterilmesine bayılıyorsunuz. Gizliden gizliye, bebek muamelesi görmeye ve şımartılmaya da. Yatakta her zaman içinizdeki "küçük kız" ortaya çıkıyor. Bunu da bol dantelli beyaz ve pembe yatak odanızdan ve geceliklerinizden anlamak kolay zaten.

Yaramaz yanlarınız
İlişkinizde akıl almayacak kadar çocuksu davranıp, ailenizle yaşadığınız tüm sorunları erkeğinize yansıtabiliyorsunuz. Surat asıyor, dudak büküyor, sinir krizine girmiş iki yaşındaki bir çocuk gibi davranıyorsunuz, vızıldanıp ağlıyorsunuz. Ya da tam tersine annelik içgüdünüz ön plana çıkıyor ve olgunlaşmamış, çocuksu erkekleri seçerek onlara annelik yapmaya çalışıyorsunuz.

Aslan

Geçmişiniz
Tüm arkadaşlarınız "o muhteşem romantik geceyi" ya da "o inanılmaz aşkınızı" bilirler. Hatta artık bunları daha fazla dinlememeyi tercih ederler. Dramatik halleriniz birçok ilişkinizin bitmesine neden olmuştur. Biraz sakinleşmeye ne dersiniz?

Yatak odası sırlarınız
Üstte olmamaya özen gösterirsiniz çünkü göğüslerinizin o açıdan güzel durmadıklarına inanırsınız. Gizlice porno yıldızlarından gördüğünüz ve sizi en güzel gösterecek pozları hafızanıza kazırsınız ve yatakta aynılarını denersiniz. Polaroid makineyle çıplak fotoğraflarınızı çektirmeye bayılırsınız. Sizi en çok tahrik eden şey, onu değil, kendinizi izlemektir. Kendinizi aşırı beğenirsiniz.

Yaramaz yanlarınız
Sizi tatmin etmesine bayılıyorsunuz çünkü bu halde kendinizi prenses gibi hissediyorsunuz. Emir vermekten çekindiğiniz de görülmemiştir: "Daha hızlı! Daha yavaş! Daha derin!" En büyük fanteziniz, saygı duyacağınız bir erkek bulup onu köleniz haline getirmek. Acı ama gerçek!

Başak

Geçmişiniz
Hadi itiraf edin, en az bir erkekle sadece vücudu güzel olduğu için birlikte olmuştunuz. Başak burcu, astrolojide, fiziksel özelliklerden en fazla etkilenen burçtur. Bu yüzden kendinizi sürekli spor salonunun en güzel vücutlu, yakışıklı, şık ve zengin ama tam bir serseri olan tiplerle beraber buluyorsunuz. Ama acaba bu çıktığınız erkeklerden hangisi size gerçekten değer veriyor?

Yatak odası sırlarınız
Titizliğiniz yatak odasında da peşinizi bırakmıyor. Beyninizde kilitli duran bir listede yapacaklarınız ve yapmayacaklarınız yazılı olarak bekliyor.

Yaramaz yanlarınız
Yaşantınız çalışmak, daha çok çalışmak ve arada durmadan, su içmek üzerine kurulu. Bu yüzden, kötü olduğunuzda gerçekten "çok" kötü oluyorsunuz. Gerçek bir Başak ara sıra kendini kaybetme ihtiyacı duyar ve mümkün olduğunca çok kokteyle gider, erkeklerle eğlenir, sarhoş olur. Ama itiraf etmelisiniz ki kendinizi sonrasında çok kötü ve iğrenç hissediyorsunuz.

Terazi

Geçmişiniz
25 yaşına gelmeden hayalinizde zaten birkaç kez ya nişanlanmış ya da evlenmişsinizdir. Beyazlar içinde büyük bir düğün fikrine aşıksınız ama erkeklerin neden sizinle aynı hisleri paylaşmadığını anlayamıyorsunuz.

Yatak odası sırlarınız
Çirkin pozisyonlardan veya feminen olmadığını düşündüğünüz pozisyonlardan nefret ediyorsunuz. Yatakta yaptığınız her şeyin yoga veya bale pozuna benzememesi halinde tahrik olamıyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
Aşka aşıksınız ve sadece Sevgililer Günü'nde kart ve çiçek almayı garantilemek için bir ilişkiyi devam ettirebilirsiniz. Evliliğe olan düşkünlüğünüzü gizlemeye çalışıyorsunuz ama genelde bu açığa çıkıyor.

Akrep

Geçmişiniz
Oldukça çılgınsınız. Bugüne kadar mutlaka erotik fantezilerinizi hayata geçirmiş, yasak yerlerde seks yapmış olmalısınız. Gerçek bir Akrep kadınıysanız yaşamınızda tabulara asla yer yoktur.

Yatak odası sırlarınız
Yaşınız ilerledikçe cesaretiniz ve özgüveniniz daha da güçleniyor. Bu da demek oluyor ki, 30'larınıza geldiğinizde evinizin çekmecelerinde bol bol seks oyuncağı olacaktır.

