Kadınlar İçin, yemek tarifi,sağlık,cinsellik,çocuk,diyet,güzellik,rüya tabiri,şifalı bitkiler,şifalı taşlar,hamilelik,gebelik,evlilik

Hamilelik şansını artıran yöntem

Dr. Osman Denizhan Özgün, CGH (Komparatif Genomik Hibridizasyon) yöntemi ile kısırlık tedavisinde yüzde 30-40 olan gebelik oranının, bu yöntemle yüzde 60-80’lere çıktığını söyledi.

Ankara Özel Koza Hastanesi Başhekimi, Kadın Hastalıkları, Doğum Uzmanı Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, CGH (Komparatif Genomik Hibridizasyon) ile “yumurtanın genetik sorun varlığı ve kromozomların normal olup olmadığı tespit edilerek sağlıklı yumurtaların dondurulduğunu, hamilelik istendiğinde sağlıklı ve kromozomu normal yumurtaların çözdürülerek döllendirildiğini” belirtti. Özgün, kısırlık tedavisinde yüzde 30-40 olan gebelik oranının, bu yöntemle yüzde 60-80’lere çıktığını bildirdi.

Özgün, ANKA’ya yaptığı açıklamada, tekrarlayan tedavi yöntemleri, tüp bebek denemeleri, düşük gibi nedenlerle çocuk sahibi olamayanlar için genetik tanı yöntemi olan CGH’nin, Türkiye’de başarıyla uygulandığını söyledi. Başarılı bir gebeliğin sağlanması ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesinin, embriyonun sağlıklı kromozom yapısına sahip olmasına bağlı olduğunu aktaran Özgün, bu sayede hem gebelik şansının arttığını hem de özürlü ya da down sendromlu bebek riskinin azaldığını dile getirdi.

-“KROMOZOM YAPISINDAKİ BOZUKLUKLAR YÜZDE 65 ORANINDA YER TUTUYOR”-

Kromozom yapısının sağlıklı olmaması halinde çoğu zaman vücudun gebeliği gerçekleştirmediği ya da düşükle sonlandırdığını vurgulayan Özgün, “Tekrarlayan tüp bebek yöntemi sonrasında gebelik sağlanamaması ya da gebeliklerin düşükle sonuçlanması; normal yollarda sağlanan gebeliklerde düşük görülmesi durumunda mutlaka nedenin tespit edilmesi, genetik bozukluk olup olmadığının araştırılması gerekiyor; çünkü kromozom yapısındaki bozukluklar yüzde 65 oranında yer tutuyor” dedi.

Son 3 yıldır ABD ve İngiltere gibi ülkelerde CGH yönteminin uygulandığını anlatan Özgün, yöntemi kendilerinin de uluslararası merkezlerle işbirliği içerisinde uyguladıklarını söyledi. Bu yöntemle tek embriyo transferinde dünyada yüzde 70-75 gebelik şansı elde edildiğine dikkat çeken Özgün, şöyle konuştu:

“İmplantasyon öncesi genetik tanı (PGD) ile gebelik oluşması ve gebeliğin gelişimini engelleyen belli başlı kromozomal kusurlar incelenirken, CGH ile tüm kromozomlar incelenebiliyor ve incelenen embriyoların gebelik oluşumunu veya devamını etkileyen kusurları tespit edilerek anne adayına nakledilmesi engelleniyor. Embriyo, anne karnına yerleştirilmeden test edilerek, sadece kromozomları normal olanlar rahim içine konulduğu için özürlü veya down sendromlu bebek riski neredeyse sıfıra iniyor.

Öte yandan CGH, tüp bebek yönteminde sıkça rastlanan çoğul gebelik riskini de azaltıyor; çünkü, sağlam kromozom yapısına sahip embriyo elde edildiği için bir transferde bile sağlıklı gebeliğe ulaşılıyor. İleri yaşta gebe kalmak isteyen ancak yumurtalarının sağlıksız olmasından endişe eden kadınlar için de umut taşıyor. Dondurulacak olan yumurtalar tamamen sağlam olduğu test edilmiş olan yumurtalar olduğu için gebelik şansları artmış oluyor.”

-“YAŞI 38 VE ÜSTÜNDE OLAN ANNE ADAYLARINA UYGULANABİLİYOR”-

Özgün, CGH yönteminin, yaşı 38 ve üstünde olan anne adaylarına, herhangi bir anatomik-immünolojik problem tespit edilemediği halde embriyo transferi yapılmış ve en az 1 kez başarısız tüp bebek tedavisi olanlara uygulanabildiğini belirterek, şunları ifade etti:

“Anne adayının yaşına bakılmaksızın herhangi bir anatomik-immünolojik problem tespit edilememiş ve embriyo transferi yapıldığı halde önceden en az 2 kez başarısız tüp bebek tedavisi olanlar, önceden tüp bebek tedavisi ile PGD uygulanmış ve en az bir tane normal embriyo belirlenerek transfer edilmesine rağmen olumlu sonuç alınamayanlar için de yöntem bir tercih olarak sunuluyor. Daha önce tüp bebek tedavisi olsun olmasın herhangi bir anatomik, en az 2 kez nedeni belirlenemeyen gebelik kaybı bulunanlar; önceden tüp bebek tedavisi olan veya olmayan ancak bir veya birden fazla düşük yapıp, en az bir kez düşük nedeni olarak kromozomal bozukluk tespit edilmiş olanlara da yöntem başarıyla uygulanabiliyor. İlk olarak başvuruda bulunan hastanın öyküsü alınıyor. Kaç kez tedaviyle tüp bebek denemesi yapıldığı, normal yolla gebe kalıp kalmadığı, her iki yolla da gebelik sağlanması durumunda düşük olup olmadığı ve düşük sayısı kaydediliyor. Ardından gebelik başarısı, anne adayının bağışıklık sistemi ve pıhtılaşma faktörlerinin belirlenmesine yönelik bazı testler yapılıyor. Bu testlerden olumsuz sonuç çıkmaması halinde genetik bozukluk olasılığı üzerinde duruluyor ve tedaviye karar veriliyor.”

(ANKA)
Paylaş:

Güllaç Tarifi

8-10 kişilik
Tencerede 5 dakika

Gerekli Malzemeler:
1 paket güllaç,
1 litre süt,
2 su bardağı şeker,
1 çay bardağı gül suyu,
1 çay bardağı fıstık içi,
1 çay bardağı nar tanesi.

Gülsuyunun doğal olmasına özen gösterin. Sütün kaynamamasına dikkat edin. Sütkaynarsa güllaç yaprakları iyice dağılır. Ilık süt kullanmanız tavsiye edilir.