Yaramaz yanlarınız
Kontrol ve sahiplik oyunları seks yaşantınızın anahtarları. Eğer işinizde güç sahibiyseniz, evde erkeğinizin kölesi olmayı tercih edersiniz ama yaşantınızın kontrolü elinizde değilse, evde baskın olmak istersiniz. Oldukça sapkın zevkleriniz var.

Yay

Geçmişiniz
Tatil ve seks sizin için eş anlamlı kelimeler. Önleminizi almayı unutmayın, yoksa tatilinizden kalıcı bazı anılarla dönmeniz mümkün! Çadırda bile seks yapmışlığınız vardır.

Yatak odası sırlarınız
Sizin için büyüklüğün önemi olmadığını söylüyorsunuz ama çaktırmadan erkeğinize bakıp, inceleme yapmadan da duramıyorsunuz. Pek hoş olmadığını biliyorsunuz ama içten içe daha büyük olmasını tercih ediyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
Sizce ne kadar çok sayıda ilişkiye girerseniz o kadar iyi demek. Ya erkeğinizi yorgunluktan bezdirirsiniz ya da yeterli ilgiyi göremeyip, tatmini dışarıda ararsınız. Yabancı erkeklerle ilgili fanteziler kuruyorsunuz, özellikle de sporcularla.

Oğlak

Geçmişiniz
En az bir tane süper cool biriyle birlikte olmuş ya da kariyerinde çok başarılı ve çevre sahibi biriyle çıkmak için çeşitli dolaplar çevirmiş olabilirsiniz. Sizin "hiç kimse" olmayan tiplerle asla işiniz olmaz.

Yatak odası sırlarınız
Erkeklere asla seks için ne kadar çalıştığınızı itiraf etmezsiniz. Çünkü siz aslında seksi, iyi yapılması gereken bir iş olarak algılıyorsunuz. Seks kitaplarını okuyup doğrusunu yapmaya çalışıyorsunuz.

Yaramaz yanlarınız
İşinizde ilerledikçe yabancı erkeklerle tek gecelik ilişki yaşama fantezileriniz güçleniyor. Bunlar özellikle uygunsuz tipler oluyor hayallerinizde. Bu yüzden birçok güçlü Oğlak kadını taksi şoförleri, tesisatçılar, marketteki kasiyer veya komşularıyla beraber oluyor.

Kova

Geçmişiniz
Bir keresinde platonik arkadaşınız olan bir erkekle, sarhoş olduğunuz için birlikte olmuştunuz ve bu hâlâ sizi rahatsız ediyor. Bir keresinde de arkadaşlarınızın sevmediği biriyle çıkmıştınız ve bu, ilişkinizi çok etkilemişti. Aşk ve arkadaşlık, yaşamınızda hep karmaşa yaratır.

Yatak odası sırlarınız
Bir seks partisine katılmayı hayal etmeniz zor değil, bu da sizin arkadaşlık ve seks arasında zaten silinmeye yüz tutmuş olan sınırınızın daha da bulanıklaşmasına yol açar. En büyük yatak odası sırrınız ise, en ateşli anlarınızda dahi kendinizi olaydan uzak hissetmeniz.

Yaramaz yanlarınız
İnterneti, kocaman bir siber seks alemi olarak algılıyorsunuz. Arkadaşlık sitelerindeki resimlere bakmayı veya gece yarısı tanımadığınız biri ile chat odalarında flört etmeyi aldatma olarak algılamıyorsunuz. Bilgisayar klavyesini görünce pislik yapmadan duramıyorsunuz aslında.

Balık

Geçmişiniz
Çok karmaşıksınız. İçmek ve seks sizin için birden fazla kez neden-sonuç ilişkisi oluşturmuştur. Aşk hikayelerinizde sarhoş olduğunuz için beraber olduğunuz erkekler çoktur ama bunu itiraf etmeyi sevmezsiniz.

Yatak odası sırlarınız
Rol yapmayı ve çeşitli fantezileri yaşama geçirmeyi seviyorsunuz. Erkeğinizden de aynısını bekliyorsunuz. Sıklıkla gözlerinizi kapatarak ünlü bir oyuncuyu, futbolcuyu, eski erkek arkadaşınızı düşünerek orgazma ulaştığınız oluyor.

Yaramaz yanlarınız
Ne yazık ki sarhoşlara, kayıp ve çılgın tiplere düşkünsünüz. Onların yaşamlarındaki hayal veya gerçek problem ve karmaşalar sizi çekiyor.
Paylaş:

Kahverengi Cilt Lekeleri ve Cilt Sorunları için Doğal Tedavi

Her gün cilt bir çok dış etkilerle karşı karşıya kalmaktadır, cilt bakımı insan sağlığı için çok önemlidir, estetik sorunlar çeşitli ruhsal sorunlara yol açabilir, ruhsal sorunlar ise dahar erken kırışıklıklar, cilt lekeleri, kuru cilt sahip ve cilt solmalarını tetikler..

Sağlıklı bir cilt için iyi bir günlük dinlenme, iyi hidrasyon (Su dengesi), yeterli kalitede besin bir diyet gereklidir. Stres, depresyon, duygusal durumlar, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı cilte bir takım bozukluklara neden olur.

Bu makalede Cilt tazeliği ve cilt sağlığı için geleneksel cilt bakımı, kuru, yağlı ve soluk ciltler için bitkisel tedavi yöntemleri önerilmiştir.


CİLT LEKELERİ İÇİN MASKE

Bilinen kayıtlarda, Orta çağdan itibaren birçok insan ciltteki koyu lekelerden muzdarip. Cilt üzerindeki lekeler karaciğer problemleri gibi çeşitli faktörlere bağlı olabilir.


Bunun için, her gün taze havuç suyu, salatalık suyu ve yonca suyu içmek tavsiye edilir. Kullandığınız sebze çok taze olmalı ve bu taze sebzeler suyu sıkılarak kullanılmalıdır. Ayrıca C vitamini için yarım bardak sıcak su içinde sulandırılmış limon suyu tüketimi karaciğer için mükemmel bir ilaçtır ve cilt üzerindeki lekeleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
Yukarıda sayılan önerilere ek olarak aşağıda önerilen cilt maskesi ise cilt üzerindeki lekeler ve siyah noktaları ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır.

Malzemeler:
Hint yağı: 2 çay kaşığı (ya da kakao yağı)
Avokado Bir dilim
Bir yumurta sarısı
5/1 Kıyılmış maydanoz demeti

Hazırlama ve uygulama:
1. Sürülebilir hamur elde edene kadar tüm malzemeleri karıştırın.
2. Yavaşça bu krem ile her gece cildinizi ovalayın kuru pamuk yardımıyla yüzünüzü hafifce temizleyin.

KURU CİLT İÇİN DOĞAL TEDAVİ
Malzemeler:
Akasya çiçeği: 2 yemek kaşığı
Mürver Çiçeği: 2 yemek kaşığı
Papatya : 1 yemek kaşığı
Meyan Kökü: 1 yemek kaşığı (ince öğütülmüş) 
Lavanta : 1 yemek kaşığı
Rezene: 1 yemek kaşığı 
Adaçayı: 3 yemek kaşığı

Hazırlama ve uygulama:
1. Tüm kuru malzemeyi karıştırın
2. Kaynar bir bardak su için iki yemek kaşığı ekleyin ve 15 dakika demleyin.
3. Temiz bir havlu üzerine su ve otları boşaltın. Bu Islak havlu ile yüzünü kaplayın, sıcaklık dayanabileceğiniz eşikte olmalıdır. Soğuyana kadar havluyu yüzünüzde bırakın.
4. Havluyu kaldırın birkaç dakika bekleyin, bir nemlendirici krem olarak aloe veya yağını yüzünüze uygulayın.

CİLT KIRIŞIKLIKLARI İÇİN DOĞAL TEDAVİ
A ve E vitaminleri eksiklikleri yüz bölgesinde ve çevresinde erken kırışıklıklara neden olur, erken kırışıklıkların bir başka nedenide kötü hidrasyondur (Su Dengesi). Yeterli Su kullanılımına özen gösterilmelidir. Genel bir kural olarak, vücutta oluşan zararlı maddelerin atımını sağlamak ve vücut sıvı dengesini koruyabilmek için günde 8-10 bardak (2.5 litre) su tüketilmesi önerilmektedir. Yediğimiz besinler ve içecekler yoluyla da vücudumuza su sağlarız. Örneğin sebze ve meyvelerin yaklaşık 85-% 90'ı, 1 su bardağı sütün %90'ı sudur. Sürekli olarak havuç ve kereviz içeren taze sebze suları tüketlmelidir. Vucut hidrasyonu ile birlikte aşağıdaki doğal tedevilerin uygulanması ile önemli ölçüde erken kırışıklıklar azalacak, cildiniz elastik yapıyaya dönecektir. 

Malzemeler:
Aloe jel : 1 yemek kaşığı
Kakao yağı : 1 yemek kaşığı
Zeytinyağı : 1 yemek kaşığı

Hazırlama ve Uygulama:
Malzemeleri birbirleriyle iyice karıştırın. Daha iyi sonuç elde etmek için, pirinç unu ile cildinizi ovalayın. Cildinizi ılık bir suyla yıkayın, Banyo öncesi yüzünüzü prinç unu ile oavalayarak banyo yapmanız önerilir. Banyodan sonra hazırlamış olduğunuz karışımı pamuk yardımıyla yüzünüze uygulayın.

SOLUK CİLTLER İÇİN DOĞAL TEDAVİ
Aşağıdaki malzemeler ile hazırlayacağınız krem cildinizin genç bir görünüm kazanması ve cildin esneklik kazanması için çok etkilidir. Ayrıca cildi yumuşatır ve cilt tonunun belirlenmesine yardımcı olur..