Yapılışı
1 Tencereye 1 litre sütü aktarıp 2 su bardağı şeker ilavesiyle orta ateşte kaynatın. 1 çay bardağı gül suyunu ilave edip karıştırın.
2- Bir tepsiye bir adet güllaç yaprağını yerleştirin. Üzerini ılık olan sütlü karışımla azar azar ıslatın.
3- Güllaç yapraklarının aralarına 1 çay bardağı fıstık içini serpiştirerek aynı işlemi tekrarlayın.
4- Servis yapmadan önce tatlının soğumasını bekleyin. Böylece güllaç kabarır ve ideal kıvamda olur. Nar taneleri ve fıstık içi ile güllacı süsleyebilirsiniz.

GüllaçTarifini Videoda İzleyin

Paylaş:

Eski Sevgiliden Dost Olur mu?

Bitmiş aşkların sonundaki ortak soru… “Arkadaş kalabilir miyiz…?”

“Bari” arkadaş kalmak, ilişkiyi tamamen bitirmemek aslında, beynen bile olsa…

İlişki bitti, bir şekilde taraflardan biri ve ya ikisi birden ortak bir karar aldı ve artık sevgili olunmayacak… Peki ya arkadaş… dost kalabilecekmiyiz ? Onca yaşanmışlık var arada. Hepsini bir kalemde silmektense, arada görüşüp, bir kahve içip… eski güzel günleri yadetsek…?

Madem bir kahve içip, gülüp, eğlenecek kadar anlaşıyordukta, neden ayrıldık…? Anlaşamadığımız konular vardı…

O konulardan bahsetmeyecek miyiz ? Yoksa onlarda anlaşır mı olduk ayrılınca…?

Gelin dürüst olalım !
Eski sevgiliden dost olmaz… olamaz.
Eski sevgili ile içilen kahve, ya ona ne kadar mutlu olduğunuzu göstermek için bir fırsat. Ya da onu özlemişliğinizdendir… kendinize bile itiraf edemeseniz de..

Onca insan duruken, o mu kaldı yani dostluk kurmak için…?
Hiç mi acıtmayacak, hayatına giren yeni insanlardan bahsettiğinde…?

Her ilişkiyi kendi başına değerlendirmek lazım.
Hayatımıza biri girdi, sevdik, sevildik, seviştik… bitti, ayrıldık… Artık onu başka bir insan yerine koyamayız, yaşadıklarımız hiç yaşanmamış gibi davranamayız, bambaşka bir kimliğe sokamayız.
Ona sanki daha önce sarıldığımız insan değilmişte; bizi anlayan, dinleyen, derdimize, mutluluğumuza tarafsız yaklaşan bir dost gibi bakmasını bekleyemeyiz, aynısını bizde yapamayız.

Eski sevgiliyi dost yerine koymak, onuna zaman geçirmek… sizce yeni ilişkinize derinden edilmiş bir ihanet sayılmıyor mu…?

Papatya Somer
Paylaş:

Erkekler ne zaman aldatmaz….

Bunun cevabını bulabilmiş bir kadın varsa…onunla tanışmak isterim…!
Hatta bunun cevabını bilen bir erkek bile yok bence…!

Binlerce defa konuştuk bu konuyu, defalarca ahkam kestik… bir sonuca ulaşabildik mi? Hayır hiç sanmıyorum…
Şimdi bu yazı bu konuda bir sonuca ulaştıracak mı bizi… Keşke…!

Erkek- kadın faklılıkları, biyolojik getiriler, şunlar bunlar… o kadar çok etken (bahane) var ki buna, hangi birinden bahsetsek acaba…?
Hangi biri bu sarılamayan yaralara ilaç olabilir…!

Mutlu bir beraberliği olan erkekler, deliler gibi aşık olan erkekler, beraber olduğu kadını büyük emekler sonucunda elde etmiş erkekler bile, bu kadınlara ihanet ediyor..
Yalansa, yalan deyin beyler…!
Erkekler için bahaneye çok ihtiyaç yok aslında ama onlara sorarsanız en başlarda sıraladıkları bir kaç şey var elbette…
Kendime güvenimin yerine gelmesi için…
Hayatımdaki kadın çok dırdırcı olduğundan…
Beni zaten kıskanıyor, bari yapayım da boşa gitmesin…
Seks hayatımız çok monoton…
Uzun süre ayrı kaldık, benimde ihtiyaçlarım var…
Çok sarhoştum…
Bilmiyorum, oldu işte…
Duygusal bir şey değil, ben seni seviyorum…

Yukarıdakilerden hangisi içimize soğuk su serper…?
a.Hiçbiri
b.Hiçbiri
c.Hiçbiri
d.Hiçbiri

Zaten aslında öne sürülen sebeplerin geçerliliği değil, ne kadar acıttığı… Nasıl hayal kırıklığına uğrattığı, uğrunda vazgeçilmesi göze alınan şeyler, yaşanan onca şey, verilen onca emek…
Beyinlerine girip sorgulamak istiyorum… gerçekten ne düşünüyor ve hissediyorlar o sırada…?
Düşünme… daha doğrusu mantıklı düşünme mekanizmaları bir anda yok oluyor… ne büyük bir lüks…!
Bu lüksün sebebi de kadınlar aslında, bunu da kabul edelim. Biz kadınlar onların bu lüksünü destekleyici halimizden vazgeçmediğimiz sürece, şikayet etmeye ne hakkımız var…!
Erkekleri anlamak, onları daha çok mutlu etmek için okuyoruz da okuyoruz… çabalıyoruz da çabalıyoruz…
Bilmem hiç şöyle bir erkek ile karşılaştınız mı ?….elinde kadınlar, ilişkiler, kadın ruhu falan gibi bir kitap olsun…
Etrafındaki erkeklerden “kılıbık” damgası yeme riskini göze alabilecek bir erkek gördünüz mü ki, okuyanı göresiniz…?

Belki bu yazı erkeklerin hoşuna gitmeyecek… zira kimseyi övmek ya da yüceltmek değil niyet…
Sorgulamadan duramadıklarımız listesinde baş sıralarda olan bu soruyu bir defa daha yazmak istedim…
Ama şu kadar cümle kurdum, hala “neden” yok ortada…

ÇÜNKÜ ASLINDA bazen gerçekten HİÇ BİR NEDENİ YOK…!
Evet, acı ama bu bir gerçek…
Eğer reenkarnasyon var ise, tek dileğim “erkek” olarak gelip en azından “hmmm demek bu yüzden böyle davranıyorlarmış…” demek…!
Papatya SOMER
Paylaş:

Orgazmı Kolaylaştıran Pozisyonlar


Şüphesiz ki üremek doğanın bir gereğidir..Doğanın tüm planı nesli devam ettirmek üzerine kuruludur. Döllenme için erkeğin ereksiyon olması ve boşalması şarttır. Kadının gebe kalması için ise ne seksüel uyarı ne de orgazm gerekir. Döllenme için erkeğin çok kolay seksüel uyarılması ve boşalması tabiatın çok önemli bir kuralıdır.
Orgazm olma konusunda da kadınlar daha avantajlıdır. Erkekler için sadece tekli orgazm söz konusudur. Genç yaşlarda daha kısa aralıklarla seks yapabilen erkek yaşlandıkça daha seyrek ereksiyon olabilir yani daha seyrek orgazm olabilir.
Bir kadın gün boyu aralıksız seks yapabilirKadınlarda ise böyle bir kısıtlama yoktur. Bir kadın gün boyu aralıksız seks yapabilir. Her ilişkide orgazm olmasa da ilişkinin kendisi zaten büyük haz kaynağıdır. Klitoris uyarılmaya son derece hassas bir organdır. Fakat kadının sekse kendini hazırlaması erkeğe göre daha farklı ve zordur. Erkek için görsellik ön plandayken ve görerek uyarılırken kadın daha çok işitsel ve dokunsal olarak uyarılır. Yani erkek kadını konuşarak ve dokunarak uyarabilir. Yani erkek güzel konuşuyorsa, kadına karşı nazik ve küçük dokunuşlarla yaklaşıyorsa etkileme şansı o kadar yüksektir.

Başarılı bir seks için romantizm gerekli
Seks esnasında da erkek kadına güzel sözlerle yaklaşır ve dokunuşlarını daha öncelikli olarak kullanırsa kadın için orgazm neredeyse garantidir. Fakat bunlar olmadan doğrudan vajinal giriş zorlanıyorsa bu kadın için hem itici gelir hem de bu durumda orgazm son derece zor olur.
Başarılı orgazm için kadının önce sekse hazırlanması ve asla acele edilmemesi gerekir. Her ilişkiye romantizm katılması başarılı seks için gereklidir.

Klitorisin daha kolay uyarılmasına yardımcı pozisyonlarSekse hazırlanmış bir kadının klitorisi daha fazla kan alarak büyür. Vajen salgı bezleri kayganlığı temin etmek üzere çalışmaya başlar. Klitorisin ve G noktasının uyarılabilmesi için tercih edilebilecek bazı pozisyonlar vardır. Bunlar klitorisin oral yoldan uyarılması, elle klitorol uyarı, kadının üstte erkeğin altta olduğu pozisyon ve diz dirsek pozisyonu olarak belirtilebilir.
Paylaş:

Acıbadem Kurabiyesi Tarifi


Malzemeler:
*250 Gr. badem içi
*10 Tane acı badem veya esansı
*250 Gr. un şeker
*4 Tane taze yumurta akı
*1 Adet ambalaj kâğıdı

Hazırlanması
Bademi 1 gün önceden soyarak iyice kurutunuz. Sonra badem makinesinden çekerek porselen bir kâseye veya tencereye alınız. İçine şeker ve yumurta aklarını koyup ağaç bir spatülle uzunca bir müddet (25-30
akika) karıştırınız. (Kıvamı, yayılmayacak bir koyulukta olmalıdır. Fazla katı olursa, gevşetmek için hafif ateşte biraz ısıtınız.)
Karışımı, tepsiye yayılmış kâğıt üzerine bir kaşıkla 1,5 ceviz büyüklüğünde parmak ara ile muntazam olarak koyunuz. Çok hafif sıcaklıktaki fırında ve kapağını sık sık açmadan, (kabarmasına engel olmamak için) koyu pembe renkte ve kuruyuncaya kadar pişiriniz.
Not : İsterseniz badem yerine fındık içi kullanabileceğiniz gibi, hazırladığınız karışıma 1-2 çorba kaşığı ufalanmış bayat ekmek içi de ilâve edebilirsiniz.
Paylaş:

Gebelikte Cinsellik


De Lee, 1934' te yazdığı The Principles and Practice of Obstetrics adlı kitapta, gebelikte cinsel ilişkiyi yasaklamak için dört neden saymaktadır.

1. Düşük tehlikesi: Penisin servikse yapacağı etki ile oluşabilir
2. Sinirsel şok: Sinir enerjisine zaten çok yüklenilmiş olan kadında şok oluşabilir.
3. Hayvansal içgüdüyü izlemek: Hayvanlar içgüdüsel olarak gebelikte çiftleşme yapmazlar.
4. Enfeksiyon riski: Özellikle ilk üç ve son üç ayda fazladır.

Bu öneriler yıllarca gebelikte cinsellik konusunda hekimlerin taşıdığı düşünceleri özetlemektedir. Prof. Dr. Ş. Çanga ve Prof. Dr. İ. Önder 1977 tarihli Propedötik(Kadın-Doğum) adlı kitaplarında gebelik sırasında cinsel ilişkinin sınırlandırılmasının doğal olduğunu, zaten gebede cinsel ilişki arzusunun ileri derecede azaldığını, kadının bütün ruh ve hayal alemi ve organizasyonu ile kendini taşıdığı çocuğuna verdiğini belirtmektedirler. Yazarlar, öyküsünde mükerrer abortuslar bulunan kadınlarda cinsel ilişkinin bütünüyle kesilmesi gereğini vurgulayarak, bu kadınlarda ilişkinin mekanik olarak ya da genital organlarda oluşan hiperemi nedeniyle abortuslara neden olabildiğini söylemektedirler. Ayrıca doğumun başlamasından önce yapılan cinsel ilişkinin puerperal enfeksiyonlara zemin hazırladığı belirtilmiştir. Bu nedenle gebeliğin ikinci ayından başlayarak cinsel ilişkilerin ileri derecede sınırlanması ve doğum öncesi 6 haftadan başlayarak bütünüyle kesilmesi önerisinde bulunulmuştur.


Ek bir etmen olarak semende prostaglandinlerin varlığının gösterilmesi gebelikte cinsel ilişkiyle ilgili sayılan yasaklayıcı nedenlere "prostaglandinler erken doğumu başlatabilir" gerekçesinin de eklenmesine yol açmıştır.
Yıllar boyunca gebelikte cinsellikle ilgili yaklaşımlar, bilimsel verilere dayanmaktan çok geleneğe dayalı standartların sürdürülmesi biçiminde olmuştur. "Her gebe için uygundur" yaklaşımı bireysel ilgi değişkenliğini, fiziksel rahatlığı ve olguların gerçek deneyimlerini dikkate almamaktadır. Hekimler ve sağlık hizmeti veren diğer çalışanlar bu konuda bilimsel verilere sahip oldukça, bebek bekleyen çiftlere yanlış bilgi gidişi azalacaktır.