Malzemeler:
Okaliptüs balı: 1 Yemek kaşığı
Bir adet limon suyu
Adaçayı suyu: iki yemek kaşığı
Aloe : 1 yemek kaşığı

Hazırlama ve Uygulama
Malzemeleri İyice karıştırın ve her gün 15 dakika boyunca yüzünüze uygulayın. 15 Dakika beklettikten sonra sıcak suya batırılmış bir parça pamuk ile yüzünüzü temizleyin...Kaynak.http://www.7gunsaglik.com.tr
Paylaş:

Duygusal Değişimler

Hayatınızın bu döneminde duygusal yönden bazı değişiklikler yaşıyorsunuz. Kimi değişiklikler olumlu iken kimileri olumsuz yönde olabiliyor. Örneğin: 

Düşünceleriniz değişiyor

Buna “bilişsel gelişim” deniyor. Birey artık daha mantıklı düşünmeye başlıyor. Olayları bir çocuk gibi değil, yetişkin gibi değerlendiriyor.

Duygularınızı biraz daha iyi belli ediyorsunuz

Duygularınızı daha iyi anlamaya başlıyorsunuz. Size daha mantıklı gelmeye başlıyor ve kendinizi daha çok tanımaya başlıyorsunuz. Bunun sonucunda da kendinizi daha iyi ifade eder hale geliyorsunuz.

Kendinizi aşırı duygusal hissediyorsunuz

Arkadaşlarınıza ve ailenize kolayca sinirlenebilirsiniz. En ufak şeylere dahi büyük tepkiler gösterebilirisiniz. Ergenlik döneminde hormonlara bağlı olarak sinirli olmak normal bir durumdur. Bu dönemde ruh halinin “dengesiz” olması doğal karşılanır.


Sık sık ağlıyorsunuz
Özellikle her adet dönemi öncesinde her genç kızın yaşadığı ergenlik sorunlarından biridir ve gayet doğal bir durumdur. Böyle zamanları bu aralar biraz duygusalım demekle geçirebilirisiniz.

Kendinizi daha kadınsı buluyorsunuz
Kendinizi, arkadaşlarınızla kıyasladığınızda biraz garip ve farklı mi hissediyorsunuz? Yalnız değilsiniz. Herkesin geçtiği yollardan biri de bu işte. Etrafınızdaki herkes gibi siz de büyüyorsunuz ve birey olarak kendinizi tanıdıkça farklı hisler yaşıyorsunuz. Siz yaşlarda herkes aynı şeyleri yaşadı, bu tarz duyguların gayet normal olduğunu sakın unutmayın.
Paylaş:

Siyah Üzüm Çekirdeği Şifa Dağıtıyor

Siyah üzüm çekirdeği, kara üzüm çekirdeği faydaları ve hangi hastalıklara iyi gelir.
Siyah Üzüm çekirdeği antioksidandır. Vücudu, iç ve dış kaynaklı serbest oksijen radikallerinden ve diğer radikallerden korur.Üzüm çekirdeği özütü flavonoid denilen vitamin benzeri grupta, oligomerik protoantosiyanidin maddelerini içerir. Siyah Üzüm çekirdeğinin antioksidan özellikleri, antioksidan vitaminler olan C vitamininden 20 kat ve E vitamininden ise 50 kat daha fazladır.
İnsan Sağlığına Faydaları:
1-Gözü maküler dejenerasyon ve kataraktan korur. 
2-Damarları sağlamlaştırır, bu nedenle diabetli ve varisli kişilere son derece yararlıdır.
3-Hipertansiyon, kalp krizi ve felç olasılığını en aza indirir.
4-DNA bozulmasını önleyerek, Kanser riskini en aza indirir.
5-Damar sertliğini önler
6-Derimizin temel taşı olan "kollajeni" sağlamlaştırır bu nedenle deri sarkması dolayısı ile yüz kırışıklığına karşı çok etkilidir.
7-Romatizma, Allerji, iltihabi eklem romatizma ağrılarına karşı çok etkilidir.

Siyah üzüm yerken çekirdeklerini mutlaka çiğnemeliyiz, piyasada ve aktarlarda siyah üzüm çekirdeği içeren kapsullerde mevcut..
Paylaş:

Düğün stresiyle baş etmek

* Yaşanan stresin kaynağını doğru tahlil edin

* Kendinize stres yaratan durum, nasıl bu noktaya geldi, neler değiştirilebilir, neyi farklı yapmak stresi azaltır gibi sorular sorun ve çözüm aramaya çalışın

* Bu süreci daha az stresli geçirmek için birbirinizi dinleyin

* Ortaya çıkan problemleri kavramaya ve çözmeye çalışın

* Yapılacak işlerde zamanlamayı ve görev dağılımını iyi yapın

* Tek bir işe odaklanın

* Hataları kabul etmeye ve en önemlisi sakin kalmaya çalışın

* Vakit buldukça kısa yürüyüşler yapın, mümkünse açık havada gezin, nefes ve gevşeme egzersizleri yapın.
Paylaş:

Mantar Tedavisinde Deniz Yosunu

Mantar Tedavisinde Şifalı Bitkiler Deniz Yosunu (Deniz Kadayıfı) Kullanılması
Deniz Yosununda keskin Deniz kokusu vardır ve çok tuzludur. Deniz Yosununda Karbonhidrat iyot, potasyum, magnezyum, brom ve sodyum gibi mineralleri vardır.

30 gram deniz yosunu 1/2 litre suda 5 dakika kaynatılır, 30 dakika kadar bekletilip süzülür. Akşam yatmadan önce bu suyla mantarlı bölgeye sürülür. 

Ayrıca 10 gram Deniz yosunu 1 litre suda 5 dakika kaynatılıp soğumaya bırakılıp, soğuduktan sonra bir tülbentle süzülüp günde 3 defa birer bardak içilirse nefes darlığı, bronşit, astım hastalığına olumlu etkiler yapar, gastritte ve mide ülserinde doktor tedavilerine destek olur, deniz yosununun ishali kestiği yolunda da bilgiler vardır.

Deniz Yosunu (Deniz Kadayıfı) Hemen hemen her Aktarda bulunur.

Mantar hastalığında Şifalı Bitkilerle Tedavi Mantar hastalığına bitkisel çözüm yolları..
Paylaş:

Gebelikte Bulaşıcı Hastalıklar

Anneyi en korkutan şeylerden biri de, bulaşıcı hastalıklara yakalanmak ve bunun dölüte zarar vermesi, sakathıklara neden olmasıdır

Bebeğe Hastalığın Bulaşması

Annenin bedenindeki bakteri ya da virüslerin, bebeği de etkileyeceği temel bir varsayımdır.Bu maddeler, anne kanından plasentaya oradan da bebeğe geçerler. Ancak, yerel dokuları ilgilendiren idrar yolu enfeksiyonu, zatürre gibi bazı mikroplu hastalıklarda mikroorganizmalar organlara yerleşip kalırlar. Embriyonun ya da bebeğin zarar görmesi çeşitli etkenlere bağlıdır:



Annenin Vücut Sıcaklığı ; Eğer annenin ateşi 39°'yi geçer ve birkaç gün bu durumda kalacak olursa fazla yüksek ateş dölyatağına ve dölüte de aktarılır;gebelik için hiç de elverişli olmayan bir ortam oluşturarak düşüğe yol açar.

Hastalığa Yakalanma Dönemi ; Çeşitli organların oluşup geliştiği ilk üç ay, dölütün en duyarlı olduğu dönemdir. Öndölütün yakalandığı hastalık, yaşamasına olanak vermiyorsa , düşük olur. Hastalık o kadar ağır değilse gebelik sürer; ancak bebek, az çok ciddi organik bozukluklarla doğar. Dölütün uğradığı zarar, bulaşıcı hastalığın, gebeliğin kaçıncı haftasında başladığına bağlıdır. İkinci üç aylık dönemde mikroplu hastalıklar, dölütü genellikle etkilememekle birlikte doğum sırasında tehlikelere yol açabilirler: Bebeğin, hastalık sürerken doğduğu durumlarda bağışıklık düzeneklerinden yoksun olmasından ileri gelen, son derece ağır hastalık belirtileri görülebilir.

Tedavide Kullanılan İlaçlar ; Hemen hepsi plasentaya geçer ve dölütü etki altına alır.

Gebelikte Sık Rastlanan Bulaşıcı Hastalıklar  


Gebelikte en sık rastlanan rahatsızlıklar, hiç kuşkusuz, soğuk algınlığı, grip ve idrar yolları hastalıklarıdır; ama bunların dölüte zarar verdiği kanıtlanmamıştır.

Kızamıkçık Hastalığı
  

Kızamıkçık, döküntülü hastalıklar grubundadır. Belirtileri ; hafif ateş, ciltte, özellikle de yüzde ve boyunda pembe kabarcık biçiminde döküntüler ve boynun yanlarındaki lenf bezlerinin şişmesidir. Hastalığın belirtileri küçük çocuklarda açık seçik görülmekle birlikte, erişkinlerde genellikle göze çarpmayabilir.
Bir kez hastalığa yakalanınca, vücudu mikroplu hastalıklara karşı koruyan hücreler, "antikor" denilen birtakım maddeler çıkarırlar. Antikorlar, kızamıkçık virüsüne saldırarak onu etkisiz kılarlar. Bu tür antikorlar kanda sürekli kalırlar ve aynı virüs bir daha bulaştığında onu çabucak yok edip hastalığın ortaya çıkmasını önlerler. Böyle bir durumda birey hastalığa karşı "bağışıklık" kazanmıştır.

Kızamıkçık İçin Kolay Yakalanma Koşulları ; 
Bir grup kadın kızamıkçığa yakalanmaya ötekilere oranla, koşullar gereği çok daha yatkındır. Bunlar yuvaya ya da okula giden çocukları olan ya da öğretmen, bakıcı, hekim, hemşire gibi çocuklarla ilgili işlerde çalışan kadınlardır. Kızamıkçığa yakalanan kişi, daha behirtiler ortaya çıkmadan hastalığı bir başkasına bulaştırabilir. Bu da korunmayı oldukça zorlaştırmaktadır.

Kızamıkçığın Bebeğe Verdiği Zararlar ; Dölütteki bozukluklar, gebeliğin hangi döneminde hastalığa yakalanıldığıyla ilgilidir. Kızamıkçığa gebeliğin 4. haftasıyla, 16. haftası arasında yakalanmak son derece tehlikelidir; hastalık bu dönem aşıldıktan sonra ortaya çıkarsa, dölütte bozuk oluşumlar görülmesi, hemen hemen söz konusu değildir.