Gebelikte Cinselliğin Fiziksel Yönleri 
Bilindiği gibi gebelikte belirgin fiziksel değişiklikler oluşmaktadır. Gebelikteki normal fizyolojik değişiklikleri gözden geçirdiğimizde bunların çoğunun gebe kadının cinselliğini dile getirmesini engellediği dikkati çeker. Örneğin erken gebelikteki bulantı-kusmalar, gebenin sıklıkla hissettiği halsizlik ve yorgunluk olumsuz etmenlerdendir. Üçüncü üç aylık dönemde beden değişikliklerinin artmasının yanında öne çıkan yorgunluk hissi nedeni ile kadın açısından cinselliğin söylenmesi beceriksiz ve rahatsız edici durum alır.

Kadının arzu ettiği biçimde cinsel yanıt vermesini engelleyen diğer etkenler mide yanması, idrar yapma isteği, kabızlık, fetüsün hareketleri ve bel ağrısıdır.

Gebeliğin erken dönemlerinde hormonal ve damarsal değişikliklere bağlı olarak memeler duyarlılaşmıştır. Bu durum cinsel yakınlaşmada olumsuz bir etken olabileceği gibi, ileri gebelik haftalarında orgazmla birlikte süt salınımının ortaya çıkabilmesi hem gebe hem de eşi açısından rahatsızlık verici bir durum yaratmaktadır.

Gebelikteki genital organlardaki artmış angorjman durumu cinsel uyarı sonucu daha da belirginleşir. Bunun sonucunda post koital kanamalar daha fazla görülecektir. Vazokonjesyonun neden olduğu dolgunluk hissi orgazmdan sonra da sürebilir ve rahatsız edici olabilir. Aynı biçimde vajinal salgılar da gebelikte artmıştır ve cinsel uyarılma ile çok daha belirgin olur.

Yapılan bir çalışmada gebelikte cinsel davranışlarını değiştirme gerekçeleri arasında kadınların %46'sı bedensel rahatsızlığı belirtmişlerdir.

Gebelikte Cinselliğin Psikolojik Yönleri 
Cinsel istek ve cinsel işlev pek çok çevresel, kişiler arası ve kişinin kendine özgü etmenlerden etkilenmektedir. Cinsel performansı bilgisizlik, öfke, korku ve çeşitli olumsuz tutumlar değiştirebilir. Gebelikte gebe kadın ve eşi cinsel açıdan stres altındadır. Gebeliğin son üç ayı içinde kadında cinsel istek yitimi olduğu ortaya konulmuştur. Bir çalışmada gebe kadınların %23'ü cinsel aktivitede azalma nedeni olarak cinsel ilgide düşüklüğünü göstermişlerdir.

Gebelik, kadında daha önce ortaya çıkmamış olan psikolojik çatışmaları açığa çıkarabilir. Çocukluktan kalma kardeşlerle ya da anneyle yaşanan rekabet anımsamaları, dişilik rolüne ilişkin kendi çatışmaları, kendi bağımlılık gereksinimine ilişkin çatışmalar ve eşine duyduğu karşıt düşüncelerin tümü gebede sorunlar yaratabilir.

Erkeklerde de eşleri gebe iken cinsel ilişki için istekte azalma görülebilmektedir. Bunun bir nedeni, erkeğin gebeyi uygun olmayan bir cinsel arzu nesnesi olarak görmesidir. Erkekler bu dönemde çok güçlü duygular yaşayabilirler. En başta eve gelecek yeni konuk babanın erkekliğinin canlı bir kanıtı olacaktır. Gebenin ilgisi eşinden çok bebeğe yöneldikçe bir çeşit kıskançlık ortaya çıkacaktır.

Gebelik iki birey arasındaki cinsel yönden gelişmede bir basamaktır. Çiftin ilgi düzeyleri aynı değilse biri öbürünü "çok talep edici" ya da "çok reddedici" olarak algılayabilir. Bu zor dönemde hekimin yol göstericiliği çok yardımcı olacaktır.

Gebelikte kadın yaşadığı bedensel değişiklikler sonucu "çekiciliğini" yitirdiğini düşünebilir. Bu durumda erkek, eşinin değişen fiziğinden çok ona duyduğu sevgiyi öne çıkarmalıdır. Yoksa kadında eşinin evlilik dışı ilişkilere yöneldiği hissi doğabilir.

Gebelikte cinsel ilişkiyle ilgili olarak her iki eşte koitus sonucu fetüsün zarar görebileceği korkusu olabilir. Sağlık hizmeti verenler, eğer gebelikte koitusun sakıncalı olabileceğine ilişkin kanıt yoksa, bu korkuları gerekli açıklamalarla gidermelidirler.

Gebelikte Cinsel Etkinlik 

Cinsel ilişki sıklığı:Bu konuda yapılmış çalışmalardan Masters ve Johnson' un çalışması ilk ve özellikle 3. ayda cinsel etkinlikte azalma olduğunu göstermektedir. Diğer 4 çalışma da gebeliğin sonlarına doğru cinsel etkinliğin azaldığını ortaya koymuştur. Örneğin bir çalışmada daha önce haftada 2-5 kez cinsel ilişki kuran çiftlerden gebeliğin ilk üç ayında cinsel etkinliklerini sürdürenlerin oranı %78 iken, 8. ayda %46'ya, 9. ayda ise %23'e düştüğü gösterilmiştir.

Cinsel ilgi ve orgazm: Nulliparlarda ilk üç ayda cinsel uyarılma ve performans etkinliğinde azalmaya karşı, multiparlarda çok az değişiklik olduğu;ikinci üç ayda ise cinsel uyarılma ve performansta her iki grupta da iyileşme saptandığı ileri sürülmüştür. Üçüncü 3 ayda cinsel ilgide azalma olduğu olguların çoğu tarafından ileri sürülmüştür. Bir çalışmada birinci üç ayda %28 olan ilgi azalmasının 9. ayda %75' e çıktığı görülmüştür.

Gebelikte orgazmla sonuçlanan koitus oranlarında giderek azalma olduğu saptanmıştır. Ancak bir grup kadın gebeliğin tüm evrelerinde orgazm şiddetinde artma olduğundan söz etmiştir. Genellikle gebeliği önlemeyi düşünmeksizin ya da gebe kalındığı bilindiği için oluşan rahatlık duygusu bazı kadınlarda gebelikte cinselliği daha haz verici duruma getirebilir.

Koitus Dışı Davranış : Gebelikten önce koitus dışı davranışları (mastürbasyon, orogenital seks gibi) olan çiftlerin çoğunun gebelikte bu etkinlikleri terkettikleri görülmüştür.

Gebelikte cinsel etkinliğin yerini alıp çiftin yakın birlikteliğini sürdürecek aktiviteler bir çalışmada ele alınmıştır. Buna göre yalnızca el ele tutuşmak gibi yakın bedensel temas bile bir gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. Önemli olan çiftin bedensel ve duygusal birlikteliğini sürdürmesidir. Pek çok çift gebeliklerinde ilişkilerine daha farklı açılardan bakabilmekte ve koitusa dayalı olmayan yöntemler geliştirebilmektedir.

Davranış Değişikliği : Gebelik ilerledikçe cinsel ilişki pozisyonlarında da değişiklik olduğu ortaya çıkmıştır. Örneğin bir çalışma sonuçlarına göre, gebelik öncesi dönemde olguların %80 oranında kullandığı "erkek yukarıda" pozisyonu gebelikte önemli oranda terkedilmiştir. Üçüncü üç ayda "yan-yana" pozisyonu ve "arkadan yaklaşımla vajinal giriş" pozisyonu daha çok kullanılan pozisyonlar olmuştur.

Gebelikler sırasında cinsel davranışlardaki değişikliğin nedeni olarak kadınlar, %46 oranında bedensel rahatsızlığı, %27 bebeğin zarar göreceği korkusunu, %23 cinsel ilgi yitimini, %17 ilişki sırasında gebeliğin getirdiği "beceriksizliği", %8 hekimlerin önerilerini, %6 gebelik dışı nedenleri, %4 "çekiciliğini yitirdiğini", %1’i de hekim dışı kişilerin önerilerini ileri sürmüşlerdir.

De Lee, 1934' te yazdığı The Principles and Practice of Obstetrics adlı kitapta, gebelikte cinsel ilişkiyi yasaklamak için dört neden saymaktadır.

Doğum Sonu Cinsellik 

Bebeğin doğumu çiftin ilişkisini değiştirecektir. Çocuk bakımı yorucudur, yalnızca fiziksel değil duygusal enerji harcamasına da yol açar. Bebek genellikle anne babaya yakındır. Çift, bebek yakındayken koitus yapmaktan çekinecek, ayrı bir odada ise "ya ağlamasını duymazsak" kaygısına kapılacaktır.

Bebeğin her ağlamasında süt emzirmenin önerilmesi bu bağlamda olumsuz bir etken olacağı gibi bebeğin ağlamasıyla angorje ve duyarlı olan memelerden süt salınımı olduğu görülecektir.

Vajinal lübrikasyon (kayganlık) azaldığından disparonia ortaya çıkacaktır.
Doğum sonu dönemde 3-7 ay süreyle cinsellikte azalma bildirilmekte ise de loşianın azalmasıyla çoğu olgunun 2-4 hafta içinde cinsel etkinliğe başladığı anlaşılmaktadır. Bu kadar erken koital aktiviteye dönülmesi önemli komplikasyonlara yol açmamıştır. Ancak geleneksel olarak doğumdan sonra cinsel aktivitenin 6 haftalık lohusalık süresince ertelenmesi önerilmektedir. Bunun gerekçesi açık olan servikal kanaldan asendan yolla bir enfeksiyonun girişini önlemek ve vajinal-perineal dikişlerin açılmasına engel olmaktır. Bu dönemde perine cildi gergin ve duyarlıdır. Vajinadaki kayganlık eksikliğine karşı başlangıçta yapay bir kayganlaştırıcı yağ kullanılabilir. İlk birkaç hafta içinde cinsel ilişki dışı yakınlaşma cinsel etkinliğin sağlıklı bir biçimde yeniden yerleşmesinde çok yararlı olacaktır. Bazı kadınlarda doğum sonu dönemde depresif bir ruh durumu ortaya çıkabilir. Bu durum ayrıca tıbbi tedavi gerektirebilir.

Bebeğin her ağlayışında gece ve gündüz yalnızca emzirmeyle beslenmesi durumunda ve doğumdan bu yana 6 aydan az süre geçmişse, emzirme gebelikten korunmada oldukça etkili ancak geçici bir yöntemdir. Etkili korunmayı sürdürebilmek için adetler başlar başlamaz, emzirmelerin sıklığı ve süresi azaldığında, ek mamaya başlandığında ve bebek 6 aylık olduğunda mutlaka güvenilir bir kontraseptif yönteme geçilmelidir.

Çoğu kadın ve erkek vajinal doğumun vajinayı genişlettiğini düşünür. Ancak daha önce vajinal kaslar kullanılmadan hiç egzersiz yapılmadıysa belirli bir gevşeklik söz konusu olabilir. Dolayısıyla Kegel egzersizleri denilen perine ve vajen kaslarının kasılmasıyla yapılan egzersizler yararlı olur. Bu egzersizlerin temeli pubokoksigeus kasını kasıp gevşetmeye dayanır. Bu kas idrar yaparken tutmayı ve yeniden idrar yapmaya başlamayı sağlayan kastır.
Kaynak: TR.NET Sağlık Sayfaları
Hazırlayan: Prof. Dr. Atilla Yıldırım
Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı
Paylaş:

Ağrılı Cinsel İlişki Hakkında Bilgiler


Tıptaki adıyla disparoni yani ağrılı cinsel ilişki derinde yada yüzeysel olarak yaşanabiliyor.Bazen ise; her iki durum da birlikte yaşanıyor.Ağrılı cinsel ilişkinin nedenleri daha çok psiklolojik yada ruhi sebeplere bağlıdır.

Psikolojik faktörler arasında seksin kötü küçük düşürücü bir eylem olduğu fikri olabilir.Çocukluk çağında cinsel tacizler, cinsel suistimal, seksüel eşe karşı öfke, tiksinme gibi etkenler de ağrılı cinsel ilişkinin ruhsal sebepleri arasındadır.

Bu durum çok sık rastlanılan bir durumdur ve kadınların neredeyse 2/3 ünü çeşitli derecelerde etkiler.

Tanı için sınıflandırma:

1)Girişte ağrı.
Nedenleri vulva ve vageni ilgilendiren hastalıklar iltihaplar, doğum yırtıkları, bartholin bezi iltihabı virüs enfeksiyonları, condilomlar, sistit idrar yolu iltihapları vs.

2)Vaginanın orta bölüm ağrıları:
Kayganlık eksikliği cerrahi nedbeler kısa vagen

3)Derin ağrı.
Karın içi yapışıklıklar tümörler, endometriosis, PID, ters rahim, myomlar, büyümüş rahim, kronik irritan barsak hastalıkları, yumurtalık hastalıkları, kistleri.

Ayrıca kuruluk bilhassa menopozda ağrılı cinsel ilişkinin ana sebebidir.
Genital sistem ameliyatlarından sonra da(rahim alınması, idrar kesesi ameliyatları, idrar kaçırma ameliyatları, bartolin kisti çıkartılması gibi) ağrılı ilişki daha sıktır.

Tanıyı netleştirmek için yapılması gerekenler:

Tam kan sayımı
Kan biokimya değerleri
Hormonal testler(E2, Free Testosteron,DHEAS, FSH, LH, PRL, TSH, SHBG)
Ayrıntılı ultrasonografik inceleme.

Ağrılı Cinsel İlişki Tedavisi
1)Seksüel tedavi:Psikiyatristler tarafından yapılır.

2)Hormon tedavisi:En çok başarı menopozda elde edilir.Östrojenle genital sistem kan akımı artar.Kuruluk kaybolur. Cinsel istekte artma meydana gelir.Kandaki östrojen sevyesi 50 pg/mL sevyesine çıkartılmalıdır.Ayrıca androjenik etkileri olan ilaçlar cinsel isteği artırıcı etki gösterirler.(Tibolon)

3)Non hormonal tedaviler:Bunların çoğu araştırma safhasındadır.Heyecanlanma fazına etkilidirler.Örnek olaral sildenafil, L.Arginin, yohimbin, fentolamin gibi ilaçlar bu nedenlerle denenebilir.
Ayrıca bazı medikal aletler de vakum, elektrik uyarımı gibi nadiren denenmektedir

Tedavilere rağmen rahatlama olmuyorsa ne yapılmalıdır?

Nadiren de olsa disparoninin sebebi tam açıklanamaz veya uygulanan tüm tedavi veya cerrahi tedaviler fayda sağlayamaz . Fakat kadını rahatlatmak için yapılması gereken bazı öneriler vardır.

•Cinsel ilişki sırasında bol miktarda lubrikan (kayganlaştırıcı) kullanılması tavsiye edilir. Vazelin ve prezervatifli cinsel ilişki tavsiye edilmez,ağrıyı ve tahrişi daha fazla arttırabilmektedir. Özel yapılmış kayganlaştırıcılar tavsiye edilmektedir.

•Cinsel birleşme sırasında kadının, penisin vajinaya girişini kontrol etmesi önerilmektedir.

•Vagina girişinin en çok açıldığı cinsel pozisyonlar ile ilişki tavsiye edilir.Penis girişi en fazla, kadının sırtüstü yatarken bacaklarını eşinin omzuna dayadığı pozisyonda gerçekleşir. Kadının bacakları göğsünden uzaklaştığı ölçüde penis girişi azalır. En az giriş, kadının sırtüstü yatar durumda bacaklarını düz olarak uzattığında mümkün olur. Bu pozisyonda, penis girişi az olmakla birlikte kadın bacakları ile labiumları sıkıştırarak vulvar teması artırabilir ve ağrı da tabii ki artmaktadır.

•Çiftlere, her zamanki ilişkilerine bazı hoş ve cinsel yönden uyarıcı deneyimler ve fanteziler katmaları önerilebilir. (Bu gibi uygulamalar vajinal genişlemeyi artırıp kuruluğu önleyerek sürtünme ve ağrıyı azaltır)

Paylaş:

Anne sütü nasıl saklanır?

Anne sütünü saklamak sanıldığı gibi kolay bir iş değildir.

Saklayacağınız kabı seçmede, anne sütünü dondurmada ve eritmede dikkat etmeniz gereken noktaları bilirseniz, bebeğiniz siz işteyken de yeterince anne sütü alabilir.Mayo Clinic'te yer alan habere göre, bebeğinizi emziriyorsanız ve doğumdan birkaç ay sonra yeniden işe dönmek zorundaysanız yapmanız gereken tek şey sütünüzü sağmak ve buzdolabında saklamaktır. Sütünüzü sağdıktan sonra onu güvenli ve uygun bir şekilde dondurmak önemlidir.

Sağılmış anne sütünü saklamak için ne tür kaplar kullanmalıyım? 

Anne sütünü sağmadan önce ellerinizi sabunla ve suyla iyice yıkayın. Sonra sağılan sütü temiz bir kapaklı cam kabın içinde ya da sert plastikten yapılmış kapta saklayın. Ayrıca anne sütü toplamak ya da saklamak için geliştirilmiş özel plastik poşetleri de kullanabilirsiniz. Ancak bu poşetlerin uzun süreli saklama için çok fazla tavsiye edilmediğini unutmayın. Çünkü bunlar dökülebilir, sızdırabilir ve sert kaplardan daha fazla kirlenebilir. Fazladan koruma için bu saklama poşetlerini sert plastikten yapılmış yiyecek kaplarına yerleştirebilirsiniz.

Anne sütünü tek kullanımlık şişelere ya da genel kullanım için tasarlanan plastik poşetlere koymayınız.

Sağılmış anne sütünün saklamanın en iyi yolu nedir? 

Su geçirmeyen etiketlerin üzerine sütün sağıldığı tarihi yazıp saklama kabının üzerine yapıştırın. Eğer sütleri hemen buzdolabına ya da dondurucuya koyma imkanınız yoksa, izole edilmiş bir kapta daha serin bir yerde saklayın. En kısa sürede buzdolabına ya da dondurucuya yerleştirin. Sütünüzün boşa gitmesini en aza indirmek için, çocuğunuzun bir kerede içebileceği kadar sütü ayrı ayrı poşetlere doldurun. 60 ile 120 mililitrelik kaplarla başlayabilirsiniz. Daha sonra ise bebeğinizin ihtiyacı kadar düzenleme yaparsınız. Ayrıca sıra dışı durumlar ya da düzenli beslenme saatindeki ertelemeleri de göz önüne alarak 30-60 mililitrelik daha küçük porsiyonlar da hazırlayabilirsiniz. Anne sütü dondukça artar, miktarı yükselir, bu nedenle kapları ağzına kadar doldurmayın.

Taze olarak sağılmış sütümü önceden dolapta bekleyen sütüme ekleyebilir miyim? 

Aynı gün içinde olduğu takdirde ekleyebilirsiniz. Ancak sağdığınız taze sütü donmuş süte eklemeden buzdolabında ya da serin bir yerde bekletip yeterince soğuduğundan emin olun. Ilık anne sütünü donmuş süte ilave etmeyin, çünkü böylece donmuş sütün kısmen erimesine neden olursunuz. Farklı günlerde sağdığınız sütleri ayrı kaplarda saklayın.

Sağılmış sütü ne kadar süreyle muhafaza edebilirim? 

Sütü bozulmadan saklamanız hangi saklama yöntemini kullandığınıza bağlı olarak değişiyor. Sağlıklı bebekler için genel kuralları göz önünde bulundurun:

Oda sıcaklığı: Taze olarak sağılmış süt oda sıcaklığında en fazla 6 saat saklanabilir. Sütü hemen kullanmayacaksanız ve odanız da sıcaksa sütü hemen izole edilmiş soğutucu kaba, dolaba ya da buzluğa kaldırın.

İzole edilmiş soğutucu: Annenin sağdığı taze sütü buz kalıplarıyla izole edilmiş soğutucu kap içinde bir güne kadar saklayabilirsiniz. Daha sonra sütü kullanın ya da buzdolabı veya dondurucuya nakledin.

Buzdolabı: Buzdolabının kapısında saklamamak şartıyla taze sağılmış sütü buzdolabında 5-8 gün arasında muhafaza edebilirsiniz.

Dondurucu: Taze sağılmış sütü, standard bir buzdolabının dondurucusunda 3-6 ay saklayabilirsiniz. Sandık tipi derin dondurucularda ise 6 ay ile 1 yıl arasında muhafaza edebilirsiniz. Aynı şekilde sütü dondurucunun kapağına değil, arka bölümlerine yerleştirin.

Bebeğinizden ayrı olduğunuz durumlarda anne sütünü kullanın, çünkü bazı araştırmalar dondurulmuş ve uzun süre beklemiş sütte C vitamini kaybı olduğunu gösteriyor. Bazı araştırmalar da 2 günden fazla beklemiş olan donmuş sütün bakteri öldürücü özelliğini kaybettiğini iddia ediyor. Ayrıca sütün yağ kalitesinde de azalma olduğu açıklanmıştır.

Sütün saklanmasıyla ilgili bu genel kuralların erken doğmuş, hasta ya da hastanede yatan bebekler için farklılık gösterdiğini unutmayın.

Donmuş anne sütünü nasıl eritmeliyim? 

İlk önce dondurduğunuz sütü önce eritin. Kullanmadan önce sütün üzerine yazdığınız tarihlere bakın ve ilk önce sağıp da sakladığınız sütü buzluğun ön tarafına getirin. İçinde ılık su bulunan bir kasenin içine süt kabını yerleştirin ya da akan ılık suyun altında kabı tutun. Sütü bebeğinize vermeden önce, sütün kaymağımsı kıvamını dağıtmak için hafifçe kabı sağa sola kıvırıp çevirin. Asla kabı güçlü bir şekilde çalkalamayın.

Asla donmuş sütü oda sıcaklığında eritmeyin. Çünkü bu şekilde sütün içinde bakteriler çoğalır. Donmuş kabı mikrodalgada ya da ocağın üzerinde ısıtmayın. Sütün bazı bölümleri çok ısınır, bazı bölümleri de soğuk kalabilir. Bazı araştırmalar, sütün hızlı ısınmasının sütün antikorlarını etkileyebileceğini gösteriyor.

Eritilmiş anne sütü tazesinden farklı kokar mı ve farklı görünür mü? 

Anne sütünün rengi beslenmenize bağlı olarak farklılık gösterebilir. Ayrıca eritilmiş anne sütü taze sütten farklı bir kokuya sahip olabilir. Ancak bebeğinizin beslenmesi için güvenilirdir. Eğer bebeğiniz eritilmiş sütü içmiyorsa, sütü saklama sürenizi kısaltmak yardımcı olabilir

Zaman
Paylaş:

Genç Kadın ve Stres

Almanyada yapılan bir araştırma, genç kadınların genç erkeklere göre strese karşı daha başarılı olduklarını ortaya koydu.
Genç kadınların strese karşı dayanıklılığının, yumurtalık tarafından salgılanan başlıca östrojen hormonu, östradiol sayesinde meydana geldiği kaydedildi. Almanyada yapılan bir araştırma, genç kadınların genç erkeklere göre strese karşı daha başarılı olduklarını ortaya koydu. Araştırmacılar, bir grup kolej öğrencisi üzerinde stres sonrası hafıza testi uyguladı. Stres sırasında erkekte kortizol hormonunun yüksek oranda salgılandığını belirten uzmanlar, bunun erkekteki konuşma mekanizmasını etkilediğine ve stres sırasında genç erkeğin, stres içindeki genç kadından daha az kelime üretebildiğini belirledi.

Daha önceki araştırmalar ise yaşlı erkeğin strese karşı, yaşlı kadından daha dayanıklı olduğunu ortaya koymuştu. Genç kadının strese karşı dayanıklılığının, yumurtalık tarafından salgılanan başlıca östrojen hormonu, östradiol sayesinde meydana geldiği kaydedildi. Menopoz sırasında adet dönemi durduğu için östrojen salgılanmasının da azaldığı belirtildi.

Yaşlı kadının da bu nedenle strese karşı, yaşlı erkekten daha az başarılı olabildiği kaydediliyor.

Her iki araştırma sonucunun, kadınlık hormonu östradiolun, anti-stres hormonu olarak görev yaptığını gösterdiği belirlendi. Uzmanlar, östrojen hormonu tedavisinin, stres içindeki kadınlarda etkili olabileceğini savunuyor.

San Diegoda yapılan Society of Neurosciences genel kurulunda açıklanan araştırma raporunun, ilk kez, kadın ve erkeğin strese karşı dayanıklılığını açıkça ortaya koyduğu kaydedildi.
Paylaş:

Boyun Germe Estetik Ameliyatı

Boyun germe estetiği, hem kadınlara hem de erkeklere uygulanabilen, kişinin yaşının ilerlemesi ve yaşlanmaya başlaması ile birlikte boyun bölgesinde kırışıklıkların meydana gelmesi ile ihtiyaç duyulan estetik ameliyat türüdür. Boyun germe estetiği yapılırken gıdı bölgesindeki fazlalıklarda yok edilebilmektedir. Boyun ve gıdı bölgesindeki deri sarkmaları ve buruşmalara yaşlılığın yanında hızla kilo alıp, hızla kilo vermeye bağlı olarak da gelişir. Genç ve ya yaşlı kişiler ister kadın olsun, ister erkek olsun boyun bölgesindeki çizgilerden, gıdı bölgesindeki sarkmalardan hiç memnun değildirler ve bu durumdan kurtulmanın en iyi yolu da estetik boyun germe ve gıdı alma estetik ameliyatıdır.

Boyun Ve Gıdı Estetiğinden Kimler Faydalanabilir?

Boyun ve gıdı sarkması ve buruşması yaş guruplarına göre farklı sınıflara ayrılırlar.

Gençlerde:
1. Çok fazla kilo alıp vermeye bağlı olarak görülen boyun ve gıdı sarkmaları ile buruşmaları
2. Genetik etkenlere bağlı boyun bölgesindeki fazla yağlanmaya bağlı sarkma ve kırışmalar
3. Çene kemiğinin ufak olması sebebiyle çene ucunun geri planda olması ve gıdının sarkması ile yağlı görünmesi
4. Boynun kısmının kısa olduğu kişilerde

Daha ileri yaşlarda:
1. Yaş ilerledikçe derinin elastikiyetini kaybetmesine bağlı sarkma ve buruşmalar
2. Yaşın ilerlemesine bağlı kilo alma ve kilo verme sonucu oluşan deri sarkmaları

Boyun Estetiği ve Gıdı Estetiği

Boyun bölgesinde çeşitli sebeplerden oluşan boyun kırışıklıkları, boyun çizgileri, boyun sarkması, gıdı sarkmasını lokal anestezi veya genel anestezi ile gıdı da ki fazla yağlar alınabilmekte ve sarkan gıdı derisi gerdirilebilmektedir. Bunun yanında sadece boyun bölgesinde sarkma ve kırışıklar varsa yine estetik boyun germe ameliyatı ile anestezi uygulanarak fazlalık olan boyun derisi kesilip gerdirilerek dikilebilir. Boyun germe estetiği genelde yüz germe estetiği ameliyatı esnasında yapılabilmektedir. Yüz germe ameliyatı esnasında gıdı ve boyun germe estetik ameliyatları da kolaylıkla uygulanabilmektedir. Estetik boyun germe ve gıdı alma ameliyatlarında atılan dikişler kendiliğinden eriyen dikişlerdir. Boyun germe ve gıdı alma estetikleri yarım saat ile 1 saat arasında süren uygulamadır. Boyun germe estetiği sonrasında hastanede yatmanıza gerek kalmaz. Çenenizin hemen altından bir bandaj takılarak taburcu edilirsiniz. Ortalama bir hafta sonra normal hayatınıza dönebilirisiniz.
Paylaş:

Rüyada Çöpçü görmek


Yoksul için hayra, zengin için dağınıklığa, Çöpçü bazen insanların günahtan arınmasına vesile olan kişi yahut onun yapacağı tövbeye delalet eder.


Rüyada çöpçü olmak genç bir erkek için işinde yükselmeye, ortayaş bir erkek için işlerin bir süre kötü gideceğine işarettir. Bekar bir kadın için zengin ama iyi olmayan biri ile evlenebileceğine, evli bir kadın için evlilik dışı kötü bir ilişkiye girebileceğine işarettir .

Rüyada çöpçü olduğunu görmek genç bir erkek için iş yaşamında yükselmeye, orta yaş bir erkek için iş yaşamında biraz sıkıntı olacağının işaretidir. Evli bir kadın için gayri meşru ilişkiye yorulur.Bekar bir kadın için varlıklı biriyle mutsuz bir evlilik anlamındadır.

Rüyasında çöpçü gören kimse en ummadığı anda sıkıntılarından sıyrılır.

Çöpçü görmek hayirlidir. Rüyasinda çöpçü olup evlerden veya sokaklardan çöp topladigini gören, büyük bir mev-kie ulasir veya evlatlarindan hayir görür. Bir çöplükte çöpleri seçerek bir çuvala doldurdugunu görmek, mesleginde daha bilgili bir kisi olmak için, bir meslek kursuna devam ettigine delildir. Bir çöp kamyonunu kullandigini gören, bir meslek kursunda ögretmenlik, veya bulundugu iste amir, müdür, ustabasi mevkilerine geçer. Çöpler arasinda kiymetli bir sey aradigini görmek, amirlerinin kendisinden veya yaptigi isinden memnun olduklarina isa- Bir baska rivayete görede: Rüyada çöpçüyü görmek, fakir için hayirdir. Zenginler için bu rüya iyi degildir. Bazen de çöpçüyü görmek, rüya sahibinin hanim veya hizmetçisinin gebeli gine veya zenginligine ya da sermayenin çogalmasina isarettir.
Paylaş:

Rüyada Çiftçi görmek


Alın teriyle kazandığını yiyen sabırlı, varlıklı bir insana delalet eder.


Çiftçi olup ekin ektigini gören, ticareti için çalisir. Ziraatçi görmek, helalinden kazançla yorumlanir. Tarlayi sürüp tohum ektigini gören, hayir ve iyilik yapar. Bütün sartlari tamam olmak üzere tarla sürmek ve ekmek nimet, ikbal ve devlet ile tabir olunur. Tarla sürdügünü gören evlenir. Carefer-i Sadik (ra)'a göre: rüyada çiftçi görmek bes sekilde tabir olunur: Helal rizk istemek, hayir ve menfaat istemek, has-talik, büyüklük, helal kazanç. Bir baska rivayete görede: Rüyada çiftçi görmek, temiz kalbli bir insanla dostluk kurmaya isarettir. Çiftçi olup ekin ektigini gören kimse, kurtulus ve ticareti için çalisir. Çiftçi görmek, dine, halin salahina, helaldan kazanç elde edecegine de isarettir. Caferi Sadik demistir ki, çiftçi rüyasi bes sekilde tabir edilir. Helaal rizik istemek, hayir ve menfaat husulü, hastalik, yüksek makam ve mevki, helal kazanç elde etmek. Essalimi demistir ki, rüyada tarla sürdügünü gören bekar ise evlenir. Rüyada güzel kokulu ot satani görmek, musibet ve belalara razi, kaza ve kadere sabir eden kimseye isaret eder.
Paylaş:

Geri Çekme Yöntemi İle Gebelikten Korunma

İstenmeyen gebelikten korunmak için cinsel ilişki sırasında boşalma öncesinde erkeğin, penisini hazneden dışarı çıkarması ve dışarı boşalması, insanoğlunun keşfettiği ilk ve en eski doğum kontrol yöntemidir.

Her ne kadar teorik olarak mantıklı görünsede, geri çekme ile korunma, erkeklerin çoğu zaman uygulayamadığı, hem gebelikten koruma başarısı düşük, hem uygulanması zor, güvenilmez ve stresli bir yöntemdir.Üstelik günümüzde doğum kontrol yöntemleri konusunda bir çok etkili seçenek varken, bu yolla korunmaya çalışmak çağ dışı ve mantıksız bir tutum olacaktır.

Maalesef ülkemizde çiftlerin en fazla kullandığı doğrum kontrol yöntemi halen geri çekme yöntemidir.Erkeklerin kondom (prezervatif ) kullanmadaki isteksizliği, kadınlarında spiral, doğum kontrol hapları gibi diğer yöntemler konusunda bilgisiz olması nedeniyle toplumumuzda halen çiftlerin en rağbet ettikleri yöntemdir.

Oysa bu yöntemin de başarısı düşüktür, istenmeyen gebeliklerin oluşumu neredeyse kaçınılmazdır.Boşalma öncesi penisten akan prostatik sıvıda canlı spermler bulunabilir.Bu nedenle ilişki sırasında partneriniz hazneye boşalmamış olsa bile, yada hazne dışında boşalsa bile gebe kalma riski vardır.

Paylaş:

Uyarı

Bu sitedeki içerikler tanı ve tedavi amaçlı değil, tamamen bilgilenme ve sağlıklı kalma konusunda tavsiye amaçlıdır. Burdaki bilgilerin tanı ve tedavi amaçlı kullanılmasından doğacak sonuçlardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sağlık ile ilgili bir probleminiz olması durumunda bir doktora başvurmalısınız.

Son Yazılar

ŞİFALI TAŞLAR

Yemek Tarifleri

Follow by Email

Blog Arşivi