Hastalık gebeliğin 4. haftasında görüldüğünde, işitme duyusu kaybı,  6. haftasında görüldüğünde gözlerde, özellikle saydam tabakada bozukluklar ortaya çıkar. Ayrıca katarakt, körlük ya da daha seyrek rastlanan başka bozukluklar da görülebilir. 6. haftayla 8. hafta arasındaki dönemde ise, kalp rahatsızlıkları devreye girer. En önemli bozukluklar sinir sistemiyle ilgili bozukluklardır ve bu sistemin gelişmesini aksatarak çocukta fiziksel ve ruhsal gelişme noksanlıklarına neden olurlar.

Hastalık Nasıl Anlaşılır ? ; Deride pembe lekelerin görülmesi ve lenf bezlerinin şişmesi, kızamıkçık tanısının kesinlik kazanmasına yeterlidir. Ancak, hastalık erişkinlerde genellikle belirtisiz seyreder ve ancak bir rastlantıyla anlaşılır. Bu hastalığa yakalandığınızdan kuşku duyuyorsanız, hemen kandaki antikorların düzeyini saptayan bir test yaptırmalısınız.

Kızamıkçıktan Korunma ; Hastalığa yakalanma olasılığı yüksekse, eldeki tek olanak, anneye hazır antikorlar verilmesidir. Hastalık başlamışsa, çocuğun büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bulunduğu ve sakat doğabileceğinin anneye bildirilmesi zorunludur. Kadın, gebeliğinin sürmesini istemiyorsa, gebelik sona erdirilir.
Ancak, hastalığın gebelik sırasında ortaya çıkmasından doğacak sorunları önlemek için, gebeliğin başlamasından önce hastalığa karşı bağışıklığın bulunup bulunmadığının kesinlikle açıklığa kavuşturulması gerekir. Bağışıklık yoksa, kadının Kızamıkçık aşısı yaptırması gerekir ( aşıyı izleyen üç ay içinde gebe kalınmamalıdır). Kızamıkçık aşısı 15 aylık iken bebeklikte ve 5-6 veya 10-12 yaşına doğru hatırlatma dozu (rapel) şeklinde uygulanmaktadır. Özellikle bebekliklerinde Kızamıkçık aşısı yapılmış olan tüm kız çocuklarının mutlaka rapel ozunu en geç 12 yaşında yaptırması gereklidir. ABD'nin Kaliforniya Eyaleti'nde evlenebilmek için, kızamıkçık bağışıklığı bulunduğunu gösteren bir belge zorunludur.

Toksoplazmozis Hastalığı
  

Toksoplazmozis, tek hücrelilerin (protozoa) yol açtığı bir hastalıktır. Yetişkinlerdeki kızamıkçık gibi geçici belirtileri yorgunluk ve lenf bezlerinin şişmesine yol açar.

Nüfusun % 50'sinin hastalığa tutulduğu, kırsal bölgelerde daha sık görüldüğü bilinmektedir. Hastalık, çiğ ya da az pişmiş etlerin yenmesi ya da kedi pisliğinin bulaşmasıyla insana geçer. Yani, hastalığa yakalanmış olan hayvanın eti ve dışkısı ile bulaşır. Gebeliğin herhangi bir döneminde bulaşması mümkündür.

Neden Olduğu Bozukluklar ; Özellikle görme organlarında ve beyinde bozukluklara yol açar; beyinde sıvı birikmesine (hidrosefali) ve kireçlenmeye (kalsifikasyon) yol açar. Bebeğin doğduktan sonra yaşama olasılığı çok azdır. Böyle bir durumda da tanı yalnızca antikor düzeyinin saptanmasına dayanılarak konulabilir.

Tedavi ; Toksoplazmaya karşı 15'er günlük dönemler halinde özgün antibiyotiklerle birkaç tedavi türü uygulanır. İyileşinceye kadar birkaç ay beklemek gerekir. Sinir sistemindeki zararın boyutlarını, doğumdan önce belirlemek olanaksızdır. Kadının daha önceden bağışıklığı yoksa, gebelik sırasında aşılanmasına olanak yoktur. Bu yüzden kadınların bu hastalığı bulaştırma olasılığı olan evcil hayvanlardan uzak durmaları gerekir.

Frengi (Sifilis) Hastalığı  

Dölüt için, frenginin erken tanısı çok önemlidir: bu yüzden ilk jinekolojik muayeneden sonra istenecek tahlillerden biri de kandaki frengiye karşı oluşmuş antikorları saptayan Wassermann Tepkimesi Testidir. Yetişkinlerde frengi hastalığı kendini değişik yerlerde belli eder. Frengi, ciltte yüzeysel ülserlere, iç organlardaki son derece ağır bozukluklara kaar pek çok bozukluğa neden olur. Gebe kadında frenginin dölüte bulaşması gebeliğin dördüncü ayından sonra olur. Hastalık önceden saptanırsa, yüksek dozda penisilin kürleri ile frenginin dölüte bulaşmadan tedavisi mümkündür. Frengi gebeliğin dördüncü ayından sonra fark edilirse, dölüt ya anne karnında ölür ya da birtakım deri, kemik ve böbrek bozuklukları ile doğar.  
Paylaş:

Dış Gebelik

Döllenen yumurta dölyatağına doğru ilerleyeceğine, boruların mukoza dokusuna ya da yumurtalığın üstüne yerleşebilir. Bunun en sık görülen nedenleri, dölyatağı borularının daha önce geçirilen mikrobik bir hastalık sonucunda daralmasıdır. Bu daralmadan dolayı sperm hücresinin boruda kolaylıkla ilerleyebilmesine karşın, döllenen yumurta aynı olanağı bulamaz. Boruların uzun ve eğri büğrü olması ya da kanalın bütünüyle kapanmış olması da bir başka dış gebelik nedenidir. Gebelik önleyici yöntemlerden biri olarak kullanılan "spiral"in de dış gebelik olaylarına neden olduğu saptanmıştır.

Döllenmiş yumurta, dölyatağı borusuna yuvarlanır yuvarlanmaz büyümeye başlar. Tüylerini dış kas katmanına kadar mukoza dokuya sokarken, boruyu parçalayabilir ancak bazen hiçbir bozukluğa yol açmadan da gelişimini sürdürür.

Tehlike İşaretleri

İlk belirti, kasıklarda, gebeliğin olduğu tarafta hissedilen ağrılardır. Bu ağrılar aralıklarla, sanki bıçak saplanıyormuş gibi gelirler. Ağrı, boruların yabancı maddeyi atmak için kasılmalarından kaynaklanır. İkinci belirti, dışarıya koyu kırmızı bir kan akmasıdır. Bu kanama, borudaki gebeliğin sona erdiğini, bu yüzden de kandaki östrojen ve progesteron düzeyinin azalmasıyla, dölyatağı mukoza dokusunun çözüldüğünü gösterir. Ancak, bazen kadın bıçak saplanmış gibi çok şiddetli bir sancı duyar; bunu bayılma izleyebilir. Bu şiddetli ağrı, boruların damarının parçalanmasından ileri gelir.
Dış gebelik, ilk üç ay içinde, kimi zaman 4. ya da 5. haftaya doğru sona erdiğinden, tanısı güçtür (özellikle apandisitle karıştırılması açısından).

Dış Gebelik Tanı

Muayene sırasında kadın, dış gebeliğin olduğu bölümde çok şiddetli bir ağrı duyar. Dölyatağı, normal boyutlarındadır ya da biraz büyümüştür. Muayeneden sonra gebelik testi yapılır; sonuç olumlu çıkarsa, tanı kısmen doğrulanmış olur. Kesin tanı için ultrasonografi incelemesi gerekir. Eğer gebelik kesesi, dölyatağının içinde görülmüyorsa -büyük olasılıkla- bir dış gebelik söz konusudur. Diğer inceleme Douglas boşluğundaki (dölyolu ile son barsak arasındaki boşluk) durumu saptamaktır. Bu inceleme genel anestezi altında uygulanır.

Dış Gebelik Nasıl Tedavi Edilir?

Parçalanmış borular ameliyatla düzeltilir ve kanama durdurulur. Bu, basit bir ameliyattır; kadın kısa sürede bütünüyle iyileşir ve isterse, ileride anne olabilir.
Paylaş:

PROF DR İBRAHİM SARAÇOĞLU

Akciğer kanserini önleyici ve tedavi edici Kür;
Yarım litre kaynamakta olan suyun içerisine bir tutam ebegümeci (yaklaşık 4-5 gram) ve bir tutam da ısırgan (yaklaşık 4-5 gram) atınız. Hafif ateşte ağzı kapalı olarak 4 dakika haşlayınız. Ilıdıktan sonra mutlaka süzerek bitkileri ayırınız. Aç karına sabah ve akşam bir çay bardağı içiniz. Aç karna içtikten en az yirmi dakika sonra yemek yemeye başlanabilir. Önleyici kür olarak haftada 3-4 gün uygulanır ve bir ay devam edilir. Yılda en az iki defa uygulanır. Kanserli hastalarda ise üç ay boyunca hergün hiç ara vermeden günde bir su bardağı içilerek devam edilir. Üç ay tamamlandıktan sonra 15 gün ara verilir ve tekrar 3 ay boyunca bir gün atlayarak bir su bardağı içilir. Daha sonraki günlerde zaman zaman uygulanır.
Dikkat:
Her iki bitkinin de aynı şartlarda kullanılması gerekir. Ya her ikisi de kurutulmuş veya her ikisi de taze olarak kullanılmak zorundadır. Birini taze olarak, diğerini kurutulmuş olarak kesinlikle kullanmayınız. Kullanma aşağıdaki şekilde olmalıdır:
-Birinci hafta bir gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-İkinci hafta iki gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Üçüncü hafta üç gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Dördüncü hafta dört gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Beşinci haftadan itibaren haftada bir defa sabah ve akşam aç karna birer çay bardağı içilecek.
Romatizma ağrılarına karşı KÜR;
Çok az suda 5 dakika haşlayarak lapası yapılır. Hazırlanmış olan bu ısırgan lâpası çok sıcak olmamak şartıyla tülbente sarılarak romatizma ağrısının olduğu bölgenin üzerine konularak onbeş dakika etki ettirilir. Haftada 2-3defa uygulanır.
kaynak:SEDA SAYAN
Paylaş:

PROF DR İBRAHİM SARAÇOĞLU'NDAN ÖNERİLER

Prof Dr ibrahim saraçoğlu meyvelerin faydalarını açıkladı
İki çeşit erik vardır bunlar birbirlerine çok benzerler ayırt etmek için
CAN ERİĞİ:Can eriği tatlıdır.Uzun süre yeşilliğini muhafaza eder;Ağacında bekletilirse sararır. *Alzhimer için Can eriği yada taze sıkılmış havuç suyu(eğer şeker hastası değilse)
alzhimere karşı güçlü bir önleyicidir.
*Can eriği zihin açar çocukların mutlaka tüketmesi gerekir.
*Beyin için müthiş bir dopingtir.
*Vücuttan su atıcı özelliği olduğu için iyi bir zayıflatıcıdır.
PAPAZ ERİĞİ: Hafif ekşidir ,kırmızı çizgileri olabilir.
By Pass Ameliyatı Olanlariçin ve Ritim Bozukluğu Olanlar İçin Kür:
Eğer şeker hastası değilseniz,öğleden önce ve öğleden sonra 1 avuç taze beyaz üzüm tüketin aşırıya kaçmayın .
DİKKAT EDİLMESİGEREKEN
Vücutlarının herhangi bir yerinde kapanmayan yarası olanları ,sivilceleri ve akneleri olanları ,sedef hastalarını taze beyaz üzümden,cevizden greyfurttan ve narenciyeden uzak durmaları konusunda uyarıyor.
ŞEFTALİ:Vitamin ve mineral deposudur;Olgunlaşmamış şeftali büyüklerde ve özellikle bebeklerde kabızlığa sebep olur.
DUT: Doğal olarak yetişmiş olmalı;Enfeksiyona ve bakterilere karşı çok güçlü bir önleyicidir
.
DOMATES:Doğal tohumdan üretilmiş olmalı.Kalbin dıştan yağ bağlamasını önler;İyi huylu prostat büyümesine karşı güne bir bardak taze sıkılmış domates suyu çok faydalıdır. Ayrıca göz sağlığı içinde Havuçtan daha faydalıdır.


KAYNAK:seda sayan
Paylaş:

PROF DR İBRAHİM SARAÇOĞLU'NDAN TAVSİYELER

HAYAT KAYNAĞIMIZ SU
prof dr ibrahim saraçoğlu hayatımızın vazgeçilmez kaynağının su olduğunu belirtti oksijen almak için ,organlarımızın çalışması için ,cildimizin güzelliği için,sağlıklı olmamız için günde en az 1,5 -2 litre; yaz aylarında daha fazla su içmemizi önerdi.Böbreklerimizin verimli çalışması için bol miktarda su içilmesini idrarın rengi sarıdan beyaza dönene kadar içilmeye devam edilmesi gerektiğini belirtti

DERİ KAŞINTILARI İÇİN;YULAF SAMANI :Yeşilken toplanmalı ve gölgede kurutulmalı.1 su bardağı su1 yemek kaşığı yeşil yulafkaynamakta olan suyun içine yulafı at ve 5 dakika kaynatın ocaktan indir ve ılındıktan sonra vücudunuzun kaşınan yerlerine sürün.
ROMATİZMA VE SİROZ İÇİN:Kerevizleri temizleyin ve doğradıktan sonra yarım litre suya atın ve 5-6 dakika kaynatın.Bu suyu ikiye ayırın ve günde iksefer suyu için. 15 gün aravermeden bu kürü tekrar edin 2-3 gün ara verdikten sonra yine 15 günlük bir kür daha uygulayın.
DİKKAT: BU KÜRÜ YÜKSEK TANSİYONU OLANLAR UYGULAMASIN. ÇÜNKÜ KERVİZ TANSİYONU YÜKSELTEN BİR BİTKİDİR
PANİK ATAK VE DEPRESYON İÇİN :
*Sabahları:maydonoz- ıspanak
*Akşamları:tere ıspanak
MAYDONOZ VE ISPANAK:2,5 bardak kaynayan suyun içine 6-7 yaprak ıspanak ve 10-12 tane saplı maydonoz atın ve kaynatarak bu suyu 15 günlük kür olarak hergün taze hazırlayıp için. 3 gün araverip yine aynı işlemleri yaparak 15 günlük kür uygulayın.
TERE VE ISPANAK: Bunuda her akşam güneş batmasına yakın yapın.8-9 adet saplı tereyi 6-7 adet ıspanağı yukarıdaki ölçülerde kaynatın ve 15 günlük kürler halinde 2 sefer yapın .bu kürler herseferinde taze olarak hazırlanıp içilecek
Kaynak: http://www.duru2.blogspot.com/
Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Arşiv

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi